Cep Boy

Araba Sevdası

Recaizade Mahmut Ekrem
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·311 syf.·
2021 158. kitabı
Türk Edebiyatının ilk realist eseri olan bu kitap; Bir amaca bağlı olmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.'' Tam da bu tabire uygun batı hayranı, bir o kadar da serseri ruhlu ama hayalperest ve saf Bihruz Bey in yalan ile gerçek arasında geçen heyecanlı ve ıstıraplı günlerini, mirasyedi, batılılaşmaya yönelmiş ama bunun farkında bile olmayan kendi özünden bihaber gösteriş meraklısı bir karakter olan Bihruz Beyi ve onun büyük aşkını anlatır, tabi bu gerçek bir aşksa. .. Kitapta öyle tasvirler vardır ki Bihruz Beyin aşkına dair..ama asıl olan kalbi değil, gözüyle görüp, bilinçsizce inandığı bir gösteriş oyunudur. Hakikati öğrendiğinde ki tepkisizliğide buna kanıttır. Bazı kısımlar fazlaca uzatıldığı için sıkabiliyor ama konu itibarı ile bakıldığında ders çıkarılacak bir kitap olduğunu düşünerek tavsiye ederim..acizane
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
Kendi penceremiz
7/10
·259 syf.··
2022 4. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2022 20:28
Bir insanın olayları kendi içinde ne kadar büyüttüğünü gördüm, ne kadar olaylara görmek istediğimiz pencereden baktığımızı... Aslında Bihruz Bey'e kitapta sık sık kızsam ya da gülsem aslında kendime olan duygularımın yansımasıydı bunlar, çünkü bizim kendimizden haberimizin olmadığı yanımızın şekil almış haliydi o. Sevdiğimiz şeyleri,görmek istediğimiz şekilde algılıyorduk. Bir olayı, bakışı, davranışı. Belki de çok sevdiğimiz bir insanın istemediğimiz bir durumda ya da duyum da alınca hayal kırıklığına uğramamız bu yüzdendir. Sterliçya
İnsan ve Duygular
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
Puan vermedi·259 syf.··
2024 23. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 12:50
Türk edebiyatının ilk realist romanı olan bu kitap yanlış batılılaşmayı anlatmaktadır. Ana karakterimiz Bihruz Bey, bir Paşa'nın oğludur. Babası ölünce büyük bir servet kalır. Tüm olayı arabasıyla dolaşıp kendini göstermek, şık giyinmek, türkçe cümleler içirisinde fransızca kelimeler kullanmak. Lüks bir araç içinde gördüğü Periveş Hanım'a aşık olur. Yalancılığı ile bilinen Keşfi Bey, Bihruz'a Periveş'in öldüğünü söyler. Bir gün dolaşırken Periveş'e rastlar. Bihruz Bey, kadının zannettiği gibi yüksek bir aileden gelmediğini anlar. Kitapta çok fazla fransızca kelimeler mevcuttu. Bu durum akıcılığı zorlaştırdı.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
Puan vermedi·259 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 10:38
Lise de okumamız söylemişse de ön yargılarım yüzünden sadece özetini okuduğum kitap. Meğer ne kadar da güzelmiş. 1 günde elimden bırakmadan bitirdim. Çok sürükleyici ve kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
7/10
·259 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 18:40
Kitabın net bir sonu yok . Fransızca dili çalışıyorsanız pekiştirmek için güzel bir kitap. Kitapta daha çok Bihruz Bey’in ( ana karakter) düşüncelerini içsel çatışmalarını okuyoruz.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
6/10
·259 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 12:00
Lütfen Dikkat!!! Bu inceleme bir sürpriz bozan içerir ona göre okumanızı öneriyorum. Özellikle lise yıllarında edebiyat derslerinde herkesin bir kere duyduğu Araba Sevdası romanını merakla okudum. Bu eser 1896 yılı eseri ve kendisi bir yergi niteliğindedir, ayrıca roman realizmin ilk örneğidir edebiyatımızda. Dönemsel olarak Osmanlı'da batı dünyasına ayak uydurulan ve oradan taklitlerle duruşumuzu ne tam oraya ait ne de tam buraya ait bir şekile sokamayarak arada kalınan bir yerdeyiz. Aslında eserin yergi sıfatını alması tam da buradan geliyor. Romanın baş karakteri Bihruz bey Fransızca öğrenmiş, lükse düşkün, özellikle pahalı marka arabalara sevdalı, giyim ve kuşama gereğinden fazla para harcayan ve görünüş aldatmacasına