·
Okunma
·
Beğeni
·
3.193
Gösterim
Adı:
Arkadaş
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Arkadaş
Mihail
Arkadaş
Istrati, bu romanda en büyük dostunu nasıl tanıdığını, onu neden ve nasıl sevdiğini, Tuna kıyısında birlikte gecen serüvenlerini, o her zamanki sürükleyici, büyülü üslubuyla anlatıyor.
Dikkat spoiler içerebilir!
Bir arkadaş,dost ne kadar önemlidir? Bir anneyi,nişanlıyı,yurdunu,evini terk edecek kadar önemli midir? Ahh Adrien fedakar anneni bari terk etmeseydin! Ben de anneyim en çok bundan etkilendim :)
Yazarımız diyor ki "Bir sır içinde saklı kaldığı sürece ,senin kölendir.Ama onu başkasına söylediğin anda ,sen onun kölesi olursun."
Arkadaşlık üzerine uzun düşünceler ve duygulanımlar oluşturacak bir eser. Adrian'da bulduğum samimiyet, Mihail'de bulduğum olgunluk tadı unutulmayacak cinstendi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, çok içten bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.434 Oy)19.201 beğeni43.813 okunma3.063 alıntı184.805 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.628 Oy)8.905 beğeni28.991 okunma861 alıntı140.981 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.374 Oy)9.339 beğeni25.943 okunma1.865 alıntı120.073 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.793 Oy)13.522 beğeni34.855 okunma3.462 alıntı147.514 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.710 Oy)5.812 beğeni19.854 okunma845 alıntı102.304 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.077 Oy)6.424 beğeni16.985 okunma2.790 alıntı86.893 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.629 Oy)9.133 beğeni25.576 okunma1.600 alıntı128.415 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.516 Oy)8.114 beğeni23.017 okunma856 alıntı90.859 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.531 Oy)7.945 beğeni21.545 okunma4.059 alıntı130.752 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.037 Oy)5.450 beğeni17.501 okunma1.021 alıntı60.804 gösterim
Panait Istrati'nin en büyük eseri kabul edilir, Arkadaş. Bu benim için geçerli değil. Uşağı daha çok sevdim. Aynı şekilde Kira Kiralina'yı da Arkadaş'tan daha çok sevdim. Galiba bunun temel sebebi benim. Kitap okumaya çok fazla zaman ayırmam, okumak istemesem bile yine de devam etmem garipliklerim arasında. Açıkçası şu sıralar canım hiç kitap okumak istemiyor. Okumak için zorluyorum kendimi. Bu Panait Istrati'den kaynaklanan bir şey değil elbette. O yine harika yazmış eserini. Bu eserini okuyan kimsenin pişman olacağını da düşünmüyorum.

Istrati'nin diğer eserinde -Kira Kiralina- olduğu gibi bu eserde de baş karakter aynı ada sahip, Adrian. Hatta aynı karakterler denebilir. Garip bir teknik bu açıkçası. Yazarın neden böyle yaptığına anlam veremiyorum. Bazı karakterler de ortak, diğer eserleriyle. İç içe geçmiş durumda kısacası.

Istrati'nin kitaplarında Dostoyevski'den,Tolstoy'dan, Balzac'tan bahsetmesi çok hoşuma gidiyor. Kitap okuyan bir karakter olan Adrian, kendisine hayata bakış açıları uyum içinde olacak bir dost arıyor. Balzac'ı konuşabileceği, Dostoyevski'yi tartışabileceği bir dost. Buluyor da. Mihail adı. Leş gibi kıyafetler içerisinde gezen, ucuz tütün kullanan, 'bitli' Mihail. İnsanların deli gibi kaçtığı, aşağıladığı Mihail. Toplumun çoğunluğu iğrenç insanlardan oluştuğu için, böyle yargılar beni şaşırtmıyor. Tabii toplumun ne düşündüğü umurunda değil Mihail'in. Altı dil biliyor. Deli gibi kitap okuyor. Ve dilenci kılığıyla insanları umursamadan yaşıyor. Dış görünüş itibariyle ne zaman böyle insan görsem, şık elbiseyle dolaşan birinden Dostoyevski'yi okuma ihtimali daha yüksektir diye düşünürüm. Benim her zaman ilgimi çekmiştir Mihail'ler.

Bütün Istrati eserleri gibi bu eserde okunmalı...
Tek dostu kitapları olan,annesiyle yaşayan Adrien hayatını sevgi üzerine inşa eden bir insandır.
Mihail ise Adrien gibi kitap okumayı seven,altı dil bilen,fırında çalışan ama insanlara hep mesafeli olan birisidir.
Üzerindeki kıyafetler yırtık,pırtık hatta bitlidir.Ama Adrien onu fransızca bir kitabı okurken görür ve daha ilk anda kendisine yakın hissedip dostluğunu ister ve mihail'in peşine düşer fakat bu hiç de kolay olmayacaktır
Yazar'a ait okuduğum ikinci kitaptı ve ben yine #kirakiralina gibi bu eserini de keyifle okudum."DOST" kelimesi içi ancak bu kadar doldurularak ifade edilebilirdi
Bir kurgu yok kitapta ama diyaloglar çok özeldi.insan ve hayatla ilgili tespitler harikaydı.Çoğu cümlelerin üzerinde durup düşündüm.
Hani hep Aşk'a odaklandık,dostluklar dönemsel oldu ya.çok insan tanıdık,sevdik ama şimdi parmaklarmızın sayısını geçmiyor ya sayıları... Gittikçe yalnızlaşan ve birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan insanlar olduk ya... işte bu kitap "Sizin yaşadıklarınıza Dostluk denilemez" diyor ve dolu dolu hissettiyor bunu okuruna.
Günümüzde birbirlerine selam vermekten bile kaçınan bir toplumda dost bulmak bir ütopya.Bulan varsa dünyanın en zengini.Bulamayanlar roman okumaya devam edecek...
Bir "dostum"un önerisi ile üniversite kütüphanesinden siyah kapaklı çok eski basımını alıp okudum. O sayfaların çikolataya benzettiğim kokusuyla , o paylaşımları okumak fazla etkiledi beni... Kitap sevenlerin yıllar yıllar sonra zihninde canlanacak kitapların başında gelecektir eminim.
"Bir sır içinde saklı kaldığı sürece, senin kölendir.
Ama onu başkasına söylediğin anda , sen onun kölesi olursun."

Panait Istrati benim en sevdiğim yazarlardan biri.
Anlatım dilindeki sadelik ve tutku kendine has bir güzellikte.
Tutunamayanlar'ın Selim'i de onu çok severdi. Hatta o kadar çok severdi ki, yazarı eleştirenlere katlanmazdı, oturur ağlayacak derecede üzülürdü.
Bu kitabı da çok güzeldi. Harika bir dostluk hikayesiydi. Bu öyle bir hikaye ki, bir gün kahramanımız bir dükkanın içinde eski partallar giymiş bir adamın , çökmüş kitap okuduğunu fark eder. Tam merak edip ne okuduğunu görmek için eğildiğinde , adamın boynundan aşağı inen besili bir bit görür.
Önce ona acır ,onu tanımak ister fakat o yırtık partallar içindeki adamı tanıdıkça , kendine acımaya başlar...
Harika bir hikaye... Mevlana ve Şems misali...
Eserlerinin çoğunda dostluk teması üzerinde duruyor yazar. Ama bu romanının her şeyi dostluk. Adrien ile Mihail'in dostluğu. Keyifle, tadı yıllarca belleğinizde kalacak roman. Özelikle gençlere okutmak, tavsiye etmek önemli. Dostluğu, yaşam mücadelesini, kendi ayaklarının üzerinde durabilmeyi hissettirmek adına. ..
Bu kitap Panait Israti nin "Arkadaş" adlı kitabı ile aynı yayın evlerinin isimlerini vermeyeceğim. biri Mihail diğeri Arkadaş olarak yayımlamışlardır. o bakımdan yorum bu kadar olacak... Asıl olan yorum bu davranış ve yaklaşım tarzı hususunda olmalı...
" İnsan insanın kurdudur " ( Thomas Hobbes ) bir tarafta
" Bir insan bir insana elbette yeterdi " ( Sabahattin Ali ) diğer tarafta...
Yazar safını ikinci cümleden yana belirtmiş, diğer kitaplarında olduğu gibi içtenlikle yazılmış bir eser.
Kitapta iki farklı bireyin yolları kesişmeden önceki ruh tahlillerini dünyalarını ve yolları kesiştikten sonra birbirlerine olağanüstü bağlılıklarıyla beraber ki ruh tahlillerini ve dünyalarını, yazarın kaleminden dökülen cümlelerle anlatılmış.
İçinizde ki bam teline dokunacak bir kitap keyifli okumalar.
Kitabın siyah kapaklı, üzerinde 'Mihail' yazan 2004 yılı basımı mevcut elimde, bir tavsiyeden çok bir ısrar yüzünden okumuştum.

Edebiyat dersinde 'okuma' zamanındaydık, o vakitler kitap okumadığımdan ve umursamaz bir öğrenci olmam münasebetiyle yanımda bir kitap getirmemiştim, hoca yanıma kadar gelmiş, okumak için bir kitap getirip getirmediğimi sormuştu, 'hayır getirmedim' dedim ve bekle o zaman dedi, sınıftan çıktı gitti. 10 dakika kadar sonra döndüğünde elinde o siyah kapaklı kitap vardı, kitabı uzattı, 'bunu oku ve arkadaşını iyi seç' dedi.

Hatırlamıyorum, belki o an okumadım bile, sonrasında okumuştum, aslında hikayenin sıcaklığı ve etkisi halen özümde durur.

Hatırladığım tek şey bu kitabı bana edebiyat hocasının vermesi, kitabın samimi ve öğretici içeriğidir.

Kitabın ilk sayfasında el yazısı ile halen şöyle yazar;

"Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim"

10TA sınıfından Kudret Doğan'ın okul kütüphanesine armağınıdır.

T.Dili ve Edb. öğretmeni Cemal Nurkut Uğureli.

11.05.2006.
Adrien ve Mihail, iki genç. Aslında, yazarımızın vazgeçemediği kahramanları. Bir nevi kendi yaşamının Adrien üzerinden anlatımı.
Bu iki dostluğun kuruluşu ( bunun Mihail in ölümüne kadar tam sekiz yıl sürdüğünü belirtiyor Istrati ) , dünyaya bakış açıları , başka kitaplarda da konu edilen serüvenci maceraları.
Bu iki genç vazgeçtikleri maddi hayattan ziyade,kalplerinin, hayallerinin, kitaplarının dünyasında yaşamak istemektedirler. İşte bu dünyayı bize açan yazar, açtığı pencereden o kadar güzel bir dil ile,o kadar farklı bir yaklaşımla, muhteşem bir gözlemle insana: "ya...acaba mı?" dedirtecek farklı bir anlatım ile; Sevgiyi, dostluğu, sadakati, hırsızlığı,Tanrıyı, inancı,gururu, onuru ele alarak anlatıyor ki yıllarca zihninize kazınacak, yerleşecek sanıyorum.
Bu kitabın da diğer roman kahramanlarını da anmadan geçmiyor. Örneğin Kodin gibi...
Ben şöyle düşünüyorum Şayet elinizde okumak üzere yazarın hem AKDENİZ hem bu ARKADAŞ kitabı bulunuyor ise ve siz daha okumadı iseniz tavsiyem öncelikle Arkadaşı sonra Akdeniz'i okuyunuz.
Şayet daha okunmadı iseniz zaman kaybediyorsunuz sanırım.
Okuyun arkadaşlar....
Panait ISTRATI Romanya da dünyaya gelmiş. O,çok küçükken babasını kaybetmiş ve annesiyle birlikte zor şartlar altında yaşamaya çalışmış. Çalışma bahanesiyle pek çok Osmanlı kentini gezmiş .(İstanbul dahil)Kendi çabalarıyla Fransızca öğrenmiş ve eserleri bu dilde yazmış. "Balkanlar'ın Gorkisi" de denen yazarın bir çok eseri bulunuyor."Mihail" ya da başka çevirilerde "Arkadaş" Panait ISTRATI'nın beğenilen eserlerinden biri.
Mihail Balkanlarda,tuna nehri kıyılarında,annesiyle birlikte yaşayan Adrien'in ve "Mihail'in insan üstü dostluğunu anlatıyor. Adrien ,çok okuyan ve gezen,çeşitli işlerde çalışan, en son duvar boyamacılığı yapan 18 yaşında bir adam. Çevresi tarafından aylak ve işe yaramaz olarak algılanan Adrien'in ise tek ve en büyük derdi kendini anlayabilecek bir dost bulmak. (Hepimizin olduğu gibi ya da en azından benim.)
Beklediği,bulmaya çalıştığı dostu aslında hiç de beklemediği bir sırada ve beklemediği bir yerde,fırında bulur Adrien. Mihail şimdiye kadar tanıdıklarından farklıdır ve bunu daha onun gözlerine ilk baktığında anlar. Aradığını bulmuştur Adrien ve bundan sonra yapacağı tek şey Mihail'e layık bir dost olabilmektir. Mihail,Fransızca konuşur,ayrıca başka 6 dil daha bilmektedir,herkese mesafelidir Mihail ama tam da hayatın içinde,sanat,edebiyat,insan ve yaşam üzerine oldukça akılcı tespitleri vardır.
Adrien Mihail'e dost olabilir mi?
Peki dost,arkadaş ya da sadece tanıdık!

Dost sandıklarımızın arkadaş!
Arkadaş sandıklarımızın ise sadece tanıdık olduklarını anlamama yarayan,benim için faydalı bir eser oldu Mihail.
Ve gerçek dost kimdi?
Nerdeydi?
Ne zaman karşımıza çıkardı?

Dostunuza,arkadaşınıza, tanıdığınıza ya da tanıdığınızı sandığınız kişilere hediye edebileceğiniz bir kitap Mihail.
Ama birine mutlaka hediye edin.(Benim aklımda var bir-iki kişi)
"Bir sırrı içinde sakladıkça o senin kölendir. Bir başkasına söylediğin anda sen onun kölesi olursun."
- Dostlarınız var mı?
- Hayır. Yalnızca bazı tanıdıklarım var.
Benim anladığım şekilde bir dostluğa henüz
rastlamadım.
- Hâlâ tanıyamadınız mı beni ?
- Ne demek "hâlâ tanıyamadınız mı ?" sizi hiç tanımıyorum... Bir saatte tanınmaz ki insan."
"Yazık!" dedi Adrien,üzüntüyle başını öne eğerek.
"Bense,bir insanı sevebilmek için zamanın hiç önemi olmadığını sanardım"
-Evet ama,bir insanı sevebilmek için,ilkin onu tanımak gerekir.
-Hayır,tam tersi: Birini tanıyabilmek için,onu sevmeli.ilgimizi çeken insanlar bize kendilerini sevdirir,böylece açılır,onları tanımamıza izin verirler.
Bence,gönülleri birbirine yaklaştıran tek şey
Sevgidir..."
-Okuma nedir sizce?
-Bir zevk.
-İnsanın karnı açken de kitap okuyabileceğini söylemeyeceksinizdir bana!
-Evet, size bunu da söyleyeceğim.
Bir insanı tanıyabilmek için ilkin onu sevmek gerek. İlgilendiğimiz insanlar bize kendilerini sevdirirler, böylece onları tanımamıza imkan verirler. Bütün kalpleri açan ancak sevgidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arkadaş
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Arkadaş
Mihail
Arkadaş
Istrati, bu romanda en büyük dostunu nasıl tanıdığını, onu neden ve nasıl sevdiğini, Tuna kıyısında birlikte gecen serüvenlerini, o her zamanki sürükleyici, büyülü üslubuyla anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 183 okur

  • ercan kara
  • Ali Ufuk Özalp
  • kadir
  • Merve Babuna
  • Serqo
  • betulybk
  • Tuğba
  • Damla Madanoglu
  • Çöl Erguvanı
  • Berfe Çertmek

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.3 (1)
7
%2.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0