Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Efruz Bey
10/10
··
Beğendi
Gece evinde kendisine uygun bir isim arayan Ahmet Bey, sonunda “Ziyalandırıcı, rûşen edici olan“ (aydınlatıcı, ışık veren) anlamına gelen “Efruz” isminde karar kılar. Bir süre daha insanların sevgisiyle, “Hürriyet Kahramanı Efruz Bey” olarak hayatını sürdüren ana karakter, bunun ardından gizli bir cemiyetten davet alır.
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Üç Harf Yayınları · 20112,015 okunma
7/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 19:33
Birbiriyle bağlantılı beş öyküden oluşan, romandan ziyade bağlantılı öykülerin yer aldığı bir kitaptı. Dipnotlar eksikti, bazı dipnotlar sonraki sayfada verilmişti; basın ciddi manada hatalıydı. Bunun dışında gerçekten akıcıydı. Halkın cahilliğini(bir şarlatana tüm mantıksızlıklarına rağmen sonuna kadar inanması) ve cahilliğin hadsizliğini çok güzel anlatmıştı. Beş bölümü en kısa şekilde özetlersek şu şekildeydi: Hürriyete Layık Bir Kahraman: Efruz Bey’in ortaya çıkışı. Asiller Kulübü (Asilzadeler): Yalanlarla ve uydurmalarla asil olduğunu kanıtlamaya çalışanlar. Tam Bir Görüş: Yardımsever bir köylü çocuğunun esas hikayesi. Bilgi Bucağında: Halkın Efruz Bey’e bağlılığı ve her dediğine inanması. Açık Hava Mektebi: Efruz Bey’in açık havada ders işlemeye götürdüğü öğrencilerin müdürü olduğunu söylemesi.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Üç Harf Yayınları · 20112,015 okunma
10/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2021 23:31
Hüseyin Rahmi Gürpınar ve İhsan Oktay Anar severleri için “işte aradığınız eser” diyebileceğimiz ve bu usulün merkez efendisi sayılabilecek bir baş yapıtı tanıtacağız bu tetkikimizle sizlere. Pertev Naili Boratav'ın, Ömer Seyfettin'in Don Kişot'u dediği bu eserde Üstat, hicvi öyle merkeze alarak öylesine mübalağaya dayalı anlatım tarzı geliştirmiş ki resmen mizahı usulüne katık edip vuslatına tenkiti oturtmuş. Üstelik bu öyle heybetli bir oturuş ki Sultan Süleyman dirilip tahtına otursa, bu oturuş yanında kamburuna esir düşmüş sanılır. Üstadın cömertliği; halktan hükümete, fikir adamlarından fikir telakkilerine, kurum ve kuruluşlardan mefkure sahibi ocaklara kadar herkese bir şekilde malum olmuş ve dahi bizleri “bu tenkitten nasiplenmeyen neredeyse bir Allah kulu yoktur” diyebilmek şerefine eriştirmiştir. Pek tabii tenkitlerden en büyük ve en yetkin lokma ise bizatihi biz okuyucuların payına düştü. Zira okuyucusu olarak Efruz Beyi dışarda değil, benliğimizde (içimizde) arama temayülü göstermek mecburiyetinde kaldık. Bu eserden ziyadesiyle tenkit ikmal etmemiz, nefsimizle mücadele halinde olduğumuzu bir kez daha hatırlamamıza neden oldu. Bu da eserin temel başarı ölçütünü -okuyucusunu sarsması ilkesi- ziyadesiyle karşıladığına delalet ediyor. Biz, eserin, bütün kitap severler tarafından, en az bir defa, baş kahramanla özdeşleşerek, okunması gerektiğini düşünüyoruz. Zira bu fikrimiz, mefkure olma yolunda da emin ve selim adımlarla yol almaktadır. Dimağınıza şifa olacak bu eseri muhakkak okuyunuz efenim... | Efruz Bey (Değerlendirme yazarı)
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Karbon Kitaplar · 02,015 okunma
Puan vermedi·157 syf.··
2017 1. kitabı
Ömer Seyfettin’in Don Kişotu :) Mutlaka okumalısınız. 1918'den I. DünyaSavaşı'nın ortalarına kadar uzanan devrin romanıdır. Eserde Türkiye'de dönemin bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler, adları değiştirilerek Efruz Bey'in kişiliğinde birleşmiştir.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,015 okunma
Puan vermedi·292 syf.·
2019 115. kitabı
Kitap; Hürriyete Layık Bir Kahraman, Asiller Kulübü, Tam Bir Görüş, Bilgi Bucağında, Açık Hava Mektebi olmak üzere toplam beş bölümden oluşuyor. Ana kahramanımız Efruz bey. Hiçbir konuda bilgi donanımı olmayan, ancak kendini pazarlamasını çok iyi bilen ve kısa ve kolay yoldan, hiç çaba sarf etmeden, insanların saygı, sevgi ve güvenini kazanıp, şöhret elde etmeye çalışan bir kahramanımız var. Her bölüm onun yeni planlarını uygulamaya koymasını ve sonuçlarını okuyoruz. Günümüze çok yabancı değil aslında. Sürekli ortalıkta olup, cahil bir kesime hitap edip, hiçbir şey bilmemesine ve hiçbir emek harcamamasına rağmen, kendisine körü körüne inanan insanlar tarafından, neredeyse ilah ilan edilen ve her düştüğünde, ekstra bir planla tekrar yükselen bir adam. Özellikle birinci bölüm yani Hürriyete Layık Bir Kahraman bölümünde bu durum çok daha net bir şekilde okura aktarılmış. Yükselmek, ünlenmek, adını duyurmak ve kendisine itaat ettirmek için her yolu deneyen, özellikle ortaya zekice yalanlar atıp, o yalanlara ilk önce kendini inandıran zavallı bir kahramanımız var. Anlatım ve kurgusuna diyecek sözüm olamaz zaten haddim değil, tek kelime ile muhteşem. Sürükleyici ve ibretlik bir kitap. Özellikle tavsiye ederim. Kitabın sonu ise sürpriz bir şekilde, benim açımdan istediğim şekilde bitiyor.
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,015 okunma
"Fantezi Roman"
8/10
·192 syf.··
2021 21. kitabı
Her hikayede farklı bir alanı idealize edip onu delicesine savunan, yaşayan, kitleleri peşinden koşturup sonunda hezimete uğrayan asıl adıyla Ahmet Bey, bu yolda kendine seçtiği adıyla Efruz Bey (aydınlatıcı), dönemin aydınlarına eleştiri mahiyetinde bir karakter olarak okuyucuya merhaba diyor. Ancak sadece onları eleştirmek olmaz diyerek onları besleyen kitleleri tanıma ve tanımlama amacı da güdüyor. Zira kitlelerin aydınlık ölçütlerini daha doğrusu toplumunun aydınlık ölçütlerini, aşka gelme hızını ve duygularla beslenme özelliğini; çabuk yanan çabuk sönen, yanar döner insanlar karşısında sorgulamadan aynı hızla farklı düşüncelere adapte olma özelliklerini bilen Efruz Bey, yeri geldiğinde bu özelliklere göre aydınlığının yönüne karar verip geri çekilme ya da devam etme kararı alabiliyor. Herhalde bunun için yazar, yarattığı karaktere "hepimiz değilsin ama hepimizden bir parçasın" diyor.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Karbon Kitaplar · 02,015 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 22:16
Efruz Bey, başka bir deyişle Ömer Seyfettin'in Don Kişot'u:)) Bu kitap da dönem konularımdan biri olduğu için okumak zorunda kaldığım kitaplardandı. Tıpkı diğerleri gibi oldukça sıkıcı bulduğum fakat asla faydasız olduğunu söyleyemeyeceğim bir kitaptı. Osmanlı'nın II. Meşrutiyet' ten I. Dünya Savaşı'nın ortalarına kadar olan durumunu gözler önüne sermesi açısından tarihi bir nitelik de taşıyan kitap, bir şeyler alınabilecek türdendi. Kitapta asıl göze çarpan olay ise kesinlikle hepimizin az/çok tanıdığı yalancı aydınlardı.. Yazar Efruz Bey'e çeşitli emeller uğruna öyle şeyler yaptırıyor ki, okurun Efruz Bey'in durumuna bakıp da kendi etrafındaki yalancı aydınları görmemesi neredeyse imkansızlaşıyor:) Ağzı iyi laf yapan Efruz Bey, çeşitli konularda yaptığı laf ebelikleri ile kendindeki ilmi, büyüklüğü halka göstermek ve üne kavuşmak sevdasına kapılmış biridir. Öyle ki bu sevdasından asla vazgeçemez. İlk bölümde anlattığı yalan yanlış şeylerle(ismi de bu yalanlardan biridir. Asıl ismi Ahmet olan bu adam şöhret sevdasına düşer düşmez ismini de değiştirerek Efruz yapar!) büyük bir hürriyetperver, halk kahramanı mertebesine erişir lâkin çok uzun sürmez bu. Tek bir yalanıyla galeyana gelen, kendisini başlarında taşıyan halk üç günde unutuverir varlığını. Bunun üzerine diğer bölümlerde de başka başka alanlarda büyüklüğünü kanıtlamaya çalışan Efruz Bey'i kâh bir âlim, kâh bir eğitimci olarak yükselmeye çalışırken buluyoruz. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali, Efruz Bey de şan ve şerefe erişmek için savaşmaktan hiç geri durmayan bir tiptir. Tabiii bir de halkın komik (daha çok trajikomik!) durumu var . Kitabı okurken çok sıkılmakla birlikte , Efruz Bey'in hallerine, halkın Efruz Bey ve onun gibilerin şarlatanlıklarına alkış tutuşlarına, bağırış/çağırışlarına
Bütün Eserleri 1Ömer Seyfettin · Bilgi Yayınevi · 20172,015 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2023 61. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2023 00:00
Efruz Bey, günümüz insanına çok benzemektedir. Çalışmak ve okumak ona her zaman zül gelir. Gerçi hedefinde hiçbir zaman zengin, asil olmak, lider olmak yoktur. Gayesi zengin gözükmek, asillerle beraber olmak, liderleri tahtından indirmektir. Efruz Beyin büyük ihtimalle bipolar bozukluğu var. Mani dönemlerinde milleti etkisi altına alıp herkesi peşine takıyor. Bir gün ak dediğine ertesi gün kara diyor. Etrafındakiler adeta efsunluyor. Efsunun etkisi azalınca çıkartıldığı tahtan aynı hızla geri indiriliyor. kesinlikle yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Karbon Kitaplar · 02,015 okunma
Efruz bey- Dikkat spoiler içerebilir!
4/10
·58 syf.··
2019 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2019 15:21
Ömer Seyfettin'in 1919 yılında yazılmış bir eseridir. Ama tema İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra yaşanan toplumsal değişimlerdir. Ahmet bey uydurduğu yalandan sonra ismini de Efruz koyup yola devam etmiştir.. Ömer Seyfettin; hürriyet, adalet ve eşitlik gibi kavramların içeriğini bilmeden kullanan sahte aydın ve şarlatanlara dikkat edilmesi gerektiğini eleştirel ve mizahi bir dille anlatmaya çalışmaktadır. Pertev Naili Boratav bu esere Ömer Seyfettin'in Don Kişot'u der. Sahte aydınların ve buna aldanan halkın zayıflığı da hâlâ günümüzde devam eden sorunlar olması bakımından bu eser okunmaya değer. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Anadolu Üniversitesi Yayınları · 20182,015 okunma
7/10
·224 syf.·
2023 29. kitabı
Ömer Seyfettin'in, öykünün ana kahramanı olan Efruz Bey'in maceralarını anlattığı, yazarının ölümünden sonra farklı mecralarda yayımlanmış aynı kahraman çerçevesinde öykülerin bir araya getirildiği bir kitap. Özellikle dönemin bazı çabuk parlayan fikir adamları Efruz Bey kılığı altında eleştirilir. Aslında Efruz Bey aynı zamanda günümüz bazı insanların da tarif edilmiş biçimi gibidir. Şöyle ki : Efruz Bey; her nabza göre şerbet veren, bilmediği konularda alim gibi davranan, fikirlerini zamana ve mekana göre (özellikle menfaatine göre) hemen değiştiren, üst düzey makamlardaki insanlara yakın olmaya çalışan, liyakatsiz biridir. (çok ama çok tanıdık geldi...) Ve tabi bunun yanında aydınlanmayan (veya aydınlanmak istemeyen) bir kesim insanların; hemen bazı şeyleri kabul edişleri, inanmaları ve sorgulamamaları da eleştirilmiş. Kitabın üslubu konuşma dili olarak sayılabilir. Fakat yazıldığı dönemde Osmanlıca yazıldığı için Arapça ve Farsça kelimeler de kullanılmış. O yüzden anlayamadığım ve araştırdığım çok kelime barındırıyordu. Başta biraz akıcı, hatta trajikomik bulmuştum. Ama ilerledikçe oldukça sıkıldım.. Yine de 'hiciv' türünde okunması gerekilen bir kitap olduğunu düşünüyorum Efruz Bey
Edebiyat
Bütün Eserleri 1Ömer Seyfettin · Bilgi Yayınevi · 20172,015 okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...