Adı:
Dracula
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052885178
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
3 May. Bistritz.—Left Munich at 8:35 P. M., on 1st May, arriving at Vienna early next morning; should have arrived at 6:46, but train was an hour late. Buda-Pesth seems a wonderful place, from the glimpse which I got of it from the train and the little I could walk through the streets. I feared to go very far from the station, as we had arrived late and would start as near the correct time as possible. The impression I had was that we were leaving the West and entering the East; the most western of splendid bridges over the Danube, which is here of noble width and depth, took us among the traditions of Turkish rule.

We left in pretty good time, and came after nightfall to Klausenburgh. Here I stopped for the night at the Hotel Royale. I had for dinner, or rather supper, a chicken done up some way with red pepper, which was very good but thirsty. (Mem., get recipe for Mina.) I asked the waiter, and he said it was called “paprika hendl,” and that, as it was a national dish, I should be able to get it anywhere along the Carpathians. I found my smattering of German very useful here; indeed, I don’t know how I should be able to get on without it.
520 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Dracula, yazıldığı dönem (1897) göz önüne alındığında bu kitabın korku yapıtları arasında sivrilmesine çok şaşırmamalı. Beni bile bu zamanda okuduğum o kadar başarılı korku romanlarından sonra etkilediğine göre Bram Stoker’ın ölümsüz bir eseri ardında bıraktığını söyleyebilirim. Kitabın günlüklerden oluşması fikri bazen iyi, bazen kötü benim için. Herkesin bakış açısıyla olayları görebiliyoruz, yaşadıklarını ve duygularını. Ancak bazen her tarihin yazılması, bazen bu günlerin birbirini tekrarlaması sıkmıyor değil, bu durum özellikle kitabın son 150 sayfasında görülüyor. Bunların dışında kitap akıcı. Eskiden yazılmış olmasına karşın ilginizi çekmeyi başarıyor.
560 syf.
·10/10
5/5
"...Boyun eğerek kabullenmekten başka elimden ne gelirdi? Durum Mr. Hawkins'in hayırınaydı, benim değil, onu düşünmek zorundaydım, kendimi değil; ayrıca, Kont Dracula konuşurken bakışlarında ve tavrında tutsak olduğumu anımsatan bir şey vardı ve gönlüm razı gelmese de başka seçeneğim yoktu..."
5/5 ⭐⭐⭐⭐⭐
Kitap okumaya başladığımdan beri fantastik kitaplara özellikle vampirlerle ilgili olanlara hayranlığım vardır. Uzun zamandır okumak istediğim bir başyapıttı Dracula.🤩 Bu zamana kadar ki yazılan vampir kitaplarının, çekilen filmlerin hepsine ilham olan bir başyapıt hemde... Beklentim yüksek olarka başladım haliyle, ilk sayfalarda Jonathan Harker'in güncesi ile başlıyor kitap. Kendisini görevlendiren Peter Hawkins için Transilvanya yolculuğuna çıkıyor tabi ki diyarlara nam salmış Kont Dracula'nın şatosuna gitmek istediğini duyan herkesten tuhaf tepkiler alıyor. Gitmemesi için adeta yalvaranlar bile oluyor hatta ancak Jonathan bunlara bir anlam veremiyor.(Hepsinin sebebini yaşayarak öğrenecektir tabiki)
Heyecanı bir an bile bırakmadan, sevgiyi, dostluğun önemini, aşkı çok güzel bir şekilde anlatan bir kitap. Bu eski insanların birbirine olan saygılarını, tutkularını satırlarda okurken gerçekten hayran kaldım. Her ne kadar seni sevsem de Dracula, bu sefer insanların tarafını tuttuğum için kusura bakma. Üstelik bu güzel kitabı @dexpub 'ın korku edebiyatı klasiklerinden okumak başka bir keyifliydi. Bu tarz kitaplara merakınız varsa vakit kaybetmeden okumanızı tavsiye ederim, kitapla kalın.‍️ Bram Stoker
680 syf.
·10/10
Bazı macera romanları vardır ve sizi öyle bir heyecanlandırır ki hep üç beş satır ileriye gözleriniz kayar acaba ne oldu diye meraktan için içini yer ya . işte bu roman tam da o nitelikte heyecanlı ve macera dolu bir roman.Her bir anı macera dolu olan romanda dönem özelliklerinin yansımalarını da görmek mümkün.Bilimsel gelişmeler, teknolojik gelimeler ve hurafelerin arttığı bir dönem kitaba öyle bir işlenmiş ki gözden kaçırmak hemen hemen imkansız ...
680 syf.
·7/10
Kitabın ilk yarısı özellikle Lucy ile ilgili kısımları oldukça heyecanlıydı, eminim konuyu bilmesem çok da esrarengiz gelirdi. Fakat kitap ilerledikçe Dracula avcılıktan av konumuna düşüyor haliyle gözümüzdeki değerini de yitiriyor. Dracula'yı ,belki de başka karakterlerin gözünden gördüğümüz için, Dracula yapan neydi anlayamıyoruz. Asıl temel bu kitap olmasına rağmen zaman geçtikçe, hikayenin üzerine yeni fikirler eklendikçe güzelleştiği kanaatindeyim.
520 syf.
·10 günde·10/10
Kitabın günce şeklinde yazılmış olması farklı bir hava katmış. Kesinlikle gerilim dolu bölümlerinden kopamıyorsunuz. Son cümlesine kadar sürükleyici ve akıcı. Kesinlikle beklentiyi karşılayan bir sonla bitiyor. Gotik edebiyatın hakkı verilmiş bir roman. Okunmalı !
520 syf.
·8/10
Öncelikle kitabı okumak isteyenler varsa kesinlikle Ren yayınlarının baskısını almasın çünkü rezalet gerçekten!
