İrade Eğitimi, Teorik ve Pratik olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Teorik Bölüm’de üç, Pratik Bölüm’de 2 ana başlık; bu başlıkların altında da yine 2-5 başlıklı bölümler var.
Yazar, başlangıçta “Karakter değişmez.” ve “İnsan kendi üzerinde mutlak güç sahibidir.” görüşlerine karşı çıkıyor ve birtakım önermelerle bu teorileri çürütüyor. İrade üzerinde düşüncelerin, duyguların ve aklın etkisini ele alıyor. Payot, düşüncelerimiz üzerinde hakimiyetimiz varken, duygularımız üzerinde doğrudan bir gücümüzün olmadığından bahsediyor. Duygularımızın irademiz üzerinde büyük etkisi olduğunu belirten yazar, irademiz sık sık yenilgiye uğrasa da vazgeçip gitmektense yavaş yavaş ilerlemenin en doğrusu olduğunu ifade ediyor. Anlamsız görünen binlerce ufak eylemin iradeyi harekete geçirdiğini savunan yazarın “cesur kişi” tanımını çok sevdim: “Bütün gayretsizliğine rağmen sözlükte kelime aramak için ayağa kalkan, tembelliğini yenip çalışmayı başaran, can sıkıcı bulduğu sayfayı sonuna kadar okuyan öğrencidir cesur kişi (s. 137).” Payot, her gün yapılabilirse az bir çabanın yeterli olacağını söylüyor ve kitabın genelinde çok çalışmanın değil sürekli çalışmanın önemini vurguluyor. Çalışmanın özel bir saati olmadığından, her saatin uygun olduğundan; beş on dakikanın az bir süre olmadığından, bu sürede bir paragraf okunabileceğinden, çalışmaya birkaç satır eklenebileceğinden bahsediyor. İnsanı dağınık ve metotsuz bir çalışmanın yorduğunu belirtiyor. Yazar okurlarına her akşam ertesi günün programını yapmalarını ve buna bağlı kalmalarını, bedensel zayıflık beraberinde irade zayıflığını getirdiği için bedenlerine iyi bakmalarını, düzgün beslenme alışkanlıkları edinmelerini, düzenli egzersiz yapmalarını, çalışmalarını açık havada gerçekleştirmelerini, yeterince dinlenmelerini tavsiye ediyor: