Kısa Klasikler-57

Efendi Cornelius

Honore de Balzac
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
Mart 2022
İlk Yayın Tarihi:
1831
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Maître Cornélius
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750756504
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Para Hırsı Yüzünden Yok Olan Hayatlar
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
Bugün Honore de Balzac'ın kısa; ama çok anlamlı bir hikâyesinden bahsetmek istiyorum: #k:332269. Honore de Balzac bu öyküsünde 19. yüzyıl insanını eleştiriyor. İnsanlık Komedyası eserinin felsefi inceleme bölümünde yer alan bu öyküde insan olmanın acıklı hikâyesi ele alınıyor. Kral’ın haznedarı olan Efendi Cornelius’un kendinden çok değer verdiği hazinesinin çalınması nedeniyle nice masum insanın hayatının kararması anlatılıyor. Kitabın konusunu iki önemli eksende incelemenin daha yararlı olacağını düşünüyorum. Birincisi uyurgezerlik, ikincisi cimrilik. Bu iki durum öykü boyunca iç içe geçiyor ve Efendi Cornelius’da vücut buluyor. Nasıl mı? Diğer adı “somnambulizm” olan uyurgezerlik, uyku hâlindeyken ayağa kalkıp etrafta dolaşma anlamına gelir. Çocuklarda, yetişkinlere göre daha yaygın olan uyurgezerlik, genellikle gençlik yıllarında kendiliğinden geçer. Ama ya geçmezse? Ya hırsımızın karanlık dehlizlerinde dolaşan bu durum ruhumuzu ele geçirirse? Önce uyurgezer bir kişi nasıl olur onu anlamaya çalışalım: Uyurgezerlik sırasında kişinin gözleri açıktır ve gözlerini bir yere sabitler. Etrafına boş boş bakar; kendi kendine konuşur, öylece dolaşır; ancak uyku hâlindedir. Vücudunu da aklını da kontrol edemez. Efendi Cornelius da hırsına ve açgözlülüğüne yenik düştüğü için kalbini ve aklını kontrol edememektedir. Üstelik açgözlülüğü ve hırsı ruhunu da ele geçirmiştir. Bu nedenle onun bedeninde hem uyurgezerlik hem de cimrilik bir hastalık hâline gelir. Manevi açlık çeken ve asla bu açlığını doyuramayan Cornelius, kendi malını çalar ve suçu başkalarına atar. Çünkü uyurgezerlik zihnini ele geçirmiş, kalbi kuruntularının esiri olmuştur. Ne yazık ki çoğu zaman uyandığında ne yaptığını hatırlayamaz. Uyanıkken de bir nevi uyurgezer gibidir ve bu durum delilik hâline gelir. İşte bu yüzden mantıklı kararlar
Edebiyat & Roman
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2022 214. kitabı
Siz değil misiniz benim yaşam umudum?" (S: 22)kitabın başında Böyle seslenıyor okuruna yazarımız Honore de Balzac 19 yüzyılın ortasında gelişen olaylar Balzac'ın usta kalemiyle Can yayınlarının kısa klasikleriyle, Lale Arslan Özcan çevirisiyle okuruyla buluşuyor... Bakın arka kapak bıze ne demiş kıtap hakkında : Efendi Cornélius, Balzac’ın 19. yüzyılın ortasında tamamladığı devasa yapıtı “İnsanlık Komedyası”nın Felsefi İncelemeler bölümünde yer alır. Balzac’ın Ortaçağ’da kurguladığı öykü, kral hazinedarı kudretli Efendi Cornélius’un değerli mücevherlerini korumaya çalışmasını konu alır. Cornélius’un hedefinde bu kez XI. Louis'nin komşu evde yaşayan kızı Kontes Saint-Vallier’nin yasak aşkı Georges vardır. Georges’un, Kral XI. Louis’nin ve önünde herkesin titrediği Efendi Cornélius’un yaşanan bir hırsızlık olayı sonucunda hep birlikte sürüklendiği karmaşa etrafında gelişen öykü,.. "Tanrım, bu kadar mı acı çektiniz (S: 21) Kitaptan Ozamn klasiklerin yeri başka diyenler Buyurun okuyun
Dünya Klasikleri
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
7/10
·84 syf.·
2024 104. kitabı
Efendi Cornelius Kral XI. Louis'nin haznedarıdır. Çok cimri bir adamdır. Yanına giren bütün çırakları hırsızlıkla suçlayıp, idam ettirmiştir. Çevre halk bu yüzden, bu cani adamı ve bu adamın "Kötü Ev" dedikleri evini sevmezler. Cornelius'un evinin bitişiğinde XI. Louis'nin damadı ve kızı, Kont ve Kontes Saint-Vallier yaşamaktadır. Kontes'in bu evlilikte rızası yoktur ama mecburen evlenmiştir. Kocası ona kötü davranmaktadır. O yüzden kocasına sadık kalamaz. Bir gence kendini kaptırır ve aşk yaşamaya başlarlar. Bu genç gözünü karartıp daha rahat görüşmek için Efendi Cornelius'un yanına çırak olarak girer ve macera başlar... Bir aşk ve gizem hikayesi. Çok harika bir kitap değil. Tabiri caizse çerezlik diyeceğimiz bir kitap. Balzac seviyor iseniz okuyabilirsiniz.
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Efendi Cornelius
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2023 00:00
Balzac'ın yine akıcı güzel ve kısa bir klasiği. Okuması oldukça rahat konusu ilginç bir kitaptı. Ben kendi adıma yeterli ve güzel bir okuma olduğunu düşünüyorum. Konusu ise aslında iki aşık arasında geçen bir aşk hikayesi olarak başlasa da okudukça konusu bambaşka ilerliyor. Genç ve yakışıklı Philippe bir efendinin karısı aynı zamanda dönemin kralı olan Kral XI Louis'in evli kızı ile bir ilişki içindedir. Philippe onu daha çok görmek ve geceleri onunla olabilmek adına kralın hazinedarı olan Efendi Cornelius'un evine uşak olarak girmek ister. İşte kısa kitabın konusu da burada başlar. Balzac bize kısa ama öz bir şekilde mesaj verecek şekilde yazmıştır kitabını. Kalın kitaplar okumayı sevmeyenler için kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar.
İnceleme
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
3/10
·88 syf.··
2025 1. kitabı
H. De Balzac sevmediğim yazarlardan. Sıkıcı betimlemeleriyle romanlarını boğuyor ve bu kitabı da yarım bıraktığım ‘’Vadideki Zambak’’ ile neredeyse aynı hikaye örgüsüne sahip. Yine evli ve mağrur mutsuz bir kadın. Onun değerini bilemeyen bir koca ve kadının genç toy ama cesur aşığı. Kitap ilk yarısında ismini aldığı Cornelius’u işlemiyor bile. İşlediğinde de pek heyecan verici bir hikaye çıkmamış gerçi. Diyaloglar yapmacık, betimlemeler yine ağır ve sıkıcı. Hayalinizi zenginleştirmekten çok kafanızı karıştırmaya çalışan betimleme salatası. Tüm bunları çıkarırsak olay 15 sayfalık hikayeden ibaret. Ünlü bir yazar tabii ama bana hitap etmiyor, zor bitirdim bu kitabını bile
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Salt Erdem
6/10
·88 syf.··
2025 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 15:21
Balzac’ın “Efendi Cornelius”unda ahlaki ve felsefi derinlik, sıradan bir soygun öyküsünün çok ötesine taşınır. Hikâyenin merkezinde bir hazine koruyucusu olarak Cornelius durur; ancak onu asıl harekete geçiren, çalınan mücevherlerden önce, içindeki kontrol arzusu ve güce duyulan açlıktır. Balzac burada “güç” kavramını somut bir nesneye mücevherlere indirgerken, okuru ahlâkî bir tartışmaya davet eder: Gerçek zenginlik nedir, nasıl bir sorumluluk gerektirir ve güce sahip olmak, bizi nasıl bir sınavın içine sokar? Cornelius’un içsel dünyasında yükselen huzursuzluk, Balzac’ın felsefî incelemelerdeki ustalığını gösterir. Kahramanımız, “görev” ve “tutku” arasında sıkışmış bir uyurgezer gibidir: Rasyonel aklı onunla adım adım ilerlerken, bir anda hırsına yenik düşer; sonra göz açıp kapayıncaya kadar pişmanlık ve utançla baş başa kalır. Bu döngü, sadece Cornelius’u değil, “insan doğası”nı sorgulatır bize. Balzac şunu sorar: “Ne zaman ‘korumaktan’ ‘sahip olmaya’ geçeriz, nerede o ince çizgi bulanıklaşır ve bizi nereye sürükler?” Öyküdeki diğer karakterler kontesin yasak tutkusu, kralın ilgisizliği, saray çevresinin çıkarcılığı Cornelius’un yaşadığı ahlâkî ikilemi yansıtan aynalardır. Balzac’ın dilinin zarafeti, bu aynaları kırmadan bize her yüzeyden farklı bir perspektif sunar. Bir tarafta “güven” vaadiyle yükseltilen hazine, diğer tarafta “kaybetme korkusuyla” çürüyen vicdan… İşte bütün felsefî mesele burada düğümlenir: Kontrolü elinde tutmak adına ruhumuzun bir parçasını, hatta belki insanlığımızı feda etmek ne kadar akla yatkın? Samimi bir itirafla söylersem, Cornelius’un yaşadığı çöküş bana her defasında kendimi sorgulatıyor. Günümüzde de “güç” denince aklımıza gelen; para, mevki, itibar… Bu araçlar gerçekten bizi mutlu kılar mı, yoksa içimizdeki eksikliği kapatmaya
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 13. kitabı
