Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Utanç verici REZALAT
Puan vermedi·75 syf.··
2025 172. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 14:16
Dostoyevski gibi hayatın dipsiz karanlıklarını, insan ruhunun çatlaklarını işleyen bir yazardan “yüzeysel” duran sözler görmek çok rahatsız edici geliyor sorun onda değil ki kitabı derleyen yayınevinde Aforizmaların çoğu bağlamından kopuk Dostoyevski’nin romanlarındaki derinliğin büyük kısmı karakterin psikolojisinden, olay örgüsünden, çatışmalardan gelir. Bir cümleyi bağlamından koparıp tek başına alınca, bütün o katman çöker. Bir karakter zaafından konuşurken söylediği bir cümle, aforizmada “yazar böyle düşünüyor” gibi durur. Bu yüzden bazı aforizmalar tek başına sığ, düz ya da basit gibi görünür.Derlemeyi yapan kişiler bazen popüler cümlelere yöneliyor Gerçek Dostoyevski cümlesi içsel çatışma taşır.Dostoyevski aforizmacı bir yazar değil Onu Nietzsche gibi “bir cümlede vurucu fikir” üreten bir yazar olarak görmek zaten doğru değil. O romanın içindeki çok sesliliğe, ahlaki krizlere, psikolojik boğuşmalara yaslanır. Onu bir cümleye indirgemek, Michelangelo’nun sadece mermer tozuna bakmak gibidir. Dostoyevski aforizmacı yazar değil diyebilirdi. Elbette ki bir aforizma derlemesinden bu kadar derinlik beklemiyorum ama yine de bu kadar popüler kültür olmayabilirdi Yani en azından yazarın o derinliğini yansıtabilirdi Bir önceki aforizmalar kitabı çok iyiydi mesela ama bunu da o etkiyi göremedim ve bir dostoyevski hayran olarak sinirleniyorum
1000Kitap
AforizmalarFyodor Dostoyevski · Otoman Kitap Kum Saati Yayıncılık · 20192,131 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 71. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 11:36
Dosto'nun birçok eserlerini okumuş biri olarak, bu kitabı sürekli baş ucumda tutacağıma eminim. Hemen hemen her eserlerinden o naçizane sözlerin derlendiği bir kitap olmuş. Sözlerinde ki o incelik, o altyapı sarsıntısı ve akıllarda kalacak kadar derin anlamları olan tüm sözlerin birleştiği bir kitap. Dosto sevenlerin bu eserini almasını ve ara sıra açıp okumasını tavsiye ederim.
Aforizmalar (Fyodor Dostoyevski)Fyodor Dostoyevski · Siyah Beyaz Yayınları · 20202,131 okunma
7/10
·128 syf.··
2021 15. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 14:17
Aynı sözlerin çok defa tekrarlandığı bir derleme olmuş.. Eğer tüm eserlerinden toplandıysa Dostoyevski'yi tanıma adına dünyaya bakış çerçevesini görme adına okunabilir bir eser 10 üzerinden 7 bence..
Aforizmalar (Fyodor Dostoyevski)Fyodor Dostoyevski · Siyah Beyaz Yayınları · 20202,131 okunma
10/10
·73 syf.··
Beğendi
·
2022 42. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2022 23:17
Kitabı bir solukta okudum ve bitirdim. Kitapsever arkadaşlarıma kesinlikle okumalarını tavsiye ederim. Bu kitapta Dostoyevski’den çok güzel alıntılar derlenmiş ve okurla buluşturulmuş.
Dünyayı Güzellik KurtaracakFyodor Dostoyevski · Zeplin Kitap · 20142,131 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2021 49. kitabı
Yazarın eserlerinde geçen görece çarpıcı sözlerin derlendiği bir çalışma olmuş Aforizmalar. Bu bakımdan, cımbızla çekilen bu sözler bazen çelişkiler gösterebiliyor. Örneğin, bir sözde "tembellik" eleştirilirken başka bir sözde asıl yapılması gerekenin "tembellik" olduğu yazıyor. Dolayısıyla pusula işlevi görecek bir kitap değil. Acizane tavsiyem odur ki Dostoyevski'nin klasiklerini okumak varken bu kitapla zamanınızı harcamayın. Şayet okursanız da Facebook, İnstagram gibi sosyal medya platformlarında karşılaştığınız özlü sözlerin epey bir kısmının kaynağının Dostoyevski olduğunu göreceksiniz. Buna da hemen örnek vereyim: "Bazen susarsın. Yenilmiş, eksik ve yaramaz sanırlar sizi. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman, çoğu kimse sözlerini kaldıramaz." Kitabın 125. sayfasından bir alıntıydı bu. Ben bunu, iş arkadaşlarına ya da eski arkadaşlarına kızmış bir sürü insanın profilinde görmüşümdür. Hiç aklıma gelmezdi Dostoyevski'den alıntı yaparak gönderme yaptıkları. :)
Aforizmalar (Fyodor Dostoyevski)Fyodor Dostoyevski · Siyah Beyaz Yayınları · 20202,131 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 03:39
Aforizma okurken kendimi çok beleşçi hissederim. Altı çizilesi yerleri olayların içinde değil de hepsini bir kitapta toplanılmış halini okuduğum için. Kendim satın almadım, aforizma almam da zaten. Elime geçmiş bulundu öyle kaldı kitaplıkta. Arada bir açıp okumak güzel olur elbette. Ama yine de altı çizilesi cümleleri kendi kitabında, kendi olay örgüsü içinde okumayı tercih ederim... Sevgiler.
