Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·391 syf.··
2022 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2022 02:42
Dizisiyle efsaneleşmiş olan fakat kitabı ve dizisi arasında uçurumlar olan ünlü yazar Uşaklıgil'in unutulmaz eseri. Kitabın üslubundan bahsetmeyeceğim çünkü yazarı efsaneleşmiş sadece eklemek istediğim şey dili aşırı süslü olduğu için ve aşırı detay verdiği için "eeeh sadede gel artık" dedirtmedi değil. Gelelim en sevdiğim kısma karakter analizleri.. Nihal karakterini seven olur mu bilmem ama ben kendisini çok sevdim ve onunla empati kurdum çünkü bana göre içlerinde Bülent'ten sonra diğer masum olan kişiydi.Kandırılmayı ve babasının davranışlarını hak etmedi. Mutlu olmayı hak eden ince ruhlu biriydi Bihter yüzünden her sey gibi mutluluk da esirgendi tabii ki. Behlül bana göre sevmeyi bayılmak falan sanıyor herhalde.Bir göz teması iki güzel bakışa "Lakin ben sizi seviyorum,size aşık oldum." Behlül aşka ve serserilige aşık bir karakterdi.Nihal'e karşı olan hisleri de eminim sahteydi.Aynı Bihter'de olduğu gibi hevesini alacak sonra sıkılacak başka arayış içine girecekti zira tabiatı bu. Bihter inat uğruna kendinden yaşca büyük biriyle kendi iradesiyle evlenmiş daha sonra bu evliliğin büyük hata olduğuna kanaat getirmiş fakat bunu eşine söyleyip boşanmak yerine macera arayışına girmiş karakter.Herkes bihtere bayılır cesur kadın güçlü kadın vb derler fakat bana göre hiçbiri değil.He son anda Behlül her şey için Bihteri suçluyordu uhki bu da doğru değil çünkü ikisi birden suçlu. Adnan bey kesinlikle yalnızlıktan sıkılmış evlenmek isteyen bir karakter onu anladık aynı zamanda sürekli espriler yapan nahif bir karakter hak etti mi hayır ama ben biraz onda da suç buluyorum ne diye kızın yaşında kadınla evleniyorsun Firdevse yorum yok :) kısaca bana göre bihter de behlül de hatta kısmen adnan da hatalıydı. fakat adnan ihaneti bihter ölümü hak etmedi. cezasız kalan behlül
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
Puan vermedi·391 syf.·
2024 7. kitabı
Bahsedilenin aksine bir kitapla karşılaşmak istemiştim, dizideki gösterilen gibi bir kitap olmadığı söylenilmişti halbuki söylenin aksine kitapla aşağı yukarı paralel giden kısımlar vardı, tek fark belki de filmde çarşaf giyinilmemesiydi. Ağzı iyi laf yapan erkek hep tehlikeli gelmiştir bana, bunu da burda bir kez daha onaylatmış oldum. İyi okumalar.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2021 22:27
Halid Ziya Uşaklıgil'in en tanınan romanı Aşk-ı Memnu’yu okudum. (Günümüz Türkçesi ile) Bu kitapla ilgili olarak Servet-i Fünûn dönemi Türk edebiyatı eserlerinden birisi olduğu, Batılı anlamda ilk roman örneği olduğu bilgilerini lise yıllarımızın çoktan seçmeli sorularından anımsıyorum. Bu realist-naturalist romanın konusunu malum diziden dolayı bilmeyen de yoktur. Ancak kitabın hissiyatı çok özel. Bu diziyi izlemeden bu eseri okumuş olmayı çok isterdim çünkü kitabın başından sonuna Beren Saat, Nebahat Çehre ve Kıvaç Tatlıtuğ’un imgeleri gözümün önünden gitmedi.Dizide hikâye 2000'ler Türkiye'sine uyarlanmış, olay örgüsünde ve karakterler özelliklerinde değişiklikler yapılmış, dolayısıyla romanda çarşaflardan peçelerden bahsedilirken, Hop Beren Saatin çarşaflı ve peçeli hali gözümün önünde...Dizisini / filmini izledikten sonra kitabı okuma meselesinin iyi bir fikir değil. Özellikle ‘uyarlama’ durumu söz konusu olunca. ‘Beni Beni Bihterini’ ‘Behlül Kaçar’ gibi repliklerin popüler kültürde ayağa düşmesi, Halit Ziya gibi bir üstada yapılmış ne kadar talihsiz saygısızlık. Aşk-ı Memnu, Servet-i Fünûn dergisinin 9 Şubat 1899 tarihli 413. sayısı ve 16 Mayıs 1900 tarihli 479. sayısı arasında tefrika edilmiş, 1925 te kitap olarak basılmış. Uzuuun zamandır listemdeydi bu kitap ve Halid Ziya külliyatı.(diziden daha önceden) Okuduğuma mutluyum..
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
Spoiler İçerir!
Puan vermedi
Aşk-ı Memnu, 1898-1900 yılları arasında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edildikten sonra 1901’de kitaplaştırılmıştır. Halit Ziya’nın en tanınan ve ününü yaptığı eseri olmuştur. Firdevs Hanım, "Melih Bey takımı" diye adlandırılan bir ailedendir. Yaptığı evlilikten Peyker ve Bihter adlı iki kızı olmuştur. Kızları Firdevs Hanım'ı pek sevmez. Firdevs Hanım da kızlarından nefret etmektedir. Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır. Firdevs Hanım'ın kızları zamanla büyür ve Peyker evlenir. Firdevs Hanım ve kızları güzel görünmeye çok önem verirler, çok zarif giyinirler. Adnan Bey Bihter’i ister. Firdevs Hanım bu evliliğe başta karşı çıkar ancak daha sonra kabul etmek zorunda kalır. Bihter iki yıl içinde evliliğinden sıkılır. Çünkü Adnan Bey ile aralarındaki yaş farkı büyüktür ve Bihter ona âşık olmadığını hissetmektedir. Zamanla Behlül ile aralarında yasak bir ilişki başlar. Behlül Adnan Bey’in yeğenidir ve onlarla aynı evde kalmaktadır. Bihter gece herkes uyuduktan sonra Behlül'ün odasına girmektedir.Sabaha kadar ilişki yaşarlar. Nihal zamanla Bihter’den nefret etmeye başlar: Bihter'in Nihal ve Bülent'in odalarını ayırması, Nihal'e göre affedilemez bir harekettir. Bihter trajik bir hata işliyor, eşini aldatıyor. Fakat bu hatayı yazar soya çekimine yükleyip natüralizme bağlıyor. Natüralizme göre “ Kişi soya çekim çevrenin bir ürünüdür.” Bihter işlediği suçtan sorumlu değildir, kendi iradesi dışında işlenmiş bir suçtur. Roman Bihter’in annesinin kızı olmama romanıdır. Fakat Bihter annesinin kızı olduğu gerçeğini kabul ediyor. Yazar yasak bir aşkın sonunun iyi olmayacağı mesajını veriyor.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
Puan vermedi·391 syf.··
2024 5. kitabı
Kitaplardan uyarlanan diziler ve filmlerden önce ben muhakkak kitabını bitiririm. Bu kitaptan önce diziyi izlediğim için kitap bir sürüklenmeyle de olsa bitti. Betimlemeler ve tasvirler oldukça iyiydi tabiki. Karakterlerin duygu dünyası da iyi işlenmiş. İzlerken aldığım duygular kitapta karşılığını bulamadığından bana hitap etmedi.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
Puan vermedi·391 syf.··
2023 3. kitabı
·
127 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 23:01
Dizisini az çok bildiğimden midir nedir çok fazla okuyasım gelmedi. Sırf dersi geçmek için okudum desek daha doğru olabilir. Uzun uzun cümleler , kitabın karakterlerine ait özelliklerinin çok fazla verilmesi insanda biraz uğuşukluk hissi yaratabiliyor. Onun haricinde gayet güzel bir eserdi. Okuyun okutun diyemem ama merak edenler için son kısmı lütfen izleyip , okumayın. Ön bilgi almak kitap okumayı güçleştiriyor diyebilirim. İyi okumalar
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
8/10
·391 syf.··
2024 16. kitabı
Servet-i Fünun ve Cumhuriyet döneminin en önemli yazarlarından biri olan Halid Ziya Uşaklıgil’in yayımlamış olduğu en başarılı eserlerinden biri olup ilk Batılı eser olarak bilinmektedir. Kurgusu ve olay örgüsü toplumsal olaylardan daha çok aile içi aşk, kişisel duygular içerisinde betimleme üzerinden anlatılmıştır. Konusunun geçtiği mekân İstanbul olup dönemin gerçekliğine uygun bir mekandır. Romanda kişilerle ilgili psikolojik tahliller başarılı olup döneme uygun Batılı yaşama özentilik oldukça gerçekçidir. Kitabın kurgusu baş karakter Nihal ve onun etrafında dolaşan yasak aşk ön plana çıkmıştır. Bihter’in hep hayalini kurduğu zenginliğe ulaşmasına rağmen tatmin olmaması ve Adnan Bey’den aradığını bulamaması üzerine Behlül ile yaşadığı yasak aşk, Nihal’in ruhunda derin yaralar açmasına yol açmıştır. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin daha da önem kazanabilen bir eser olmasının yanı sıra televizyon dizisinde anlatılanlardan farklı bir eserdir.
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202122,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
DİZİSİ YÜZÜNDEN HARCANAN KİTAP!!!
