Dərviş və Ölüm

Meşa Selimoviç
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·464 syf.·
2023 20. kitabı
Haksız bir ölümle başlayan ve hazin bir ölümle biten bir garip derviş hikayesi.. 1910 yılında Bosna'da doğan meşhur yazar Meşa Selimoviç'in ağabeyi, 1942 yılında Hırvat güçler tarafından haksız yere kurşuna dizilerek öldürülür. Kardeşinin ölümü, onda çok derin yaralar açar. Sırf aileden biri öldüğü için değildir bu yara , zira zaten ülkedeki devrimi destekleyen bir ailede ölüm, beklenen bir durumdur. Onu asıl kahreden, ortada müthiş bir haksızlığın bulunmasıdır, sebepsiz, manasız bir haksızlık. Bu ölüm, bütün aile için özellikle de Meşa Selimoviç için bir dönüm noktası olur. Edebiyat Fakültesi mezunu olan Selimoviç, yaşadığı kişisel acı üzerinden evrensel bir mesaj vermek amacıyla derdini, kederini, acısını yazarak anlatmayı seçer. Ancak bunun için uzun yıllar beklemesi gerekmiştir. Çünkü hem yaşadığı duygusal yoğunluk hem de yazarlık tecrübesinin eksikliği nedeniyle yazdıklarını yetersiz ve zayıf bulmaktadır. Tam yirmi yıl iç dünyasındaki o duygu yoğunluğu ve heyecanın dengelenmesini beklemiş, bu süreçte de roman teknikleri hususunda tecrübe kazanmak için çok çalışmıştır. Hem iç dünyasının hem de edebî yeteneğinin kıvama geldiğinden emin olduktan sonra, 1962 yılında yazmaya başladığı yitirilen kardeş eksenindeki hikayesini 1966'da tamamlamıştır. Hikayenin kahramanı Ahmet Nureddin adında bir Mevlevî tekkesi şeyhidir. Her ne kadar hataları ve zaafları olsa da her zaman iyi ve doğru olmaya çalışan kendi halinde bir dervişken, kardeşinin işlemediği bir suçtan dolayı idam edildiğini öğrenmesiyle hayatı değişir. İnançlarını, insanları ve toplumu sorgulamaya başlar, adalet duygusu alt üst olur. Başkaları söz konusu olduğunda insanları yargılamak, kurallara uymayı tavsiye etmek hatta ölümün hiç de korkulacak bir şey olmadığından bahsetmek kolaydır.
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
"yürek elbet acıyor esvap değiştirirken"
9/10
·464 syf.··
2021 485. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2021 18:00
Kendime yakın bulduğum, içimde hissettiğim, aynı duygularla taştığım kelimlerle başladı.. Tekkeyi hem seven; hemde içinde sıkışmış gibi daralan bir ruhun feryadı niteliğinde ulaştı bana. Bir insan ya bulunduğu yere uyum sağlamaz mutsuz olur; ya da kök salar huzur bulur sanırdım. Hem sevip hem de içinde daralan ruhların çokluğuna tanık oldum. Güvenli sevgi dolu bahçemizden uzanan boğucu surları gözümüze gösteren zamanları gelecektir hayatın: "Dünya ile ben, birdenbire birbirimiz için birer sır olduk; karşılıklı olarak şaşkınlıkla bakıştığımız halde, birbirimizi ne tanıyabiliyor, ne de anlayabiliyoruz artık." Huzurlu tekke hayatında yaşayan Mevlevî Şeyhi Ahmet Nureddin'in, kardeşini hapisten kurtarmak için giriştiği yanlış düşüncelerle başlayan, hayatının alt üst oluşunu, ruhunun devinimlerini, nefsiyle cengini, konumunu yadırgamasını, köklerinin sarsılmasını çok çarpıcı ve insani buldum. Düşünceleri, kendiyle savaşı çok canlı; çok çarpıcı kelimelerle hayat bulmuş. İnsanın iç savaşı, kendi nefsiyle cengi güzel giydirilmiş Mevlevî Şeyhine. Bu soruyu sordurdu bana: Bir insan bunca değişebilir mi? Değişim öyle kolay mı? Bana daha çok insanın içinde uyuyan yanının, olaylar ve gelişmeler tarafından dokunularak uyandırılması gibi geliyor.. Ruhun yeni bir kalıba girmeye çalışma sancısını okumak keyifliydi; düşündürücü ve tabiki acı vericiydi. Bunca düşünce akışını dıştan izleyen biri olarak da acayip yoruldum. Benim zihnim de sürekli böyle çalkalanıyor. Kendimkinden neden bu kadar yorulmuyorum? Bir nehir gibi kapılıp gittiğim için mi? Tuhaf.. Belki de ben farkında olmadan beni yıpratan bir nehirdir.. Son olarak bu karmaşık, düşünceler içinde bocalayan, yaşadıklarının yükünü kaldıramayan zayıf ruhun özetini çıkarmayı İsmet Özel'e bırakıyorum: "yürek elbet acıyor esvap
Hayat
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 10:37
İlk bakışta 464 sayfalık ve sayfaları yoğun yazılmış olması sebebiyle acaba okuyabilir miyim diye başladığım bir kitap fakat okudukça insanı kendine çeken hatta bırakmak istemeyeceğiniz bir akıcılıkta bir kitap. Baş karakteri olan Derviş' in hayatında yaptıklarını ve sonucunda yaşadığı olayları bir iç ses, iç muhasebesi şeklinde yazılmış oldukça başarılı bir kitap. Okuyucuyu etkileyen bir eser olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
1000Kitap
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 00:42
Boşnak yazar Meşa Selimoviç’in, ağabeyinin İkinci Dünya Savaşı yıllarında kurşuna dizilerek öldürülmesinden etkilenerek yazdığı ve 1967’de yayınladığı Derviş ve Ölüm, Yugoslavya’da ve dünyanın değişik yerlerinde bir çok ödüle layık görülmüş ve otuz dile çevrilmiş bir roman. Hikaye 1900'lerin başında Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde bir kasabada geçer. Şeyh Ahmet Nureddin Mevlevi tekkesinin şeyhidir. Ailesinden uzakta tekkeyle sınırlı olan çevresinde, huzuru bulduğuna inandığı, manevi hazlarla dolu bir dünyası vardır. Kardeşi Harun'un haksız bir nedenle kaleye hapsedilmesi üzerine kardeşini kurtarmak için sevmediği insanlarla muhatap olmak zorunda kalır, ancak kardeşinin idamına engel olamaz. Kardeşine iftira atanın şehrin ileri gelenleriyle işbirliği yapan tekkeye aldığı ve koruduğu dervişlerden biri olduğunu öğrendikten sonra da ipler tamamen kopar. Zamanla dervişlik kimliğinden sıyrılıp uğradığı haksızlıklara başkaldırmaya, intikam almak için planlar yapmaya başlar. Tekkede yaşarken dışarıda bıraktığı ve zaman zaman etten ve kemikten oluşmuş bir beşer olarak sorguladığı dış dünya bütün sorunlarıyla onu kuşatmaya başlar. Adaleti, ölümü, haksızlığı, vicdanı, inancı, iyilik ve kötülük kavramlarını, aşkı, dostluğu, çıkar ilişkilerini, suç, ceza ve otoriteyi sorgulamaya başlar. İnaçları ve duyguları arasında sıkışıp kalır Şeyh Ahmet Nurettin. Biz de kendi iç dünyasında yaşadığı çelişkiler ve gelgitleri okuruz. Kitapta şeyh kadar önemli bir karakter de Hasan'dır. Hasan şeyhin vazgeçemediği dostu çoğu zaman da onun vicdanı olur, şeyhi sorgulamaya teşvik edendir ve sonrasında da şeyhin en büyük imtihanı olur. Kitap İtalyan yönetmen Alberto Rondalli tarafından Türk-İtalyan ortak yapımı olarak Derviş (2001) adıyla sinemaya da uyarlanmış. İnternette film
Roman
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
Sizin Hiç Ağabeyiniz Öldürüldü mü?
10/10
·459 syf.··
2021 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 21:12
"Şimdi ben neyim? Ödlek bir kardeş mi, yoksa inançsız bir derviş miyim? insanlara olan sevgimi mi yitirdim, yoksa inancım mı zayıfladı? İnsan şeklini mi, inancımı mı yoksa ikisini birden mi yitirdim ben?" Bu cümle aslında bu kitabın özeti. Yazardan ilk önce konuya girmek istiyorum. Meşa Selimoviç 1944 sonlarında ağabeyini, 3.Kolordu Askeri Mahkemesi tarafından kurşuna dizilerek öldürülmesi üzerine bu anın vermiş olduğu acıyı kağıda dökmek ister. Ama gel gör ki ilk başta sadece ağabeyinin hikayesini anlatmak istediği düşünce yapısı defaatle değişir. Bu dönem yazarımız 22 sene boyunca kendini tam anlamıyla yeterli bulamaz.Yazar yazar ve yırtar.İstediği hikayeye 1966 senesinde tamamlayabilir.Yani ağabeyinin kaybının 22.yılı. Fyodor Dostoyevski , Andrey Tarkovski , İvo Andriç gibi isimleri okur.Özellikle Yugoslav edebiyatına çok girer.Kendini geliştirmek için elinden geleni yapar.En sonunda ağabeyinin hikayesini bir dervişin ağzından anlatmanın daha etkileyici ve dikkat çekici olacağına karar verir.Son noktayı 22 sene işte böyle koyar. Tabi kitap basıldıktan sonra ödüller birbirini kovalar. Kendi beyanina göre ağabeyi Şevki nin ölümünde parmağı olanlarla da karşılaşır. Onların elini sıkmaz. Kendini Bosna doğumlu, Sırp vatandaşı bir müslüman olarak tanımlar. Bunu heryerde dile getirir. Hırvatların bu yaptıklarını da asla unutmaz ve ölümüne kadar bağıra bağıra her ortamda dile getirir.Ağabeyinin öcünü kendince böyle alır. Kahramanımız Şeyh Ahmet Nureddin; bir Mevlevi şeyhi.Derviş olmasından da mutevellit karakter yapısı hoşgörü, iyimserlik, yardımseverlik üzerine kurulu.Dünyasında kötü duygu ve düşüncelere asla yer yok.Ama yaşadıklarının onun sonunu hazırlayacağından da bir o kadar habersiz..Karakterini 180 derece değiştirecek bir durum..Kardeşinin öldürülüşü..Dervişlik onun için artık sadece bir
Edebiyat
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
Mel'in biricik dervişi...
Puan vermedi·464 syf.··
2025 25. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 03:16
Kitabı yıllar önce almış, ne kadar niyetlendiysem de okuyamamıştım. Ne büyük kayıp... Şimdi tam da bu saatlerde göğüs kafesimi darlayan bir acıyla yazıyorum bu incelememi. Aslında bu, diğer incelemelerimde olduğu gibi sadece hislerimi anlatıyor, kitabı incelemem imkansız, burada ben inceleniyorum aslında. Ruhen çöktüğüm için de yazdığım şeyleri kontrol etmeden paylaşacağım, dönüp bir daha baktığımda kendime dair gördüğüm tek şey samimiyet olsun istiyorum. :) İnsanlar öyle şeyler yaşar ki birden koskoca dünya gözünüzün alabildiği yer gibi gelir, asla kaçamaz, aman dileyecek yer bulamazsınız. Ama bazen de öyle büyür öyle büyür ki kendinizi bir zerre gibi hisseder de kaybolursunuz. Benim dervişim, güçsüzlüğü, korkusu, inancı, iradesi, iradesizliği, eksikliği ama her şeye rağmen şeffaflığıyla hayatımda bambaşka bir noktada artık. Bilmiyorum, bu kitabı okuyan herkes aynı şeyi hissetti mi ama içim o kadar dolu ki buna rağmen ağlayamıyorum. Son sayfasına kadar boğazımda yumru, göğsümde tarifsiz bir ağrıyla okudum kitabı, ama sonunda o benim canıma okudu. 207. sayfada "Ben hiçbir şeyi güzelleştirmeden, giz­lemeden Allah’ın huzurundaymışım gibi konuşuyorum. Hem şunu da belirtmek istiyorum ki ben, ne kötü, ne tuhaf; insanların çoğu gibi sıradan bir insanım." diyor dervişimiz. Bu o kadar ustaca işlenmiş ki bütün duyguları zirvede yaşadım, rüyalarıma girdi ve orada bile o hislerle doluydum. Dervişin, kardeşini arama süreci sayfalarca sürdü, 200 sayfa kadar, ama öldüğünü öğrendikten sonra her şey o kadar hızlı gelişti ki içimden hep şunu söyledim: "Hayatımızın belki de an'ımızın en büyük hedefi haline getirdiğimiz şeyler iyi ya da kötü neticeye bağlanana kadar saniyeler seneler gibi sürüyor ama netice beraberinde hızla akan bir ömür, hatta artık ölümü bekletecek hale
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
İnsanın iç dünyasına derin bir yolculuk
Puan vermedi·518 syf.··
2025 49. kitabı
Yazarın, hayatında devrime inanan sadık bir vatandaş olmasına rağmen, devrim tarafından cezalandırılması, duygularıyla politik fikirlerinin çatışmasına sebep olmuştur. Romanda bu çatışma, birinci kahraman Mevlevi tekkesi şeyhi Ahmet Nurettin’in duyguları ile inancı arasında meydana gelir. Ahmet Nurettin bir derviştir ve temsil ettiği misyon gereği hoşgörülü olmalıdır. Ne var ki olaylar onu, her geçen gün, hoşgörüden uzaklaştırıp nefrete doğru götürmektedir. Roman, bir Hıdırellez gecesi başlar. İnsanların hayvanca eğlenceleriyle geceyi dahi kana buladıkları bu Hıdırellez gecesinde Ahmet Nurettin’i, kendi iç muhasebesinde insanlara acıyan ve gidişatı kötü gören; bununla beraber, kendi konumuyla da çok barışık olmayan bir şeyh olarak görürüz. Ahmet Nurettin’in kardeşi Harun, tam olarak belli olmayan bir suçtan dolayı kaleye hapsedilir. Ahmet Nurettin, kardeşini kurtarmaya çalışır. Ne var ki kısa zamanda acı gerçekle karşılaşır: Kardeşi hapisteyken öldürülmüştür. Olayın peşini bırakmayınca yönetimdeki gizli güçlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Kendi düzenlerini kuran ve insanlar üzerinden çıkar sağlayan dönemin yöneticileri, Ahmet Nurettin’in kardeşinin ölümünü fazlaca kurcalaması sebebiyle, onu da hapse atarlar. Şeyh Ahmet Nurettin hapiste çok sıkıntılı bir dönem geçirir. Gerek hapsedilme süreci, gerekse hapisteyken yaşadıkları, onda dervişlikten gelme hoşgörü ve itaat duygularını yok eder. Hapisten çıktıktan sonra düzene karşı isyan bayrağını açar. Hem vicdanını hem hayatını kurtarma mücadelesine soyunur. Bütün bu değişimleri yaşarken nefret duyguları da olabildiğince gelişir. Tekkeyi terk eder. Şeyhlikten uzaklaşır. Ancak Ahmet Nurettin, güçsüz olması sebebiyle, kendine ve kardeşine eziyet edenlere karşı koyamaz. Yine kendisi zarar görür. Ahmet Nurettin’i isyana
1000Kitap
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · L&M Yayınları · 20072,187 okunma
Derviş ve Ölüm-Psikanalitik İnceleme
8/10
·430 syf.··
2022 122. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2022 00:07
Ahmed Nureddin romanın başında tekke şeyhi olan, dini disiplin içinde yaşayan, arzularını bastırmış ve dünyadan kendisini geri çekmiş bir kişidir. Ahmed Nureddin başlangıçta dünyayı Tanrı’nın adil olduğu, dünyanın düzenli işlediği ve kötülüğün yalnızca istisnai bir durum olduğu bir yer olarak düşünür. Bu inanç sistemi onun iç dünyasında katı bir ahlaki yapı kurar ve güçlü bir superego örgütlenmesine zemin hazırlar. Bu düzen yalnızca dini bir inanç değil, aynı zamanda Ahmed Nureddin’in dünyayı anlamlandırma biçimini ve ahlaki konumunu belirleyen temel bir ruhsal yapı işlevi görür. Ancak kardeşinin haksız yere öldürülmesi Ahmed Nureddin’in bütün psikolojik düzenini sarsar. Bu olay yalnızca kişisel bir kayıp değil, aynı zamanda dünyayı anlamlı kılan ahlaki ve metafizik düzenin parçalanması anlamına gelir. Tanrısal adalet fikri sarsılır ve şimdiye kadar güvenle sığındığı pasif derviş kimliği işlevsiz hale gelir. Çünkü artık onun inandığı dünya yoktur. Bu noktada karakterin zihninde temel bir soru belirir: “Adalet yoksa inanç neye dayanır?” Psikanalitik açıdan bu durum, üst nesne olarak işlev gören Tanrı ve adalet düzeninin çökmesi ve buna bağlı olarak narsisistik güvenin yıkılması şeklinde yorumlanabilir. Bu deneyim Ahmed Nureddin’in dünyaya ilişkin temel inançlarını sarsan narsisistik bir yaralanma niteliği taşır. İnandığı adalet düzeninin çöktüğünü görmek, karakterin kendilik algısında derin bir kırılmaya yol açar. Bu travmatik deneyim Ahmed Nureddin’in yalnızca dış dünyaya ilişkin inançlarını değil, aynı zamanda kendi içsel ahlaki düzenini de sarsar. Böylece karakter, daha önce bastırılmış olan dürtülerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu travmadan sonra Ahmed Nureddin’in içinde yoğun bir öfke ve intikam arzusu ortaya çıkar. Bu duygular aslında bütünüyle yeni değildir;
