Hastalık Hastası

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.025
Gösterim
Adı:
Hastalık Hastası
Yazar:
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372473
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Argan çok sevdiği eşi, Beline ve kızları ile beraber yaşayan zengin ve hastalık hastası bir adamdır...

Doktoru ve eczacısı sürekli olarak ona ilaç hazırlayıp, para kazanma derdindedirler. Eğer verdikleri ilaçları kullanmaz ise öleceğini söyleyip dururlar...

Kızı Angelique'yi, sadece kendini düşünerek doktor olan Thomas ile evlendirmek ister. Angelique ise Cleante aşıktır....


Eşi Beline ise onu çok sevdiğini sürekli hatırlatarak kendi çıkarlarının peşinden gitmektedir...

Toinette, evin hizmetçisi her olaya burnunu sokan sözünü esirgemeyen ve efendisine kurulan tuzaklardan haberi olan tek kişidir...

Toinette, Argan'ın erkek kardeşi Beralde ile birlikte ev halkının gerçek yüzünü efendisine göstermek için bir oyun tertip eder...

Bir tiyatro oyunu olan eseri keyifle okudum...
144 syf.
Okurken hem eğlendirici hemde bilgilendiren bi eser özellikle tiyatro severlerin beğeneceğine eminim. Kitabın içerisinde hekimler ve eczacıları oldukça eleştiriye tutmuş okuyucuyu sağlık anlamında çeşitli bilgiler vermeyide ihmal etmemiş mizah olarak mantıklı espriler olmasıda kahkalar atmanıza neden olabilir. Ben okurken çok eğlendim. Oyundaki sahneler gözümün önünde canlandı sanki özellikle kitabın sonuda tam istediğim gibi bitmesi mutlu etti.
152 syf.
·Beğendi·10/10
Espri yönünden gelişmiş insanlar genelde zeki insanlar olarak tabir edilir. Moliere de böyle nitelendire biliriz. Kitabı okurken her yönünden akıllıca yazılmış, ters köşe edilmiş, her yönü ustalıkla açığa vurulmuş karekterlerle karşılaşıyorsunuz.

Moliere`nin ilk okuduğum eseriydi. Ne kadar "Cimri" ile adını duyurmuş olsa da sırf bu kitap için de yazarı baş köşeye oturtmak lazım.

Hastalık Hastası, Argan isimli bir adamın, sağlıklı olmasına rağmen kendini sürekli hasta hiss eden, bunu etrafının da görmesini isteyen "Hastalık Hastası" olmasını konu ediyor. Bu adam bir de çok saf olunca etrafında ona karşı oynanan oyunlara karşı kör olur. Tüm kitap boyunca Argan`ın kendini hasta sanarak inim inim inlemesine şahit oluyorsunuz.

Bundan başka, kitapta;
İkiyüzlülük, yalan, evlilik adlı kurumun bazen ne kadar basit bazense ne kadar önemli olduğunun da altı çizilmiş.
Elinde diploması olduğu halde sahip olduğu meslekten zerrece fikir sahibi olmadığını, insanların bilgisizliğinden, saflıklarından, zaaflarından yararlanan "doktorcuk"ların ifşası okunmaya değerdi.

Bir başka dikkatimi çeken konu ise, Argan`ın hizmetçisinin akıllıca davranışları, durumu kurtarma yeteneği, kurnazlar, yalancılarla baş etme metodu oldu.

Kitabın başından sonuna kadar gülmeniz garanti. Ama ara sıra gülmek yerine bu hale düşen insanlara, bu hale sokan insanlara da acı kahkaha atmak yerine düşünelim; yazar neden bolca güldürüyor? Her acı kahkahanın ardında bir acı gerçek saklı değil mi? :)

Keyifli okumalar...
140 syf.
Moliére...

