Karanlığın Ayak İzleri (Tavistock Family Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,1bin
Gösterim
Adı:
Karanlığın Ayak İzleri
Alt başlık:
Tavistock Family Serisi 1
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053485254
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Their Footsteps
Çeviri:
Cumhur Mısırlıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Karanlığın Ayak İzleri
Karanlığın Ayak İzleri
Ölenler yalnızca insanlardır, geçmiş sonsuza dek yaşamaya devam eder.

Beryl Tavistock küçük bir çocukken, M16 ajanı olan anne ve babası kimliği belirsiz kişilerce öldürülür ve cinayetin ardındaki gerçekler örtbas edilir. Yıllar sonra, kendisi de emekli bir ajan olan amcası Hugh'un verdiği bir partide Beryl bunun basit bir casusluk vakasından ibaret olmadığını öğrenir. Aynı partide eski bir CIA ajanı olan Richard Wolf'la tanışması onun için dönüm noktası olur. Genç kadın, ailesinin ölümünün ardındaki sırları Richard'la birlikte bulmak üzere yola koyulur. Geçmişin ayak izlerini takip ederken kendilerini bekleyen tehlikenin de ötesinde, adım adım aşka yaklaştıklarından habersizdirler.

Kitapları milyonlar satan, dünyaca ünlü yazar Tess Gerritsen'in kaleminden sayfalara dökülen macera, gerilim ve romantizmle örülü bu tehlikeli takip sizi içine hapsedecek.

Görkemli ve merak uyandıran bir hikâye - Chicago Tribune

"Tess Gerritsen sürükleyici hikâyeler ve çok yönlü karakterler yaratmadaki ustalığını bir kez daha kanıtlamış."
-Los Angeles Times-

"Tess Gerritsen romanları her zaman için okunması gereken kitaplar listemin başında gelmiştir."
-Stephen King-
(Tanıtım Bülteninden)