Psikoloji
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma
Puan vermedi·446 syf.··
2026 6. kitabı
Derviş ve Ölüm, insanın kendi vicdanıyla verdiği en sessiz ama en yıkıcı savaşın romanıdır. Mesa Selimoviç, bu eserinde bir dervişin hikâyesini anlatıyormuş gibi görünse de aslında insanın hakikatle yüzleştiği o kaçınılmaz anı dile getirir. Bu romanda olaylar değil, duygular ilerler. Zaman akmaz; düşünceler derinleşir. Dervişin dünyası dışarıdan bakıldığında düzenli ve sakin görünür, fakat iç dünyası çatlaklarla dolu bir aynayı andırır. Her sorgulama, o aynayı biraz daha parçalar. Selimović’in kalemi, kelimeleri anlatmak için değil, hissettirmek için kullanır. Cümleler birer düşünce değil, birer yük gibidir; okurun zihnine değil, ruhuna iner. Bu yüzden eser, okunmaz—yaşanır. Ve her okuyan, kendi içindeki dervişle karşılaşır. Romanda adalet, ulaşılması gereken bir hakikat olmaktan çok, insanın peşinde sürüklendiği bir yanılsama gibi durur. İnanç ise bir sığınak değil; aksine, insanı kendisiyle yüzleşmeye zorlayan bir sınavdır. Derviş, bu iki kavram arasında sıkıştıkça, aslında en büyük mücadelenin dış dünyayla değil, insanın kendi benliğiyle olduğunu fark eder. Sonuçta Derviş ve Ölüm, bir karakterin değil; bir ruhun çözülüşünü anlatır. Okur kitabı bitirdiğinde yalnızca bir hikâyeyi geride bırakmaz, kendi içindeki sorularla baş başa kalır. Çünkü bu roman cevap vermez—insanı, cevap arayan birine dönüştürür...
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Can Yayınları · 19882,187 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 02:31
Kitap senelerce benimleydi ancak;henüz okudum, okuyorum… Kardeşinin suçsuz yere idam edilmesinden sorma düştüğü derin karmaşayı resmediyor. İnsanın gelgitlerini güzel olarak ele alıyor kitap. Ben çok sevdim çok güzel satırların altını çizdim. Ve Yugoslavya yazarı olarak okuduğum ilk yazar diye anımsıyorum (bende bir Yugoslav göçmeniyim oysaaa). İnsan ruhunu çözümlemesi, acizliğimizi , korkularımızı, nefretimizi , sevgimizi anlatması muhteşem. Her bölüm başlangıcında bölüme uygun bir kuran ayetinin mealinin olması da dikkat çekici olmuş. MEB ‘in 100 temel eserinde yer alan bir kitaptır kendisi. Yani son olarak şöyle söyleyim eğer ki kitap okurken altını çizmeyi seviyorsanız, bu kitapta düşünerek çok güzel satırlar çizeceksiniz… tavsiye edilir. “Adalet sağlık gibidir, yok olunca onu düşünür insan.”
1000Kitap
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,187 okunma

Yazar Hakkında

Meşa SelimoviçYazar · 6 kitap
26 Nisan 1910′da Bosna’nın Tuzla kentinde doğmuştur. Selimoviç, yetişme döneminde Andersen’den Charles Dickens‘a, Dostoyevski‘ye kadar birçok ünlü yazardan beslenmiştir. Beslendiği bu yazarlar içerisinde özellikle Dostoyevski’nin fazlaca etkisi altında kaldığı görülür. 1930 yılında Belgrad Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde, Sırp Dili ve Yugoslav Edebiyatı eğitimi almıştır. Üniversite eğitiminin ardından öğretmenliğe başlayan Meşa Selimoviç, Halk Kurtuluş Hareketi’yle iş birliği yaptığı gerekçesiyle, 1942′de, kız kardeşi ve ortanca kardeşiyle birlikte, Hırvat faşist güçleri tarafından tutuklanmıştır. Dört aylık hapishane hayatının ardından delil yetersizliği sonucu serbest bırakılmıştır. ‘Çember’ adlı son romanını tamamlayamadan 11 Temmuz 1982′de Belgrad’da vefat eden Selimoviç’in bugün özellikle ‘Kale’ ve ‘Derviş ve Ölüm‘ adlı eserleri dünyaca üne sahiptir.