Adı:
Ecce Homo
Baskı tarihi:
5 Ocak 2005
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758722921
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gün Yayıncılık
Ecce Homo, Alman düz yazımının muhteşem baş yapıtlarından birisi, belki de şimdiye dek hiç görülmemiş tarzda kaleme alınmış bir otobiyografidir. 1888 yılı sonlarında, Nietzsche (1844-1900) tam delirmeden yalnızca birkaç hafta önce, kendisindeki trajedi felsefecisi girişiminin izlerini aramaya başlamıştı.
139 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Bu adam çok farklı düşünüyor. Herkesin bildiğinin aksini biliyor. Bu adamın aynısını bulamazsınız.
Size bir şey diyeyim mi? Öyle bir şey hissettim ki bu adamdan hiçbir şey hissetmediğimi söyleyebilirim sizlere... Ne zaman ki tam anladım desem daha sonra yoo anlamamışım cevabını alıyordum kendimden. Sizlere şu alıntısını okuyayım:

"Bana dair bir şeyleri anladıklarını sananlar, kendi ölçülerine göre kesip biçtiler beni; tamamen zıttım olan bir 'idealist' yaptıklarıda oldu beni."
Devamı için syf.59

Mesela bildiğimiz gerçekler nelerdir?
Misal iyiler iyidir, kötüler kötü
İyiler doğruyu söyler kötüler eğriyi...
Ama Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Nasıl düşünüyor ona bir bakalım...

"İyi insanlar asla doğruyu söylemez. İyiler yanlış kıyılar, yanlış güvenceler öğrettirler sizlere. İyilerin yalanları içinde doğup sığındınız. Her şey köklerine dek yalana boğuldu ve çarpıtıldı iyilerce."

Eğer Nietzsche'nin hayatını okuma şansınız olursa onun Hiristiyan dinine olan öfkesini anlamış olacaksınız ki
Ben yanlış olan bir din algısı ve iyilik bağdaşmasindan dolayı Nietzsche'nin böyle düşündüğünün kanısindayım.
İyilik olgusunu kötü insanlardan görmesiyle böyle bir algı oluşmuş olabileceğini düşünüyorum...

Neticede Nietzsche'nin İslam ve Hıristiyanlık düşüncesini de merak ettim ve şöyle şeylerle karşılaştım:

"Eğer İslam, Hristiyanlığı küçük ve hakir görüyor idiyse, böyle görmekte bin kez haklıydı: Çünkü İslam, insanı yüceltir ama putlaştırmaz..."

"Hristiyanlığın tanrısının öldüğünü söyleyen Nietzsche; İslam’dan ise, övgüyle bahsetmişti. 19’uncu yüzyıl çağdaş kültürünün, İslam kültürünün yanında son derece ‘yoksul’ ve ‘oldukça geç kalmış’ olduğuna vurgu yapan Nietzsche, “Haçlılar, aslında önünde diz çökmeleri gereken asil ve yüksek bir kültüre karşı savaş açmışlardı” demişti."
https://www.fikriyat.com/...kkinda-ne-soylemisti

Kitapta Nietzsche Alman ırkına ve Hırıstiyanlığa olan öfkesini dile getirmiş
Yer yer önce övmüş sonra çokça yermiştir.

Kitaplarına aşık bir adam kitabının bir yerinde şöyle diyor:

"Bana öyle geliyor ki bir kişinin kitaplarımdan birini eline alması,kendine biçeceği en büyük değerdir; bunu yaparken ayakkabılarını çıkardığını varsayıyorum ki çizmelerin bahsini bile yapmıyorum..."

Kitabı Zerdüşten de bahsedince
"Zerdüştüm" diye hitap etmesi bunu en iyi belirtisidir. Kitapları derin ve zor anlaşılır. Olduğunu da bahsetmiştir
Okuduğum bu kitapta da anlamdığım yerler de oldu. Buna ithafen bir okuyucusuna şöyle demiştir:

"Doktor Heinrich von Stein bir seferinde zerdüştmden tek bir kelime bile anlamadığını açık sözlülükle yakındığında bunun sorun olmadığını söyledim; ondan altı cümle anlamak, yani yaşamış olmak çağdaş insanların ulaşabileceğinden daha yüksek bir kademeye taşır ölümlüleri."

Kendisini seven ve hiç sevmeyen okuyucuları oldu ve biliyordu ki onu bir ermiş ve üstün insan olarak tanımlayacaklardı. Nietzsche bunu bildiği için kitabında şöyle der:

"Bılıyorum başıma gelecek olanı. Bir gün korkunç bir şeyin hatırasıyla anilacak adım...
...
Ödüm kopuyor , gün gelipte adımı ermişler katına çıkaracaklar diye..."
Syf.129
Ve daha sonra diyorki bunun önlemini almak için çıkarttım bu kitabı.

Fazla uzatmayacağım son olarak

BİR ATI KUCAKLADIKTAN SONRA HER ŞEYI BITTI...

"Ocak 1889'da Turin'de, bir cadde üzerinde yürürken birden fenalaştı. Düşerken feryatlarla sahibi tarafından kamçılanan bir fayton atının boynuna sarıldı ve akıl sağlığı bozuldu."

Okuduğunuz için teşekkür ederim
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum en iyi otobiyografi kitaplardan bir tanesi...

Almanlar ve Hıristiyanlık hakkında acımasız eleştiriler ile dolu olan bu kitapta kendi düşüncelerini hiç çekinmeden kaleme almış. Bu eserden önce yazdığı kitaplarının nasıl oluştuğunu nelerden etkilendiğini eklemeyi de unutmamış...

İnsan; ruh dünyasında bir şeyi kabul etmiyorsa ister doğru olsun ister yanlış eğer sessiz kalıyorsa bunun insanlık adına suç olduğunu savunuyor. Eserlerini yazdığı dönemin kendi dönemi olmadığını, o dönemde ki felsefecileri, müzik ve din adamlarını eleştirirken kendi kitaplarının ölümünden sonra doğacaklarına inanıyor. O gün onu anlamayanları ve eleştirenleri merak etmemesinin hoş görülmesini istiyor...

Nietzsche, bu eserinin 1886 yılının bilimine, sanatına ve siyasetine bir eleştiri kitabı olduğunu ve tüm Avrupa'nın özellikle Almanların bir çoğunun ayak takımı olduğundan bahsederken Fransız kültürünün tüm Avrupayı kuşatması gönülden arzuladığını da eklemeyi unutmuyor...

Birey olarak ise insanın önce kendi içinde ki Tanrı'yı keşfetmesini ve bu keşiften sonra başka Tanrı'ya ihtiyaç duymayacağını dile getiriyor...

Felsefe kitapları ile aram çok iyi olmasa da, Nietzsche'nin anlatımını seviyorum. Bu eserde ise kendine hayranlığı inanılmaz derecede yüksek olmasına rağmen okurken rahatsız olmuyorsunuz...
136 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir gün, değerli bir dostumla ders çıkışı sohbet ettik. Genel olarak kitap ve yazarlardan bahsettik . Yazarlar hakkında düşünce ve görüşlerimizi birbirimize açıklarken değerli dostumun fanatik bir Frıedrıch Nıetzche hayranı olduğunu fark ettim. Hemen şu soruyu yöneltim: Dostum açıkçası Nıetzche’nin hakkında tatmin edecek bir fikrim yok. Onu ve eserlerini tanımak isterim. Hangi eserinden başlamam lazım ? Sorusuna karşılık verdiği cevap beni bu kitaba yönlendirdi. Evet dostum Nıetzche’yi tanımanın en iyi yolu onun otobiyografik bir eserini okumak/araştırmak olduğunu ve Ecco Homo (Kişi Nasıl Kendisi Olur) eserini tavsiye etti.

Kişi Nasıl Kendisi Olur eseriyle karşımıza çıkan sıra dışı bir yazar olan Nietzche ‘nin bu eseri otobiyografik tarzda yazmış. Kendisi hakkında açıklamalar da bulunarak, eserlerini nasıl yazdığını onları yazarken nelerden etkilendiğini gerek etkilendiği kişilerden olsun gerekse çevre evet özelikle de çevre, uyku ve beslenme yazar için vazgeçilmez etkenler.

Kitabı açtığımızda yazarın kitabı bölümler halinde yazdığını görüyoruz.
Peki nedir bu bölümler ?
• Neden Böyle Bilgeyim
• Neden Böyle Akıllıyım
• Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum
• Tragedyanın Doğuşu
• Zamansız Yazılar
• İnsanca, Pek İnsanca
• Tan Kızıllığı
• Neşeli Bilim
• Böyle Buyurdu Zertüşt
• İyi ve Kötünün Ötesinde
• Ahlakın Soy Kütüğü
• Putların Alacakaranlığı
• Wagner Olayı
• Neden Bir Yazgıyım

Bölümlere baktığımız da eserlerinin isimleri geçmekte. Zaten otobiyografik roman, yazar kitaplarını nasıl yazdığını, nelerden etkilendiğini örnekler ve açıklamalar şeklinde yazmaktan başka ne yapabilirdi ki ?
Kitaplarda araştırmayı seviyorsanız dili ağır bir kitap, dolayısıyla yanınıza küçük bir not defteri ve kalemi almayı da ihmal etmeyin.

Yazarın en sevdiğim yönü sorgulamak. Nietzsche de iyi bir sorgulayıcı olduğundan bazı noktalarda bana katkısı oldu. Özelikle de kalıplaşmış saçma tabuları sorgulayıp yıkması.



Tekrar kitap içeriğine dönersek
Sert ve acımasızca kullandığı kalemiyle insanlığı ve insanlığa ait çoğu duyguyu/ bilgiyi/davranışı eleştirir bir tarzla yaklaşıp, bazı anlarda kendisine hakim olamayıp bu saydığım eylemleri ve bilgiyi yerden yere vuruyor.
Doğrusu şu ki Nietzche ama manevi ama değerli ama insanlar için kutsal sayılan ne varsa, her şeye saldırmaktan ve onları acımazsızca eleştirmekten geri durmuyor.
. Yazarın Almanları pek sevmediğini, hatta sert oklarla hedefe koyup, eleştirmekte.
Hristiyanlara gelince Yazar’ın onlara karşı olan nefreti fazlasıyla hissediyorsunuz. Açıkçası sadece Hristiyanlara karşı değil tüm ‘inancı’ olan herkese.

Kendi fikirlerimi katarsam Nietzche bu kadar sert davranması, inanan kitleye bu denli nefret ve kinle eleştiriyor olması sağlıklı ve etik değil. Normal bir durummuş izlenimi yaratmasını da doğru bulmuyorum.

Evet sevmediğiniz, kabul etmediğiniz konuları/olayları/eylemleri eleştirebilirsiniz.
Bu konuda dikkat edeceğiniz birkaç nokta olmalı. Misal bu eleştirim karşımdaki şahsın onurunu, duygusunu ve insanlığını kıracak mı ?
Benim için tamamen normal görüp, sert eleştiriyle hedef noktasına alırken, bu bazı toplumların kırılma noktası olan, kutsal saydıkları değerleri ve onları kıracak mı ?

Başka bir eleştirim de şu :
Yazar neden bu kadar bencil, hep ben diyerek en iyiyi benim, onları en iyi ben bilir ben tanırım ve hiç şüphesiz ki yine ben bozguna uğratırım demesi normal mı ?
Ayrıca Arthur Schopenhauer'ın eserlerinden fazlasıyla etkilenip, kitabın 56’ncı sayfasında ''Benim kitaplarımdan daha gururlusu ve aynı zamanda incesi kesinlikle yazılmamıştır.'' demesi normal mı ?

Kitabın 138’inci sayfasında ‘‘Dindarlarla temesa geçtikten sonra ellerimi yıkamayı gerekli görürüm’’ demesi normal bir davranış biçimi mi ?


Kim bilir belki de onu üne kavuşturan, sert ve acımasız eleştiri oklarıydı.
İncelemenin sonuna gelirken şu sözlerime yer vermek istiyorum ;
Evet, yazarı merak ediyorsanız alıp okumalısınız, kesinlikle okunulması lazım.

Filologun kitaplarını okumaya devam edecek miyim sorusuna cevabım :
Evet zamanım ve durumum müsait olduğu kadar alıp okuyacağım. Özelikle de Zerdüşt eserini çünkü yazar bu eserine oldukça yer vererek şu notu da yazmayı ihmal etmemiş:
Herkes ve hiç kimse için bir kitap.

Keyifli kitap okumalar,

Sevgiyle…
120 syf.
·18 günde·4/10
Eğer tez konusu olarak Nietzsche 'yi araştırmanız gerekiyor yahut çok seviyorsanız bu kitabı okuyun derim. Onun dışında kitabı okunabilir bulmuyorum.
Kitabın başında kendinden bahsediyor. Sevdiği müzikten esinlendiği yazara, sevdiği şehirden dostlarına...
Geri kalan kısımda ise kitaplarının yazılırken hangi aşamalardan geçtiği, içeriği vs. bir çeşit otoinceleme .
Sanatsal açıdan bir şey göremediğimi söylesem, sanırım Nietzsche hayatta olsa kahrından ölürdü. Çünkü onun egosu bunu kaldıramazdı.
Okumayın...
120 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı anlamak için önce yazarın diğer eserlerini okumak mı gerekiyor yoksa önce bu kitabı okumak ona göre diğerlerine yönelmek mi gerekiyor bilemedim. Ama bana öyle geliyor ki, Böyle buyurdu Zerdüşt’ü okurken aslında yazarın ne demek istediğini biliyor olarak okuyacağım. Daha çok otobiyografi lezzetinde ama eserlerin yazarın değil. Ben keyif alarak okudum, felsefe severlere tavsiye ederim.
120 syf.
·10/10
Bu adamla aramdaki ilişki sürekli kavga eden ama birbirinden kopamayan iki sevgili misali .. Egosundan zerre rahatsızlık duymazken bazen beni gülümsetiyor açıkçası 'NEDEN BU KADAR BİLGEYİM ? NEDEN BU KADAR AKILLIYIM ? 'başlıkları altında öyle çarpıcı şeyler söylüyor ki onun egolu tavrına takılıp anlatmaya çalıştıklarından uzaklaşırsanız o değil siz kaybedersiniz ne de olsa adam NIETZCHE yahu (: Bu kitabı okurken düşündüm de bu adam günümüz de yaşasa hangi konum da olurdu diye hiçbir cevap veremedim kendi kendime . Çok farklı yönlerini sergiliyor diyemem açıkçası ama onun felsefesine şekil veren bir çok kült düşünceyi bulabilirsiniz bu kitapta . Sonlara doğru öyle güzel tespitleri var ki .. Özellikle iyi-kötü kavramını (bence haklı olarak ) yerden yere vuruyor . 'İYİ OLMAK İÇİN GEREKEN KOŞUL YALAN SÖYLEMEKTİR ...GERÇEKLİĞİN NASIL OLUŞTUĞUNU HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN GÖRMEK İSTEMEMEKTİR ' diyor Nietzsche . Günümüz insanın tek tip genel yargılara göre kurgulanmış fikirlerinden sıkıldıysanız alın size hepimizden farklı bakış açısına sahip , hayatı resmen 3 boyutlu yorumlayan bir adamın fikirleri . Bu kitabı okumak yepyeni ve sizin kültürünüzden , düşüncelerinden , hayat bakış açınızdan farklı biriyle tanışıp bir kahve içmek gibi olacaktır . Son olarak kendiyle ilgili kesin kanılara sahip insanlar için şuraya kitaptan bir not bırakarak bitiriyorum 'KENDİNİZ OLDUĞUNUZU SANDIĞINIZ ŞEY , SİZİ GERÇEKTE OLDUĞUNUZ OLDUĞUNUZ ŞEYLE EN UFAK BİR BENZERLİK TAŞIMAZ ' .
120 syf.
·Beğendi·10/10
her cümlesi kitaplara bedel olan insan. '' ne mutlu uykusu gelenlere çünkü onlar hemen uyuyacaklar.'' cümlesi günlerce kafa kurcalamıştır vakti zamanında.
124 syf.
·Beğendi·7/10
ECCO HOMO İşte insan anlamına gelir. Bu iki kelime İsa çarmıha gerilmeden önce (işkence edilmiş) Pilatus tarafından kalabalığa karşı söylenmiştir.Kitapta aslında insanlığın şu ana kadar erdemli dediği insan tipinin tam da karşıtı olduğunu ve bu yazının asıl amacının da sadece bu karşıtlığı ortaya koymak olduğunu belirtirken Nietzsche'nin otobiyografisinden de söz ediliyor. Zaten kitabı da zihinsel hastalığının zirve yapmasından 1 hafta önce yazılıyor.

Kitabın içindekiler kısmını açtığınızda Nietzsche kullandığı başlıklar yüzünden sizlere ego babası olarak görünebilir(örn;neden böyle bilgeyim,niçin böyle akıllıyım,niçin böyle iyi kitaplar yazıyorum) Ama kendinizi kitabın akışına bırakın bunları dert etmeyin.Nietzsche hep tartıştığınız ama kopamadıgınız sevgiliniz gibidir. Felsefenin babalarından olduğu için onu yok saymak , egoist deyip kenara atmak olmaz. Ve onu anlayabilen çok az kişi vardır. Umarım onu anlayabilirsiniz :)

Ecco Homo: İnsan Nasıl Kendisi Olur
120 syf.
·26 günde
Kişinin oldugu kimse oluşu, ne olduğu hakkında en küçük bir sezgisinin bile olmamasını gerektirir!..

Friedrich Nietzsche'nin fikir ve düşüncelerini yansıtan eserlerini tanıtmıştır. Onun derdi insanların akıl kıskacından kurtarıp kendi üzerinde düşünmesini sağlamaktır.
Ona göre bütün varlığın temelinde daha güçlü olan irade vardır.
Bu kitapta Friedrich Nietzsche'nin eserleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Onun eserlerini yazarken nelerden etkilenmiş ve birçok konu hakkında düşüncesini görebilirsiniz.

Tavsiye ederim
152 syf.
·180 günde·7/10
Ecco Homo Ecco Nietzsche!
Ecce ya da Ecco hangisi asıl doğru kelime tam bilemiyorum fakat Erasmus yayınlarında Ecco şeklinde geçiyor. Çevirinin niteliksizliğine bakarsam kesinlikle benim okuduğum şekli yanlış olmalı gibi geliyor. Böyle güzel bir kitabın bu kadar kötü çevrilmiş olması açıkçası beni baya üzdü. Okurken resmen çevirinin çevirisini yaptım. İlk tavsiyem daha düzgün bir çeviriyi okumanız olsun.
Ecce Homo: İsa’nın çarmıha gerilmesine karar verilen Roma’da , yargılanmak için karşısına çıkarılan Roma valisinin İsa’yı Yahudilere gösterirken söylediği söz. Ecce Homo, İşte İnsan, İşte O Adam.. İşte suçlu olduğunu zannettiğiniz insan anlamlarına gelen İsa’nın suçsuz olduğunu atfetmeye çalıştığı söz öbeği. Ne yazık ki başarılı olamadığını hepimiz biliyoruz.

Nietzsche’nin “Siz henüz kendi kendinizi aramamışken beni buldunuz. Böyledir tüm inananlar; inancın değeri bu yüzden azdır. Şimdi size beni yitirmenizi, benim yerime kendinizi bulmanızı buyuruyorum; hepiniz beni inkar ettiğinizde, reddettiğinizde, işte o gün, ancak o gün geri döneceğim sizlere…” önsözü ile başlayıp, kendinden , eserlerinden, arkadaşlarından, kavgalarından, önerilerinden oluşan biraz otobiyografi biraz felsefe kitabı sayılacak bir eser olmuş.
Ağır narsizm içeriği bazen beni bunalttı bazen de güldürdü. Ama yine de Nietzsche severlikten bir adım uzaklaşamadım. Kitapta bol bol Alman ve Hristiyanlık kinine rastlayacaksınız. Böyle derin düşünürken kitabın cümleleri arasında bu kadar ufak hesaplarla Almanlara belki de Almanya’ya, Hristiyanlara ha arada bir de kadınlara laf sokuşturmaya çalışması biraz şaşırtsa da Nietzsche işte dedirten cinsten . Ayrıca her yerde beslenme, hastalık ve sağlıktan bahsetmesi ve bunlarla ilinti kurması benim epey dikkatimi çekti.Kitabın her yerinde uzun uzun altı çizilesi cümleler var ve kesinlikle bir kere okumakla yetinecek bir kitap değil.

Kitabı mental olarak yoğun geçen dönemlerimde okumaya çalışmış epey ilerlemiş ama yarıda bırakmıştım. Uzun bir aradan sonra dingin bir kafayla tekrar elime aldığımda büyük bir keyifle okudum ve sanırım bir günde kitabı tükettim. Kitabın üzerine yazılacak ve konuşacak çok şey var. Altını çizdiğim her cümle için bile uzun uzun sohbetler edebilirim. Son olarak kitabı okurken her seferinde dedim ki : ‘ Irvın Yalom gerçekten de çok iyi okumuş incelemişsin Nietzsche’yi, helal olsun sana.’ Ben bunun üzerine Nietzsche Ağladığında ve Zerdüşt’ü de bir kez daha okurum. Üzerine döner Ecce Homo’yu okurum. Size de öneririm.
136 syf.
Say yayınları tam bir felaket. Raflarda görmeye dahi tahammülüm yok o derece sinir bozucu. Esasen devrik olan Nietzsche'nin cümlelerini daha da devrikleştirerek anlaşılamaz hale getirilmiş. Hayır yani amaç ne? Çevirmen yahut Editör hiç zahmet etmeseydin biz kendi çabamızla daha anlaşılır kılardık. Çoğu kısımlarda space tuşu açık kalmış sanırım, puntolar aynen b u ş e k i l d e. Keşke almadan önce ekşi'den bir baksaymışım. Neyse... Ben ettim siz etmeyin.

"Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara göre ağız değilim." Nietzsche hayatı boyunca anlaşılmamaktan yakınmıştır.
"Bir gün Doktor Heinrich von Stein, benim Zerdüşt'ün bir tek sözünü bile anlamadığından içtenlikle yakınınca, ona durumun böyle olması gerektiğini söylemiştim. O kitabın altı tümcesini anlamak, dahası: yaşamış olmak "modern" insanların erişebileceğinden daha yüksek aşamalara ulaştırır ölümlüleri."

Yabancısı olduğu şeyi barbarca, kendi aklına uyduramadığı şeyi akıldışı diye niteleyen eleştirmenlere karşın Ecce Homo- Kişi Nasıl Kendisi Olur yapıtını piyasaya sürdü.
Bkz; "Bund" dergisinde, benim "İyinin ve kötünün Ötesinde" yapıtım için "Nietzsche'nin sakıncalı kitabı" başlıklı bir yazı yayınlandı, yine Bund'da Bay Karl Spitteler benim kitaplarım üstüne toptan bir inceleme yazdı: Bunlar benim yaşamımda doruklardır, ancak neyin dorukları olduklarını söylemem gerekmez." Yürüyen Thug Life :D

Kesinlikle başka yayınevinden alıp tekrar okuyacağım. Emeğe saygı derdim lakin ortada emeğin zerresi yok. İncelemeyi Nietzsche'nin şu sözü ile sonlandırıyorum

"Yazılarımın havasını solumayı bilen kimse, bunun bir yüceliğin havası, sert bir hava olduğunu bilir. O havaya göre yaratılmış olmalı insan, yoksa az değildir onun üşütmesiyle gelen sakınca."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ecce Homo
Baskı tarihi:
5 Ocak 2005
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758722921
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gün Yayıncılık
Ecce Homo, Alman düz yazımının muhteşem baş yapıtlarından birisi, belki de şimdiye dek hiç görülmemiş tarzda kaleme alınmış bir otobiyografidir. 1888 yılı sonlarında, Nietzsche (1844-1900) tam delirmeden yalnızca birkaç hafta önce, kendisindeki trajedi felsefecisi girişiminin izlerini aramaya başlamıştı.

Kitabı okuyanlar 1.904 okur

  • Dilek Kurt
  • Hikmet Boğa

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları