Taşrada bir okulda öğretmen olan Simon bir gün yeğenini tecavüz edip , öldürmek ile suçlanır. Bunda Yahudi olmasının ve başka şüpheli bulunamamasının da katkısı vardır. Simon'un yerine atanan öğretmen arkadaşı Marc bu olayın peşini bırakmaz ve biz okuyucuları 712 sayfa boyunca ''Gerçek''in peşinde sürükler. Tüm düğümler son 50 sayfada çözülür. Dönem Fransa'sına dair ne ararsanız var kitapta. Kalabalık karakter yapısıda dahil buna. Değindiği konular tabikide adalet , masumiyet karinesi , yahudi düşmanlığı , cehalet , eğitim ve okul yapısı , dini inançlar ve kilise-papaz etkisi topluma.
Gerçeklerin er yada geç ortaya çıkmak gibi bir durumu vardır. Emile Zola nın ölmeden önce yazdığı son kitap....
Gerçek, Dreyfus olayından esinlenerek yazılmış kurgu bir eser.... Yazarın sert dili sizi yanılgıya düşürmesin aslında ben de bu kitabı Suçluyorum dan sonra okumayı dilerdim ama merak ettiğimiz bir kitaba anında ulaşamamak kötü en azından İnternet var araştırmak için....
Gerçek, Dreyfus olayıyla orantılı ilerleyen adaleti arayan olayın gerçeğini ortaya çıkarmaya çalışan bir grup öğretmenin hikayesi... Tecavüze uğrayarak öldürülmüş bir kız çocuğu, kilisenin bu durumu adının kirlenmemesi için bir Yahudi öğretmenin üzerine yıkma çabasının hikayesi....Aslında yahudi öğretmeni suçlayıp onun ceza almasını sağlayan zihniyet Hristiyan bir kilisenin papazı.....Peki kızı kim mi öldürdü onu okuyun siz görün efendim..... Burdan sonrası spoıler a girer yalnız yazarın dünya görüşünü anlamak ve yazarı tanımak istiyor iseniz Suçluyorum ve Gerçek kitabını mutlaka okumanızı dilerim.....
Aslında kitapta yazarın bir edebi kaygısı veya kurgu üzerinde durma çabası yok sadece hayat görüşünü ve o dönemin Fransa'sına karşı duruşunu sergilemiş olması kitabı akıcı hale getirmiş....Kitapta Zola siyaset, eğitim, laiklik ve topluma karşı düşüncelerini gayet açık bir şekilde dile getirmiş.
Örneğin yazar parayla cennetten yer satın alma gibi bir günümüzdede bazı örneklerini gördüğümüz olayları saydam bir şekilde anlatmış ... İnsanların bu düşüncelerden o zamanla bu zaman arasında kurtulamadığını göreceksiniz..... Kilisenin kendilerince yanlış veya doğru olan bir şeyi din adı altında dayatarak, günah adı altında korkutarak nasıl bastırdığını göreceksiniz.....
#okudumbitti #gerçek #emilezola #ıslıkyayınları
#kitapyorumu
Daha önce okuduğum ve zihnimde yer etmiş efsanevi bir eser. En yakın zamanda kütüphaneme dahil edip tekrar okuduktan sonra incelememi güncellemeyi istiyorum.
Tavsiye ederim
Gerçek, Emile Zola’nın Dreyfus Olayı’ndan esinlenerek kaleme aldığı bir roman. Öncesinde yazarın olayla ilgili fikirlerini paylaştığı yazısı Suçluyorum okunduğunda, hangi hislerle bu kurguyu yarattığı anlaşılıyor. Aynı zamanda Dreyfus Olayı ile kurgu arasındaki paralelliği görüyorsunuz. O nedenle öncesinde Suçluyorum’u okumanızı öneririm. Gerçek’e gelecek olursak, bu eserde Zola, bir okulda işlenen bir cinayet ve yine haksız yere tutuklanan bir Yahudi adamın hikayesini anlatıyor. Ancak eserin birincil kaygısı asla kurgu ya da edebi kaygılar değil. Zola, hayat görüşünü ortaya seriyor bu kitapta. Yazarın siyasi açıdan en yoğun, en sert ve dünya görüşünü derli toplu olarak paylaştığı eseri Gerçek. Laiklik, kilise, eğitim, siyaset, toplum düzeni gibi konularda oldukça şeffaf ve cesur bir şekilde zihnini okura açmış Zola kitapta. Yazarın aynı zamanda ölmeden önce tamamladığı son eseri. Zola’nın yazarlığına zaten hayrandım, Suçluyorum ve Gerçek’i okuduktan sonra bir insan ve bir aydın olarak da ayrıca saygı duyduğum, yeri bende ayrı bir yazar oldu. Fikirlerine, bunları dile getirmekteki cesaretine (özellikle yazıldığı dönem düşünüldüğünde ama aslında bugün bile devrim niteliğinde), kalemine bayıldım. Mutlaka herkesin okumasını istediğim, muazzam bir klasik Gerçek. Dört İncil serisinin üçüncü romanı, ancak aynı Rougon-Macquart serisinde olduğu gibi eserler birbirine konu ya da kurgu açısından bağlı değil; sadece karakterler arasında bağ var -ki Zola romanlarındaki karakter fazlalığı nedeniyle kitapları sırayla ve peşpeşe dahi okusanız rahatlıkla kaçırabileceğiniz bağlar bunlar. O nedenle sıra ile okunması şart değil. Zola’ya hangi kitabıyla başlamalıyım diye soranlara, Therese Raquin’i öneririm, yazarın ilk dönem eserlerinden, herhangi bir serinin parçası değil (yani
Din eksenli eğitim, tek tip insan yetiştirir. Duygusuz, hoşgörüsüz; düşünme, tartışma, itiraz etme yetisinden uzak, sadece kul olma bilincini taşıyan, verilen herşeye inanan, kaderci, mucizeci, fitratçi bireyler yetiştirir. Kendinden olmayanlara karşı nefret duygularıyla büyütür insani. Kadın düşmanı, korkak insanlar yetiştirir.
Zola, bu romanında Fransa tarihinin yüz karalarindan Dreyfus olayından yola çıkarak enfes bir roman okutuyor bizlere. Dreyfus olayının ne olduğunu merak edenler için Suçluyorum kitabını mutlaka öneririm.
Benim için Germinal, Emile Zola'nin başyapıtı bir romandı. Ama Gerçek onu aştı. Laik eğitimin, hakkıyla verildiği takdirde bireyi nasıl şekillendirdiğini daha güzel anlatamazdi. Okuyun...
Kitabımızda bir milletin uyanış hikâyesini anlatmış .Emile Zola, iyi bir öğretmenin ve okul eğitiminin ne kadar önemli olduğunun altını çizmiş.
Din eğitimi altında din adamlarının nasıl kendi çıkarlarına göre hareket ettiklerini, hatta çıkarları için her türlü sapkın davranışlara göz yumduklarını, cahil halkı nasıl sömürdüklerini anlatmış.
Okuduklarım bana o kadar tanıdık geldi ki, inanın hangi ülke olursa olsun, bağnazlık, cahillik, din sömürüsü her yerde aynı!
Mesela Fakir Baykurt Eşekli Kütüphaneci , ve Mahmut Makal'ın Bizim Köy kitaplarını okumuş olanlar bilirler.(Okumayanlara da gönülden tavsiye ederim).
Bizde de yıllar önce yaşanılanlarla, bu kitapta yazılanlar arasında hiçbir fark yok.
Hatta sadece yıllar öncesinde kalmadı, hala varlar! Günümüzde hepimiz yaşayarak görüyoruz.
Bir alıntı ile cümlem tamamlansın;
"Birçok tarikat sanayi işletmeleri haline geldi, işçileri neredeyse hiç para vermeden çalıştırdıklarından mallarını ucuz satıyorlar ve böylece onlarla başa çıkmaları mümkün olmayan küçük üreticilerle haksız bir rekabete giriyorlar. Büyük bir kara para; bize karşı açtıkları savaşı finanse ediyorlar bu parayla; dinci örgütleri daha da korkunç bir güç haline getiren milyarlar her yıl artıyor."
Kitap ve içeriği gerçekten çok kıymetli, okuyana bir ibret hikâyesi. Tabii pay çıkarabilene!
Bunun da bir nasip meselesi olduğuna inanıyorum.
Yazara tek eleştirim kitabı daha kısa sayfalar ile özetleyebilirdi. 702 sayfa hakikaten çok uzundu:)
Zaten ilk 150 sayfa zorluyor insanı, konu oturunca akıyor.
Şu alıntı ile bitireyim müsaadenizle;
"Ona göre bir ulusta adalet sevgisi uyandırabilmek, ona gerçeği öğretmek ve sevdirmek gerekirdi ve bu amaçla çaresiz ve zavallı insanları okutmaktan başka çare yoktu. Küçük ilerlemeler eğitim sayesinde gerçekleşebilmişti.."
Yazar Emile Zola bir mesaj
Din kurumları ve Din adamlarının şahsi çıkarları için kitlelerin nasıl kandırıldığının , yaşanan cinayet, tecavüz, istismarların kilisenin adı kirlenmesin diye nasıl örtbas edildiğini, aileler ya da toplum da nasıl nifak tohumu ekildigini gericiler ve ilericiler arasında ki çatışmayı çok iyi anlatmış yazar. Insanların din adamlarından ya da kurumlarından çekindiği için masum bir Insanın yıllarca zindanda mahkum oluşu ama sonunda adaletin kazanması geç gelen adalet ve insanlığın doğruyu bulması için doğru bir eğitimin şart olduğu vurgulanmış. Simon'un masumiyeti kanıtlanıncaya kadar çok uzun zaman geçmiştir o yüzden hediye edilen evin çatısına en son cellatların çocukları yazar. Kesinlikle okuyun karanlıklar nasıl aydınlığa çıkar çok iyi anlatılmış muhteşem bir kitap.
