Adı:
Dracula
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052398555
Kitabın türü:
Çeviri:
Begüm Sarı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ren Yayınları
“Tahmin ettiklerimiz nadiren olur, hiç ummadıklarımız ise çoğunlukla.”





Bram Stoker’ın ilhamını III. Vlad’tan alan bu ünlü vampir romanı, Kont Dracula’nın Londra’da bir ev satın almak istemesi üzerine bu işle ilgilenen Jonathan Harker'ın Transilvanya’ya seyahat etmesiyle başlar. Dracula Şatosu’nda tek başına yaşayan Kont’un, şatodaki gizemlerin ve tuhaflıkların Jonathan’ın ilgisini çekmesiyle olaylar gelişir. Bunun ardından Londra’da dehşetli olaylar başlar. Devam eden süreçte bir grup gencin tek amacı Dracula’yı öldürmek olur ve bunu yapmak için türlü tehlikelere, maceralara atılırlar.





Günlükler, notlar, gazete haberleri ve telgraflarla ilerleyen romanın korkulu temposu sonuna kadar devam eder. Roman yayımlanmasının üzerinden yüz yıldan fazla bir zaman geçse de hâlâ ilgiyle okunmaktadır. Pek kez tiyatroya, sinemaya ve televizyona uyarlanan eser, yazıldığı dönemin sosyal hayatından taşıdığı izlerle birlikte okuru, ürkütücü olduğu kadar heyecanlandıran atmosferinden bir an olsun ayırmaz.
Dracula, yazıldığı dönem (1897) göz önüne alındığında bu kitabın korku yapıtları arasında sivrilmesine çok şaşırmamalı. Beni bile bu zamanda okuduğum o kadar başarılı korku romanlarından sonra etkilediğine göre Bram Stoker’ın ölümsüz bir eseri ardında bıraktığını söyleyebilirim. Kitabın günlüklerden oluşması fikri bazen iyi, bazen kötü benim için. Herkesin bakış açısıyla olayları görebiliyoruz, yaşadıklarını ve duygularını. Ancak bazen her tarihin yazılması, bazen bu günlerin birbirini tekrarlaması sıkmıyor değil, bu durum özellikle kitabın son 150 sayfasında görülüyor. Bunların dışında kitap akıcı. Eskiden yazılmış olmasına karşın ilginizi çekmeyi başarıyor.
Bazı macera romanları vardır ve sizi öyle bir heyecanlandırır ki hep üç beş satır ileriye gözleriniz kayar acaba ne oldu diye meraktan için içini yer ya . işte bu roman tam da o nitelikte heyecanlı ve macera dolu bir roman.Her bir anı macera dolu olan romanda dönem özelliklerinin yansımalarını da görmek mümkün.Bilimsel gelişmeler, teknolojik gelimeler ve hurafelerin arttığı bir dönem kitaba öyle bir işlenmiş ki gözden kaçırmak hemen hemen imkansız ...
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.720 Oy)13.421 beğeni34.547 okunma3.408 alıntı146.160 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.555 Oy)8.836 beğeni28.726 okunma833 alıntı139.753 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.318 Oy)19.076 beğeni43.407 okunma3.018 alıntı183.061 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.290 Oy)9.256 beğeni25.647 okunma1.830 alıntı118.829 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.896 Oy)8.855 beğeni26.349 okunma2.661 alıntı114.864 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.461 Oy)8.037 beğeni22.800 okunma829 alıntı89.840 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.659 Oy)5.769 beğeni19.680 okunma836 alıntı101.279 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.020 Oy)6.365 beğeni16.827 okunma2.902 alıntı86.137 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.217 Oy)6.916 beğeni20.190 okunma718 alıntı113.658 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.477 Oy)7.879 beğeni21.393 okunma4.009 alıntı129.480 gösterim
Kitabın ilk yarısı özellikle Lucy ile ilgili kısımları oldukça heyecanlıydı, eminim konuyu bilmesem çok da esrarengiz gelirdi. Fakat kitap ilerledikçe Dracula avcılıktan av konumuna düşüyor haliyle gözümüzdeki değerini de yitiriyor. Dracula'yı ,belki de başka karakterlerin gözünden gördüğümüz için, Dracula yapan neydi anlayamıyoruz. Asıl temel bu kitap olmasına rağmen zaman geçtikçe, hikayenin üzerine yeni fikirler eklendikçe güzelleştiği kanaatindeyim.
Kitabın günce şeklinde yazılmış olması farklı bir hava katmış. Kesinlikle gerilim dolu bölümlerinden kopamıyorsunuz. Son cümlesine kadar sürükleyici ve akıcı. Kesinlikle beklentiyi karşılayan bir sonla bitiyor. Gotik edebiyatın hakkı verilmiş bir roman. Okunmalı !
Gerek filmlerde, gerek kitaplarda meydana gelen gerçeküstü olaylar ilgimi çekmez ve onlardan uzak kalmama sebep olur. Ancak yavaş yavaş da olsa bu tarz kitapları okuyacağım...

