O Muydu?Stefan Zweig

·
Okunma
·
Beğeni
·
876
Gösterim
Adı:
O Muydu?
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Baskılar:
O Muydu?
O Muydu?
"O muydu?", Stefan Zweig'in insanın en güçsüz yanlarını dâhiyane bir şekilde işlediği özel bir eserdir. Eseri asıl özel yapan ise devamlı intihar eğiliminde olan Zweig'ın hikâyelerde tamamen kendi iç dünyasını ve çalkantılarını aktarmasıdır. Günümüz edebiyatının en önemli eserlerinden olan "O muydu?", kurgusuyla okuru içine çeken eşsiz bir eser…
Birbirinden etkileyici iki öykü yer alan bu kitapta Stefan Zweig psikoloji alanındaki birikimini ustalıkla kullanarak insanların ruhsal gelgitlerini nefes kesen bir yoğunlukla okuyucuya aktarabilmeyi başarmıştır.
1933'de Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Zweig'in eserleri de vardı. İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşadığı çıkmazlar ve hayata olan karamsar bakışı nedeniyle eşi ile birlikte intihar etti.
56 sayfaya sığdırılan harika bir öykü daha.O içice geçen duygular, sevgi, nefret öfke, şüphe, kaygı ancak bu kadar iyi ifade edilebilir..
Alinti;
Şahsen katilin o olduğundan neredeyse eminim; ama elimde çürütülmesi imkânsız o son kanıt yok.”
Zweig, gördüğüm an incelemeye gerek bile duymadan aldığım kitapların sahibi.
1 saatte biten yine incecik bir Zweig kitabı. İnce ama dolu dolu. Yaptığı psikolojik tahliller ve betimlemelerini hepimiz biliyoruz artık bence :) 15'ten fazla kitabını okumuşumdur Zweig'in ama bu kitabın konusu diğerlerinden farklıydı polisiye tarzındaydı. Sadece insan psikolojisini değil, hayvan psikolojisini de çok güzel gözler önüne sermiş bu kitapta. Hem bir hayvan hem bir insan gözünden olaya farklı bakış açılarıyla dahil oluyoruz. Okuyunuz efendim, tavsiye edilir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.107 Oy)17.497 beğeni39.528 okunma2.116 alıntı165.514 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.864 Oy)8.150 beğeni26.043 okunma628 alıntı126.795 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.830 Oy)7.369 beğeni20.643 okunma690 alıntı79.790 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.011 Oy)12.482 beğeni31.777 okunma2.796 alıntı132.646 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.237 Oy)8.157 beğeni24.007 okunma1.909 alıntı102.578 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.976 Oy)8.368 beğeni23.255 okunma1.148 alıntı112.989 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.535 Oy)5.817 beğeni15.258 okunma2.245 alıntı78.643 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.979 Oy)3.499 beğeni11.721 okunma1.017 alıntı47.761 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.474 Oy)8.424 beğeni22.864 okunma1.450 alıntı105.706 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.155 Oy)10.819 beğeni26.576 okunma1.390 alıntı139.826 gösterim
Zweig'in 16. kitabını okudum. Bir başlarsanız bırakamıyorsunuz a dostlar!
Bu kitap yine roman havası taşıyor ama kısacık bir öykü. Kitap genel olarak; yaşlı bir kadın karakterin duymuş olduğu şüpheye sebep olan hikayeyi anlatıyor. Hikayenin başında şüphe edilenin kim / ne olduğunu anlamıyoruz, yazar merakımızı öldürmedi.
Acıklı sonları sever yazarımız, bu kitabında da bize yaşattı.
Zweig'i anlatmaya paragraflar yetmez, en iyisi sadece okumak ve keyif almak. İyi okumalar dilerim.
Zweig 53 sayfaya gene bi dolu dünya sığdırmış şaşırdık mi tabiki hayır. Polisiye, sevgi, nefret vbs. duygudan duyguya sürüklüyor okuyucuyu. Yeri geliyor duygulariyla, hisleriyle hareket eden Kadın yeri geliyor bir köpeğin kaygi dolu iç sesini aktarmakta Kitap çeviri olarak gayet başarılı özellikle beni Rengi etkiledi mavi olması insanin ruhunu açsada içerik olarak anlatılan öykü derinden sarsıntıcı aşırı sevginin vede ilginin hazinli sonunu bizlere ders niteliğinde anlatmakta.
Mutluluğunu ve duygularını arsızca etrafına saçan Mr. Limpley, köpeği ve aslında ana karakter olan Ponto ve şüpheci komşu ile arasında geçen konu bütünü
Kalemiyle beni hiç yanıltmadığından bir kez daha hayran kaldım gercekten okurken hiç sıkılmadan çabucak bitirdiğim kitap oldu okumanızı tavsiye ederim .
