Arkadaş

8,2/10  (38 Oy) · 
84 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.579 gösterim
Annesinin ve mahallelinin, hayatta iyi bir yer edinmesi yönündeki baskılarına baş kaldıran; okumaya, gezmeye ve düşlerine tutkuyla bağlı olan genç Adrien, hiç tanımadığı yoksul bir adamın ruhunun güzelliğini görerek ona derin bir dostluk ile bağlanır. Oysa bir pastanede çırak olan Mihail, başkalarına muhtaç olmadan yaşamayı seçmiş olan ve dostluğuna ortak olmak isteyenlere kalbini hemen açmayı reddeden gizemli bir adamdır. Genç Adrien ise yaşamın büyüklüğüne ve her yönüyle dostlarıyla paylaşılması gerektiğine inanır. Pek çok eserinde arkadaşlık temasını işlemiş olan Panait Istrati bu başyapıtında, diğer birkaç romanının da başkahramanı olan genç Adrien Zografi ile Mihail'in dostluğunu, ideal sevginin bir simgesi olarak okuyucuya son derece doğal ve içten anlatımla sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9786055752682
  • Orijinal Adı:
    Mihail
  • Çeviri:
    Tolga Güner
  • Yayınevi:
    Mitra Yayınları
  • Kitabın Türü:

Arkadaşlık üzerine uzun düşünceler ve duygulanımlar oluşturacak bir eser. Adrian'da bulduğum samimiyet, Mihail'de bulduğum olgunluk tadı unutulmayacak cinstendi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, çok içten bir kitap.

Pavel Fyodoroviç Smerdyakov 
 11 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Panait Istrati'nin en büyük eseri kabul edilir, Arkadaş. Bu benim için geçerli değil. Uşağı daha çok sevdim. Aynı şekilde Kira Kiralina'yı da Arkadaş'tan daha çok sevdim. Galiba bunun temel sebebi benim. Kitap okumaya çok fazla zaman ayırmam, okumak istemesem bile yine de devam etmem garipliklerim arasında. Açıkçası şu sıralar canım hiç kitap okumak istemiyor. Okumak için zorluyorum kendimi. Bu Panait Istrati'den kaynaklanan bir şey değil elbette. O yine harika yazmış eserini. Bu eserini okuyan kimsenin pişman olacağını da düşünmüyorum.

Istrati'nin diğer eserinde -Kira Kiralina- olduğu gibi bu eserde de baş karakter aynı ada sahip, Adrian. Hatta aynı karakterler denebilir. Garip bir teknik bu açıkçası. Yazarın neden böyle yaptığına anlam veremiyorum. Bazı karakterler de ortak, diğer eserleriyle. İç içe geçmiş durumda kısacası.

Istrati'nin kitaplarında Dostoyevski'den,Tolstoy'dan, Balzac'tan bahsetmesi çok hoşuma gidiyor. Kitap okuyan bir karakter olan Adrian, kendisine hayata bakış açıları uyum içinde olacak bir dost arıyor. Balzac'ı konuşabileceği, Dostoyevski'yi tartışabileceği bir dost. Buluyor da. Mihail adı. Leş gibi kıyafetler içerisinde gezen, ucuz tütün kullanan, 'bitli' Mihail. İnsanların deli gibi kaçtığı, aşağıladığı Mihail. Toplumun çoğunluğu iğrenç insanlardan oluştuğu için, böyle yargılar beni şaşırtmıyor. Tabii toplumun ne düşündüğü umurunda değil Mihail'in. Altı dil biliyor. Deli gibi kitap okuyor. Ve dilenci kılığıyla insanları umursamadan yaşıyor. Dış görünüş itibariyle ne zaman böyle insan görsem, şık elbiseyle dolaşan birinden Dostoyevski'yi okuma ihtimali daha yüksektir diye düşünürüm. Benim her zaman ilgimi çekmiştir Mihail'ler.

Bütün Istrati eserleri gibi bu eserde okunmalı...

Yağmur Koçak 
18 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir "dostum"un önerisi ile üniversite kütüphanesinden siyah kapaklı çok eski basımını alıp okudum. O sayfaların çikolataya benzettiğim kokusuyla , o paylaşımları okumak fazla etkiledi beni... Kitap sevenlerin yıllar yıllar sonra zihninde canlanacak kitapların başında gelecektir eminim.

Birsen Erol 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Eserlerinin çoğunda dostluk teması üzerinde duruyor yazar. Ama bu romanının her şeyi dostluk. Adrien ile Mihail'in dostluğu. Keyifle, tadı yıllarca belleğinizde kalacak roman. Özelikle gençlere okutmak, tavsiye etmek önemli. Dostluğu, yaşam mücadelesini, kendi ayaklarının üzerinde durabilmeyi hissettirmek adına. ..

"Bir sır içinde saklı kaldığı sürece, senin kölendir.
Ama onu başkasına söylediğin anda , sen onun kölesi olursun."

Panait Istrati benim en sevdiğim yazarlardan biri.
Anlatım dilindeki sadelik ve tutku kendine has bir güzellikte.
Tutunamayanlar'ın Selim'i de onu çok severdi. Hatta o kadar çok severdi ki, yazarı eleştirenlere katlanmazdı, oturur ağlayacak derecede üzülürdü.
Bu kitabı da çok güzeldi. Harika bir dostluk hikayesiydi. Bu öyle bir hikaye ki, bir gün kahramanımız bir dükkanın içinde eski partallar giymiş bir adamın , çökmüş kitap okuduğunu fark eder. Tam merak edip ne okuduğunu görmek için eğildiğinde , adamın boynundan aşağı inen besili bir bit görür.
Önce ona acır ,onu tanımak ister fakat o yırtık partallar içindeki adamı tanıdıkça , kendine acımaya başlar...
Harika bir hikaye... Mevlana ve Şems misali...

Celal Uslu 
11 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

" İnsan insanın kurdudur " ( Thomas Hobbes ) bir tarafta
" Bir insan bir insana elbette yeterdi " ( Sabahattin Ali ) diğer tarafta...
Yazar safını ikinci cümleden yana belirtmiş, diğer kitaplarında olduğu gibi içtenlikle yazılmış bir eser.
Kitapta iki farklı bireyin yolları kesişmeden önceki ruh tahlillerini dünyalarını ve yolları kesiştikten sonra birbirlerine olağanüstü bağlılıklarıyla beraber ki ruh tahlillerini ve dünyalarını, yazarın kaleminden dökülen cümlelerle anlatılmış.
İçinizde ki bam teline dokunacak bir kitap keyifli okumalar.

Halil Yavuz KAYA 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Adrien ve Mihail, iki genç. Aslında, yazarımızın vazgeçemediği kahramanları. Bir nevi kendi yaşamının Adrien üzerinden anlatımı.
Bu iki dostluğun kuruluşu ( bunun Mihail in ölümüne kadar tam sekiz yıl sürdüğünü belirtiyor Istrati ) , dünyaya bakış açıları , başka kitaplarda da konu edilen serüvenci maceraları.
Bu iki genç vazgeçtikleri maddi hayattan ziyade,kalplerinin, hayallerinin, kitaplarının dünyasında yaşamak istemektedirler. İşte bu dünyayı bize açan yazar, açtığı pencereden o kadar güzel bir dil ile,o kadar farklı bir yaklaşımla, muhteşem bir gözlemle insana: "ya...acaba mı?" dedirtecek farklı bir anlatım ile; Sevgiyi, dostluğu, sadakati, hırsızlığı,Tanrıyı, inancı,gururu, onuru ele alarak anlatıyor ki yıllarca zihninize kazınacak, yerleşecek sanıyorum.
Bu kitabın da diğer roman kahramanlarını da anmadan geçmiyor. Örneğin Kodin gibi...
Ben şöyle düşünüyorum Şayet elinizde okumak üzere yazarın hem AKDENİZ hem bu ARKADAŞ kitabı bulunuyor ise ve siz daha okumadı iseniz tavsiyem öncelikle Arkadaşı sonra Akdeniz'i okuyunuz.
Şayet daha okunmadı iseniz zaman kaybediyorsunuz sanırım.
Okuyun arkadaşlar....

Kitabın siyah kapaklı, üzerinde 'Mihail' yazan 2004 yılı basımı mevcut elimde, bir tavsiyeden çok bir ısrar yüzünden okumuştum.

Edebiyat dersinde 'okuma' zamanındaydık, o vakitler kitap okumadığımdan ve umursamaz bir öğrenci olmam münasebetiyle yanımda bir kitap getirmemiştim, hoca yanıma kadar gelmiş, okumak için bir kitap getirip getirmediğimi sormuştu, 'hayır getirmedim' dedim ve bekle o zaman dedi, sınıftan çıktı gitti. 10 dakika kadar sonra döndüğünde elinde o siyah kapaklı kitap vardı, kitabı uzattı, 'bunu oku ve arkadaşını iyi seç' dedi.

Hatırlamıyorum, belki o an okumadım bile, sonrasında okumuştum, aslında hikayenin sıcaklığı ve etkisi halen özümde durur.

Hatırladığım tek şey bu kitabı bana edebiyat hocasının vermesi, kitabın samimi ve öğretici içeriğidir.

Kitabın ilk sayfasında el yazısı ile halen şöyle yazar;

"Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim"

10TA sınıfından Kudret Doğan'ın okul kütüphanesine armağınıdır.

T.Dili ve Edb. öğretmeni Cemal Nurkut Uğureli.

11.05.2006.

Behçet 
01 May 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gunumuzde ici bosaltilan "dostluk" kavraminin ne kadar onem ve deger tasidigini ve kolay kolay bulunamayacagini hatirlatan bir kitap.. ozellikle Mihail karakterinden hayat dersleri sayilabilecek degerleri ogrenmek ayrica guzeldi.. mutlaka okuyun

Lütfiye SOYLU 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Şöyle güzel bir roman okusam..Tam da bunun içindir..Bazı cümleleri ,bazı sahneleri durup durup canlanır gözünüzün önünde yıllar geçse de...İnsan, Tuna Nehri'ni bir görsem diyor illa ki Panait İstrati'yi her okuduğunda.

Kitaptan 105 Alıntı

"Bir sırrı içinde sakladıkça o senin kölendir. Bir başkasına söylediğin anda sen onun kölesi olursun."

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 157)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 157)

- Dostlarınız var mı?
- Hayır. Yalnızca bazı tanıdıklarım var.
Benim anladığım şekilde bir dostluğa henüz
rastlamadım.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 63)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 63)

Bir insanı tanıyabilmek için ilkin onu sevmek gerek. İlgilendiğimiz insanlar bize kendilerini sevdirirler, böylece onları tanımamıza imkan verirler. Bütün kalpleri açan ancak sevgidir.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 31)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 31)

-Okuma nedir sizce?
-Bir zevk.
-İnsanın karnı açken de kitap okuyabileceğini söylemeyeceksinizdir bana!
-Evet, size bunu da söyleyeceğim.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 120)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 120)

Ona göre, sağa sola dirsek vurarak «hayatta güzel bir mevki edinmek» adi, bayağı, adeta saçma bir fikir, herkesi meşgul ettiği halde onun umrunda bile olmayan anlamsız bir uğraşı idi!

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 10)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 10)

Dilsiz olan, öğrenilmeyen acıda büyük bir hazine saklıdır: Huzur. Öldüren hayata karşı insanın elde edebileceği en büyük zafer bu huzura erişmektir.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 121)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 121)

Tahmin etmek doğru değildir, insan gerçeğe ya erişemez ya da büsbütün ötesine geçer.. Mesele olanı görebilmekte.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 63)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 63)

İnsan tabiatı o kadar gariptir ki, söylemek istemediğiniz şeyi merak ve dikkatle bekleyen biri dinlemek istemediğiniz şeyleri durmadan söyleyen bir geveze kadar sıkıcıdır.

Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 148)Arkadaş, Panait Istrati (Sayfa 148)