Cimri, Kibarlık Budalası ve Hastalık Hastası.. Okuduğum bu üç kitapta da içgüdüsel olarak dinlediğim ve artık bu kitaplardaki oyunlarla özdeşleşen müziği de buraya ekliyorum:
https://youtu.be/UwxatzcYf9Q


Beni bu müzikle tanıştıran sevgili NietzschEmin'ye de teşekkür ediyorum..

Asıl adı Jean-Baptiste Poquelin veya bilinen ismiyle Moliére.

Fransa'nın neoklasik tiyatro döneminde yaşamış ve yazdığı oyunlardaki müthiş sivri dili ile burjuva sınıfın yaşam tarzını konu edinerek dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış komedyanın üstadı ve aynı zamanda oyuncu.. Kimi oyunları kiliseler tarafından yasaklanmışsa da bu yasakların ardından daha iyi oyunlar yazarak sahneye çıkmıştır Moliére.

Tiyatrolarını; gelenekler ve toplumsal aksaklıklar üzerine kurmuştur. Onun eserlerinde hayata ve insanlığa dair pek çok kıssa bulunuyor. Okuduğum her üç kitabında da aşkın olmazsa olmaz olduğunu ama asıl konunun bu olmadığını rahatlıkla anlıyorum. Üstad vereceği toplumsal mesajı komedya ile harmanlarken aşkı da oyunlarının süsü olarak kullanmış anlaşılan.. Kibarlık budalalarını, hastalık hastalarını, cimrileri, kendini beğenmiş soyluları, bilgisiz doktorları, iki yüzlüleri büyük bir başarıyla sadece yazmamış aynı zamanda canlandırmıştır.
İyi tasarlanmış komedyaları ve evrensel temaları ele alışıyla ölümsüzleşmiş büyük bir yazardır. Bu açıdan onu, yani Moliere’i, Fransızların Shakespeare’i olarak ele almak mümkün.

Ününü Kibarlık Budalası (Okuduklarım içinde benim en çok beğendiğim oyun) ve Hastalık Hastası isimli oyunlarına borçludur.

Asıl adı, Le Malade Imaginaire yani Hastalık Hastası olan oyununun oynandığı ( Moliére bu oyunda başrol olarak oynamıştır.) 1673’te, oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düşer. Verem hastası olan yazar tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamlar, ancak oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşarak, 51 yaşında hayatını kaybeder.
Sahnede sonlanan bir ömür... Hayatın sahneye ve tiyatroya adanmışlığının delili..

Oyunlarının dilinin sadeliği, akıcılığı su misali. Burada yazarın olduğu kadar çevirmenin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Zaten bu akıcılıkla "kitap okudum" hissinden ziyade, "tiyatroda izledim" hissi yaratması, yazarın ne kadar başarılı olduğunun kanıtı. Başından sonuna kadar eğlendiren, zihni dinlendiren, güldüren, güldürürken düşündüren zeki adam...

"Kitap okumak istiyorum ama uzun olmasın, içinde aşk olsun ama çok hüzünlü de olmasın, toplumsal konuları da ele alsın ama ciddiyet istemiyorum; yani gülelim.." Sanırım Moliére tüm bunlardan daha fazlasını veriyor!..
152 syf.
Klasiklerinde okurken insanları tebessüm ettiren kitapları varmış demek ki.. Hem eleştirisel hem de komedi olarak yazılan bir klasik, okurken keyif alınıp günlerce elinizde süreklenmeyen türden bir eser. Tiyatro şeklindedir, hizmetli-iş veren, baba-kız ilişkilerine güzel bir bakış açısı ile yaklaşmış, insanları hem statü hem de güç olarak sınıflandırmasına rağmen yeri gelince bir hizmetlinin sözü dinlenmiş ondan akıl alınmıştır. Bir kaç tane daha buna benzer eser okuyunca neden bunlara ''klasik'' denildiğini çok rahat bir şekilde anlatan bir kitap. Yıllar öncesinde yazılmış olmasına rağmen hala benzer zihniyette, ruh hallerinde olduğumu anladım. Tam olarak klasik.
139 syf.
·2 günde·Puan vermedi
17. Yüzyıl da Moliere tarafından yazılmış bir tiyatro kitabıdır. Devlet tiyatrolarinda orjinal haliyle halen bile oynanan güncel bir eser. Hipokondriyak sendromu olan bir Argan'i ele alıyor. Kitapla ilgili spoi vermeye gerek yok çok ince ve olay kurgusu çok yalın bir kitap.17. Yüzyıl düşünüldüğünde güldürürken düşündüren başarılı bir eser olmuş. Moliere sivri zekasıyla kahkaha artırırken inceden laf sokmayı ihmal etmemiş. :)

*Hipoknadriyak sendrom: Kişilerin ciddi bir hastalığa yakalanma konusunda aşırı endişe duymasıdir.Yani bildiğimiz hastalık hastası.
139 syf.
·2 günde·8/10
Moliere'in okuduğum ikinci eseri, ilki "Kibarlık Budalası" idi. İki eserde de başrolün saf ve cahil bir tip olduğu görülüyor. Ve onun arkasından oynanan oyunlarla güzel bir güldürü çıkıyor.
Argan , kendini hasta sanan bir adam, Çünkü doktorlar onu buna inandırmıştır. Hastalığının adını dahi bilmeden , ben çok kötüyüm, çok fenayım, tedavi olmazsam ölürüm, diyen birisidir. Şimdiki zamana bakınca aynı şeylerin yine insanların başına geldiğini görüyoruz. Kendileri hiç araştırmadan mütemadiyen doktorlara inanan insanlar...
Moliere güldürürken düşündüren zeki bir yazar, tiyatrocu bence.
152 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okumanızı tavsiye ederim çok güzeldi bazı yerlerinde sıkılıp tam kapatıyodum komik yerleri geliyodu çok eyleniyodum okurken.En komik karakter Argandı, Argan ile Tuanatin kavgası çok eylenceli oluyodu okumayı bırakmak istemiyodum .Argan ile Tuanetin kavgasına Argan' ın 2. eşi Beline'de katılıyodu bazen ,Arganda normalde hasta olduğu için çok kızıyodu kızınca kitap dahada eylenceli oluyordu.Okumanızı tavsiye ederim.
139 syf.
·2 günde·8/10
Moliere'den okuduğum 3. tiyatro eseri oldu bu kitapla birlikte. Yazarın dili ve anlattığı konu güzel. Hem gülüyorsunuz hem bilgileniyorsunuz. Ama kurgu tarzı tüm eserlerinde aynıydı fakat konular farklı tabiki. :)

Bu kitapta hastalık hastası bir baba. Kızını zorla doktorla evlendirmek ister. Gerisi komikliklerle ve alınacak derslerle oluşan bir eser. Doktorluk ve Eczacılık çok önemli olarak bu kitapta anlatılmış. Sahte doktorluklar, sahte ilaçlarla bizi zehirleyenler zamanında da varmış. Tıp ve doktorluk çok iyi şekilde eleştirilmiş, insan vücudunun önemi anlatılmaya çalışılmış.

Kısacık ama öz bir tiyatro daha... Okuyun pişman olmazsınız. Bazen güler, bazen ders alır, bazen de babaya sinir olabilirsiniz.

Önsöz de okuduğum notu paylaşmak istedim. Hastalık Hastası ilk kez 10 Şubat 1673 günü Paris'te sahnelenmişti. Oyunun müziklerini Marc-Antoine Charpentier yapmıştı. Yönetmenliği ve başrolü oyunun yazarı olan Moliere üstleniyordu. Oyunu yazdığı sırasında hastalanan Moliere, Argan rolünü ancak koltuğundan kalkmadan oynayabilmekteydi 17 Şubat 1673'teki dördüncü temsil sırasında sahnede fenalaşıp düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti.

İyi okumalar, mutlu günler...
139 syf.
Evrensel bir konuya hiciv amaçlı yazılmış çok güzel bir eser. Doktorluk mesleğini çıkarları uğruna kullanan meslek insanlarının hastaların üzerindeki etkisini göz önüne sererken aynı zamanda hastaların da kendilerine 'hastalık' mesleğini nasıl edindiklerini olayların akışından çıkarabiliyoruz. Yazar birkaç yerde kendi ismini dahi vererek gerçekliği ve ironiyi birbiriyle çok iyi harmanlamış durumda. Eserin kahramanı insanların dikkatini kendi üzerine çekmek ve aşırı ilgiye ihtiyacı yüzünden kendisini hep hasta gördüğü ve sık sık doktora gittiği için artık doktor olacak bilgiye sahip olduğunu ve eserin sonunda da doktorluk mesleğine geçtiğini çok güzel bir dille anlatmış yazar.
152 syf.
·10/10
Hastalık Hastası; Moliere' nin yazdığı son oyundur.
Başrolde gördüğümüz Argan adlı karakter; hastalık adına hiçbir şeyi olmadığı hâlde, görüştüğü Dr.ların maddi anlamdaki kendi çıkarları doğrultusunda koyduğu tanılarla kendini ciddi anlamda hasta hisseden bir kişidir. Gerçekten hastalık hastasıdır.
Öyle ki evdeki bekar kızını , bir hekimin yeni mezun olan doktor oğluyla zorla evlendirmek ister(Aslında kızının sevdiği başka birisi vardır). Ki kendisi bu kadar hastayken, evde sürekli kendisini muayene edebilecek bir doktor olmuş olmasını istemektedir.
Bir de evde kendisini çok sevdiğine inandığı ve kendisinin de müthiş bir sevgi duyduğu ikinci eşinin ise; kendisinin ölmesini dört gözle bekleyip, tüm mallarına sahip olma arzusundan da habersizdir.
Moliere' nin komedi tarzında ki okuduğum ikinci eseriydi (Ilk okuduğum "Cimri" kitabıydı). Keyifle okudum
152 syf.
Molière tarafından 1673 yılında yazılan Hastalık Hastası yazarın son oyunudur. Oyunun ilk temsilin de Molière oynamıştır. E bir hasta olan Molière, yarattığı karakter kadar şanslı olamamış, dördüncü temsilde sahnede hekimlik yemini ederken ağzından kan gelmiş çok acıdır ki bu oyunundan dolayı ölmekte olan Moliere’e yardım etmeyi hiç bir hekim kabul etmemiş ve temsilin hemen ardından da can vermiştir. Hatta ölümünden sonra bazı hekimler Tanrı’nın Moliere’i cezalandırdığını ve böylece tıp fakültesinin intikamının alındığını dahi iddia etmişlerdir... Oysaki Molière, diğer oyunlarında olduğu gibi bu oyunda da zenginleri sömüren, mesleğini kötüye kullanan kişileri eleştirir.

Oyunun konusuna gelirsek;

Argan, kendisini sömüren bir doktorla eczacının tuzağına düşmüştür. Üstelik onu sömüren sadece doktor ya da eczacı değildir. Argan, kendisinin yanı sıra ailesi için de yanlış kararlar almakta, kızını sevmediği bir gençle, sırf hekim olduğu için evlendirmeye çalışmaktadır. Onu içinde bulunduğu durumdan, çevresini saran asalaklardan kurtarmak ve gerçekleri görmesini sağlayan olaylar ekseni ile oyun son buluyor...
" Aşk gülücüklerinin sahtesini gerçeğinden ayırmak zordur .
Bu konuda öyle usta oyuncular gördüm ki . "
Molière
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Her şeyi mahveden bizim sabırsızlığımız.
Molière
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
—Sence beni seviyor mudur gerçekten?

—Aşk gülücüklerinin sahtesini gerçeğinden ayırmak zordur. Bu konuda öyle usta oyuncular gördüm ki.
Molière
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hastalık Hastası
Yazar:
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372473
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0