Not: Mayıs 2014'te Harlequin Türkiye tarafından Karanlığı Beklerken adı ile yayınlanmıştır.
320 syf.
Polisiye roman sevenler için sürükleyici bir kitap. Ajan olan annesinin yine ajan olan babası tarafından öldürüldükten sonra intihar ettiği yalanına bir türlü inanmayan iki kardeşin gerilim ve macera dolu arayışlarına tanıklık edecek, gerçeğin anlatılanlardan ne kadar da farklı olduğuna şaşıracaksınız. Keyifli okumalar...
256 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Canım Tess bile şu ruh halime iyi gelmediyse kitap okumama gerek yok benim artık. Ruh haline göre kitap okuyanlar çok azdır diye düşünmüştüm. Sayımızın fazla olduğunu bilemedim. Bana özel bir durumdur dedim. Ah hep düştüğüm yanılgı. Özel olmak. Neyse hayat bunu başıma vura vura öğretecek. Galip gelemeyeceğimin farkındayım aslında. Ama işte ufak tefek inatlaşma meselesi.
Tess kitaplarını okurken aslında Cerrah ya da Çırak gibi büyük beklentiler içine girmiyorum. Çünkü onlarda bulduğumu bulamıyorum başka bir kitapta.
Konu itibariyle Kernick kitaplarına benzettim biraz. Ama yine de severek okudum. Yeni kitabı da çıkmış. Geçen hafta tanıtımda gördüm. Sevindim.
Ama ara vereceğim biraz. Kitaplıkta üç Tess kaldı. Bitiyor anlayacağınız.
Tavistock'un yıllar önce ailesinin şüpheli ölümü üzerine kaleme alınmış. Aksiyonlu, macera dolu. E tabi içinde de aşk var. Çok gerekli ya. Hiç sayfa aralarında mola verip düşünmek istediğim bir dönemde de değilim. O yüzden aşklı bölümleri yüzeysel okudum. Hı hı. Aa yeni bir aşk doğuyor. Tabi güvensem mi ? Sever mi ? Peşimde de azılı bir katil. Neyse biz aşka kapılıp gidelim. Onun da zaten cinayetten pek bir farkı yok.
Konusu tanıdık geldiği için sonunu kestirmek kolay oldu. Ama işte Tess olduğundan çok da sorgulama niyetinde değilim.
Bir arkadaşım bir haftadır yazıyor. Öldürmeli kitaplar öner bana diye. Etrafımdaki her şeyi çok ihmal ettim. Kendimi bile. Kimseye yetemiyorum sanki. Kendime bile. Kimseyi dinleyemiyorum. Kendimi bile. Kimseyi sevemiyorum. Kendimi bile.
Yine diplerdeyim. "Olacağı buydu" derdi biri olsa. Hiç olmadı orası da ayrı.
Olayım bu değil mi biraz da. Mutluluktan nirvanayı görüp. Sonra yerin dibinin dibini boylamak.
Buna izin vermek.
Bazen bazı şeylere müdahale edemezsiniz diyordu saçma sapan kişisel gelişim sempozyumunda. Ama etkisini kontrol edebilirmişiz. Hıı. Tabi şöyle yapayım. Az yıkılayım. Üzüleyim. Peşinden bir oynak şarkı mı açayım. Yapmadım değil de sorun şu önceki gibi olmuyor.
Arkamı dönüp gidemiyorum.
Oysaki gitmeliyim.
Mutsuz olduğum yerden.
Mutsuz olduğum şehirden.
Mutsuz olduğum ortamlardan.
Yürüyen bir "mutsuzluk" oldum da haberim mi yok acaba.
İçim hiçbir şey almıyor dünden bu yana.
Konuşmak, eğlenmek, gülmek, okumak, bir şeyler izlemek, ders çalışmak.
Dün de bugün de çok zorladım bunun için kendimi. Ama hiçbir yerde olamıyorum. Mümkün mü bu ? Hiçbir yerde olamamak. Bu his insanı öldürür.
Bugün sevdiğim birileriyle konuşayım diye attım kendimi dışarı. Cıks olmadı. Alışveriş yapayım yalnız dedim. O da olmadı.
Eve gideyim günlük yazayım. En azından beni zehirleyecek şu duygularımın etkisini azaltırım dedim. Yok olmuyor. Hiçbir şey olmuyor. Hiçbir şey iyi gelmiyor. Gelmeyecek gibi de.
Odama kapandım. Taktım kulaklığı. Tüm seslere sağır olsam şu şarkı dışında.
" Eğer sevda bu demekse ben vazgeçtim beni sevmeyin."
Çok doğru değil mi ?
Kafam o kadar yoğun ki konudan konuya atlıyorum.
Bu şarkıyı dinlerken ( yaklaşık 30) içimden geçenler o kadar fazla ki. Şu an, şu durumda, şu ruh haliyle.
Bir valiz hazırlasam kendime. Muğla'ya bir bilet alsam. Ya da Nevşehir. Çok alakalı iki şehir. Ruh halim bu napcan işte.
Ya da şey mi yapsam gözümü kapatıp haritadan bir yer falan mı seçsem?
Gerçi bunu benim şansıma bırakmak intihar olur.
Her neyse. Kimsenin gittiğim yeri bilmediği herhangi bir yer işte. Telefonum olmasa. Kitaplarım da. Evet evet kesinlikle kitaplarım da olmasın. O güzel hayatlar. O güzel aşklar dengemi bozuyor benim.
Sosyal medya ile ilgim olmasa. Beni kimse aramasa. Kimse merak etmese. Mesela annem sürekli sesin neden kötü ne oldu diye sormasa. Mesela ben kendimi unutup sürekli birilerine koşmasam. Yorulmasam ya artık. Bir sözden bin anlam çıkarmasam. Deli gibi üzülmesem. Uykusuz kalmasam düşünmekten. Ya da ben hiç sevmesem. 18 yaşında bir genç kız değilim ki ben artık.. Onun yüzü düştü topla. Bu kötü yanında ol. Şunun canı sıkkın konuş iyi gelir. Yine kötü durumda ne yapsam sussam mı ? Arasam mı ? Mesaj mı atsam ? Ne yapsam ? Neden ben bir şey yapıyorum ki hep ? Ben nasılım ki ? Dünyanın en mutlu en güçlü kadını falan mı ?
Çok yoruldum. Koşmaktan, uğraşmaktan. İyi olmaktan, iyi görünmeye çalışmaktan.
Çok gitmek istiyorum. Kimse beni bulamasın. Kimse bana ulaşamasın.
Kendime kalsam ya bir süre.
Bu bile o kadar zor ki.
İçimden yaşama sevincim alınmış gibi hissediyorum. Dünya mı yanıyor ee yansın ben napim diyecek kadar donmuş hissediyorum kendimi.
Yarın memlekete gidicem. Bunun hayalini bir hafta önce kurduğumda içimden havalanan kelebeklerin haddi hesabı yoktu.
Şimdi hepsinin kanatları koparılmış gibi. İçimde hiçbir heves, mutluluk yok. Mutluluğum ölmüş gibi.
Öldürülmüş gibi.
.....

35 olmuştur sanırım. Ah nasıl güzel söylemiş.
Hadi yüreğim ha gayret.
Hele sıkı dur hele sabret.
Başını eğme dik tut.
Bu bir rüyaydı farzet.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Normalde çok polisiye kitapları sevmem öneri üzerine alıp okudum. Gayet akıcı ve güzel bence okurken keyif alınabilecek kitaplardan. Aksiyon, gerilim ve aşk bir arada ve kitabın sonuna kadar devam ediyor.
320 syf.
·2 günde·8/10 puan
Bir Cerrah, bir Rehine veya bir Hasat kadar çok etkilemedi beni ama yine de ortalama üzerinde bir kitap diyebilirim. Okunabilir, merak uyandırıyor ama Tess Gerritsen değil de başka bir yazara ait gibiydi.
320 syf.
·187 günde·Beğendi·7/10 puan
Tess Gerritsen'in okuduğum ilk kitabıydı. Anne ve babaların ölümünü araştıran iki kardeşin hikayesini konu almış yazar. Tess Gerritsen okuma istediğim kitapları için yapılan müthiş yorumları okumakla başladı. İyi ki okumuşum gerçekten de. Diğer kitaplarına da en kısa süre de başlamayı düşünüyorum.
Kitabın içeriği gayet güzel kurgulanmış ve aktarılmış, konu bütünlüğü bozulmamış hiç bir bölümde ve beni çok etkileyen son sayfasına kadar heyecanımı sürdürüp bir fikir yürütemem idi. Akıcı anlatıyla heyecanını hiç kaybetmeyeceğiniz bir kitap tavsiye ederim.
320 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap sürükleyici polisiyeden çok macera kitaplarını anımsattı bana. Seri güzel ama rizzoli & islesin gölgesinde kalmakla yetinebilir anca. Bu seriye ait diğer kitapta öyle daha çok macera unsuru içeriyor. Polisiye beklentisi olanları pek tatmin edemez. Ancak tess gerritsenin kalemini seven insanlar hoşlanabilir. Yazarın hayal gücündeki çeşitliliği seviyorum bizim karşımıza bir tek polisiye unsuru içeren kitaplarla değil farklı türlerle de çıkabiliyor. Akıcı bir olay örgüsü olduğu için kitap kendini okutmakta başarılı.
320 syf.
·10 günde·6/10 puan
Beryl ve Jordan MI6 ajanı olan anne ve babasının 20 yıl önce görev üstünde öldüklerini sanmaktadırlar ama babalarının annelerini kıskançlık yüzünden öldürdüğünü öğrenirler. Beryl ve Jordan buna inanmaz ve geçmişin izini sürmeye başlarlar.
Diğer Tess Gerritsen kitaplarına göre daha durağandı, gerilimi düşüktü, süpriz son kitabı biraz toparladı diyebilirim.
320 syf.
·18 günde·6/10 puan
Anne ve babasinin ölümünün perde arkasini arastiran iki kardesin birden bire tehlikeye dusmesi ve olayi cozmek icin cabalamasi uzerine bir cinayet kitabi, beklentimin altinda kalan bir kitap, herkes ayni kitaptan ayni tadi alamayabilir keyifli okumalar :)
320 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Tess Gerritsen'in Rizzoli&Isles Serisi haricinde okuduğum ilk kitabıydı ve gerçekten Rizzoli&Isles Serisi'nin olduğu gibi bu kitap da harikaydı. Anne ve babaların ölümünü araştıran iki kardeşin hikayesini konu alınmış. Kitap sonlarına doğru çok heyecanlanıyor. Sizi çok güzel süprizler bekliyor. Tess Gerritsen'in kitaplarına ilk Çırak'la başladım ve iyikide başlamışım. Polisiye sever Herkesin Tess'in kitaplarını okumasını öneririm. Herkese Keyifli Okumalar...
256 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
#okudumbitti
#kitapyorum
Nisan ayı 4.kitap

Hepinize öncelikle güzel bir pazar dilerim .

Polisiye ve macera severlerin okuyabileceği ve sevebileceği bir kitap. Ama uzun soluklu polisiye okuyucularındansanız veya sıkı bir Tess hayranıysanız beklenti izin altında kalabileceğini söyleyebilirim .
Benim Polisiye okuduğum dönemler daha çok adaptasyon sorunu yaşadığım dönemler oluyor. Durağan dönemde kitap okuma şevki için hepte işime yaratmıştır böyle sıkıntı yaşayan varsa benden size nacizane bir öneri olsun.

Yalın, basit ve anlaşılır bir kitap. hem dinlenecek hem de bir solukta okuyacaksınız
Genel olarak konudan bahsetmek gerekirse İki kardeş olan Beryl ve Jordan, ajan olan anne ve babalarının 20 yıl önce görev sırasında öldüğünü katıldıkları bir davette ailelerinin ölümüyle ilgili aslında bambaşka gerçekler olduğunu öğrenen kardeşlerin bu gerçeğin peşine düşüsü anlatılıyor. Normalde olan polisiye gerilim kitaplarından farklı olarak biraz da aşk serpiştirilmiş farklı bir hava katmış ama bana kalsa heyecanla aşk dışında sonu beklemek daha iyi olabilirdi.
256 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kurgusu basit, ama güzel bir şekilde nakşedilmiş.sıkılmadan, elinizden bırakamadan bitiverdi.okumaya değer.Yazarın diğer kitaplarına devam.............
320 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tess Gerritsen yazdıklarını okumayı çok sevdiğim bir yazar.Yazdığı her şeyi okuyabilirim ki o kadar seviyorum.Ama Rizzoli&İsles serilerinin dışında yazdığı kitaplar(Diriliş ve Yörünge bunun dışında) birbirlerine çok benziyor ve bunun sayesinde sonu tahmin edilebilir oluyor.Yine baş kahraman güçlü bir kadın ve olan olayların karşısında dik durup bir şeyleri ispat etmeye çalışıyor ve bu sırada kendini de korumak zorunda.Adrenalin,korku,aşk çok güzel işleniyor her zaman ki gibi.
Yakışıklı, kır saçlı Sör Reggie ve onun dibinde fare gibi kalan karısı. Belki de bu eşleşmeyi en iyi. Helena'nın aileden kalma yüklü mirası açıklayabilirdi. Para her zaman güçlü bir dengeleyiciydi ne de olsa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlığın Ayak İzleri
Alt başlık:
Tavistock Family Serisi 1
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053485254
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Their Footsteps
Çeviri:
Cumhur Mısırlıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Karanlığın Ayak İzleri
Karanlığın Ayak İzleri
Ölenler yalnızca insanlardır, geçmiş sonsuza dek yaşamaya devam eder.

Beryl Tavistock küçük bir çocukken, M16 ajanı olan anne ve babası kimliği belirsiz kişilerce öldürülür ve cinayetin ardındaki gerçekler örtbas edilir. Yıllar sonra, kendisi de emekli bir ajan olan amcası Hugh'un verdiği bir partide Beryl bunun basit bir casusluk vakasından ibaret olmadığını öğrenir. Aynı partide eski bir CIA ajanı olan Richard Wolf'la tanışması onun için dönüm noktası olur. Genç kadın, ailesinin ölümünün ardındaki sırları Richard'la birlikte bulmak üzere yola koyulur. Geçmişin ayak izlerini takip ederken kendilerini bekleyen tehlikenin de ötesinde, adım adım aşka yaklaştıklarından habersizdirler.

Kitapları milyonlar satan, dünyaca ünlü yazar Tess Gerritsen'in kaleminden sayfalara dökülen macera, gerilim ve romantizmle örülü bu tehlikeli takip sizi içine hapsedecek.

Görkemli ve merak uyandıran bir hikâye - Chicago Tribune

"Tess Gerritsen sürükleyici hikâyeler ve çok yönlü karakterler yaratmadaki ustalığını bir kez daha kanıtlamış."
-Los Angeles Times-

"Tess Gerritsen romanları her zaman için okunması gereken kitaplar listemin başında gelmiştir."
-Stephen King-
(Tanıtım Bülteninden)

Not: Mayıs 2014'te Harlequin Türkiye tarafından Karanlığı Beklerken adı ile yayınlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 759 okur

  • Hatice Günay
  • Farhad MustaFazada
  • Selim Eren
  • Derya Yalınkılıç Karabayır
  • Hümeyra Bayrakdar
  • Ezgi Bolkvazoğlu
  • Farhad MustaFazada
  • Börte
  • serap çilingir
  • Göknur Koçyiğit

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.5
13-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85
Erkek
%15

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.1 (52)
9
%14.1 (27)
8
%20.3 (39)
7
%17.2 (33)
6
%7.3 (14)
5
%1.6 (3)
4
%2.6 (5)
3
%0
2
%0
1
%0