GerçekEmile Zola · Amaç Temel Yayınlar ve Matbaacılık A.Ş. · 1986816 okunma
Gericilik ile Laiklik,
Bağnazlık ile Hoşgörü,
Cahillik ile Bilim,
Din okulları ile Laık okulları,
Etkin güçlerin tutsağı olanlar ile özgür düşünenlerin karşı karşıya geldiği ,
içinde yaşadığımız ülkenin tüm gerçeklerini bulabileceğimiz enfes bir kitap.
Emile Zola ,Dreyfus olayını ve akıbetinde yaşanan haksızlıkları ve kendisinin de içinde olduğu bir grup insanın verdiği mücadeleyi kurgulayıp kaleme almış.
Din adamları , tarikatçılar ve onların okullarından mezun olanlar Fransız devletinin bir çok kurumuna sızıyor ve kendi çıkarları için çalışıp, din ile bağdaşmayan davranışlar serip çıkarları doğrultusunda bir çok masum insanı suçlayıp, suçlulardan yana taraf tutuyor.
HİÇ BİRİMİZE YABANCI GELMEYEN OLAYLAR HEP BUNLAR ,DEGİL Mİ? :))
Bağnazlığın, cahilliğin, gericiliğin, eğitimsizliğin adaletsizligin bir ulusu nasıl yokuş aşağı sürüklediğini ,eğitimin insanlar üzerinde ne gibi büyük bir etkiye sahip olduğunu gösteren ,
Demokrasi kültürü ve özgür düşüncenin yerleşmediği toplumlarda her insanın başına gelebilecek bir sorunu ele alan ve bireylerden topluma ,kurumlardan devlet yönetimine, toplumun tüm kesimine verilen bir mesajdır "Gerçek".
Ayni zamanda BİR AYDINLANMA ÇAĞRISIDIR .
"Gercek" gercektende gerçek bir kitaptır!!!
(Özellikle tüm eğitimcilerin okuması gereken bir eserdir bana göre.)
ÉMiLE ZOLA / GERÇEK
19. yüzyılda Fransa'da geçen eser bir pedofili cinayeti ile başlıyor . Yahudi bir öğretmen olan Simon suçlanır . Simon ile arkadaş olan idealist , gerçeğin ve adaletin peşinde olan Cumhuriyetçi öğretmen Marc ise olayın peşine düşer . Arkadaşının suçsuzluğuna inanmaktadır . Asıl pedofili tecavüzcü ise bir rahiptir .
Din adı altında kötüye kullanılan inanç sistemi , Katolik kiliseleri , yobazlar , rahipler , beyni uyuşmuş kitleler , sosyal ve toplumsal baskılar , kadın erkek eşitliği , akılcı ve ilerici eğitim sistemi eserin temelini oluşturur . Gerçeğe ve adalete her türlü dogmadan arındırılmış eğitimle ulaşılır .
Eser tam bir başyapıt ve sanki günümüzü anlatmış . Bazı satırları okurken , 'Tarih Tekerrürden İbarettir' diye düşündüm . Özellikle kitabın en anlamlı alıntısı ile bitirmek isterim ;
"Yobazların elinde tamamen çürüyüp gitmiş , alçak gazetelerle zehirlenmiş , bir daha çıkmayacak biçimde gırtlağına kadar bilgisizlik ve adilik bataklığına saplanmış bir ülke ; yer yarılmış da sanki dürüst insanlar toprağın altına girmişti ; evrensel aptallık ve uyuşuklukların gölgesinde cehalet yüce saltanatını sürdürüyordu."
OKUYUN ! OKUTUN !
Siyaset sosyolojisi dersi için okumamız tavsiye edilen bir kitap. Bu şekilde tanıştık kendisi ile :) Oldukça uzun ve karakter bakımından çok zengin bir roman. Çevirisi benim okuduğum yayınevi ve baskıda gayet başarılı. Uzunluğu sebebiyle zaman zaman sıkılsam da karantina günlerinde bitirilebilir bir kitap.
Kitap bir cinayet ile başlıyor. Cinayet soruşturmasında haksızlığa uğrayan öğretmen Simon karakteri etrafında gerçek ve adalet kavramları işleniyor. Gerçek ve adaleti savunan kesim laik öğretim yanlısı öğretmenler iken bunun tam karşısında kilise yer alıyor. Kitabın sonu gerçek ve adalet savaşçıları için çok güzel bir sonla biterken kilise rahipleri, frerler yani karanlık kısımda olanlar için kötü sonlar yazılmış.
Uzun bir olay örgüsü yok, yazarın tahlilleri, karakterlerin düşünceleri üzerinden ilerliyor kitap.
Tavsiye midir? Siyaset bilimi okuyanlar ve sabrı olablar için tavsiyedir :)
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.