Adı:
Arkadaş
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mihail
Çeviri:
Tolga Güner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Annesinin ve mahallelinin, hayatta iyi bir yer edinmesi yönündeki baskılarına baş kaldıran; okumaya, gezmeye ve düşlerine tutkuyla bağlı olan genç Adrien, hiç tanımadığı yoksul bir adamın ruhunun güzelliğini görerek ona derin bir dostluk ile bağlanır. Oysa bir pastanede çırak olan Mihail, başkalarına muhtaç olmadan yaşamayı seçmiş olan ve dostluğuna ortak olmak isteyenlere kalbini hemen açmayı reddeden gizemli bir adamdır. Genç Adrien ise yaşamın büyüklüğüne ve her yönüyle dostlarıyla paylaşılması gerektiğine inanır. Pek çok eserinde arkadaşlık temasını işlemiş olan Panait Istrati bu başyapıtında, diğer birkaç romanının da başkahramanı olan genç Adrien Zografi ile Mihail'in dostluğunu, ideal sevginin bir simgesi olarak okuyucuya son derece doğal ve içten anlatımla sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerebilir!
Bir arkadaş,dost ne kadar önemlidir? Bir anneyi,nişanlıyı,yurdunu,evini terk edecek kadar önemli midir? Ahh Adrien fedakar anneni bari terk etmeseydin! Ben de anneyim en çok bundan etkilendim :)
Yazarımız diyor ki "Bir sır içinde saklı kaldığı sürece ,senin kölendir.Ama onu başkasına söylediğin anda ,sen onun kölesi olursun."
160 syf.
Arkadaşlık üzerine uzun düşünceler ve duygulanımlar oluşturacak bir eser. Adrian'da bulduğum samimiyet, Mihail'de bulduğum olgunluk tadı unutulmayacak cinstendi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, çok içten bir kitap.
180 syf.
Tek dostu kitapları olan,annesiyle yaşayan Adrien hayatını sevgi üzerine inşa eden bir insandır.
Mihail ise Adrien gibi kitap okumayı seven,altı dil bilen,fırında çalışan ama insanlara hep mesafeli olan birisidir.
Üzerindeki kıyafetler yırtık,pırtık hatta bitlidir.Ama Adrien onu fransızca bir kitabı okurken görür ve daha ilk anda kendisine yakın hissedip dostluğunu ister ve mihail'in peşine düşer fakat bu hiç de kolay olmayacaktır
Yazar'a ait okuduğum ikinci kitaptı ve ben yine #kirakiralina gibi bu eserini de keyifle okudum."DOST" kelimesi içi ancak bu kadar doldurularak ifade edilebilirdi
Bir kurgu yok kitapta ama diyaloglar çok özeldi.insan ve hayatla ilgili tespitler harikaydı.Çoğu cümlelerin üzerinde durup düşündüm.
Hani hep Aşk'a odaklandık,dostluklar dönemsel oldu ya.çok insan tanıdık,sevdik ama şimdi parmaklarmızın sayısını geçmiyor ya sayıları... Gittikçe yalnızlaşan ve birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan insanlar olduk ya... işte bu kitap "Sizin yaşadıklarınıza Dostluk denilemez" diyor ve dolu dolu hissettiyor bunu okuruna.
Günümüzde birbirlerine selam vermekten bile kaçınan bir toplumda dost bulmak bir ütopya.Bulan varsa dünyanın en zengini.Bulamayanlar roman okumaya devam edecek...
160 syf.
"Bir sır içinde saklı kaldığı sürece, senin kölendir.
Ama onu başkasına söylediğin anda , sen onun kölesi olursun."

Panait Istrati benim en sevdiğim yazarlardan biri.
Anlatım dilindeki sadelik ve tutku kendine has bir güzellikte.
Tutunamayanlar'ın Selim'i de onu çok severdi. Hatta o kadar çok severdi ki, yazarı eleştirenlere katlanmazdı, oturur ağlayacak derecede üzülürdü.
Bu kitabı da çok güzeldi. Harika bir dostluk hikayesiydi. Bu öyle bir hikaye ki, bir gün kahramanımız bir dükkanın içinde eski partallar giymiş bir adamın , çökmüş kitap okuduğunu fark eder. Tam merak edip ne okuduğunu görmek için eğildiğinde , adamın boynundan aşağı inen besili bir bit görür.
Önce ona acır ,onu tanımak ister fakat o yırtık partallar içindeki adamı tanıdıkça , kendine acımaya başlar...
Harika bir hikaye... Mevlana ve Şems misali...
160 syf.
·Beğendi·10/10
Bir "dostum"un önerisi ile üniversite kütüphanesinden siyah kapaklı çok eski basımını alıp okudum. O sayfaların çikolataya benzettiğim kokusuyla , o paylaşımları okumak fazla etkiledi beni... Kitap sevenlerin yıllar yıllar sonra zihninde canlanacak kitapların başında gelecektir eminim.
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Eserlerinin çoğunda dostluk teması üzerinde duruyor yazar. Ama bu romanının her şeyi dostluk. Adrien ile Mihail'in dostluğu. Keyifle, tadı yıllarca belleğinizde kalacak roman. Özelikle gençlere okutmak, tavsiye etmek önemli. Dostluğu, yaşam mücadelesini, kendi ayaklarının üzerinde durabilmeyi hissettirmek adına. ..
158 syf.
·13 günde·9/10
Dikkat spoiler içerir!
Bu kitabın adı her ne kadar arkadaş da olsa anlattığı şey tamamen dostluk. Dost seçme kriteriniz nedir diye sorsam çoğunuz dışından aynı şeyleri söyler fakat içten içe herkesin bir farklı kriteri vardır ki bu yüzden herkes herkesle dost olamaz. Bu kriter kimileri için maddi şeyler kimileri için manevi şeyler olsa da temelde hepimizin istediği şey aynıdır. Aynı dili konuşabilmek fakat burda demek istediğim aynı lisanı bilmek değil kesinlikle aranızdaki o sözsüz iletişim. Bu kitapta da Adrian ve Mihail’in dostluğunu göreceksiniz belki bazılarınıza garip gelecek çünkü Adrian Mihail’i görür görmez iyi dost olacaklarını biliyor ve gayret ediyor. Ben nacizane halimle Adrian’ı anladığımı düşünüyorum çünkü artık düşünen, sorgulayan, insanları dış görünüşleriyle yargılamayan, kendini geliştirmek isteyen ama bunu insanların gözüne sokmayan insanlar o kadar az ki. Öyle birini bulunca çevrenizde olsun uzaklaşmasın istiyorsunuz. Bu kitapta olan tam da böyle bir şey.
180 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap Panait Israti nin "Arkadaş" adlı kitabı ile aynı yayın evlerinin isimlerini vermeyeceğim. biri Mihail diğeri Arkadaş olarak yayımlamışlardır. o bakımdan yorum bu kadar olacak... Asıl olan yorum bu davranış ve yaklaşım tarzı hususunda olmalı...
160 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Panait Istrati'nin önceki kitaplarını okumamıştım fakat anladığım kadarıyla bu kitapta, önceki kitapların kahramanlarından Mihail'in hikayesi anlatılıyor. Istrati bu kitapta Mihail ile tanışmasını ve dostluk süreçlerini anlatıyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde bu iki dosta bir de Petro adlı yeni bir üye ekleniyor. Bu üç dostun konuşmaları aracılığı ile Istrati, fikirlerini dile getiriyor. En çok üstünde durulan düşünceler ise: Dostluk, para ve mevkinin değersizliği ve toplum baskısının lüzumsuzluğudur. Bu düşünceler çok iyi bir şekilde yorumlandığı için kitap da oldukça fazla bölümün altını çizme gereği duydum.

Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap ve Istrati'nin diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca tavsiye için teşekkürler Kamile Demir
160 syf.
·10/10
" İnsan insanın kurdudur " ( Thomas Hobbes ) bir tarafta
" Bir insan bir insana elbette yeterdi " ( Sabahattin Ali ) diğer tarafta...
Yazar safını ikinci cümleden yana belirtmiş, diğer kitaplarında olduğu gibi içtenlikle yazılmış bir eser.
Kitapta iki farklı bireyin yolları kesişmeden önceki ruh tahlillerini dünyalarını ve yolları kesiştikten sonra birbirlerine olağanüstü bağlılıklarıyla beraber ki ruh tahlillerini ve dünyalarını, yazarın kaleminden dökülen cümlelerle anlatılmış.
İçinizde ki bam teline dokunacak bir kitap keyifli okumalar.
180 syf.
·31 günde·Beğendi·Puan vermedi
Romanın başlangıcında özgürlüğüne düşkün olan Adrien ,halk tarafından çok eleştirilmiştir çünkü; çalışmak yerine annesine yük olmaktadır. Adrien ise paradan çok özgürlüğü sevdiğini, onun daha güzel olduğunu savunmaktadır. Annesine yük olacak kadar gezmeyi seven insanın aslında içinde büyük bir sevgi olması beni biraz düşündürttü. Böyle insanların genelde kötü karakterli, taş kalpli olması beklenir. Oysa kitap tam tersidir.

     Romanda özgürlüğü için fazla parayı reddeden karakterle, özgürlüğünü kısıtlamamak için fazla para istemeyen başka bir karakter vardır. İkisininde aynı şeyi yapmalarının farklı sebeplere dayanması zenginlik ve yoksulluk kavramını karşılaştırmada etkili olmuştur.

    Romanın herkesinin birbirini tanıdığını bir yerde geçmesi, halkın karakterleri eleştirmesi, kötü görmesi kişileri ruhsal ve duygusal açılardan kötü etkilemiştir. Ayrıca karakterlerin dostluğunun hoş görülmemesi yüzünden bir grup gençten fiziksel zarar görmüşlerdir.

    Temanın dostluk olmasına karşın, mekanlar insanların çektiği acılarla hayatı daha iyi kavrayabildiklerini anlatmaktadır.

    Romanda insanların önyargılı oldukları eleştirilmektedir. Kötü durumda olduğu için uzak durulması gereken insan olarak nitelendirilen birinin iyi bir davranışını görünce pişman oldukları eleştirilmektedir. Halkın iyi insan olmayı çalışmak olarak sınırlandırması eleştirilmiştir.

    Romanda halk ile Adrien’in çatışması dostluk temasına katkıda bulunmuştur. Bu çatışmaya rağmen sevgisini günden güne büyütmüştür. Dostunun peşini bırakmamıştır.

    Romanda dostunun yardımını reddeden Mihail’in bu halinden memnun olduğunu, bu hayatı kendi seçtiğini anlatması ve yardım  istememesi beni etkilemiştir. Zenginliği bir kenara itip, acı çekmek, özgür olmamak istemesi ve bununla mutlu olması etkilemiştir çünkü; bunu hayatın ayrıntılarını gözünden kaçırmamak için istemiştir.

    Romanda geçen diyaloglar edebiyat ve yaşam temalarını aktarmada çok etkili olmuştur.

    Yazarın romanda okuyucuyu etkileme yolları kullandığı diyaloglardır. Temaları en iyi biçimde okuyucuyu şaşkınlığa ve hayranlığa düşürerek anlatmıştır.

    Romanın ana teması dostluk sevgisidir. Dostluğun nasıl olması gerektiği olaylar üzerinden anlatılır. Yardımcı temalar ise yaşam, insanlar, edebiyattır. Bu temalar kitaptaki diyaloglar üzerinden anlatılır.
"Bir sırrı içinde sakladıkça o senin kölendir. Bir başkasına söylediğin anda sen onun kölesi olursun."
- Dostlarınız var mı?
- Hayır. Yalnızca bazı tanıdıklarım var.
Benim anladığım şekilde bir dostluğa henüz
rastlamadım.
- Hâlâ tanıyamadınız mı beni ?
- Ne demek "hâlâ tanıyamadınız mı ?" sizi hiç tanımıyorum... Bir saatte tanınmaz ki insan."
"Yazık!" dedi Adrien,üzüntüyle başını öne eğerek.
"Bense,bir insanı sevebilmek için zamanın hiç önemi olmadığını sanardım"
-Evet ama,bir insanı sevebilmek için,ilkin onu tanımak gerekir.
-Hayır,tam tersi: Birini tanıyabilmek için,onu sevmeli.ilgimizi çeken insanlar bize kendilerini sevdirir,böylece açılır,onları tanımamıza izin verirler.
Bence,gönülleri birbirine yaklaştıran tek şey
Sevgidir..."
-Okuma nedir sizce?
-Bir zevk.
-İnsanın karnı açken de kitap okuyabileceğini söylemeyeceksinizdir bana!
-Evet, size bunu da söyleyeceğim.
Bir insanı tanıyabilmek için ilkin onu sevmek gerek. İlgilendiğimiz insanlar bize kendilerini sevdirirler, böylece onları tanımamıza imkan verirler. Bütün kalpleri açan ancak sevgidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arkadaş
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752682
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mihail
Çeviri:
Tolga Güner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Annesinin ve mahallelinin, hayatta iyi bir yer edinmesi yönündeki baskılarına baş kaldıran; okumaya, gezmeye ve düşlerine tutkuyla bağlı olan genç Adrien, hiç tanımadığı yoksul bir adamın ruhunun güzelliğini görerek ona derin bir dostluk ile bağlanır. Oysa bir pastanede çırak olan Mihail, başkalarına muhtaç olmadan yaşamayı seçmiş olan ve dostluğuna ortak olmak isteyenlere kalbini hemen açmayı reddeden gizemli bir adamdır. Genç Adrien ise yaşamın büyüklüğüne ve her yönüyle dostlarıyla paylaşılması gerektiğine inanır. Pek çok eserinde arkadaşlık temasını işlemiş olan Panait Istrati bu başyapıtında, diğer birkaç romanının da başkahramanı olan genç Adrien Zografi ile Mihail'in dostluğunu, ideal sevginin bir simgesi olarak okuyucuya son derece doğal ve içten anlatımla sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 260 okur

  • Haluk Can
  • Buse Durmaz
  • Şadan Çağlar
  • erva
  • Demet Simsek
  • Onur Akça
  • gregor samsa
  • özge
  • Zübeyde Uyutmaz
  • Ezgişşş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.3
25-34 Yaş
%34.5
35-44 Yaş
%41.4
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.1 (12)
9
%14.1 (14)
8
%16.2 (16)
7
%9.1 (9)
6
%1 (1)
5
%2 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1 (1)