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:46
Herkese selamlar kitap dostlarım… Yıllardır dizisinden dolayı önyargıyla yaklaşıp okumayı ertelediğim, fakat okuyunca tıpkı tahmin ettiğim gibi dizinin tam tersine çok derin bir içeriğe sahip olduğunu gördüğüm kitabın incelemesini yapacağım. Baştan söyleyeyim bu incelememde dizi kitap karşılaştırması çok olacak çünkü dizinin bu denli kitabın önüne geçmiş olması beni aşırı derece irite ediyor. Dolayısıyla bir edebiyatsever olarak bunu boynumun borcu olarak görüyorum. Kitaba geçmeden önce çok dolu olduğum iki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; muhteşem edebi eserlerimizin reytinglere kurban edilmesi… Dev yazarlarımızın emek emek yazdıkları; alt metinde psikolojik, sosyolojik, tarihi, edebi, kurgusal, sanatsal ve daha bir sürü derin konuların işlendiği başyapıtları alıp; tamamen yüzeysel, ahlaksızlığı aşk diye gösterip güzelleyen, toplumun ahlaki değerlerine dinamit yerleştiren, ve bunları yapabilmek için kitaptaki birçok şeyi değiştiren ( farklılardan bahsedeceğim birazdan ) dizi sektörümüze buradan isyan etmek istiyorum! Lütfen elinizi bu değerlerimizden çekin artık! Ya kitaplara tamamen sadık kalıp onlarla oynamayın, ya da kitapları dizilere uyarlamaktan vazgeçin! Ve bu dizileri izleyip üstüne fanatiği olan, karakterlere gıyabi cenaze töreni kılacak kadar ileri giden izleyiciler! Artık uyanın, evlerimizin salonlarına kadar girip ahlaksızlığı, ensest ilişkileri, mafyatik tipleri normalleştiren, çocuklarımızın zihnine bebekliğinden itibaren bunları empoze eden bu işleri izlemeye ve savunmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Dolu olduğum ikinci konu ise şu: Kitabın 1K’daki incelemelerine baktım ve şok oldum… En çok etkileşim alan incelemelerin birçoğu diziyi yorumlamış, kitap ile alakası yok. Bildiğiniz kitabı okumadan dizi üzerinden kitap incelemesi yapmışlar!
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
《 A Ş K - I M E M N U 》
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2025 85. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 09:13
Aşk-ı Memnu kitabının son sayfalarında Halit Ziya Uşaklıgil için şöyle bir cümle geçiyor: "Türkçe üzerinde düşünenlerin başında gelir." 'Ne kadar haklı bir cümle' diye düşündüğüm bu kitap, yazarımız Halit Ziya Uşaklıgil'in, güzel Türkçemizin zarif kelimeleriyle yazmış olduğu bir romandır. Yazar, yazdığı bu kurguyu realizm ve natüralizm çerçevesinde enfes bir anlatımla zenginleştirmiştir. Kitap, sadece yasak aşk anlatmıyor; zengin bir yalıda bulunan, toplumu temsil eden küçük bir topluluğun, çeşitli açılardan sosyolojik ve psikolojik analizlerini de anlatıyor. Bu anlatımı yaparken sade ve basit bir dilden ziyade, edebiyatın birey psikolojisindeki sanatsal vuruşlarını ve zarafetini estetik bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu kitap sadece Bihter ve Behlül'ün yasak aşkını anlatmıyor; ebeveynlerinden dolayı sevgi susuzluğu çeken bir kız çocuğuyla, hedonist yani haz peşinde koşan dürtüsel bir erkeğin sürüklendikleri yanlışa dikkat çekiyor. Söylemek istediklerim, kurguyu normalleştirme değildir. Romanı okurken cinsel içerikli bir sahne olmasa da bu uygunsuz kısımları okumak bile yeterince rahatsız ediciydi. Lakin yazarın derdi yasak aşkı anlatmak değildir. Aksine, yasak aşka sürüklenen bu ikilinin psikolojik analizlerini yaparak, yanlışa götüren sebeplere dikkat çekmektir. Bence yazar, ebeveyn rehberliği olmayan bazı çocukların, ahlaki açıdan ne kadar zayıf olduğunu anlatmak istiyor. Bihter; babası vefat etmiş, annesinden zerre sevgi görmeyen, üstüne üstlük annesi varken onun yokluğunu çeken, hatta annesinin rekabetine maruz kalan bir kız çocuğudur. Behlül ise annesi babası olmayan, amcasının yanında yaşayan, orada büyüyen bir erkektir.Bihter, ebeveyn eksikliğini sevgi açlığı olarak haykırırken; Behlül bu eksikliği, sevgiye inancını yitirmiş olarak, sadece hazza ve
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.