"Şahsen katilin o olduğundan neredeyse eminim; ama elimde çürütülmesi imkânsız o son kanıt yok."
Bazı betimlemelerin beni güldürdüğünü görünce kitapta bir cinayetin olacağını bile unutmuşum (tabi eğer cinayet varsa)... Zweig yine çok güzel bir kitap yazmış mutlaka okunmalı...
Öykücülükte zirve isim Zweig. Bu onun 15. okuduğum kitabı. Genel olarak korku,karamsarlık,acı temalı öyküleri var. Bu da hayret verici acıydı. Böyle bi son üzdü. Yaşlı bir çiftin sakin bir yere taşınıp hayatlarına devam ederken , komşularının bir bebeği olur. Birlikte mutlu mesut yaşarken bir cinayet olur! Peki katil kimdi? Fakat o andan beri bu dehşet verici düşünceden kurtulamıyorum: “Oydu. O yaptı.”
Çok can yakıcıydı, böylesi bir sona kendimi hazırlamamıştım...
Polisiye ve kaçınılmaz felaket kıskıvrak içine çekti. Ağzım açık, yüreğim buruk bir şekilde bitirdim satırları.
Öykücülükte zirve bu olsa gerek.
Zweig okumaktan asla pişmanlık duymayacağımı bir kez daha anladım.
Kitaba başlarken çok farklı bir konu üzerine yoğunlaşmıştım ancak hikaye bambaşka bitti.

Özelikle hayvan besleyen insanların okuması sonucunda hayvanlara bakış açıları değişecektir.
Acaba o mu yaptı?
Bugüne kadar Zweig'in 14, King'in 13 kitabını okumuşum ve bu kitabı yazarının kim olduğunu bilmeden okusam Stephen King yazmış derdim herhalde. Zweig'in alışılmış iç karartan, durağan, bunalımlı, psikolojik tahlil dolup taşan hikayelerinden biraz daha farklı bu kitap. Sanmayın ki hikaye neşe saçıyor, öyle bir şey yok :) Ancak kitapta sürekli kendini hissettiren bir gerilim ve insanı merak ettiren bir hava var. Fark ettiğiniz gibi kitabın adı bile gizem taşıyor :) Bu yüzden elinize aldığınız gibi bitiriyorsunuz zaten.
İnsan psikolojisine yönelik ustalığıyla bilinen Zweig hızını alamıyor ve bu hikayede hayvan psikolojisine de el atıyor. Hikayedeki köpeği zihninden geçenlerle ve hareketleriyle öyle bir anlatıyor ki hayvan gerçekten gözünüzde kişilik sahibi bir canlı haline geliyor. Bana King'in Kujo'sunu da anımsattı biraz. Acaba King bu öyküyü okuyup etkilenmiş midir, merak ettim :)
Öyküye dair yazılacak çok bir şey yok ancak yazarı sevenlerin "şimdi çok bunalımlı bir kadın/erkek var ve onun psikolojisini tahlil edeceğim" formülünden biraz daha farklı olması sebebi ile mutlaka okumaları, yazarı sevmeyenlerin de yine aynı sebepten bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Şahsen benim için Satranç ve Mecburiyet ile birlikte en sevdiğim hikayelerden oldu.
Yine son sayfalara kadar hikayenin sonunu şekil şekil düşündüren bir eser. Ponto hikayenin baş karakteri diyebilirim. Ponto aslında sadece bir köpek olamaz. Bu eserde sadece yeri belli olsun diye köpek diyorum. Hikayenin sonunu ancak son 3/4 sayfa kala anlıyorsunuz. Hele başlangıcı sonuç ile alakası yok. Kafasını dinlemek için sakin bir yere yerleşen bir çift ve yan binalarına yerleşen başka bir çift. Fakat bu yeni çift diğer aileye göre daha farklı. İri yapılı Limpley her duygusunu aşırı derecede gösteren,bu duyguları abarta bildiği en üst noktaya kadar taşıyan bilen başlangıçta sevimsiz ama o çocuksu ve saf halleri ile kendini sevdiren bir karakter. Ve çocuğa hasret bir aile. İşte Ponto bu hasret kaldıkları çocuk yerine geçemezdi belki ama Limpley aşırı ilgisi, hatta çok fazla aşırı ilgisi ile bambaşka bir hale getirilen o köpek, bu eksikliği tamamlıyor gibi fakat bir gün Limpley baba olacağını öğrendiğinde artık gözü köpeği değil eşini ve doğacak olan kızına dönüyor. Hikayede tam olarak burada başlıyor.Tabiri yerinde ise krallardan daha iyi bakılan,gözetlenen bir köpek sonrasında bunların tam tersi bir hayat ile karşı karşıya kalıyor. Ve ilk başta görünmez olan düşmanını aramak ile zaman harcamaya başlıyor. Ve o düşman olarak gördüğü bebek dünyaya geldiğinde de ilk fırsatta o düşmanını ortadan kaldırmak istiyor. İlk girişiminde başarısız olmasına ve evden uzaklaştırılmasına rağmen sinsice düşmanına zarar vermek için uzun uğraşlara giriyor ve sonucunda düşman olarak gördüğü o bebeği ortadan kaldırıyor. Bu Ponto , aslında günümüzde içimizde yaşayan bir çeşit insan, şımartılmayı seven, bir dediği iki edilmeyen o insanlar gün geldiğinde az bir ilgilen düştüklerinde yaptıkları ya da takındıkları o saldırgan hallerin hepsi bu köpek de karşımıza çıkıyor. Ve bu insanlar ne pahasına olursa olsun kinden,nefretten, zarar vermekten vazgeçmeyip doğru zaman ve doğru yeri kollayan insanlardır. Ponto'da aynı bunu yaparak kendisine göre onu tahtından eden o düşmanı ortadan kaldırmayı başarıyor.
Stefan Zweig, psikolojik gözlemde oldukça iyi olan yazarlardan biridir gözümde. Genellikle kadın psikolojisi üzerinde yoğunlaşmış, burjuva kesimdeki insanların hayatlarının bir kısmını bizlere sunmuştur. Bu kitapta, diğerlerinden farklı olarak bir hayvanın psikolojisini hikayeleştirmişti. Kimi zaman sokakta gördüğümüz, yanına gidip sevdiğimiz veya evimizde bize arkadaş olsun diye beslediğimiz hayvanların da bir kişiliği, belirli tepkileri olduğunu farkettim. Aslında hepimizin bildiği, sohbetlerimizde bile geçebilecek bir konudur bu. Örneğin, her hayvanın belirli bir davranışı vardır, evlerinde bir can besleyenler bilir, onu diğerlerinden ayıran bir davranışı vardır elbette ki. İşte benim bu kitapta etkilendiğim nokta buydu. Hayvanların da insanlar gibi bir kişiliğe sahip olduğu, hırs ve kıskançlık, nankörlük gibi duygularını ortaya çıkarmasıydı.
Adamın mutluluk gösterileriyle ve insanı öldüren canlılığıyla karısını ağır bir mutsuzluğa sürüklediğini görmüyor musun?
Stefan Zweig
Sayfa 18 - Can Yayınları
...çünkü komşu evde kusursuz, pürüzsüz bir mutluluğun hüküm sürmesi ister istemez bizim eve de sıcak bir ışık olarak yansıyordu.
Stefan Zweig
Sayfa 44 - Can Yayınları
Böyle insanların gözüne sokarcasına mutlu olmak ve duyguları arsızca sağa sola saçmak utanmazlık.
Aşırılık derecesinde iyi niyetliydi, ilgiliydi ve o kadar yardımseverdi ki, insan durmadan tekliflerini reddetmek zorunda kalıyordu...
Stefan Zweig
Sayfa 14 - Can Yayınları
"Yüzü mutluluk ışıltısıyla adeta güzelleşecek kadar aydınlanmıştı.."
Stefan Zweig
Sayfa 40 - Can Yayınları
Ona ait olan, karşısına çıkan her şey harikulade, her şey 'wonderful'du*; karısı dünyanın en iyi karısı, gülleri dünyanın en güzel gülleri, piposu en iyi tütünle doldurulmuş en iyi pipoydu.

1.(İng.) Şahane. (Ç.N.)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
O Muydu?
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052134689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Baskılar:
O Muydu?
O Muydu?
"O muydu?", Stefan Zweig'in insanın en güçsüz yanlarını dâhiyane bir şekilde işlediği özel bir eserdir. Eseri asıl özel yapan ise devamlı intihar eğiliminde olan Zweig'ın hikâyelerde tamamen kendi iç dünyasını ve çalkantılarını aktarmasıdır. Günümüz edebiyatının en önemli eserlerinden olan "O muydu?", kurgusuyla okuru içine çeken eşsiz bir eser…
Birbirinden etkileyici iki öykü yer alan bu kitapta Stefan Zweig psikoloji alanındaki birikimini ustalıkla kullanarak insanların ruhsal gelgitlerini nefes kesen bir yoğunlukla okuyucuya aktarabilmeyi başarmıştır.
1933'de Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Zweig'in eserleri de vardı. İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşadığı çıkmazlar ve hayata olan karamsar bakışı nedeniyle eşi ile birlikte intihar etti.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0