kapılan bir genç adam. Kendisi Çamlıca'daki gezilerinden birinde kendisi gibi itibarlı(!) sandığı Periveş Hanım'a tutulur - ki gerçekler öyle değildir- Yazar romanda ağırlıklı olarak Bihruz Bey'in hayata bakışını yansıtırken bu hayali diyebileceğimiz aşka da bakış açısını göstermekten geri kalmaz. Romanda mektuplar bile yazılırken içine samimiyet dışında birkaç şaşalı söz sıkıştırma gayreti içindeki Bihruz beyi sıklıkla Türkçeyi eleştirir ve beğenmezken buluruz. Kitapta sıklıkla kullandığı Fransızca cümleleri okumak sizi biraz bağlamdan kopartıyor - parantez ile Türkçeleri verilmiş olmasına rağmen- Derin bir mekan tasvirine rastlıyoruz. İstanbul'un mevkileri Çamlıca, Kadıköy, sahiller o dönemdeki güzergahlardan bir betimleme çiziyor yazar. Kitabı okurken aklıma birkaç kitap öncesi okuduğum İntibah geliyor. Tanzimat ve sonrası romanlarında buluşmanın, konuşmanın, aşkın ve nazenin sevgili düşüncelerinin başladığı önemli bir yer konumunda Çamlıca. İki roman bu manada ve yine hayatını çarçur etmeye hazırlanan gençlerin gerçek olmayacak, olamayacak
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Karbon Kitaplar · 201930,9bin okunma
6/10
·311 syf.··
2025 201. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 20:50
Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem Araba Sevdası, yüzeyde Batı hayranlığıyla dalga geçen bir roman gibi görünse de, aslında çok daha derin bir boşluk ve kimlik meselesi anlatıyor. Bihruz Bey’in hikâyesi sadece gülünç değil; yer yer acı, yer yer düşündürücü. Çünkü onun düştüğü hâl, dönemin olduğu kadar bugünün de bir problemi. Bihruz Bey, Batılı görünmeye çalışan ama ne Batı’yı ne de kendi kültürünü gerçekten anlayabilmiş bir karakter. Fransızca kelimelerle konuşması, gösterişe olan düşkünlüğü ve sahte bir aşkın peşinden sürüklenişi başta komik geliyor. Ama roman ilerledikçe bu komiklik yerini bir boşluk hissine bırakıyor. Bihruz Bey’in en büyük problemi, kim olduğunu bilmemesi. Romanın dili zaman zaman ağır ve detaylı. Özellikle tasvirler ve uzun betimlemeler günümüz okuru için yorucu olabilir. Ama bu ayrıntılar, Bihruz Bey’in dünyasının ne kadar yapay ve süslü olduğunu daha iyi hissettiriyor. Yani metnin zorluğu, anlatılan karakterle örtüşüyor. Aşk meselesi de romanda oldukça ilginç bir yerde duruyor. Bihruz Bey’in Periveş Hanım’a duyduğu his, gerçek bir sevgiden çok hayal edilen bir imajın peşinden gitmek gibi. Bu da romanın en güçlü taraflarından biri. Sevilmek değil, “sever gibi görünmek” önemli. Araba Sevdası, bana insanın ait olmadığı bir kimliği taklit etmeye çalıştığında ne kadar savrulabileceğini düşündürdü. Gülümseten ama altında ciddi bir yalnızlık ve anlamsızlık barındıran bir roman. Dönem romanı olmasına rağmen bugün hâlâ tanıdık gelmesi de bence en çarpıcı yanı.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
7/10
·311 syf.··
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 15:30
·
Merhaba arkadaşlar; Elimde bulunan Türk klasiklerinden olan araba sevdası kitabını okudum ve uzun bir süre bu tür eserlere ara verme kararı aldım. İçerik paylaşmadan eserin okunması gereken kitaplar arasında olduğunu söyleyebilirim. Nerelerden nerelere genişlediğini anlamak için okunması gerek. Kitapla Kalın
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
Aradığım farklı bir deneyimi bulabildim birazcık doydum bu konsepte
8/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 04:59
