Öğretmenim, Lütfen Bu Kitabı Okur Musun!..

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.541
Gösterim
Adı:
Öğretmenim, Lütfen Bu Kitabı Okur Musun!..
Baskı tarihi:
Mayıs 2008
Sayfa sayısı:
243
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758156399
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi
Bu kitap öncelikle bilgi bankanıza ilave yapmak için değil, duygu ve düşünce bankanızı zenginleştirmeniz için yazılmıştır. En başta gelen amacım öğretmen olarak seçeneklerinizi artırmak, gelişmek ve değişmek için size fırsatlar sunmaktır. Her sayfayı okudukça, önünüzdeki iki okul günü içerisinde bu fikirleri ve bilgiyi nasıl uygulayabileceğinizi düşünün. İvedi bir uygulama olmadıkça, yerine getirmek istediğiniz değişikliklerin gerçekleşmeyeceğini araştırmacılar bize söylemektedirler. Bu kitapta aktarılanları önemseyin, daha da önemlisi kullanın onları. Üzerinde en çok konuşulan ve yazılan öğretmenlik mesleği dışında bir başka meslek tanıyor musunuz? Sanıyorum yok. Mesleği bu kadar önemli kılan özelliğin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Sıradan sözler ile ifade edilirse şöyle söylenecektir: 'Hakimi de, münendisi de, devlet adamını da öğretmenler yetiştirir' Bu söylenen tabii ki doğru. Ancak öğretmenlik bu geleneksel değerlendirmenin dışında daha farklı ve fazla bir öneme sahip olmalı.
Öğretmenler ve öğretmen adayları için bildiri niteliğinde bir kitap. Sayfalarca not çıkartarak okudum. Ufkumu açtı adeta. Kuru kuru öğüt vermek için yazılmamış , fark edersiniz.. Yazar içten, bildiklerini paylaşmış ve tek derdi yeni nesil..
"Önce insan, sonra öğretmen" olmak isteyenlere... şiddetle tavsiyemdir.
Henüz kişisel gelişim kitaplarının sayısı şu anki kadar çok değildi ve mesleğimin ilk yıllarında okumuştum. Yazarına da mail atmıştım okuduktan sonra. Hasan bey çok memnun oldu yorumlarıma. Çok faydasını gördüm. Yalın diliyle şiirlerden verdiği örneklerle her öğretmen adayının keyif alıp bakış açısını geliştireceği bir kitap. Ayrıca kişisel gelişim kitaplarının pek çoğu yabancı yazarlar tarafından yazılmıştır. Mutlaka katacağı bir şeyler vardır. Ama kendi kültürel yapınız, aynı sosyo ekonomik içinden gelen birinin yazdıkları ve önerdikleri daha sıcak, daha ulaşılabilir ve uygulanabilirdir diye düşünüyorum.
Her öğretmenin ve öğretmen adayının okuması gereken kitap. Nasıl öğretmen olunmalı? Dersler nasıl daha eğlenceli işlenir? Etkili sınıf yönetimi nasıl olmalı? Bu sorulara cevap bulacağınız bir eser.
Bir öğretmen adayı olarak 4. Sınıfta değil de bu kitabı 1. Sınıfta okumayı çok isterdim ama olsun nasip bugüneymiş. "Dersin öğretmeni değil, " öğrencinin öğretmeni" olmak isteyenlere...
Özellikle öğretmen adayları ve mesleğe yeni başlayanlar için çok güzel bir yol gösterici olmuş kitap. Benim okurken not aldığım birçok yer oldu. Ve mesleğe başladıktan sonra da ara ara açıp okumak isteyeceğim bir gelişim kitabı oldu.

Bu arada kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısmı gayet hızlı bir şekilde okudum ama ikinci kısımda yazar ilk kısımda anlattıklarının tekrarına düşmüş. Verilen örnekler bile aynı yani öyle bir tekrar bu! Kitabı okurken bu durum beni çok yordu. Ama kitaptan olumlu yönde etkilendiğim gerçeğini de değiştirmedi.
sayın hasan yılmaz bey .. bu kitabı oğlum ankarada öğrenciyken alıp bana hediye getirdi...büyük bir merakla okumaya başladım ancak bir öğretmen olarak mesleğin başında dilden dile dolaşan ve benim de bildiğim öyküleri hocam kendi başından geçmiş gibi yazmış .. bu beni üzdü.. güvenim sarsıldı..
Üniversiteden hocamın güzel sözlerle güzel hislerin oluşmasına aracılık ettiği guzel kitap. Öğretmenliğin gönül mesleği olduğunu bir kez daha bize hatırlatan bu güzel kitabı sadece öğretmenlerin değil, anne - baba olan herkesin okuması gerekiyor bence..
Her öğretmenin veya adayının kesinlikle bu güzel tecrübelerden faydalanmasını isterim. Kafaya kadar gibi dıkte edıcı ogretıcılık yerine çok sade ve çok naıf bir biçim hazırlanan bu eserın daha da yaygınlasmasını isterim.
Bence mutlaka bir öğretmenin ya da öğretmen adayının okuması gereken bir kitap. Öncelikle bir öğretmen adayı olarak çok beğendiğim bir söz ile başlamak istiyorum "Önce insan sonra öğretmen olmak" kitapta beğenmediğim hiçbirşey yok verilen öneriler örnekler harika Asla sistem eleştirilmemiş. Önce birey kendini değiştirmeli. Çocukların psikolojini bizden istenilenleri anladım. Kitabın yazarı Hasan Yücel bu eserinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.
Bir öğretmen olarak ilgiyle okudum ve bir çok meslektaşıma tavsiye ettim. Yine birkaç öğrencime ödül olarak verdiğim kitaplardan biri. Filmini de izledim, izlettirdim ama okurken ki keyfi filmde yakalayamadım. Bence konusu bakımından herkesin okuması gereken kitaplardan biri.
Tüm öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının okuması gereken bir rehberlik kitabı.
Öğretmenler gününde bülbülüm dediğim kardeşimden hediye aldığım bu kitap ufkumu açtı her öğretmenin kitaplığında muhakkak bulunmalı çünkü kendini yani öğretmenliği gerçek manada anlayamayan bilgi sevgi saygı hoşgörü vs hiçbirşeyi tam anlamıyla aşılayamaz..
'Bakın' dedi, 'Size bir ölçü vereyim. Bu ölçü ile kendinizi kıyaslayın. Öğretmen olmuş musunuz, olmamış mısınız; o zaman anlayacaksınız.' Konuşmasını şöyle sürdürdü:
-Bir gün sınıfınızda, okulun koridorunda veya bahçesinde bir öğrenci görürseniz; nasıl bir öğrenci biliyor musunuz; iki burnundan iki kalın sarı sümük hortumu uzamış, yarısı da ağzının içine girmiş bir öğrenci..' Sınıftan tiksinme ifade eden sesler çıkıyordu. O hiç tarzını değiştirmeden konuşmasına devam etti.
- Bırakın tiksinmeyi, yaptığınız işten zevk duyarak ve cebinizden kendi bez mendilinizi çıkartıp o çocuğun burnunu temizlediğiniz zaman; işte o zaman siz öğretmen olmuşsunuzdur.'
«Bana yaşına göre: "Evlat, Genç, Delikanlı, Oğlum, Arkadaş " ifadelerinden birisi ile seslenen öğretmenlerimi ise hep sevdim. Onların anlattıkları daha anlamlıydı benim için. Hatta zorlandığım bazı derslerde bile "o güzel insanın, o güzel hatrı için" daha çok çalıştım ve başardım»
Öğretmenlerimin dersin ilk dakikalarında yaptıkları yoklamaları hatırlıyorum. İsmimiz okunduğunda 'burada' diye seslendiğimiz yoklamaları. Şimdiki bilgim olsaydı ismim okunduğun da şöyle seslenirdim.
'Bedenim burada'.
Ünlü bir kişi olan Helen Keller’e “Kör olmaktan daha kötüsü nedir?” diye sormuşlar. Cevap olarak, “Kör olmamak, ama yinede hiçbir şey görmemek.” demiştir.
“Takvim yaşınız ne olursa olsun, beklentileriniz tükendiği ya da hedef ve beklentimizi belirleyemediğimiz gün YAŞLANMIŞSINIZ demektir.”