Rahatlıkla söyleyebilirim ki, eserin girişi beni çok etkiledi. Merak ve heyecanla yaklaşık ilk elli sayfayı okudum. Galiba şu ana kadar girişi bu kadar merak uyandırıcı bir eser okumadım. Eserin kalan kısımlarının- son kısımlar hariç - başlangıç kısmının gölgesinde kaldığını söylemek yanlış olmaz.

Yazarın, muhtelif karakterler aracılığıyla kullandığı cümlelerin güzelliği beni mest etti. Kelimeleri bu kadar güzel ve etkileyici kullanması bile eserin okunması için yeterli bir sebep.

İTHAKİ YAYINEVİ'ni kınıyorum! Düzenli olarak kelimeleri yanlış veya eksik basan ve bunu kontrol etmeye dahi gerek görmeyen bu oluşumdan uzak durulması gerektiği kanaatindeyim. Dracula okunmalı ama İTHAKİ'den değil...
Öncelikle kitabı okumak isteyenler varsa kesinlikle Ren yayınlarının baskısını almasın çünkü rezalet gerçekten!
Kitaba gelecek olursak 19. yüzyılda yazılmış ve gotik edebiyatın etkisinde ortaya çıkmış bir eser ya da şaheser demek daha doğru, çünkü beklentimin üzerinde bir kitap oldu - Rezalet çeviriye rağmen - beğendim.
Kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse, kitaptaki olaylar günce şeklinde anlatılmış, bu da olayları farklı karakterlerin gözünden görmemize fırsat tanıyor, hikayenin ilk bölümlerinde özellikle Dracula'nın şatosunda geçen kısımlar hoşuma gitti, daha sonraki süreçte Dracula şatosunu bırakıp Londra'ya gitmeye karar veriyor ve olaylar başlıyor, genel anlamda maceralı ve heyecanlı bir kitap oldu, güzel bir çeviri ile çok daha güzel bir kitap olacağı kesin, bu türlere ilgisi olan herkesin okuması gerek diye düşünüyorum.
Dracula, çok sevdiğim gerilim romanları arasında edebi bir başyapıt oldu. Şüphesiz Bram Stoker'ın gerçekçi dili olmasaydı, Dracula bu kadar şiddetli bir şekilde var olamazdı. Kesinlikle okumanızı, ve güzel tasarımı nedeniyle Yabancı Yayınları'ndan tercih etmenizi öneriyorum.
Dun basladim okumaya fakat cok donuk anlatim bana göre. Hic de o kadar ilgi cekici degildi ayrica. Bol bol tarihi anlatimlar olmasina ragmen resmen sikintidan patladim okurken. Filmini cok begenmistim fakat ya yazardan gelen bir eksiklik yada cevirenin eksikligi bir turlu sarmadi beni kitap.Belkide cabuk karar verdim bilemeyecgim simdi bakinca bir cok kisi begenmis kitabi ama ilerde okurum belki tekrardan denerim en azindan. yarim birakmayi hic sevmem zaten.
Vampir hikayelerine bayılan biri olarak kütüphanede görür görmez alıp okumaya başladım. Daha fazla okumamış olsamda güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dracula kitabını güzel buldum.Daha önceden arkadaşımda gördüğüm kitabı alıp okudum.Daha önce bu tarzda bir kitap okumamıştım.Kitaptaki van helsing karakteri ve diğer karakterlerin anlatımı gayet iyidi.Herkeze Tavsiye ederim.
Gotik edebiyatının en bilinen ve en temel eserlerinden biri olan Dracula, bir çırpıda okuduğum, yer yer nefesimi kesen bir kitap. O kadar ki kitabın bazı yerlerinde kitabı kapatıp derin bir nefes alıp orayı sindirmem gerekti. Oldukça akıcı ve sürükleyici. Bugüne dek bir sürü vampir romanı okudum ama Dracula gerçekten farklıydı. "Vampirler kötüdür." algısından hareketle vampir avcılarının ve kurbanlarının gözünden yazılmış. Yine de tam olarak bu fikir işlenmemiş çünkü Kont Dracula'nın hikayesine baktığımızda başına gelen onca şeyin aşk yüzünden ve aşk uğruna olduğunu görebiliyoruz.

Dracula'nın yaşamak için başkalarının kanına ihtiyaç duyması ilk olarak dine ve Tanrı'ya isyanından kaynaklansa da sonraları bir mecburiyet haline gelmiş ve insan dışı bir varlığa dönüşmüştür. Bu kimine çok vahşice gelse de hayatta kalmak için başkalarının kanına muhtaç olması bana doğal seleksiyonu (seçilimi) hatırlatıyor. Nasıl insanlar et yeme ihtiyacı duyuyorsa o da kana ihtiyaç duyuyor ve doğal seleksiyonla güçlü olan hayatta kalıyor. Onun ihtiyaçları, hisleri ve nezaketi (nezaket kurallarını önemsediğini kitapta görebiliyoruz) göz önüne alındığında olaylara dolaylı yoldan da olsa Dracula'nın gözünden bakabiliyoruz. Böylece kitapta vampirler ve vampir avcıları olarak iki grup olsa da kesin olarak iyi ve kötü diye ayıramıyorum.

Bram Stoker'ın vampir avcılarının gözünden anlatarak, onların Dracula'ya olan nefretine rağmen (Mina hariç) Dracula'nın hikayesini bu kadar güzel aktarabilmesi tam bir başarı bence.
3 tane uyarlama film ve bir tane de çatlak klasiğini okuduktan sonra orjinal sayılabilecek bir Drakula'yı okuydum. Benim okuduğum versiyon 240 sayfa kadar Resimli Dünya Klasikleri'ndendi. Ezberlediğim bir hikaye olsa da sürükleyici ve güzeldi. Beğendim. Kitabın ilk kısımları oldukça güzeldi. Mina ve Lucy ile hikaye sıkıcılaşıyor biraz. Van Helsing'in girişiyle de biraz daha sürükleyici bir hal alıyor.
İnsanların, gördüklerine bile inanmadıkları bu aydınlanmış çağda, bilge adamların kuşkuları onun en büyük gücü olur.
Bram Stoker
Can Yayınları
Başarılarımızdan değil, başarısızlıklarımızdan ders alırız!
Bram Stoker
Can Yayınları
Zaman zaman, hepimizin deli olması gerektiğini ve deli gömlekleri içinde akıl sağlığının farkına varacağımızı düşünüyorum.
Bram Stoker
Can Yayınları
Yaşam, yaptığımız şeyden başka bir şeyi beklemektir sadece ve hakkıyla güvenebileceğimiz tek şey ölümdür.
Bram Stoker
Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dracula
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052398555
Kitabın türü:
Çeviri:
Begüm Sarı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ren Yayınları
“Tahmin ettiklerimiz nadiren olur, hiç ummadıklarımız ise çoğunlukla.”





Bram Stoker’ın ilhamını III. Vlad’tan alan bu ünlü vampir romanı, Kont Dracula’nın Londra’da bir ev satın almak istemesi üzerine bu işle ilgilenen Jonathan Harker'ın Transilvanya’ya seyahat etmesiyle başlar. Dracula Şatosu’nda tek başına yaşayan Kont’un, şatodaki gizemlerin ve tuhaflıkların Jonathan’ın ilgisini çekmesiyle olaylar gelişir. Bunun ardından Londra’da dehşetli olaylar başlar. Devam eden süreçte bir grup gencin tek amacı Dracula’yı öldürmek olur ve bunu yapmak için türlü tehlikelere, maceralara atılırlar.





Günlükler, notlar, gazete haberleri ve telgraflarla ilerleyen romanın korkulu temposu sonuna kadar devam eder. Roman yayımlanmasının üzerinden yüz yıldan fazla bir zaman geçse de hâlâ ilgiyle okunmaktadır. Pek kez tiyatroya, sinemaya ve televizyona uyarlanan eser, yazıldığı dönemin sosyal hayatından taşıdığı izlerle birlikte okuru, ürkütücü olduğu kadar heyecanlandıran atmosferinden bir an olsun ayırmaz.

Kitabı okuyanlar 277 okur

  • Samet Turna

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.9 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları