Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·226 syf.··
2020 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2020 13:54
Yazar romanı ele alırken dönemi içerisinde gösterişe aşırı düşkün gençlerin, içinde bulundukları durumun ortaya çıkardığı komik durumlarla alay etmek gayesi ile hareket ettiğini görmekteyiz. Ve eserin merkezinde yer alan aşk tek boyutludur. Kültürel çözülmenin , toplumsal hayat içerisine yansıyan kimliksizleşmiş bireyleri doğuran yapısına doğrudan ironik bir üslupla yaklaşan R. M. Ekrem "Araba Sevda'sı" ile yaşadığı dönemi yansıtmakla kalmaz, Batılılaşma şifrelerini de okuyuculara sunar. Bu takdirde dünü anlamak , bugünü yorumlamak ve yarınlara şekil vermek daha sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilecektir.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
Araba Sevdası
Puan vermedi
Türk edebiyat tarihindeki ilk realist roman olması bakımından oldukça önemli bir eser. Ancak şunu belirtmeliyim ki kitabı okurken çok zorlandım, sıkıldım, defalarca bırakıp yeniden başladım. Dilin ağırlığı, yazarın hiç durmadan olaylara müdahalesi, uzun uzun mekan anlatımları okurken insanı yoruyor. Okurken beni çok zorlayan kısımlardan biri de Fransızca cümle ve kelimelerin kitaptaki yoğunluğuydu. Ayrıca bu kusurlar yüzünden daha iyi anlayabilmek adına kitabı oldukça yavaş okumak hatta bazen aynı sayfayı birkaç kere okumak durumunda kaldım. Yine de yazarın müdahalelerine ve kitaptaki diğer unsurlara alıştıktan sonra Bihruz Bey'in hayatına dahil olmak oldukça güzel ve eğlenceli bir hal alıyor. Bihruz Bey sayesinde batı hayranlığını ve yanlış batılılaşmayı çok net bir şekilde görebiliyorsunuz. Kitaba alışmak için zaman ayırabilecek herkese okumasını tavsiye ederim.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
6/10
·226 syf.··
2021 31. kitabı
Araba Sevdası adlı roman Recaizade Mahmud Ekrem tarafından İlk olarak 1895 yılında Servet-i Fünun dergisinde resimlerle süslenmiş olarak tefrika edilmiş ve bu tefrikanın resimleri de Ressam Halil Paşa tarafından yapılmıştır. Eser daha sonra kitap haline getirilmiş ve yazar tarafından 1898 yılında matbu bir kitap halinde de ve eski harflerle bastırılmıştır. Türk edebiyatının ilk realist roman örneği olan bu eserin Latin harfleri ile ilk baskısı 1940 yılında yapılmıştır. Eser büyük ölçüde Tanzimat Dönemi yarı aydınlarına ve kendi kültüründen koparak Alafranga kültürü taklide kalkışan ama bu kültürü de özümseyemeyen özenti zümrelerine yapılan mizahi bir eleştirisi özelliği taşımaktadır. KİTABIN KONUSU Eserde insanların kendi kültürlerine, dillerine ve geleneklerine sahip çıkmak gerektiği fikri ön plandadır. Başkalarına özenen kişilerin ne denli gülünç durumlara düşeceği eserin konusunu teşkil eder. Eserin temel fikri yabancılaşmanın ve yanlış Batılaşmanın insanları özlerinden koparacağı, Batılılaşırken kendi geleneklerimizden kopmamamız gerektiği düşüncesi ele alınmıştır. Değişik bir mizah söz konusu. Ben beğenemedim üzgünüm.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
NATÜR DÈLÜJ
8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Óuet-ce que c’est que I’amour?C’est un tambour.Tout ce qu’il ya de plu bete.Enfin je l’aime...(Aşk Nedir?Bir Trompet.Budalalıkların En Büyüğü.Fakat onu seviyorum...)Kafası aşk sarhoşu Bihruz beyin nağmeleriydi bu satırlar,Tanzimat döneminin sonları Servet-i Fünun Dönemi başlarına denk gelen bu eser bizlere havai dönem gençliğinin aşk ve hayat ile sınavının notunu en güzel şekilde veriyor.Şu sıralar şahsım olarak bende Fransızca öğrenmek adına adımlar atarken sık sık dönemin Fransızca üslupları ile karşılaştım böylelikle.Türk Edebiyatı yolculuğuma bu sene güzel kitaplarla devam etmek niyetindeyim.Esen kalın.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
7/10
·259 syf.··
2019 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2019 21:28
Araba sevdası romanı Tanzimat edebiyatına merak salmamda büyük rol oynayan kitaplardan biriydi. İlkler arasında olması hasebiyle böyle bir kitabı okumak benliğimde farklı duygular meydana getireceğini biliyordum. Kitap gayet sürekliyiciydi. Teknik açıdan intibah’tan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Olay Çamlıca’da alafranga yaşama heves salmış , Fransa kültürü tutkusuyla bilinin Bihruz bey etrafında şekilleniyor. Aslında bir tutkuyu sevgi ile karıştırıp bir daha yüzünü göremediği sevdiği insanın kendi yaşantısına bu denli zarar vermesi , araba tutkusundan kaynaklanmasaydı. Aylarca ölü olarak bildiği sevdiği sandığı insanı tekrar karşısında görmesi onu çok sevindirdiği gibi hayal kırıklığına da uğrattı.Arayıp bulmak yetmiyor , aradığımız şeyin ne olduğu bilerek aramak hayatta mutluluğa daha çok yakınlaşmamızı sağlar.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
Platonik
6/10
·226 syf.··
2020 2. kitabı
Güzel bir kitap, zevki seva içerisinde yaşayan bir gence dair platonik aşkın yaşamını nasıl etkilediği bazı kişilere çok fazla değer yüklenilmemesi gerektiği anlatılmakta...
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İnkılap Kitabevi · 201731bin okunma
6/10
·311 syf.··
2025 201. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 20:50
Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem Araba Sevdası, yüzeyde Batı hayranlığıyla dalga geçen bir roman gibi görünse de, aslında çok daha derin bir boşluk ve kimlik meselesi anlatıyor. Bihruz Bey’in hikâyesi sadece gülünç değil; yer yer acı, yer yer düşündürücü. Çünkü onun düştüğü hâl, dönemin olduğu kadar bugünün de bir problemi. Bihruz Bey, Batılı görünmeye çalışan ama ne Batı’yı ne de kendi kültürünü gerçekten anlayabilmiş bir karakter. Fransızca kelimelerle konuşması, gösterişe olan düşkünlüğü ve sahte bir aşkın peşinden sürüklenişi başta komik geliyor. Ama roman ilerledikçe bu komiklik yerini bir boşluk hissine bırakıyor. Bihruz Bey’in en büyük problemi, kim olduğunu bilmemesi. Romanın dili zaman zaman ağır ve detaylı. Özellikle tasvirler ve uzun betimlemeler günümüz okuru için yorucu olabilir. Ama bu ayrıntılar, Bihruz Bey’in dünyasının ne kadar yapay ve süslü olduğunu daha iyi hissettiriyor. Yani metnin zorluğu, anlatılan karakterle örtüşüyor. Aşk meselesi de romanda oldukça ilginç bir yerde duruyor. Bihruz Bey’in Periveş Hanım’a duyduğu his, gerçek bir sevgiden çok hayal edilen bir imajın peşinden gitmek gibi. Bu da romanın en güçlü taraflarından biri. Sevilmek değil, “sever gibi görünmek” önemli. Araba Sevdası, bana insanın ait olmadığı bir kimliği taklit etmeye çalıştığında ne kadar savrulabileceğini düşündürdü. Gülümseten ama altında ciddi bir yalnızlık ve anlamsızlık barındıran bir roman. Dönem romanı olmasına rağmen bugün hâlâ tanıdık gelmesi de bence en çarpıcı yanı.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma
7/10
·311 syf.··
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 15:30
·
Merhaba arkadaşlar; Elimde bulunan Türk klasiklerinden olan araba sevdası kitabını okudum ve uzun bir süre bu tür eserlere ara verme kararı aldım. İçerik paylaşmadan eserin okunması gereken kitaplar arasında olduğunu söyleyebilirim. Nerelerden nerelere genişlediğini anlamak için okunması gerek. Kitapla Kalın
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma
Aradığım farklı bir deneyimi bulabildim birazcık doydum bu konsepte
8/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 04:59
Araba Sevdası 1898'de yazılması, yazım tekniği ve güzel tasvirleriyle, o dönemin istanbul'unu, toplum anlayışını hatta şehir yapısını insana işler, öğretir. Bu açıdan İstanbul ve Osmanlı Tarihi için önemlidir. Beklentilerin her şey olduğu, bireyin dünyayı kendi beklentilerine göre yorumladığını, inşa ettiğini çok hoş tasvirlerle anlatıyor. Bu açıdan Psikolojik öğreti taşımaktadır. Bunu 1898'da yapması göz önüne alındığında gerçekten önemi birkaç kat daha iyi fark edilebilir. Okuduğum baskısında fransızca ifadelerin karşılıklarının sayfa altında değil de, kitabın sonunda toplu olarak verilmiş olması okumayı biraz güçleştirdi. Alırken buna dikkat etmek lazım. Ana karakter olan Bihruz Bey'i günümüze uyarladığımızda, fabrikatör babalarının gölgesinde yaşayan mirasyedi gençleri Bihruz Bey'e benzetebiliriz. Çünkü kitaba göre Bihruz Bey, babasından kalanları tüketmekle meşgul, savurgan, kendi kimliği ile kavgalı ve batı hayranı bir karakter olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, Bihruz Bey'in araba sevdalısı olması da cabası... hatta ve hatta, sevdiği kıza değil de kızın bindiği arabaya aşık bir megaloman. Bizim mirasyedi gençleri hatırlayın, BMV direksiyonu ile İnstagram'da 'story' paylaşan, kafelerde 'kardeşim'le başlayan cümleler kuran gençler işte Bihruz Bey'e ne kadar da benziyor. Dahası, Plaza dilini konuşan beyaz yakalılar da bir yönüyle Bihruz Bey'e benzeyebilir. kurmuş olduğu Türkçe cümlelerin arasına hiç gereği yokken fransızca kelimeler serpiştiren Bihruz Bey, bizim 'toplantıyı set eden', 'dataları base eden' beyaz yakalılara ne kadar da çok benziyor, öyle değil mi? İşin aslı, bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Bihruz Bey'lerin halen varlığını sürdürüyor olmasına şaşırmamak gerekir. Her dönem birileri çalışır birileri yer, sanki bir doğa kanunu
İnceleme
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Kum Saati Yayınları · 201131bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:05
Araba Sevdası, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önemli bir romanıdır ve toplumsal eleştiri özelliği taşır. Romanın merkezinde, Batılılaşmayı sadece dış görünüş, giyim-kuşam ve lüks tüketimden ibaret. Romanın ana karakteri Bihruz Bey, modernleşme ve Batı taklitçiliği hayranlığı ile çevresindekilerden ayrılır. Zenginliği ve şehir yaşamına olan tutkusu ile dikkat çeken Bihruz Bey, aslında boş ve yüzeysel bir yaşam sürer. Hikaye, onun araba tutkusu ve Batı tarzı hayat merakı etrafında gelişir. Bihruz Bey’in yanlış anlamaları, sosyal çevresiyle uyumsuzluğu ve idealize ettiği yaşam biçimi, romanın temel çatışmasını oluşturur. Sonunda Bihruz’un aşk ve hayat anlayışı, toplumun gerçek değerleri ile çatışır ve bu da romanın eleştirel yönünü güçlendirir. Roman, bireysel gösteriş, Batı hayranlığı ve modernleşme çabalarının yanlış anlaşılmasını mizahi bir dille ele alır...
Alıntı
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma

Yazar Hakkında

Recaizade Mahmut EkremYazar · 21 kitap
Edebiyatımızın yenileşme ve gelişmesinde büyük emeği olan Recaizade Mahmut Ekrem, Mart 1847'de İstanbul'da doğdu. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğrenimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi. Edebi Hayatı Recaizade Mahmut Ekrem, tüm edebi hayatı boyunca gençlere edebiyatı öğretme gayreti içinde olmuştur. Edebiyatın yenileşmesi üzerinde yoğun çalışmaları olan sanatçı, Servetifünun edebiyatının da temellerini atmıştır. Bu edebiyatın kurucusu olan Tevfik Fikret, onun Galatasaray Lisesi'nden öğrencisidir. Şinasi ve Namık Kemal gibi birçok edebi türde eserler veren Recaizade Mahmut Ekrem, şiir için her güzel şey şiirin konusu olabilir görüşünü savunmuş ve şiirin konusunu genişletmiştir. O döneme kadar Divan şiir geleneğinin temel ilkelerinden biri olan 'göz için kafiye' anlayışını terk ederek 'kulak için kafiye' anlayışını benimsemiştir. Bu meseleden dolayı da dönemin eski edebiyat taraftarlarının lideri durumundaki Muallim Naci ile sert tartışmalara girmiştir. Divan şiiri biçimlerini kullanmış; ancak bu biçimlerde zaman zaman değişikliklere gitmiştir. Nesir yönü şiirlerine göre daha başarılı olan sanatçının özellikle eleştirileri önemlidir. Eski edebiyat taraftarlarına yaptığı eleştirilerle o dönemde yeni edebiyatın sesi olmuştur. Edebiyat bilgilerinin yer aldığı Talim-i Edebiyat ve edebiyatımızdaki ilk realist roman olan ve yanlış Batılılaşmayı eleştirdiği Araba Sevdası onun önemli düz yazı eserleridir.