Ağıtlar

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2024 70. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 11:34
Yaşar Kemal’in ilk kitabı Ağıtlar.. 1939-1942 yılları arasında daha genç iken yaptığı çalışmalar, Yaşar Kemal’in geleceği bakımından fikir veriyor. Romanlarında kullandığı karakter ve olayların, ağıtlarda geçtiğini görüyoruz. Bir insanın genç yaşında ağıt derlemek için zaman harcaması, para sarfetmesi çok başka bir şey.. İyi ki okumuşum.. Özellikle Vay Anam Kurası Ağıdı…
AğıtlarYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 1997756 okunma
7/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 22:22
Ara Güler tarafından tasarlanan kapak fotoğrafıyla dahi dikkatimi çeken, 1939-1942 yılları arasındaki dönemde yazarın derlemeye başladığı, adeta çocukluk anılarını da bulabileceğimiz bir eser var karşımızda. Resimlerle de süslenmiş, bilgilerle dolu, adeta mini bir yerel tarih kitabı tarzında bir kitap var karşımızda desek yeridir. Aslında şunu anladım ben bu ağıtlardan. Tabi direkt konuya girmek yerine şuna bakmamız gerekiyor. Bu kadar ağıt toplanmış, kaleme alınmış, yazılmış. Bunlar öyle kolay değildir. Bazen köyler arası saatlerce yürümek gerekir. Yaz sıcağında köye gidince kısa mesafe bile beni yoruyor. Tabi her belde aynı değil biliyorum ki serin yerler de vardır ama kitabın nerede yazıldığını unutmamak gerekiyor: Adana. Sıcağı tekrar düşünün derim bir. Ve gündüz yolculuk şart çünkü öyle elektrik, aydınlatma, gece vakti dışarının durumları gibi etkenler de bilinmeli. Ağıtlar neden yazılır? Yüzlerce yıllık bir tarihimiz var. İnsanlık, bu tarihte her şeye bir çare bulmuş. Her şeyi ama hayatını kolaylaştıracak her şeyi yapabilmek adına bir şekilde çareler üretmiş de çaresiz kaldığı, beklediği, değiştiremediği ölüm karşısında aciz kalmış. Bu durum olunca da hiçbir şey yapmamak olmazdı. Yaşadıkları duygusal ve yoğun acıyı ifade etmeye çalışmış, sözler söylemiş ve AĞIT dediğimiz sözleri oluşturmuş. Bu başlı başına bir histir aslında bizde de çok vardır. Daha çabuk bitmesi muhtemel bir eser aslında şiir şeklinde ilerleyen kısa tanıtım yazılarını içeren bir kitap ama şunu belirteyim ki her satırınca ayrı bir duygu olması çok önemli. Aynı zamanda insanların yıllar yıllar evvelinden yazdıkları kelimelerin birleşimi çok zengin satırlar ortaya çıkarmış. Ancak bunların acı veren satırlar olduğunu da unutmamak lazım. Duygusal olarak etkileyici bir eser olduğunu düşünüyor,
AğıtlarYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 1997756 okunma
Puan vermedi·275 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 19:31
Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli. Ağıtlar kitabını kıymetli yazarımız 1939-1942 yılları arasında derlemeye başlamış. Ama nasıl derleme.. tıpkı bir saz aşığı gibi, diyar diyar gezerek, yerinden öğrenerek. En çok kim yakar bu ağıdı bu topraklarda tabi ki: kadınlar. Ağıtçılık.. Kadim gelenek, belki de bin yıldır... "Erenler bir tek söz duyma uğruna az mı yürürlerdi Horasan'a, Kahire'ye dek, ya Çukurovalı Karacaoglan az mı yürümüştü, tüm Yürükler, Türkmenler... Ovalardan yaylalara, yaylalardan ovalara in çık, az mı "koşmalar", maniler düzmüşlerdi yol boyunca? Bizim edebiyat dediğimiz bir uzun yürüyüş." Yaşar Kemal de dert edinmiş kendine, yurdum insanının ve asıl Hemitiye'li kadınların ağıtlarını yok olmasın demiş, bunlar derlenip toplanılsın, dönemin valisinin iznini de almış üstelik. İnsanın ölümden kaçmak için sığındığı düş dünyaları.. insanların tek derdi bu olmuş gibi, ölümden kaçmak ve bir çözüm bulmak.. İlk örneklerine Gılgamış destanında rastlarız..ölüm törenlerinde ölen her şeyiyle birlikte gömülür, hatta atı bile ve bir kaç tane asker.. tük bunlar ölümden korkudan başka ne olabilir? İşte bizdeki ölümsüzleşmişler der yazarımız kimdir bunlar; Kırklar, Hızır ve İlyas.. Hemen hemen her konuda ağıt yakılmış, devlet büyüğü öldüğünde, savaşlardan sonra, büyük felaketler sonucunda, hastalıklar, kara sevda, kavuşamayan aşklar gibi... Ölüye övgü yapılır.. Bir motifdir Ağıt, işlemesi halkındır. Duygusuyla herseyiyle, yaşanılan hayatın içindeki kişiler ırgat, işçi, köylü, kadın, çocuk, gelindir. Her yörenin olur iyi bir ağıtçısı, kim ölmüşse oturur anlatır ölünün neler yaptıklarını ama hep iyi taraflarını. Böylesi güzel bir derleme düşüncesi sadece Hemitiye'li Yaşar Kemal'in aklına gelebilirdi.. Okumalısınız..
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
Ağıtlar
Puan vermedi·275 syf.··
2025 45. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 19:42
Hepimiz hayatımızın bir yerinde Ağıtlara aşina olmuşuzdur, ya bir şiirde, ya da bir türküde.... Bazen Bedri Rahmi EyüboğluBedri Rahmi Eyüboğlu'nun ifadesiyle, Ah bu türküler, Köy türküleri Dilimizin tuzu biberi Memleket ahvalini onlardan sor Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni... Ben türkülerden aldım haberi. İnsanlarda yaşadığı acı ve sevinçlerini  dizelere bazen hoyrat, bazen ağıt bazense destan biçiminde dile getirir. Ağıt genelde bu dünyadan terkidiyar edip bir daha asla görmemiz görebilmemizin mümkün olmadığı sevdiklerimizin ardından ifade edilen yürek sızısının dile gelmesi acının hasretin ve özlemin ifade ediliş şeklidir. Bu kitapta işte bunlara dair ağıtlar yer almakta, ağıtları yazanların acı ve hüznünü onları yazanlarla adeta yaşıyorsunuz. Yaşar KemalYaşar Kemal gibi bir üstadın yazdıkları her daim şevkle okunuyor, okunacaktır. Ağıtlarla ilgili kitabın girişinde alttaki açıklaması yer alıyor. Yaşar Kemal'in Ağıtları 1939-1942 yılları arasında derlemeye başladım. Doğduğum köy olan Hemite köyünde (şimdiki adı Gökçedam) ölülere ağıt yakılırdı. Bu gelenek çocukluğumdan bu yana sürüp geliyordu. Bir de Torosların ardından Çukurovaya Avşarlar iniyorlar, yazın pamukta, çeltikte, orakçılıkta çalışıyorlar, kışın da kışlıyor, kök söküyor, çift sürüyorlar, ark kazıyorlardı. Bu Avşarlarda da ağıt geleneği olduğu gibi sürüyordu. Torosları dolaşmaya başladım. Yaya, elimde kiraz ağacından bir değnek, köy köy dolaşıyor, önce köylülere Osmaniyenin Gebeli köyünden Murtazadan, Küçük Memetten, Kazmacalı Güdümen Ahmetten öğrendiğim Köroğlu hikayesini anlatıyor, köylülerle yakın ilişkiler kuruyor, ondan sonra da kadınlardan ağıtlar derliyordum. Bu sıralarda da şiirler yazıyor, yayınlıyordum. 1940 yılında Arif Dino, Abidin Dinoyla tanıştım. Ağıtları, derlediğim birkaç tekerlemeyi
Kitap Simyacıları
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
Edebiyat bir uzun yürüyüş...
Puan vermedi·275 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 15:44
Okuduğum ilk folklorik derleme. Yaşar Kemal in ilk kitabı. Köy köy dolaşıp derlenmiş ağıtlar. Ölümle kavgaya tutuşmak gibi diyor kendisi de bu eser için . En doğal haliyle insan manzaraları. Ölüm karşısında insan ne yapar ki? Şaşırır, korkar, inanamaz... Ağıtlar bir sığınak olur belki ölüme karşı . Belki de bir tür direniş . Ama ne çare. İster Türk ol, ister Farslı, ister Yunan ol, ister Arap, ister Kızılderili ol, ister Kafkas, ister İngiliz ol, ister Çinli, ister Afrikalı ol, ister Mısırlı.... kim olursan ol yaşayacağın en büyük acıdır ÖLÜM ACISI Ve hangi ırktan , dinden , kültürden olursan ol bu acı herkeste aynı. Ölüm şekli değişse de acısı daha hafif olmuyor geride kalan için . Her doğan bir gün ölüyor kimi karasevdadan , kimi vurularak, kimi boğularak, kimi selde, kimi depremde,
Edebiyat kültür sosyoloji
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
5/10
·275 syf.··
2025 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 14:44
Kitap güzel bir araştırma-inceleme kitabı olmuş.İlk başta "ağıtlar üstüne" girişinin yapılması kitabı anlamaya ve daha bilinçli başlamaya olanak sağlamış.Ağıtlardan önce de hikayelerinden kısa kısa bahsedilmesi o ağıdı benimsememizi ve duygularını daha iyi anlamamızı sağlamış.Ağıtlardan sonra bazı kelimelerin anlamlarının verilmesi de anlam kargaşasının önüne geçmiş. Benim okuyacağım ve seveceğim tarzda bir kitap değildi.Bu yüzdendir ki kısa sürede bitirdim.Uzun süreye yaymaya kalksam muhtemelen yarım bırakırdım.Güzel bir derleme olmuş burda yazara bir lafım yok ama ben okurken sıkıldım.Belki hikayeleri daha uzun tutulabilirdi ağıtların.Ki bunu başlarda yapmış ve o kısımlar daha iyi olmuş zannımca. Ayrıca bu kitap benim pdf tarzında okuduğum ilk kitaptı.Önerebileceğim bir kitap çünkü kendi alanında gerçekten kapsamlı yazılmış.Güzel araştırılmış,aktarılmış ve açıklanmış.
Edebiyat
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
Ağlayanım anam bacım - elin oğlu yas mı tutar...
8/10
·275 syf.··
Beğendi
·
2023 67. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 15:26
Yaşar Kemal'in Çukurova bölgesinden ve Toroslar'dan derlediği pek çok ağıt derlemesi. Birçoğu pek tanıdık; belki bir türkü de belki bir uzun hava da duyduk. Sevilen birini kaybetme acısına en içten, en samimi cevaptır belki de ağıt yakma. Acının, tesellinin, terapinin en saf ve özden gelen kaygısız örneği. Ne kadar öyle olsa da yine de kimseler ağlamasın, özellikle de analar.
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
Ağıtlar
Puan vermedi·275 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Yaşar Kemal'in ilk eseri. 1943'te ilk kez yayınlanmıştır. Anadolu'nun farklı coğrafi bölgelerinden derlediği ağıtlar kanımca mükemmel nitelikte. Okunması gereken yapıtlar arasında.
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
10/10
·275 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
Yaşar Kemal’in Ağıtlar isimli eseri, Anadolu’nun sözlü kültüründen derlediği ağıtları bir araya getirdiği önemli bir folklor çalışmasıdır. Kitap, yalnızca ağıt metinlerinden oluşmaz; Ağıtların doğuşu, halk kültüründeki yeri, söyleyenlerin yaşamı ve ağıtların sosyal yapıyla ilişkisi üzerine yaptığı geniş açıklamaları da içerir. Eserde yer alan ağıtların çoğu, bireysel acıların kolektif bir hafızaya dönüşme biçimini göstermektedir. İnsanların ölüm, ayrılık, haksızlık, yoksulluk, savaş, töre ve doğa olayları karşısındaki duygularını türkülerle dile getirdiği bir kültürel miras ortaya konulmaktadır.Anadolu’muzun hüzünlü seslerini topladığı, hem edebi hem folklorik değere sahip bir derleme kitabıdır. Kitap, acının insanları ve toplumları nasıl bir araya getirdiğini, ağıtların bir kültürü yaşatan en eski sözlü geleneklerden biri olduğunu gösterir. Yaşar Kemal Çukurova da ağıtların içinde büyüdüğünü köy köy gezip bunları çocuk yaşta not aldığını söylemişti. Okumanızı öneririm.
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma
Ölümün ardından yakılan acılı sözler
10/10
·275 syf.·
2026 7. kitabı
Ağıt Nedir? Ne Zaman, Nerede, Nasıl Söylenir? Tarih bizlere sürekli ölümle ilgili insanların onunla uğraştığını göstermektedir. Her dinin kendi temelinde ölümden sonra hayat inancı vardır, farklı şekillerde inançlar olsa bile ölümden sonrasına inançlar yaygındır. Kemal Sadık Gökçeli namı diğer Yaşar KemalYaşar Kemal Osmaniye, Maraş, Kayseri, Gaziantep ve özellikle Adana'daki köyleri ziyaret ederek oranın ağıtçı kadınlarından elde ettiği ağıtları hikayeleri ile (Çoğunlukla hikayeleri var bazıları için kaynak veya yeterli bilgi yoktur) bir eser yazmak ve bunu 1946'da TDK'ya bir kitap olarak basması için vermiştir. Lakin kitap olarak basmamışlardır, böyle olunca kopyaları alıp arkadaşı ile yayımlamıştır. Abidin DinoAbidin Dino'nun çizimleri ile ağıtlar o yaşanılan durumların yansıtılmış ifadesi gibidir. 'Ölülerde ağıt söylemek, Anadolu halkının başlıca adetlerinden biridir.' Syf~58 Anadolu halkı (Çoğunlukla doğu) aniden kaybedilen sevdikleri için ağıtlar yakar. Kendi şivesi ve ağzı ile yaşadığı acısını, öfkesini, isyanını ağıt yakarak dile getirir. Ağıtlar destanlar gibi, olmuş bir olayın tekerlemeler ve şiirsel şekilde anlatımıdır. Çoğunlukla bunları (cinselleştirmek olmaz) kadınlar yapar. Ölenin arkasından ağıt yakarak yakınları bir nevi teselli eder. İçinde 2 ciltlik Ağıtlar ve bu ağıtların mealini desteklemek için yazılmış açıklamalar mevcuttur. Eski Türkçe ile yazılmış olması benim için pek sorun teşkil etmedi. Çünkü bir ağıdı anlamak için hissetmek yeterlidir...
İnceleme
AğıtlarYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2022756 okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.