Araba Sevdası 1898'de yazılması, yazım tekniği ve güzel tasvirleriyle, o dönemin istanbul'unu, toplum anlayışını hatta şehir yapısını insana işler, öğretir. Bu açıdan İstanbul ve Osmanlı Tarihi için önemlidir. Beklentilerin her şey olduğu, bireyin dünyayı kendi beklentilerine göre yorumladığını, inşa ettiğini çok hoş tasvirlerle anlatıyor. Bu açıdan Psikolojik öğreti taşımaktadır. Bunu 1898'da yapması göz önüne alındığında gerçekten önemi birkaç kat daha iyi fark edilebilir. Okuduğum baskısında fransızca ifadelerin karşılıklarının sayfa altında değil de, kitabın sonunda toplu olarak verilmiş olması okumayı biraz güçleştirdi. Alırken buna dikkat etmek lazım. Ana karakter olan Bihruz Bey'i günümüze uyarladığımızda, fabrikatör babalarının gölgesinde yaşayan mirasyedi gençleri Bihruz Bey'e benzetebiliriz. Çünkü kitaba göre Bihruz Bey, babasından kalanları tüketmekle meşgul, savurgan, kendi kimliği ile kavgalı ve batı hayranı bir karakter olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, Bihruz Bey'in araba sevdalısı olması da cabası... hatta ve hatta, sevdiği kıza değil de kızın bindiği arabaya aşık bir megaloman. Bizim mirasyedi gençleri hatırlayın, BMV direksiyonu ile İnstagram'da 'story' paylaşan, kafelerde 'kardeşim'le başlayan cümleler kuran gençler işte Bihruz Bey'e ne kadar da benziyor. Dahası, Plaza dilini konuşan beyaz yakalılar da bir yönüyle Bihruz Bey'e benzeyebilir. kurmuş olduğu Türkçe cümlelerin arasına hiç gereği yokken fransızca kelimeler serpiştiren Bihruz Bey, bizim 'toplantıyı set eden', 'dataları base eden' beyaz yakalılara ne kadar da çok benziyor, öyle değil mi? İşin aslı, bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Bihruz Bey'lerin halen varlığını sürdürüyor olmasına şaşırmamak gerekir. Her dönem birileri çalışır birileri yer, sanki bir doğa kanunu
İnceleme
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Kum Saati Yayınları · 201130,9bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:05
Araba Sevdası, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önemli bir romanıdır ve toplumsal eleştiri özelliği taşır. Romanın merkezinde, Batılılaşmayı sadece dış görünüş, giyim-kuşam ve lüks tüketimden ibaret. Romanın ana karakteri Bihruz Bey, modernleşme ve Batı taklitçiliği hayranlığı ile çevresindekilerden ayrılır. Zenginliği ve şehir yaşamına olan tutkusu ile dikkat çeken Bihruz Bey, aslında boş ve yüzeysel bir yaşam sürer. Hikaye, onun araba tutkusu ve Batı tarzı hayat merakı etrafında gelişir. Bihruz Bey’in yanlış anlamaları, sosyal çevresiyle uyumsuzluğu ve idealize ettiği yaşam biçimi, romanın temel çatışmasını oluşturur. Sonunda Bihruz’un aşk ve hayat anlayışı, toplumun gerçek değerleri ile çatışır ve bu da romanın eleştirel yönünü güçlendirir. Roman, bireysel gösteriş, Batı hayranlığı ve modernleşme çabalarının yanlış anlaşılmasını mizahi bir dille ele alır...
Alıntı
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma

Yazar Hakkında

Recaizade Mahmut EkremYazar · 21 kitap
Edebiyatımızın yenileşme ve gelişmesinde büyük emeği olan Recaizade Mahmut Ekrem, Mart 1847'de İstanbul'da doğdu. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğrenimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi. Edebi Hayatı Recaizade Mahmut Ekrem, tüm edebi hayatı boyunca gençlere edebiyatı öğretme gayreti içinde olmuştur. Edebiyatın yenileşmesi üzerinde yoğun çalışmaları olan sanatçı, Servetifünun edebiyatının da temellerini atmıştır. Bu edebiyatın kurucusu olan Tevfik Fikret, onun Galatasaray Lisesi'nden öğrencisidir. Şinasi ve Namık Kemal gibi birçok edebi türde eserler veren Recaizade Mahmut Ekrem, şiir için her güzel şey şiirin konusu olabilir görüşünü savunmuş ve şiirin konusunu genişletmiştir. O döneme kadar Divan şiir geleneğinin temel ilkelerinden biri olan 'göz için kafiye' anlayışını terk ederek 'kulak için kafiye' anlayışını benimsemiştir. Bu meseleden dolayı da dönemin eski edebiyat taraftarlarının lideri durumundaki Muallim Naci ile sert tartışmalara girmiştir. Divan şiiri biçimlerini kullanmış; ancak bu biçimlerde zaman zaman değişikliklere gitmiştir. Nesir yönü şiirlerine göre daha başarılı olan sanatçının özellikle eleştirileri önemlidir. Eski edebiyat taraftarlarına yaptığı eleştirilerle o dönemde yeni edebiyatın sesi olmuştur. Edebiyat bilgilerinin yer aldığı Talim-i Edebiyat ve edebiyatımızdaki ilk realist roman olan ve yanlış Batılılaşmayı eleştirdiği Araba Sevdası onun önemli düz yazı eserleridir.