·
Okunma
·
Beğeni
·
10.316
Gösterim
Adı:
Cimri
Yazar:
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059980784
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rıhtım Yayınları
104 syf.
GEL DESE DE BAKMA CİMRİ AŞINA BİR FIRSAT ARAR DA KAKAR BAŞINA.

Moliere, 5 perdelik bu oyununda Paris burjuvasını ele alıyor. Para hırsının insanda nasıl tezahürleri olduğunu, parayı kazanma şekilleri ile onu korumak için düşülen durumları eleştiriyor. Bu oyun 5 perdelik kara mizah şeklindeki ağır bir hicivdir. İnsanın kendisine yabancılaşması, paranın karşısında yitirilen özgürlük ve kaybedilen özgürlüğün devamında sınırlarını maktülün çizdiği bir cinayet. Burada toplum ilişkileri zayıftır. Zayıftır çünkü ana unsur paradır, parasız olmaktansa dünyayı çöpe atmak yeğdir... Cimri karakterimizin para konusunda serzenişi şöyledir:

''Hey Allahım! Hep para, para! Başka söyleyecek lafları yok bu adamların: Para, para, para! Ağızlarını açtılar mı ilk söz para! Sabah, akşam para! Tek bildikleri, tek düşündükleri bir şey var: Para!''

1621 yılında dünyaya gelen Moliere'in girişte yer alan hayat hikayesinde tüccar olan babasının tutumlu oluşundan bahis eder. Yazarların kitaplarında beni en çok etkileyen şey yaşanmışlıkların nakış nakış sayfalara işlenmiş olması olsa gerek. Bu konuda Sabahattin Ali'yi direkt örnek gösterebilirim. Her kitabında kendi yaşanmışlıkları ile edebi kişiliğini harmanlamış ve bizlere sunmuştur.

Oyunda yer alan karakterler sınırlı. Aşk her eserin olmazsa olmazıdır ancak bu oyunda ana unsur olmamakla birlikte baya baya köşesine sinmiş bir şekilde karşılıyor bizi. Ağır mizah düşündürürken güldürüyor da. Bu yönüyle Aziz Nesin'i anmadım değil.

Bir çırpıda bitirebileceğiniz, gülmekten kendinizi alamayacağınız bir eser. Sonu biraz sıkıştırılmış gibi geldi. Her şey çok hızlı gelişip çok hızlı bitiyor. Ancak bu bile eseri sevmenize engel değil. Keyifli okumalar.
https://www.youtube.com/watch?v=9jlv6zc8L2o
104 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öncelikle Ahmet T. arkadaşıma teşekkürlerimi iletmek istiyorum. İlk defa tiyatro türünde bir eser okudum sayesinde ve çok keyif aldım. Bazı yerlerinde sesli güldüm, bazı yerlerinde derin derin düşündüm. Kitap sürükleyici, çeviri muhteşem, eline alıp okumaya başlarsan bitirene kadar bırakamıyorsun. 19 Nisan'da Cimri oyununa gideceğiz ve heyecanla o günü bekliyorum. Keyifli okumalar.
104 syf.
·2 günde·9/10
Moliere'yi alıntılardan tanıdım. Sonra bir tiyatro hevesi ile başladım. İlk Moliere ve ilk tiyatro kitabım. Çok beğendim. Nedeni ise sahneyi gözünüzün önünde canlandırmanız.

Yazarın dili, tadı bir harika. Çok akıcı bir eser. Cimriliği gerçek manada tüm yönleriyle görebileceksiniz. Cimri baba ve arada geçen aşk. Baya baya güleceğiniz bir eser olmuş. Gayet kısa ve hoş bir eser. Tavsiye ederim ağır kitapların arasına konulabilir....
104 syf.
·1 günde·7/10
Yaklaşık 3.5 asır önce yazılmış, okuması güzel ve boğucu metinlerden uzak güzel bir tiyatro eseri. Aşırı cimri aile babası 60 yaşındaki Hargapon'un çok genç bir kızla evlenmek istemesi üzerine kurulu ve sonunda alışık olduğumuz mutlu tesadüflerle sonlanması da hoş olmuş. Okurken cimri insanlara karşı öfkem yine depreşti. Siz siz olun cimri olmayın :) . Herkese iyi okumalar.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Çok eğlenceli, akıcı, komik bir kitap.

Tek olumsuz tarafı ki bunun kitabın 17. yüzyıla ait olmasının da çok payı vardır çoğu diyalog karagöz hacivat güldürüsü gibiydi. Derinlikli karakterler olmalarına rağmen bazı diyalog ve olaylarda alakasız aniden birbirine sopayla vuran ve fazlasıyla klişe şakalar yapan karakterlere dönüşüyorlardı.
Onun dışında kitap çok iyiydi.
Sonlara doğru,

Cimri abimize çok sinir olmaya başladım, mutlu son ile bitmeseydi gerçekten kötü hissedecektim kendimi. Raskolnikov'un baltasıyla öldürdüğü yaşlı kadına benzettim Cimri abimizi. Ve gerçekten bende de bir baltayla öldürme dürtüsü oluştu, neyseki beklenmedik garip bir şekilde mutlu son ile bitti de rahatladım.

Ayrıca kitap boyunca gerçekten bir tiyatro sahnesini seyreder gibiydim. Ve hep içimden "Bir şekilde bu oyunu oynamalıyım ben de" diye düşündüm. Umarım fırsatım olur da oynarım gerçekten.
104 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kim bilir kaçıncı kez okuduğum ve yine kim bilir kaçıncı kez kahkahalarına nail olduğum efsanevi yazar ve oyunu bu müthiş deneyimi sizde yaşayın tavsiyemdir. :)
104 syf.
·1 günde
Bir solukta okunabilecek akıcı, içinde güzel cümlelerin olduğu birazdan bizdensi bir kitap izlemesi de keyifli bir tiyatro tavsiyedir denk gelirse keyifli saatler geçirilecek bir oyun Benim cimri Harpagonumm
104 syf.
·1 günde·10/10
Yetişin hırsız var, yakalayın adam öldürüyorlar!

Hırsız var olmasına vardır ama ne adam öldürdükleri vardır ne de herhangi başka bir şey. Paralarını nereye saklayacağına karar veremeyen, bulunduğu yerde güvende olup olmadığını sürekli dert eden Harpagon'un parası yerinde yoktur işte şimdi birileri onun canına kastetmiştir sanki.

Kitabı Sabahattin Eyüboğlu'nun değerli çevirisiyle okudum. Başına eklediği önsözü ile döneme ve Moliere'e dair birçok bilgi veriyor. Bilgi vermenin yanı sıra edebi bir eser okuyormuşcasına zevk veriyor. Moliere'in mutlu bir çağda yaşadığını ancak bunu hayatına değil eserlerine yansıtabildiğini söylüyor yazar. Ölüm onu bir tiyatronun son perdesinde bir yoklamış daha sonra eve döndüğünde bir öksürükle başlayan iç kanama sonucu hayatını kaybetmiş. Ömrü boyunca onlarca tiyatro yazmış, hayatını bununla kazanmış, saray çevrelerine girebildiği için rakipleri tarafından hep düşmanlıkla karşılanmış.

Moliere'in çağında yeni konu arama kaygısı yokmuş eski eserler isimleri bile değiştirilmeden yeniden yazılırmış. Cimri'nin kaynağı Plautus'un "Çömlek" isimli eseri olmakla birlikte yazara yalnızca ilham vermiş ve en benzer yerlerinde bile ayrı ayrı eserler olarak varlıklarını sürdürmüşler. Harpagon'un sahneye iyi konulması gerektiği üzerinde durulmuş.

Cimri'yi Türkçeye ilkin Vefik Paşa, Azarya adıyla; ondan sonra Teodor Kasap, Pinti Hamit adıyla adapte ediyorlar. Sabahattin Eyüboğlu, Yaşar Nabi Nayır çevirisinin esere en uygun çeviri olduğunu söylüyor. Çevirmen bu eseri oynayacak bir arkadaşı için tekrar çevirmiştir.

Eser özetlemeye lüzum görülmeyecek kadar kısa ve özetleyerek anlatmaya gönül vardırmayacak kadar sıcak ve eğlenceli bir konuyu ele alıyor.

Her seferinde niyetlenip yapamadığım bir şey vardı: Bir tiyatroya gitmeden önce tiyatro metnini okumak. Bunu ilk defa Cimri ile başarmış oldum. Zaten çok basit güzel bir dili var. Bir gün öncesinden seve seve, bitmesin diye de yavaş yavaş okuyarak tamamlamıştım kitabımı. Tiyatro tam metin oynanmış ve ben de onlarla birlikte ezberlemiş kadar metne hakim olmuştum.

En zevk alarak, en eğlenerek okuduğum kitap oldu benim için. Valère'i çok sevdim. Ancak bu kitap Harpagon'un kitabıdır ki bu isim artık cimri kelimesi yerine bile kullanılmaktadır. Sondaki akıl almaz kavuşma ve cimriliğin böylesi gerçekten insanı doyuruyor. Ama hiçbir konuda ayrıntı vermek istemiyorum, bu eğlenceli metni herkes okumalı.

İyi okumalar!
104 syf.
Kurgu bakımından Shakespearevari bi komedyaydı daha da detaya girersem Shakespeareca diyebileceğim tesadüflerin bol olduğu komedya olmuş yazarın bu taklitle gelen esinlenmesini çok hoş buldum ..
104 syf.
·2 günde·8/10
Tesadüf üstüne tesadüf sanırsın, Yeşilçam senaryosu mübarek.Kitap 17.yüzyılda yazılmış olmasına rağmen güncelliğini koruyor. Türk dizilerinde görmeye alışkın olduğumuz bir çok klişe buradan geliyor sanırım.
Fazlasıyla komik beklentimin üstündeydi.
Harpagon adamım ya çok güldürdü:)
104 syf.
·Puan vermedi
Bu eserin bendeki önemi çok fazla,tiyatro ile ilk tanışmam Moliere'nin Cimri adlı oyununun sahneye uyarlanmış şekliyle ilkokulda hocamızın zorlamasiyla gitmiştim.:)Ama iyiki zorlamisti yoksa Harpagonu tanımamış olacaktım.Kitabı okurken okuduğum herşey gözümün önünde canlandı.Ki sizde okuduğunuzda aynı şeyleri yaşarsınız,çünkü oyun o kadar güzel anlatılmış ki hayal etmemeniz imkansız.

Oyundan bahsetmek isterim biraz da;Harpagon ana karakter ve pinti,cimri,varyemez bir insan.Öyle biri ki hayvanlar bile bundan nasibini alıyor.:) Örneğin;hayvan bakıcısı kendi yemeğini at ile paylaşıyor hayvancagiz hayatta kalsın diye.
Verdiği yemekte  yeni evlenmek istediği kadını çocuklarla tanıştırmak istiyor.Çocuklarını tek tek tembihliyor.Ama biri varki babasının evlenmek istediği kadını seviyor.Baba oğul arasında o kadın için bir rekabet oyunu başlıyor.:)Oğlu babasının hazinesi çalar,babasını kızdan vazgeçirmek için.Sonrasında olanları varın kitapta siz okuyun para için nelerden feragat eder Harpagon.Okumanızı tavsiye ederim keyifle okunacak bir tiyatro eseri.


Keyifli okumalar.
Hem dünyada kim var, hayatında bir kez olsun aklını kaybetmeyen?
Molière
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Siz erkekler bir tuhafsınız: İnsan sizi yüreğinin bütün açıklığıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz; hem de nasıl! Ölsek kılınız kıpırdamaz.
Molière
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
—Hayır hayır; evlenme aşk olmadı mı saadet de olmaz.

—Sonradan gelir belki: "Aşk evlenmenin bir meyvesidir," demezler mi?
Molière
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 24.Basım
Bakıyorum da insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek,doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek,her yaptıklarını alkışlamak.
Molière
Sayfa 5 - Iş Bankası Yayınları
Bir insanla evlenirken dünyalığa bakılır mı artık?
Molière
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 24.Basım
Evet, seviyorum. Ama sevmekle kalıyorum şimdilik.
Molière
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cimri
Yazar:
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059980784
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rıhtım Yayınları

Kitabı okuyanlar 2.183 okur

  • Adem'in Elma'sı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları