Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 20:53
“Ana” Maksim Gorki’nin, sömürüye, yoksulluğa, baskılara karşı bir başkaldırı ve insanlığa bir umut romanıdır. Gerçekçi edebiyatın örnek isimlerinden, sosyalist yazarın bu başyapıt romanı “Ana” 1906 yılında yayımlandı. Bir çok dile çevrilen roman, dünya klasikleri arasında seçkin bir yere sahiptir. “Ana” işçilerin sömürülmesini, yoksulluğun nedenlerini, sınıf mücadelesini ve dünyada sosyalizmi anlatan, ilk roman olma özelliğini taşır. 1917 Ekim Devriminin ayak seslerini bu romanda duymak, insana heyecanla karışık bir mutluluk veriyor. Devrimcilerin, İşçi ve köylülerle birlikte, yoksulluğa, zor yaşama koşullarına, yetersiz beslenmeye ve toplumda yaşanan adaletsizliğe, neden olan sermaye ve sisteme karşı verdikleri mücadeleyi, okuyucunun da aynı anda yaşaması oldukça olası. Devrim öncesi, sosyalistler, yaşanan tüm bu olumsuzlukların nedenlerini halka anlatarak, aydınlatırlar. Devrimcilerin, mücadele içinde ki duruş ve ruh hallerini de en gerçekçi bir şekilde bu romanda görüyoruz. Romanımız, Pavel adında genç bir işçinin anası olan Pelage'nin kişiliği ve hayatı etrafında yaşanır. 1905 yıllarında Devrimi öncesi Rusya'nın ekonomik, sosyal ve toplumsal durumunu gözler önüne serer. Kahraman Pelageya Vlasova, gerçek bir Rus devrimcisinin yaşamını yansıtır. Roman 1 Mayıs 1902 gösterilerinde tutuklanan devrimci gençlerin yargılanma sürecini ele alır. Ana devrimci kitaplar okuyarak veya çevresindekilerle tartışarak kendini geliştirmiş biri değildir. O sıradan, halkın içinden ve onun değerlerine sahip, kilise ve çara bağlı biridir. Aynı zamanda oğlunu çok seven bir anadır. Sıradan ev hayatı olan Pelage’nin, fabrika işcisi kocasının ölümü ile hayatı değişir. Kocası , yaşadığı zorlukların öfkesini, içki içip kendisini döverek çıkarmaya çalışan kaba ve
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
9/10
·352 syf.··
2020 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2020 17:32
Bugün sizlere kalemiyle ilk kez tanıştığım Maksim Gorki’nin Ana kitabıyla merhaba demek istiyorum. Yazarın dili, betimlemeleri, olay örgüsü o kadar yalın, içten ve akıcı ki her yönüyle kitaba bağlanıyorsunuz. Kitabın konusundan bahsedecek olursam; bir tarafta işçi sınıfı bir tarafta onları sömüren çar, burjuva ve zenginler takımının mücadelesini konu almaktadır. Baş karakterimiz; Pavel Vlasov ve annesidir. Ana evlendiği günden kocasının ölümüne kadar şiddet, yokluk ve birçok zorluklar yaşamış bilinçsiz bir bireydir. Ta ki, kocası öldükten sonra oğlu Pavel’in sosyalizm düşüncesiyle tanışarak eve yasak kitaplar getirmesi, yeni sosyal çevresinden arkadaşlarını anasıyla tanıştırmasına kadar sürmüştür. Ana ilk başlarda hiçbir şey bilmezken gün geçtikçe oğlunun ve arkadaşlarının ne yapmak istediklerini daha iyi anlar, kendini bilgiye aç, gerçeğin peşinde giden birisi olarak bulur. Pavel ve arkadaşlarının sonunu baştan anladığında ne kadar içi buruklaşsa da o, her daim sevgiyle, gerçekle, iyilikle yoğrulacak bir dünyanın varlığı için buna da göğüs germeyi yeğleyecektir. Pavel; çalıştığı fabrikanın kendilerini sömürdüğünü, bilgisizliğe ittiğini, üst yöneticilerin refah, mutluluk ve para içinde yüzerken her bir arkadaşını basamak olarak kullandıklarını kabul etmeyen sosyalizm düşüncesini yaymaya çalışır. Ama her ülkede, her toplumda olduğu gibi sonu hapistir. Bunun sebebi ise; eşitlik, hak, adalet, insanca yaşamak isteğidir. Ama o haksız yargılanırken dahi sadece fikirlerini ön plada tutup, halkın, proleteryanın, köylü sınıfının bilinçlenmesini isteyecek kadar kendisini insanlığa adamıştır. Bu yolda en büyük destekçisi de anasıdır. Seneler geçse de gerçekleşmeyecek bir ütopya olarak kalacak olan sosyalizmi ve buna engel olmak isteyen çar(burjuva takımı, sözde yargıçlar,
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
10/10
·336 syf.··
2021 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 15:30
Çağlar değişir,coğrafya değişir, kişiler değişir ama zulüm kılıktan kılığa girer yine yaşatır kendini. Firavunu “firavun” yapan nedir?kendini ilah ilan etmesi mi hayır! firavun gücüne güvenip zayıfı ezdi,rızkınız benden benim dilediğim gibi yaşar benim için ölürsünüz dedi tam da bu günün patron zihniyeti gibi!! Bu kitapta işte bu mücadeleyi anlatıyor.Bunca çalışmanın emeğin karşılığı sana hastalık, stres olarak dönerken birilerine neden refah,bolluk olarak dönsün ? Herkes hakkının peşinde koşsa keşke herkes biraz pavel biraz ana biraz andrey gibi cesur olsa...Sonu tahmin ettiğim gibi bitti ne yazık ki..Konusu ve anlatımıyla eşsiz bir kitap mutlaka okunmalı .. Merak etmeyin herkesin hakkını alacağı gün gelecektir kim ne kadar merhamet etmişse o kadarını görsün
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
"Kör insanların bizleri görebilmeleri için mantığın ışığıyla aydınlatmalıyız. " diyen, Gorki'nin kitapları adeta her dönem için yazılmış gibi. "Ana Kitabı" bu dönem, her dönem okunmalı. Maksim Gorki, "ayrım gözetmeksizin herkese hırslarından, öfkeden, yalandan kurtulmayı, iğrenç gücüyle dünyayı esir alan, korkutan üç korkunç şeyden kurtulmayı vaad ediyor"
Roman
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Kaybedecek az şeyi olanların kaybedecek çok şeyi olanların haklarını savunması dersek yanlış olmaz herhalde. Bu kitabın farkı kaybedecek en önemli şeyi olan oğlunu gerçek için feda eden bir ananın gözünden aktarmış olması. Okumak için sosyalist olmanıza gerek yok o dönemin rusyası (yönetim şekli farketmeksizin her yönetimde) kötü niyetli zorba çıkarcı yönetimin karşısında sessiz kalan ve daha çok ezilmeye mahkum olan halkın mücadelesi ve kendiside uzun vadede kaybetsede buna alet olan idareciler. Kitapbın dili oldukça akıcı. Tasvirler çok başarılı.
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2021 1. kitabı
“İşçilerin yaşadığı dış mahallenin dumanı ve yağ kokusu içinde,fabrikanın düdüğü her gün böğürüp titreşirdi.Aşık suratlı,kasları hala yorgun insanlar ürkütülmüş hamam böcekleri gibi telaşla dışarı fırlarlardı kül rengi ufak evlerden...” . . Bir asır önce yazılan romanın cümleleri dudaklarımın arasında fısıltıya dönüşürken kaç evin acısı benim rûhuma karıştı bilinmez...Bilinen şudur ki,sıcak evimde bu satırları yazarken,ahkam keserken ,gerçeklerin içinde ve bir o kadar da dışında yaşanan hayat tekmeliyor ruhları,yarı çıplak bedenleri. . . Çarlık Rusyası’nın kanla bastırdığı 1905 devrimine adadığı ANA adlı romanı 1906’da yayımlanır. Toplumcu gerçekçi edebiyatın ilk örneği ve başyapıtı sayılır. . . Umutsuzlukla ,karın tokluğuyla ya da açlıkla geçen günlerin, insanlık dışı çalışma koşullarının sonrasında tek yaptıkları günü unutmak için içtikleri içkiden sonra işverenlerine çıkaramadıkları sesleri kadınlardan,kızlarından çıkaran işçilerin önünde durabilen ve onları aydınlatmak için çabalayan yüreklerin romanı... Konu komşunun kendisine burun bükmesine, aklını başına topla, sana ve oğluna yazık olur demelerine gülüp geçen Ananın ; karşılıksız, hesapsız mücadeleye atılmasıdır.
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
Puan vermedi·451 syf.··
2021 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 14:52
Gorki, Rusyada Devrim öncesi işçi sınıfının sorunlarını ve yaşanmışlıklarını toplumsal gerçekliğiyle okuyucusuna sunmuş. Pavel, anası Pelageya ve arkadaşları yoldaşları çevresinde ilerleyen bu durum, Çarın baskısı ve zulmü karşısında bir fabrikada ağır koşullarda çalışan haksızlığa uğrayan ve sömürülen işçilerin hak arama ve örgütlü olma çabası ile geçiyor. Sistemin onları görmezden gelmesi ve yalnızca köle olarak görmesi onların tüm düşüncelerini ve eylemlerini sınıfsal hak arama mücadelesine itiyor.Kapitalist düzenin tüm baskılarına ve ezilmişliğine karşı bir tutam işçinin gitgide seslerinin çoğalarak onurlu direngen mücadelesine tanık oluyoruz. Pekala ülkemizde muktedirler ve işverenler emeğe, çalışana, çiftçiye ne kadar saygı duyuyor ve hakkını gözetiyor. Çünkü aslında bir ülkenin gelişimin göstergesi budur. Ve onların gerektiğinde haksızlıklara karşı mücadele edebilecekleri seslerini duyurabilecekleri imkanlara izin veriliyor mu? Bütünüyle bakarsak aslında demokrasinin var olduğu yerlerde hak ve hukukun adil işleyeceğine inanıyorum. ANA'yı okumanızı tavsiye ederim.
İnsan ve Toplum
AnaMaksim Gorki · Oda yayınları · 197734,4bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:01
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :) Okumak isteyenler, girişler SOLDA efendim!!️️ Maksim Gorki'nin Ana (1906) adlı romanı, Rus edebiyatının ve sosyalist gerçekçiliğin önemli eserlerinden biridir. Kitap, devrim öncesi Rusya’daki işçi sınıfının yaşamını ve devrimci hareketin doğuşunu konu alır. Gorki, bu romanı Önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanmış. Sonra yetkililer okumuş, kaşlar çatılmış, “bu ne anlatıyor böyle?” deyip yasaklamışlar. Çünkü bu romanın içinde sadece hikâye değil, fazlasıyla gerçek var. "Ana" - Kapitalizme karşı sessiz ama kararlı bir direniş (Ve anneler, aslında çok şey biliyor). Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, sadece devrimci bir anlatı değil; aynı zamanda kapitalizme ve sisteme karşı bir kadının yükselişi. Pelageya, her ne kadar ilk başta sıradan bir taşra annesi gibi görünse de, oğlunun devrimci faaliyetlerine tanık oldukça birdenbire sistemin çarklarını anlamaya başlar. Hani biz de hep “Annem anlamaz, işleri bilmez” deriz ya, işte Pelageya, “Anladım, o zaman ben de bu işin içinde varım!” diyerek devrime atılıyor. Yani anlayacağınız, bu romanda “Annene söyle devrim yapsın” düzeyindeyiz. Kapitalizmin günlük yaşamımıza hâkim olduğu şu dönemde, Pelageya’nın değişimi bir tür uyanış gibidir. Bir gün oğlunun gizli toplantılarından şüphelenirken, ertesi gün onu desteklemeye karar verir. Kapitalist düzenin baskılarına karşı verdiği savaş, aslında işçi sınıfının sistemin yükünü omuzlarında taşımasına ve buna karşı durmasına dair güçlü bir simgeye dönüşür. Ve evet, oğlunun devrimci mücadelesine katılmak, bir annenin de hayatını değiştirebilir. (Şimdilerde anneler oğullarına TikTok videolarını
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,4bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.