Sanırım Balzactan ilk kitabımı okudum. Yazardan iki kitap aldım ikisi de kısa klasikler serisinden. Öncelikle söylemek isterim ki kitabın arkasında yazan konuyla anlatılanın alakası yok,varsa da ben çözemedim. Kitabın konusu Kralın evli kızına aşık olan alt sınıftan bir gencin kralın gözüne girebilmek için Corneliusa yakınlaşma çabası anlatılıyor. Kitabı açar açmaz yazarın aşırı uzun ve devrik cümle kullanması,gereksiz betimlemeleri beni uzaklaştırdı. Bu durum kitap boyunca devam etti. Yaklaşık 84 sayfalık bir kitabı yarıda bırakmayı düşündüm. Olay örgüleri çok dağınıktı. Başrol karakterlerin aşkını ve bu uğurda mücadele etmesini beklerken kitabın ağırlığı daha çok Cornelius karakteri üzerineydi. Yazar sanırım kitabı tiyatro olarak yazmayı düşünmüş çünkü diyaloglar aşırı devrik ve kafiyeliydi. Beklentimin altında kalan ve hiçbir şekilde çekiciliği olmayan bir kitaptı. Uzun zamandır kısa klasiklerde bu kadar zorlanmamıştım
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
4/10
·88 syf.··
2025 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 00:17
Kitap için, cimriliği ve imkansız aşkı odağına alarak fedakarlığın ve cömertliğin altını çizmeye çalışan bir Balzac öyküsü denebilir. Öykünün kurgusu tempolu ve akıcı başlamasına, ana karakterlerin betimlemeleri bir yere kadar yerli yerinde gitmesine rağmen, olaylar dizisi öyküyü birden öyle hızlı bir düşüşe götürüyor ki ne konunun aşktan ne ara cimriliğe geldiğini ne de ana karakterlerin nasıl sesten hızlı ortadan kaybolduğunun ayırdına varabiliyor okur. Balzac sonraki yıllarda Eugiene Grandet’i ile daha detaylı ele alacağı cimrilik, Facino Cane’i ile de zaten çoktan ele aldığı açgözlülük, insanın altına olan tarifsiz tutkusu meselelerini biraz harmanlayıp bir önizleme olarak bu öyküde masaya yatırmış görünse de, hikayeye başta hakim olan konu; kıskanç bir kocadan muzdarip genç bir kadın ile centilmen genç bir burjuvanın yasak aşkı. Okur bu sahneyle gözünü öyküye açıyor ve cimri Efendi Cornelius sanki ikinci planda “fedakar aşıklar” temasının devamlılığını sağlayan bir figüran edasında öyküde kendine yer bulmaya razıyken, nasılsa, Balzac birden bu figüranı -aşıklarımızı sahnenin gerisine ittirme pahasına- elinden tutarak sahne önüne hatta baş role çekerek, edebi büyütecini Efendi’ye ve onun onulmaz cimrilik meselesine tutmaya başlıyor. Diğer karakterlerimiz ise silik hatta bir şekilde birden görünmez hale geliyorlar. Özetle, okurun, öykünün başında olan biten ile öykünün sonda nereye bağlandığını gördüğünde, sanki kitabın isminin son anda Efendi Cornelius olmasına ve biraz zorlama ile de olsa insanlık komedyasında felsefi incelemeler bölümünde yer verilmesine karar verilmiş düşünceleriyle kendini boğuşur durumda bulabileceği bir Balzac eseri.
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 5. kitabı
Kısa klasiklerde hikayeler yarım kalıyor sanki..Aşk hikayesi gibi başlayıp efendi cornelius ile kral louis in dengesi değişken dostluk hikayesi ile devam ediyor kitap..Ablasının öldüğü an insani duyguları yüzeye çıkıyor cornelius un..Onca masum insanı suçlayıp ölümüne sebep olduğu hırsızlığı kendisinin yaptığıyla yüzleşince onca mal varlığı ile kendisini de yok ediyor.. Çevirisi oldukça başarılı bu kitabımızın başlarından beğendiğim bir kısım ile yorumumu bitiriyorum..Tüm kadınları aşka iten güçlü heyecanlar değil midir? Hayata bu derece karışan ve tüm eylemlerinde yaşatan din,böylece ortağıdır hem erdemin hem günahın..
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2024 9. kitabı
Balzac okumalarımın 6.kitabıydı "Efendi Cornelius". Kral 11.Louise'nin hazinedarı olan kudretli Efendi Cornelius'un koruduğu mücevherler, zaman zaman çalınmakta ve Cornelius'un yanına aldığı çıraklar, haksız yere hırsızlıkla suçlanarak idam cezasına uğramaktadırlar. Bu arada, Cornelius'un komşusu olan yaşlı Kont'un genç karısı ile genç bir centilmen arasında başlayan aşk, olayların karışmasına neden olur. Bu öykünün, Balzac'ın "İnsanlık Komedyası" eserinin Felsefi İncelemeler bölümünde yer aldığı bilinmektedir.
Efendi CorneliusHonore de Balzac · Can Yayınları · 2022211 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.