Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·384 syf.··
2020 54. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2020 15:46
Halid Ziya'nın okuduğum ilk kitabı ..Tabi ki Halid Ziya okumaya Aşk-ı Memnu ile başlayacaktım.Neden bilmem ama beklentim fazla yüksekti.Betimlemeler olsun akış olsun son derece ustaca bir kitaptı.Ama gel gelelim mükemmel kalite bir kitap olmasına rağmen Bihter ile Behlül'ün aşkını fazla hissedemedim gibi.Yani daha fazla hissetmek isterdim.Ayrıca kitabı okurken kitaptan uyarlanmış Aşk-ı Memnu dizisinde oynayan tüm karakterler gözlerimin önünden geçti birer birer.Okunması gereken kitaplardan... Okuyun.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Puslu Yayıncılık · 201922,8bin okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
𝙰𝚂̧𝙺-𝙸 𝙼𝙴𝙼𝙽𝚄 "Sevmek, sevmek istiyordu. Hayatında sadece bu eksikti;fakat hayatta her şey bundan ibaretti: sevmek, evet, bütün mutluluk sadece bununla elde edilebilirdi." Herkese Merhabalar... Evet bu eseri bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Yoksa izlemeyen kalmamıştır mı demeliyim. Bende nedense önce izleyenlerden oldum. Eğer bir kitabın dizisi ya da filmi varsa ben önce kitabı okumaktan yana olanlardanım. Bu kıymetli eser için de önce filmini ki kitaba daha uygun ve o dönemi yansıtan çerçevedeydi. Ehh diziye gelince daha modern bir hava ile uyarlaması olmuş. Okuyunca bunu daha bir net görmüş oldum. Tabi izleyiciyi tutmak için hiçbir şeyden kaçınılmamış olduğunu da gördüm. Yine harika bir günümüz Türkçesi akan bir okuma sunmuş bu şahane kitap. Özlem hanım bu konu da gerçekten çok başarılı. Ziyagil ailesi ve Melih Bey takımı Sevmek ve Sevilmek kitabımızın üzerine kurulduğu hikâye burada başlıyor. Arzular, hırslar, entrikalar, aşklar, aldatmalar, yalanlar... Okurken ayrıca duygudan duyguya sürükleyen o kitabi mı arıyorsunuz işte o kitap bu kitap! Bazen gözünün önünde olan görülmez bazen görünen yakıştırılmaz bazen de göründüğü gibi olmaz. Öyle detayları olan öyle içine alan ve sarmalı olan bir hikaye ki zaten okuyanlar biliyor. Kimin açısından baksan kimin yanında olsan kimin tarafını tutsan elinde kalan olmak istemeyeceğin bir durum çıkıyor. Bihter ama en çok ona üzülüp aynı zamanda da ona kızıyorsunuz. Ne var ki hırsına yenik düşüp, kınadığı affetmediği, affetmeyeceğim dediği annesinin hayatını yaşıyor. Ve ne yazık ki annesi gibi üstesinden de gelemiyor. Ahh yazılacak çok şey var dediğim gibi nerden, kimin tarafından baktığınıza göre değişiyor. Mutlaka okumalısınız
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Puslu Yayıncılık · 201922,8bin okunma
Puan vermedi
Bazen bir roman yalnızca bir aşkı anlatmaz. Bir evin içinde yavaş yavaş çözülen hayatları anlatır. Aşk-ı Memnu-Halit Ziya Uşaklıgil Bihter genç,güzel ve hırslı bir kadındır.Hayattan istediği şey aslında çok basittir.Güçlü olmak,rahat yaşamak ve kendi hayatını kurmak. Bu yüzden Adnan Bey’le yaptığı evlilik ona doğru bir seçim gibi görünür.Zengin bir hayat,büyük bir konak ve saygın bir çevre…Ama bazen insan yanlış bir kapıyı çaldığını çok geç fark eder. O konakta günler geçtikçe duygular değişir. Yakınlıklar farklı anlamlar kazanır ve bazı sınırlar sessizce aşılır. Behlül’le başlayan o yasak yakınlık sadece iki insanın hikayesi değildir.Bir ailenin huzurunu güvenini ve geleceğini sarsan bir kırılmadır. Her şeyin görkemli göründüğü o konakta aslında herkes kendi yalnızlığıyla baş başadır. Hazırsanız… Boğaz kıyısındaki o ihtişamlı konakta büyüyen bir duygunun nasıl bir felakete dönüştüğüne bakalım. Kim bilir…Belki de bazı aşklar baştan kaybedilmiş bir savaştır.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Puslu Yayıncılık · 201922,8bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 85. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu Bir dönem herkesin çılgınlar gibi izlediği diziyi takip ederek izlemek bana nasip olmadı arkadaşlar.Ben kitabı olan dizileri pek seyretme taraftarı değilim.Benim önceliğim önce kitabı okumak.Bu diziyle ilgili hatıramda var.Kayınvalidemler dizinin sabahı umreye gidecekler diye akşamdan vedalaşmaya gittiğimizde bu dizinin hastası olan görümcemin,gelecek akşamı buldun,senin yüzünden diziyi kaçırdım demiştiGüler misin ağlar misin?Ne zaman bu diziyle ilgili bir haber okusam direk aklıma görümcemin sözü gelir. Gelelim #aşkımemnu romanına arkadaşlar. Türk edebiyatının dönüm noktalarından biri olan Aşk-ı Memnu,modern Türk romanının gerçekçilik akımının en güçlü eserlerinden biridir. İstanbul’da Batılı tarzda yaşam süren zengin bir ailenin yalısında geçen yasak bir aşkı ve bu aşkın çevresinde yaşanan trajedi içler acısıydı Eşi vefat eden Adnan Bey,kendisinden yaşça hayli küçük olan Bihter ile evlenir.Bihter,aradığı mutluluğu bu evlilikte bulamaz ve Adnan Bey’in yakışıklı ve çapkın yeğeni Behlül ile gizli ilişki yaşamaya başlar.Bu arada Bihter’in annesi Firdevs Hanım’ın çevirdiği entrikalar,Adnan Bey’in kızı Nihal’in saflığı ve yalının içinde yaşanan dedikodularla büyük bir felakete sürüklenir Psikolojik ve sosyal bir romanı kaleme alan yazarımız,bu eserle kahramanların iç dünyalarını,kıskançlıklarını ve pişmanlıklarını derinlemesine incelemiş.Bu eser,sadece bir ihanet hikayesi değil,aynı zamanda derin ahlaki ve toplumsal mesajlar içeren bir eser arkadaşlar.Batılılaşma sürecindeki Türk toplumunun, değer yargılarının sarsılmasını ve aile yapısının çökmesine üzülerek sahit oldum Kızından az büyük bir genç kızla yeniden evlenip ikinci baharı yaşamayı düşünen Adnan Bey in kızı yaşında ki bir kızla evlenmesi cok acımasızdı.Bir adam kendinden bu kadar küçük bir
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Puslu Yayıncılık · 201922,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
DİZİSİ YÜZÜNDEN HARCANAN KİTAP!!!
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:46
Herkese selamlar kitap dostlarım… Yıllardır dizisinden dolayı önyargıyla yaklaşıp okumayı ertelediğim, fakat okuyunca tıpkı tahmin ettiğim gibi dizinin tam tersine çok derin bir içeriğe sahip olduğunu gördüğüm kitabın incelemesini yapacağım. Baştan söyleyeyim bu incelememde dizi kitap karşılaştırması çok olacak çünkü dizinin bu denli kitabın önüne geçmiş olması beni aşırı derece irite ediyor. Dolayısıyla bir edebiyatsever olarak bunu boynumun borcu olarak görüyorum. Kitaba geçmeden önce çok dolu olduğum iki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; muhteşem edebi eserlerimizin reytinglere kurban edilmesi… Dev yazarlarımızın emek emek yazdıkları; alt metinde psikolojik, sosyolojik, tarihi, edebi, kurgusal, sanatsal ve daha bir sürü derin konuların işlendiği başyapıtları alıp; tamamen yüzeysel, ahlaksızlığı aşk diye gösterip güzelleyen, toplumun ahlaki değerlerine dinamit yerleştiren, ve bunları yapabilmek için kitaptaki birçok şeyi değiştiren ( farklılardan bahsedeceğim birazdan ) dizi sektörümüze buradan isyan etmek istiyorum! Lütfen elinizi bu değerlerimizden çekin artık! Ya kitaplara tamamen sadık kalıp onlarla oynamayın, ya da kitapları dizilere uyarlamaktan vazgeçin! Ve bu dizileri izleyip üstüne fanatiği olan, karakterlere gıyabi cenaze töreni kılacak kadar ileri giden izleyiciler! Artık uyanın, evlerimizin salonlarına kadar girip ahlaksızlığı, ensest ilişkileri, mafyatik tipleri normalleştiren, çocuklarımızın zihnine bebekliğinden itibaren bunları empoze eden bu işleri izlemeye ve savunmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Dolu olduğum ikinci konu ise şu: Kitabın 1K’daki incelemelerine baktım ve şok oldum… En çok etkileşim alan incelemelerin birçoğu diziyi yorumlamış, kitap ile alakası yok. Bildiğiniz kitabı okumadan dizi üzerinden kitap incelemesi yapmışlar!
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
《 A Ş K - I M E M N U 》
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2025 85. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 09:13
Aşk-ı Memnu kitabının son sayfalarında Halit Ziya Uşaklıgil için şöyle bir cümle geçiyor: "Türkçe üzerinde düşünenlerin başında gelir." 'Ne kadar haklı bir cümle' diye düşündüğüm bu kitap, yazarımız Halit Ziya Uşaklıgil'in, güzel Türkçemizin zarif kelimeleriyle yazmış olduğu bir romandır. Yazar, yazdığı bu kurguyu realizm ve natüralizm çerçevesinde enfes bir anlatımla zenginleştirmiştir. Kitap, sadece yasak aşk anlatmıyor; zengin bir yalıda bulunan, toplumu temsil eden küçük bir topluluğun, çeşitli açılardan sosyolojik ve psikolojik analizlerini de anlatıyor. Bu anlatımı yaparken sade ve basit bir dilden ziyade, edebiyatın birey psikolojisindeki sanatsal vuruşlarını ve zarafetini estetik bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu kitap sadece Bihter ve Behlül'ün yasak aşkını anlatmıyor; ebeveynlerinden dolayı sevgi susuzluğu çeken bir kız çocuğuyla, hedonist yani haz peşinde koşan dürtüsel bir erkeğin sürüklendikleri yanlışa dikkat çekiyor. Söylemek istediklerim, kurguyu normalleştirme değildir. Romanı okurken cinsel içerikli bir sahne olmasa da bu uygunsuz kısımları okumak bile yeterince rahatsız ediciydi. Lakin yazarın derdi yasak aşkı anlatmak değildir. Aksine, yasak aşka sürüklenen bu ikilinin psikolojik analizlerini yaparak, yanlışa götüren sebeplere dikkat çekmektir. Bence yazar, ebeveyn rehberliği olmayan bazı çocukların, ahlaki açıdan ne kadar zayıf olduğunu anlatmak istiyor. Bihter; babası vefat etmiş, annesinden zerre sevgi görmeyen, üstüne üstlük annesi varken onun yokluğunu çeken, hatta annesinin rekabetine maruz kalan bir kız çocuğudur. Behlül ise annesi babası olmayan, amcasının yanında yaşayan, orada büyüyen bir erkektir.Bihter, ebeveyn eksikliğini sevgi açlığı olarak haykırırken; Behlül bu eksikliği, sevgiye inancını yitirmiş olarak, sadece hazza ve
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
7/10
·400 syf.··
2025 189. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 18:56
Aşk-ı Memnu – Halit Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu, sadece yasak bir aşk hikâyesi değil; bastırılmış duyguların, suskunlukların ve toplumsal rollerin insanı nasıl yavaş yavaş içine çektiğini anlatan güçlü bir roman. Halit Ziya, karakterlerini yargılamadan, onların zaaflarını ve çelişkilerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bihter, çoğu zaman tek bir sıfatla açıklanmaya çalışılan bir karakter ama bana göre o, sevilmek isteyen, anlaşılmak isteyen ve yalnızlığını yanlış yerlerde doldurmaya çalışan bir kadın. Behlül ise sorumsuzluğu ve kaçışlarıyla bu yasak ilişkinin hem tetikleyicisi hem de kaçınılmaz sonunun habercisi gibi. Roman boyunca en çok hissettiğim şey, herkesin bir şeyleri bilip susmasıydı. Aşk kadar güçlü olan bir diğer duygu da korku: toplumdan, yalnız kalmaktan ve gerçeğin ortaya çıkmasından duyulan korku. Bu sessizlik hâli, romanın gerilimini sürekli diri tutuyor. Aşk-ı Memnu, duyguların bastırıldığında yok olmadığını, sadece başka şekillerde ortaya çıktığını gösteriyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey, yasak olanın cazibesi değil; kaçınılmaz sonun hüznü oldu. Zamanı aşan bir roman olmasının nedeni de bence tam olarak bu insanî gerçeklik.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
İhanetin Sessiz Çığlığı
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 19:33
Aşk bazen çiçek gibi açmaz; yangın gibi yayılır. Aşk-ı Memnu, işte tam da bu yangının romanı. Yazar Halit Ziya, sadece yasak bir aşk hikâyesini anlatmıyor burada. Aksine, toplumun yüzeyde kalan şıklığının altında çürüyen ilişkileri, suskunluklarla büyüyen bir ihaneti, ve en çok da insanın kendi kendine bile itiraf edemediği gizli arzularını anlatıyor. Romanın merkezinde Bihter var. Güzel, genç, gururlu. Ama bir o kadar da kırılgan. Annesi Firdevs Hanım'ın gölgesinde büyümüş, sevgi ararken gövde gösterisine tutulmuş bir kadın. Onun Adnan Bey'le evliliği bir kurtuluş gibi sunulsa da aslında bir teslimiyet. Sevilmek isterken saygın olmaya razı geliyor. Fakat kalbi, saygınlıkla yetinmeyi reddediyor. Behlül ise bambaşka bir muamma. Herkese şakacı, uçarı, sorumsuz gibi görünen bu genç adam, aslında korkaklığın ete kemiğe bürünmüş hâli. Aşkı da, sadakati de ciddiye almayan biri değil; sadece kendisiyle yüzleşmeye cesareti olmayan biri. Bihter’e duyduğu tutku bir sığınak gibi başlıyor, ama zamanla her ikisini de yutacak kadar karanlık bir boşluğa dönüşüyor. Roman boyunca bir “Aşk-ı Memnu”nun peşindeyiz ama yasak olan yalnızca aşk değil aslında. Bastırılmış arzuların, konuşulamayan duyguların, görülmeyen acıların da hepsi yasak bu yalıda. Herkes rolünü oynuyor; anne, eş, yeğen, çocuk, hizmetçi... Ama içten içe herkes başka biri olmak istiyor. Herkes biraz yorgun, biraz kırgın, biraz da yalnız. En çok da Nihal. Bu evin en masum karakteri belki de. Onun masumiyeti bir suskunluğa dönüşüyor. Bir çocuğun gözünden, dünyadaki en büyük yıkım sessiz ama ayrıntılı bir şekilde izleniyor. Romanın dili, yazıldığı döneme göre akıcı olsa da, bugünün okuru için yer yer ağır gelebiliyor. Mamafih anlatmak istediği şey ise çok bariz: İnsanın en büyük savaşı, kendi içinde verdiği savaştır.
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,8bin okunma
Beni Beni Niçeda'nı! (Spoiler içerir)
8/10
·514 syf.·
2023 46. kitabı
Aşk ve Nefret! Masumiyet ve İhtiras! Zarif ve Sakil! İyi ve Kötü! Bilge ve Aptal! Chopin ve Wagner! Her şey ne kadar da zıttıyla (ya da zıttı olduğunu düşündüğümüzle) daha anlamlı oluyor. Firdevs Hanım: Melih Bey Takımı Asil üyesi, Melih Bey kitapta Firdevs hanımın babasıdır. Düşük meşrepli oldukları için aşağılayıcı bir edayla bu şekilde hitap edilirler. Peki nedir onları milletin gözünde böyle lanse ettiren? Firdevs hanım rahat alışveriş yapma, zengin ve gösterişli bağımsız bir hayat hayali ile evlenir ancak evlilik genç yaşta onu anne olmaya ve yaşlılığa yaklaştırmaya neden olan bir engel haline gelir. Aşıkları da cabasıdır. Kendisini hep erkeklerin gözünü alamadığı, istenilen kadın olarak görür. Kızlarının da ezeli rakibidir. Onların evliliği ve çocuk yapması da onu yaşlılığa yaklaştıran nedenlerdendir ve asla istemez. Kocasına ihaneti ve ölümünden sorumluluğu da onu bu hitaba uygun kılar. Firdevs Hanım, siz ne kadar zerafete düşkün, gösterişli ve alımlı olsanız da zaman sizin elinizden kayıp gidecek ve o asla kaybetmek istemeyeceğiniz güzelliğiniz yok olup gidecek. (Dizi de daha güzel gösterilmişti bu) Peyker: Melih Bey Takımı ikinci üyesi, Nihad beyle yaptığı evlilik ve çocuklarıyla güzel bir aile kuran ve bu hitaba yakışmayan tek kişi. Bihter onu babasına benzetir. Zaten tip olarak da babasına benzemektedir. Bihter: Melih Bey Takımı üçüncü üyesi, bu hitaptan en rahatsız olan kişidir. Kendisi tip olarak annesine benzese de Peyker gibi babasına benzemek istemektedir. Babasının ölümünden sonra iyiden iyiye annesine düşman olur. Küçüklüğünden beri annesiyle rakabet halindedir. Hatta annesinin Adnan Bey'e ilgisi olduğu halde ona değil de kendisine ilgisi olduğunu görünce Adnan Bey yaşına rağmen Bihter'e cazip gelmiştir. Pek tabii bu ona cazip gelen tek şey
Aşk
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 200822,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.