Bir gün öğretmen evinde oturuyorum.Saat 15.00.Ortam tenha ve sessiz. Sadece gazete okuyan bir öğretmen var.Daha sonra X lisesinde Y derslerini okutan bir öğretmen olduğunu öğrendim meslektaşımın yanına, aynı okulda görev yapan bir başka öğretmen geldi. Gazete bırakıldı ve sohbet başladı.Yeni gelen öğretmen söze başladı:"Üstad,dün senin 3-A'ları bir sınav yaptım, Allah seni inandırsın 45 kişilik sınıftan sadece 4 kişi iki alabildi, geri kalanların hepsi bir..." dedi ve bastı kahkahayı.Bunu anlatırken yüzünde hatta bedeninin tümünde,yaptığı işten haz duyduğunu gösteren belirtiler vardı.Diğer öğretmen sabırsızlıkla söze girdi:"O da bir şey mi? Sen benim geçen hafta yaptığım sınavın sonuçlarını görsen ! iki yok iki..."O da basdı kahkahayı.O sırada kapıdan giren bir başka öğretmen de katıldı sohbete.Onun anlattıklarında da benzer şeyler olduğunu duyunca dayanamadım."Beyler sizin mesleğiniz nedir ?"diye sordum.Şaşkın şaşkın baktılar. "Sizinle bir oyun oynayalım dedim."Varsayalım ki sizler cerrahsınız ve burası da tabibler odası.O zaman bu anlattıklarınız şu şekilde olacaktı: Üstad,Allah seni inandırsın ameliyat masasına yatan her 5 hastadan 4'ünü öbür dünyaya gönderiyorum. Sonra kahkaha atmanız gerekiyordu.Varsayalım ki siz avukatsınız burası da baro; o zaman; "Aldığım 6 davadan 5'ini kaybetmezsem içim rahat etmez" deyip gülmeniz gerekiyordu. Varsayalım ki siz bakkalsınız, bu durumda da "Dükkana gelen her müşteriden 3'ünü kazıklamazsam ne olayım..." Keşke bu mesleklerden birine sahip olsaydınız. Kısa bir süre içinde ne hasta, ne müvekkil, ne de müşteri bulabilirdiniz. İflas ederdiniz.Ne yazık ki öğretmensiniz. Her zaman ve her şart altında müşteri bulabiliyorsunuz.Ve istediğiniz gibi de katlediyorsunuz.Halbuki bizim mesleğimizin bu özelliği bizim daha fazla sorumluluk hissetmemizi gerektirmeli,öyle değil mi?" Sonra ne mi oldu? "Hadi biz ihale oynayalım!" dediler ve diğer masaya geçtiler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öğretmenim, Lütfen Bu Kitabı Okur Musun!..
Baskı tarihi:
Mayıs 2008
Sayfa sayısı:
243
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758156399
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi
Bu kitap öncelikle bilgi bankanıza ilave yapmak için değil, duygu ve düşünce bankanızı zenginleştirmeniz için yazılmıştır. En başta gelen amacım öğretmen olarak seçeneklerinizi artırmak, gelişmek ve değişmek için size fırsatlar sunmaktır. Her sayfayı okudukça, önünüzdeki iki okul günü içerisinde bu fikirleri ve bilgiyi nasıl uygulayabileceğinizi düşünün. İvedi bir uygulama olmadıkça, yerine getirmek istediğiniz değişikliklerin gerçekleşmeyeceğini araştırmacılar bize söylemektedirler. Bu kitapta aktarılanları önemseyin, daha da önemlisi kullanın onları. Üzerinde en çok konuşulan ve yazılan öğretmenlik mesleği dışında bir başka meslek tanıyor musunuz? Sanıyorum yok. Mesleği bu kadar önemli kılan özelliğin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Sıradan sözler ile ifade edilirse şöyle söylenecektir: 'Hakimi de, münendisi de, devlet adamını da öğretmenler yetiştirir' Bu söylenen tabii ki doğru. Ancak öğretmenlik bu geleneksel değerlendirmenin dışında daha farklı ve fazla bir öneme sahip olmalı.

Kitabı okuyanlar 146 okur

  • Hayriye Ç.
  • Aynur Güneş
  • zeynep
  • Lev Boz
  • Sebiha Türkoğlu
  • Sibel Per
  • Nazife Aygar
  • Özge Özcan
  • Melike Biçer
  • Lala La

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%38.6
45-54 Yaş
%13.6
55-64 Yaş
%4.5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.6
Erkek
%29.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (12)
9
%23.1 (9)
8
%28.2 (11)
7
%5.1 (2)
6
%5.1 (2)
5
%2.6 (1)
4
%2.6 (1)
3
%2.6 (1)
2
%0
1
%0