Kitaba gelecek olursak 19. yüzyılda yazılmış ve gotik edebiyatın etkisinde ortaya çıkmış bir eser ya da şaheser demek daha doğru, çünkü beklentimin üzerinde bir kitap oldu - Rezalet çeviriye rağmen - beğendim.
Kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse, kitaptaki olaylar günce şeklinde anlatılmış, bu da olayları farklı karakterlerin gözünden görmemize fırsat tanıyor, hikayenin ilk bölümlerinde özellikle Dracula'nın şatosunda geçen kısımlar hoşuma gitti, daha sonraki süreçte Dracula şatosunu bırakıp Londra'ya gitmeye karar veriyor ve olaylar başlıyor, genel anlamda maceralı ve heyecanlı bir kitap oldu, güzel bir çeviri ile çok daha güzel bir kitap olacağı kesin, bu türlere ilgisi olan herkesin okuması gerek diye düşünüyorum.
680 syf.
·Beğendi·9/10
Dracula, çok sevdiğim gerilim romanları arasında edebi bir başyapıt oldu. Şüphesiz Bram Stoker'ın gerçekçi dili olmasaydı, Dracula bu kadar şiddetli bir şekilde var olamazdı. Kesinlikle okumanızı, ve güzel tasarımı nedeniyle Yabancı Yayınları'ndan tercih etmenizi öneriyorum.
560 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Uzun zamandır okumayı ertelediğim, korku türünün başyapıtlarından olan Drakula’yı henüz okuyabildim. Türk-Osmanlı tarihi ile iç içe bir karakter olması ve farklı karakterlerin günlükleri aracılığıyla olayları okuma fikrinin, kitabı daha ilginç bir hale getirdiğini düşünüyorum. Nitekim Stoker’in edebi olduğu kadar akıcı dili sayesinde kitabın nasıl bittiğini anlayamadım. Drakula, gerilimi okuyucuya oldukça başarılı bir şekilde hissettiren; severek okuduğum bir klasik oldu.
520 syf.
·5 günde
Victoria Dönemi Edebiyatının İngiliz Edebiyatı kapsamında bende ayrı bir yeri vardır. Sonraki döneme nazaran daha ilgi çekici, doğal ve belki de muhafazakar bir edebiyat anlayışı olması başlıca sebeplerdendir. Eserlerini severek okuduğum Bram Stoker, Jane Austen, Charles Dickens ve W.Collins yapıtlarını bu yüzyılda ortaya koymuşlardır.
Gotik Edebiyatın meşhurları arasında kabul gören Dracula, bayağı korku dolu, bir o kadar sürükleyici, farklı karakterlerin günceleri ve mektuplarından oluşan sıradışı bir roman. Korku-merak-gerilim üçlüsünün tüm eser boyunca hissettirilmesi kitapla ilgiyi hiç koparttırmadı diyebilirim. Özellikle esrarengiz ve sırlarla dolu ilk kısım ve kurgunun günceler üzerinden temellendirilmesi favori kitabım Beyazlı Kadını hatırlattı bana.
Dun basladim okumaya fakat cok donuk anlatim bana göre. Hic de o kadar ilgi cekici degildi ayrica. Bol bol tarihi anlatimlar olmasina ragmen resmen sikintidan patladim okurken. Filmini cok begenmistim fakat ya yazardan gelen bir eksiklik yada cevirenin eksikligi bir turlu sarmadi beni kitap.Belkide cabuk karar verdim bilemeyecgim simdi bakinca bir cok kisi begenmis kitabi ama ilerde okurum belki tekrardan denerim en azindan. yarim birakmayi hic sevmem zaten.
Vampir hikayelerine bayılan biri olarak kütüphanede görür görmez alıp okumaya başladım. Daha fazla okumamış olsamda güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Zaman zaman, hepimizin deli olmasını gerektiğini ve deli gömlekleri içinde akıl sağlığımızın farkına varacağımızı düşünüyorum..
İnsanların, gördüklerine bile inanmadıkları bu aydınlanmış çağda, bilge adamların kuşkuları onun en büyük gücü olur.
Bram Stoker
Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dracula
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052885178
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
3 May. Bistritz.—Left Munich at 8:35 P. M., on 1st May, arriving at Vienna early next morning; should have arrived at 6:46, but train was an hour late. Buda-Pesth seems a wonderful place, from the glimpse which I got of it from the train and the little I could walk through the streets. I feared to go very far from the station, as we had arrived late and would start as near the correct time as possible. The impression I had was that we were leaving the West and entering the East; the most western of splendid bridges over the Danube, which is here of noble width and depth, took us among the traditions of Turkish rule.

We left in pretty good time, and came after nightfall to Klausenburgh. Here I stopped for the night at the Hotel Royale. I had for dinner, or rather supper, a chicken done up some way with red pepper, which was very good but thirsty. (Mem., get recipe for Mina.) I asked the waiter, and he said it was called “paprika hendl,” and that, as it was a national dish, I should be able to get it anywhere along the Carpathians. I found my smattering of German very useful here; indeed, I don’t know how I should be able to get on without it.

Kitabı okuyanlar 519 okur

  • Elif basaran
  • Mehmet Akif Deniz
  • elizabeth.
  • ƑҼVȤӀ ⱭlƬƲƝƁƲlⱭƘ
  • Ayşe Gürsu
  • Japonkurdani
  • Ydtp
  • Devrim Ece Han
  • İlke Özdemir
  • Yekta Dinç

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları