Adı:
Arkadaş
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mihail
Çeviri:
Tolga Güner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Annesinin ve mahallelinin, hayatta iyi bir yer edinmesi yönündeki baskılarına baş kaldıran; okumaya, gezmeye ve düşlerine tutkuyla bağlı olan genç Adrien, hiç tanımadığı yoksul bir adamın ruhunun güzelliğini görerek ona derin bir dostluk ile bağlanır. Oysa bir pastanede çırak olan Mihail, başkalarına muhtaç olmadan yaşamayı seçmiş olan ve dostluğuna ortak olmak isteyenlere kalbini hemen açmayı reddeden gizemli bir adamdır. Genç Adrien ise yaşamın büyüklüğüne ve her yönüyle dostlarıyla paylaşılması gerektiğine inanır. Pek çok eserinde arkadaşlık temasını işlemiş olan Panait Istrati bu başyapıtında, diğer birkaç romanının da başkahramanı olan genç Adrien Zografi ile Mihail'in dostluğunu, ideal sevginin bir simgesi olarak okuyucuya son derece doğal ve içten anlatımla sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
158 syf.
·9/10
"Çünkü o bir hiçle yetinen ebediyetten bir parçadır...."

Panait Istrati'nin adını ilk kez, Cüneyt Arkın'ın Radikal'de yayınlanan söyleşisinde duydum.Şöyle diyordu Cüneyt Arkın:"Eskişehir ortaokulunda hep pencere kenarında oturup uzak dağlara baktım. Eskişehir Lisesinde başka bir dünya bulmuştum. Kitaplar, kitaplar... Sait Faik, Orhan Veli, Panait Istrati. Ara sıra yazıyor, dergilere gönderiyor ve boyumdan büyük hayaller kuruyordum. " diyerek dikkatimi çekip okuyup başlamıştım. Anlamını yitirmişliğin, hiçliğin ortasında salınan bir kelime; arkadaş! Fedakarlığın, iyi niyetin, samimiyetin ortasında olması gerekirken, tüm çıkarların ve kaypaklığın kanına bulanmamış birkaç anlam; arkadaş kelimesi benim anlattıklarım günümüzde olanken kitaptaki olması gereken şekli. Ön yargılardan uzak, olduğu gibi kabul eden ve koşulsuz kabulün anlamını bulduğu bir şekli... Toplumun sınırlarına karşı bile dik durabilen bir dostluk ile birine bağlanmak...Hangi arkadaşımızı gerçekten tanıyoruz? Kaç arkadaşımızın geçmişini, yaşadıklarının ona olan etkisini, tam anlamıyla biliyoruz? Kayıpları, korkuları, sevinçleri neler? Onuruna, gururuna dokunmadan sevebiliyor muyuz? Bencilliklerimiz içinden sıyrılıp gerçek bir arkadaş olabiliyor muyuz? okuduktan sonra yukarıdaki sorular kafanızın içinde dönüp duracak ve hatta telefona sarılıp (gerçekten gerçekleri varsa ve ihmal etmişseniz) arkadaşlarınızı arayasınız gelecek ama en önemlisi şuna cevap bulmaya çalışın; " Hayatta hangisi olarak yaşıyorum? Adrien mi, Mihail mi? Ve buna değer mi?" :))
size çok şey katacağını düşündüğüm güzel kitap yolculuk esnasında okuyacağınız bir e-kitap olabilir diye düşünüyorum.keyifli okumalar dilerim ... #okudumbitti.

NOT: Cüneyt Arkın'ın ilgili söyleşisi aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.
http://www.radikal.com.tr/...cuneyt_arkin-1211158
184 syf.
Bazı insanlar vardır, bulundukları ortama ayak uyduramaz, yabancı kalır bir çok şeylerine..
Onların amaçları ve araçları kendisine komik ve anlamsız gelir. Belki de, kendi gayesi, o toplumun gayesinden çok yüksek ve anlamlıdır bilemeyiz.
Ancak bir arayış içinde olduğu muhakkaktır. Zira hiç kimse boş yere boşluğa düşmez. Kendi içinde kurduğu dünyanın sakinleri ile dış dünyada muhattab olduğu kişilerin hiç bir alakası olmadığında insan, çaresiz bir şekilde kendini o boşlukta buluverir.
Ve o boşluk en ağır yüktür belki de.

Evet, Andrien de böyle biridir, çevresinde başıboş gezen bı aylak bilinen ve pek sevilmeyen biridir.
Bakmayın siz aylak aylak gezdiğine onun, bir dost arar da arar farkında olmadan.
Arkadaş demiyorum bakın, DOST diyorum; hataları düzelttiren/düzelten, sebepsiz yere değer veren, samimi seven, ben gittim bu sefer sıra onda demeyip vefanin somut adresi olan, ne kadar ayrı kalsa da tekrar bı buluşmada, yaptıkları son muhabbetin küllerinden alevler yükselten, yanındayken güvende hissettiren ve sevgisinden şüphe ettirmeyen kişidir.
Aynı dilden aynı soydan olan kişidir..
Aynı soydan diyorsam, aynı ırktan değil kastim.
Soydaş demek, aynı şeyleri sevmek demektir masumca..
Andrien'in farkında olmadan aradığı böyle biri var mıydı? Vardı. MİHAİL..

Mihail, pasmal, saçları bitli, belli olan düzene başkaldıran, son derece bilgi sahibi ve bunun yanında altı dil bilen ve ortamına aykırı olan biridir.
Bir fırında çalıyordur. Bir gün Fransız bir eseri okuduğu sırada Andrien'in göz izleri kalır üstünde. Ona hayranlıkla bakar durur ve sanırım ilk görüşte dostluk başlamıştır artık Andrien için. Başlar artık peşinden koşmaya MİHAİL'in kaçan kovalanircasina...
İlk başlarda Andrien'in samimiyetinden şüphe duysa da Mihail, sonrasında inanır o yüce muhabbete.


Hz Ali nin dediği gibi, "Gönül kendine benzeyen gönüle akar"
Bu cümlenin simgesel halidir Andrien ve MİHAİL'in dostluğu, alışılması, guvenilmesi için zaman istemez.
Zaten kendi oluşur o bağda ve ömürlüktür artık.

Yavaş yavaş ilerleyip bitmesin dediğim muhteşem bir yolculuktu benim için, bu kitabı okumak.
Sorular sordum kendime, örneğin;
Ben de bir Andrien olsam karşıma bir Mihail çıkar mı?
Yada bir Mihail olma yoluna girsem cesaret eder miyim buna?
Ahh Panait Istrati ! Nasıl bir dünyan var senin?
Eserinle sorunlara bogdun beni (:

Hadi hikaye ile pekissin diye bu dizeler de burda dursun:

"Dostluk zindanda belli olur.
Dost görünür düşmanların sofra başında.
Bolluk içinde sürerken safâsını
Sayma dost dostluktan dem vuranı.
Dost derim ona ki çekerken sıkıntıyı ben,
Gelir tutar elimden perişanken ben.
Dost kazanmak için şunu tavsiye eder:
Kazanmak için dostların gönlünü,
Sat gitsin babanın bağını.
Yoksa odunun dosta yemek pişirecek,
Yak ev eşyanı, işte ocak. "



"Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın"


Keyifli okumalar
160 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerebilir!
Bir arkadaş,dost ne kadar önemlidir? Bir anneyi,nişanlıyı,yurdunu,evini terk edecek kadar önemli midir? Ahh Adrien fedakar anneni bari terk etmeseydin! Ben de anneyim en çok bundan etkilendim :)
Yazarımız diyor ki "Bir sır içinde saklı kaldığı sürece ,senin kölendir.Ama onu başkasına söylediğin anda ,sen onun kölesi olursun."
160 syf.
Arkadaşlık üzerine uzun düşünceler ve duygulanımlar oluşturacak bir eser. Adrian'da bulduğum samimiyet, Mihail'de bulduğum olgunluk tadı unutulmayacak cinstendi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, çok içten bir kitap.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Panait İstrati' nin güzel kaleminden ince bir roman. Başkarakter Adrian dünyanın farklı yerlerine gitme hayalleri olan edebiyat kitapları okumayı seven yoksul bir gençtir. Birkaç kez uzaklara gitmiş maceralar yaşamıştır ama her seferinde beş parasız ve yorgun bicimde İbrail şehrine geri dönmek zorunda kalmıştır. Annesi sevgilisi ve tanıdıkları onu çalışıp para kazanması konusunda baskilamaktadirlar. Bu durumda bir pastanede çalışmaya mecbur olur. Ama kendisi gibi kitapları seven arkadaşlar tanıdıktan sonra hayatının anlamını bulacaktır. Fazlaca olay örgüsü olmayan sakin bir roman..
180 syf.
Tek dostu kitapları olan,annesiyle yaşayan Adrien hayatını sevgi üzerine inşa eden bir insandır.
Mihail ise Adrien gibi kitap okumayı seven,altı dil bilen,fırında çalışan ama insanlara hep mesafeli olan birisidir.
Üzerindeki kıyafetler yırtık,pırtık hatta bitlidir.Ama Adrien onu fransızca bir kitabı okurken görür ve daha ilk anda kendisine yakın hissedip dostluğunu ister ve mihail'in peşine düşer fakat bu hiç de kolay olmayacaktır
Yazar'a ait okuduğum ikinci kitaptı ve ben yine #kirakiralina gibi bu eserini de keyifle okudum."DOST" kelimesi içi ancak bu kadar doldurularak ifade edilebilirdi
Bir kurgu yok kitapta ama diyaloglar çok özeldi.insan ve hayatla ilgili tespitler harikaydı.Çoğu cümlelerin üzerinde durup düşündüm.
Hani hep Aşk'a odaklandık,dostluklar dönemsel oldu ya.çok insan tanıdık,sevdik ama şimdi parmaklarmızın sayısını geçmiyor ya sayıları... Gittikçe yalnızlaşan ve birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan insanlar olduk ya... işte bu kitap "Sizin yaşadıklarınıza Dostluk denilemez" diyor ve dolu dolu hissettiyor bunu okuruna.
Günümüzde birbirlerine selam vermekten bile kaçınan bir toplumda dost bulmak bir ütopya.Bulan varsa dünyanın en zengini.Bulamayanlar roman okumaya devam edecek...
160 syf.
"Bir sır içinde saklı kaldığı sürece, senin kölendir.
Ama onu başkasına söylediğin anda , sen onun kölesi olursun."

Panait Istrati benim en sevdiğim yazarlardan biri.
Anlatım dilindeki sadelik ve tutku kendine has bir güzellikte.
Tutunamayanlar'ın Selim'i de onu çok severdi. Hatta o kadar çok severdi ki, yazarı eleştirenlere katlanmazdı, oturur ağlayacak derecede üzülürdü.
Bu kitabı da çok güzeldi. Harika bir dostluk hikayesiydi. Bu öyle bir hikaye ki, bir gün kahramanımız bir dükkanın içinde eski partallar giymiş bir adamın , çökmüş kitap okuduğunu fark eder. Tam merak edip ne okuduğunu görmek için eğildiğinde , adamın boynundan aşağı inen besili bir bit görür.
Önce ona acır ,onu tanımak ister fakat o yırtık partallar içindeki adamı tanıdıkça , kendine acımaya başlar...
Harika bir hikaye... Mevlana ve Şems misali...
158 syf.
·13 günde·9/10
Dikkat spoiler içerir!
Bu kitabın adı her ne kadar arkadaş da olsa anlattığı şey tamamen dostluk. Dost seçme kriteriniz nedir diye sorsam çoğunuz dışından aynı şeyleri söyler fakat içten içe herkesin bir farklı kriteri vardır ki bu yüzden herkes herkesle dost olamaz. Bu kriter kimileri için maddi şeyler kimileri için manevi şeyler olsa da temelde hepimizin istediği şey aynıdır. Aynı dili konuşabilmek fakat burda demek istediğim aynı lisanı bilmek değil kesinlikle aranızdaki o sözsüz iletişim. Bu kitapta da Adrian ve Mihail’in dostluğunu göreceksiniz belki bazılarınıza garip gelecek çünkü Adrian Mihail’i görür görmez iyi dost olacaklarını biliyor ve gayret ediyor. Ben nacizane halimle Adrian’ı anladığımı düşünüyorum çünkü artık düşünen, sorgulayan, insanları dış görünüşleriyle yargılamayan, kendini geliştirmek isteyen ama bunu insanların gözüne sokmayan insanlar o kadar az ki. Öyle birini bulunca çevrenizde olsun uzaklaşmasın istiyorsunuz. Bu kitapta olan tam da böyle bir şey.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Bir "dostum"un önerisi ile üniversite kütüphanesinden siyah kapaklı çok eski basımını alıp okudum. O sayfaların çikolataya benzettiğim kokusuyla , o paylaşımları okumak fazla etkiledi beni... Kitap sevenlerin yıllar yıllar sonra zihninde canlanacak kitapların başında gelecektir eminim.
Arkadaşınızın sigarasıyla biraz fazla meşgul olduğunu; nefes almak için başını sık sık öbür yanına çevirdiğini, veya sanki yol bir sürü engellerle doluymuş. gibi hep yere baktığını hissettiğiniz zaman, size kalbini açmasını istiyorsanız rahat bırakın onu!
- Dostlarınız var mı?
- Hayır. Yalnızca bazı tanıdıklarım var.
Benim anladığım şekilde bir dostluğa henüz
rastlamadım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arkadaş
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mihail
Çeviri:
Tolga Güner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Annesinin ve mahallelinin, hayatta iyi bir yer edinmesi yönündeki baskılarına baş kaldıran; okumaya, gezmeye ve düşlerine tutkuyla bağlı olan genç Adrien, hiç tanımadığı yoksul bir adamın ruhunun güzelliğini görerek ona derin bir dostluk ile bağlanır. Oysa bir pastanede çırak olan Mihail, başkalarına muhtaç olmadan yaşamayı seçmiş olan ve dostluğuna ortak olmak isteyenlere kalbini hemen açmayı reddeden gizemli bir adamdır. Genç Adrien ise yaşamın büyüklüğüne ve her yönüyle dostlarıyla paylaşılması gerektiğine inanır. Pek çok eserinde arkadaşlık temasını işlemiş olan Panait Istrati bu başyapıtında, diğer birkaç romanının da başkahramanı olan genç Adrien Zografi ile Mihail'in dostluğunu, ideal sevginin bir simgesi olarak okuyucuya son derece doğal ve içten anlatımla sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 522 okur

  • Selim Özben
  • Erim Koçyiğit
  • Laptus'
  • savas
  • Görkem
  • Burak Tolga Tınmaz
  • Mehmet Toyran
  • Zeynep K.
  • Çağatay Yavuz
  • Birgün A.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.3
25-34 Yaş
%34.5
35-44 Yaş
%41.4
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.3 (19)
9
%10.3 (19)
8
%12.5 (23)
7
%5.4 (10)
6
%0.5 (1)
5
%1.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.5 (1)