1000Kitap
Aforizmalar (Fyodor Dostoyevski)Fyodor Dostoyevski · Siyah Beyaz Yayınları · 20202,131 okunma
8/10
·96 syf.··
2020 6. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2020 11:51
İnsanları kah seviyor kah sevemiyor ve hep kusurlarını görmek onu soğutuyor. Her ne olursa olsun; tabiat, hayvanlar, iyi insanlar ve kötülük yapmış insanların da sevgiye layık olduğuna ve dünyayı sevginin kurtaracağına inanıyor. İnsanların kusurlarını görüp sevemediği gibi en çok da kendini sorguluyor kendi mizacıyla olan sınavı önce kendini eleştirmeye itiyor onu. Tanrıyla bol bol hesaplaşmalar yaptığını gördüğümüz kitapta bu konuda detaylı bilgi için muhakkak ki bu kitabı okumak yeterli olmayacaktır. Sayfaları numaralarına bakmadan geçerek kitabı bitirmek düşüncelerine heyecanla merak duyduğumu ispatladı bana.
Dünyayı Güzellik KurtaracakFyodor Dostoyevski · Zeplin Kitap · 20192,131 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2016 89. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2016 15:46
Dostoyevski'nin birbirinden güzel sözlerinin derlendiği kitap. Adından yola çıkarak okumaya karar vermiştim. Bu bile okumak için yeterli bence. Keşke biraz daha uzun olsaydı. Hepsi tek tek nasıl insanın içine işliyor belli değil. Dostoveyski'yi biraz da olsa daha yakından tanıma şansı verebilir. Son olarak kitabın isminden yola çıkarak "Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey" diyorum ve bu şarkıyı armağan ediyorum. youtube.com/watch?v=WJzAB02...
Felsefe
Dünyayı Güzellik KurtaracakFyodor Dostoyevski · Zeplin Kitap · 20192,131 okunma
7/10
·96 syf.··
2018 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2018 13:43
#28324848 DOSTOYEVSKİ etkinliği kapsamında; Aylak Adam Yayınları'nın aforizmalar serisinden bir eser. Dostoyevski'nin romanlarından, hikayelerinden ve konuşmalarından alınmış sözler yer alıyor. Altını çizdiğim çok oldu. Fakat okumayı yavaşlattığı ve sonrasında fırsat olmadığı için hepsini paylaşamadım. İnceleme de biraz gecikti. Tembel miyim ne? (Yine yatağın baş ucunda Usta Dostoyevski oturuyor. Fakat bu kez öyle aşağılarcasına gülmüyor. Biraz alışmaya başladık galiba birbirimize. Söylediği sözlerin altını çizmem çok hoşuna gitti anlaşılan. Aman ben inceleme yapacaktım yine nereye getirdim lafı ya? ) Kitapta kimi sözlerde Tanrı' nın yokluğunu iddia eden ve kabul etmeyen bir üstad görürken, kimi yerde ise Tolstoy da olduğu gibi Tanrı şefkati ve özünde iyi insan olarak Tanrı'ya uygun davranmaktan bahsediliyor. Daha önce okuduğum kitaplarından da alıntılar gördüm. Aforizmalar olduğu için başucu kitabı niteliğinde. Aslında burada Usta Dostoyevski'nin arayışına da şahit oluyoruz. Kitaplarına yansıttığı ruh halinde hep bir inanç arayışında olduğunu görüyoruz. Etkinlik kapsamında yanılmıyorsam Quidam kaybettiği çocuğu hakkında bir yazıyı paylaşmıştı. Arayışın derin sebeplerinden birini de bu olay olarak görebiliriz. Tanrı'nın varlığı konusunda şöyle diyor; "Bir çocuğun ölümü Tanrı'nın varlığından şüphe etmek için en büyük nedendir." gibi bir söylemi var. Çocuğunun ölümünde yaşadığı üzüntüyü böyle bir cümle ile eserlerine dökmüş. Ya bir karakterin ağzından ya da bir not olarak. Kitapta en çok sevdiğim ve beynime kazıdığım alıntı ise: " zeki olmak, zekâdan fazlasını gerektirir." Ne güzel açıklamış o şeytani düşünceyi. Kullanmasını bilmek farklı meziyet tabi. Usta Dostoyevski kendisi çok iyi kullandığı için bunu analiz etmeyi de iyi biliyor. Aforizmaların çoğunda iyi
Felsefe
Dünyayı Güzellik KurtaracakFyodor Dostoyevski · Zeplin Kitap · 20192,131 okunma
Muhteşem Alıntılar
10/10
·96 syf.·
2020 17. kitabı
Dostoyevski'nin bir çok eserinden seçilmiş 265 adet alıntıdan oluşan bir kitap. Sözler tabiki tartışılmaz güzellikte fakat kitabın editörü çok kötü yazım hataları vardı. Muhteşem bir başucu kitabı olmasına rağmen alıntıların yapıldığı kitapları bütünüyle okumadığınızda bazen anlam kargaşası oluşabilir zihninizde yazarın o sözüyle ne demek istediğine dair soru işaretleri olacaktır muhtemelen. Genel anlamda güzel ama alıntıların yapıldığı kitapların tek tek okunması ve o sözlerin altının çizilip öncesini sözün nereye bağlandığını anlamak bence en iyisi olacaktır.
Dünyayı Güzellik KurtaracakFyodor Dostoyevski · Zeplin Kitap · 20192,131 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.