The Story of a Murderer

Perfume

Patrick Süskind
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Ocak 2015
İlk Yayın Tarihi:
1985
Yayınevi:
Penguin Books
Orijinal Adı:
Das Parfum. Die Geschichte eines Mörders
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9780241973615
Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 13:04
Etkilendim. 19-20. yüzyılın açlık ve sefaletini anlatan kitaplara bir klasik sever olarak alışalı epey oldu. Zaten edebiyat biraz da acı demek olsa gerek. Fakat dünyaya burnuyla bakmak çok farklı ve bir o kadar da ilgi çekici geldi. Açıkçası sonunu biraz fantastiğe kaçacak kadar abartılı bulsam da kitap kesinlikle içine çeken ve sürükleyici bir eser. Ayrıca bu kitaptan sonra burnum bana daha değerli gelmeye başladı, azıcık büyük olsa da:)
PerfumePatrick Süskind · Penguin Books · 201527,3bin okunma
10/10
·272 syf.··
2020 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 20:47
Çok farklı ve çok iyi bir kitap... Yazarın kokular ve parfüm üretiminin yanında psikoloji ve tarih alanlarında da ne kadar bilgi edinerek bu kitabı kaleme aldığı her satırda belli oluyor. Gerçekten çok beğenerek okudum.
Edebiyat
PerfumePatrick Süskind · Penguin Books · 201527,3bin okunma
Kokuların eşsiz gücü!
Puan vermedi·264 syf.··
2021 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 21:58
Bir arkadaşımla konuşurken ona kokulardan bahsediyordum. İnsanlarla ilk karşılaşmamızda  “kanım ısınmadı”, “çok cana yakın buldum”, “çok hanımefendi” ya da “çok beyefendi biri” gibi ifadeler kullanmamızın altında yalnızca o kişinin beden dilinden gelen mesajların ya da konuşmalarının değil aynı zamanda yaydığı kokunun da etkisinin olduğunu anlatıyordum. Görüşümü desteklemek için de köpeklerden örnek veriyordum. Canlılar arasında koklama duyusu en gelişmiş varlığın köpekler olduğunu, eğer bir köpek gördüğümüzde korkarsak ona göre koku yaydığımızı ve köpeğin bize saldırdığını; korkmaz da cesaretli davranırsak da yaydığımız koku nedeniyle köpeğin bize saldırmadığını söylüyordum.     • • • Arkadaşım da bana "Patrick SüskindPatrick Süskind’in ‘KokuKoku’ diye bir kitabı var hiç duymuş muydun?” diye sordu. Ben de ona “duymadığımı” söyledim. O zaman “Önce kitabı okumanı, ardından da filmi var, filmini seyretmeni tavsiye ederim” dedi. Doğrusu Süskind’in kitabını okuyana kadar kokularla ilgili genel bir bilgim vardı. Kitabı okuyunca bu bilginin ne kadar da yüzeysel olduğunu gördüm. Zira Süskind, kitabında kokuyu ve kokunun insanlar üzerindeki etkisini kahramanı Jean Baptiste Grenouille’nin hikâyesi üzerinden bütün detaylarıyla anlatıyor bizlere. Grenouille, annesiz ve babasız olarak tüm insani duygulardan yoksun olarak büyüyor. O, aşk, sevgi, merhamet, acımak, başkalarını düşünmek gibi hiçbir duyguya sahip değil. Kendisinin bir insan gibi kokmadığını anladığında adeta dünyası yıkılıyor. Ancak sahip olduğu muhteşem koku alma duyusu sayesinde koku üreterek insanlara kendisini kabul ettirmeyi başarıyor. • • • Süskind, kitabın arka planında kokunun yalnızca insanlar üzerindeki etkisini değil, aynı zamanda toplum tarafından dışlanan bir insanın kendini var edebilme ve topluma kabul ettirebilme adına neleri
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Katil Ananın Katil Evladı
9/10
·264 syf.·
2022 15. kitabı
-Spoiler İçermez- Koku denince her ne kadar akla, parfüm kokusu, yemek kokusu, çiçek kokusu, kitap kokusu, toprak kokusu gibi insan burnunun kolaylıkla algılayabileceği ve günlük hayatta sıkça karşılaşabileceği kokular gelse de aslında canlı ve cansız her varlığın kendine has bir kokusu vardır. Elinizdeki telefonun, odanızdaki perdenin, boynunuzdaki kolyenin ya da gittiğiniz evlerin. Koku, her varlığı biricik yapan, onu diğerlerinden farklılaştıran etmenlerden biridir. Parmak izi gibidir. Kişiseldir... Jean Baptiste Grenouille, 17. yüzyılın pis kokularıyla nam salan şehri Paris'te dünyaya gelmiş, annesi tarafından ölüme terkedilmesine rağmen inatla yaşamış ve hatta annesinin ölümüne sebep olmuş bir piçtir. (Evet, kitapta bu tabir tercih ediliyor) Daha küçüklüğünden beri bir gariplik olduğu anlaşılan bu çocuğun diğer insanlardan farklı bir yetisi vardır ki bu da inanılmaz bir burna ve burnu sayesinde aldığı tüm kokuları kaydedebildiği bir hafızaya sahip olmasıdır. Baptiste'e göre varlıklar, ancak kokularıyla anlam kazanırlar ve var olurlar. Yani onun için kokusu olan varlık vardır, kokusu olmayan varlık yoktur. Ve bilin bakalım, bütün kokuları alabilen bu garip çocuğun kokusu var mıdır yok mudur?... Evet, doğru cevap yoktur. İlk aydınlanmayı, bütün kokuları alabildiğini anladığını gün yaşayan koku ustası Baptiste ikinci aydınlanmayı da kokusunun olmadığını anladığı gün yaşar. Yıllarca yok sayılmasının, varlık ve anlam kazanamamasının, insanlar içinde yerini alamamasının sebebini anlar böylece. Kokusuzdur Baptiste. Daha kendi bile kabul etmemiştir varlığını. Diğer insanlar nasıl etsin ki?.. Koku yeteneği, kokulara olan ilgisiyle birleşince, kendini ait olduğunu hissettiği yere, bir parfüm dükkanına götürür ve parfüm ustasına emanet eder. Bir parfüm ustası
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
8/10
·254 syf.··
2024 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2024 13:15
Kitabın baş karakteri Grenouille büyürken yazarın belirttiği üzere dahiyane bir yeteneği olduğunu keşfetmeye başlamıştır, üstün koku yeteneği sayesinde her türlü maddenin kokusunu alabilmektedir. Toprağın farklı kokularını, cam kokusunu, insanların ten kokusunu, kapı kolu kokusunu bile ayırt edebilen bir burna sahiptir. Yeteneğinin farkına vardıktan sonra kokuları hapsetme isteğiyle dolan Grenouille, bu işi nasıl yapacağını araştırmaya karar vermiştir. Parfüm dükkanında çalışmaya başlamasıyla istediği kokuları üretmeye başlamış ve koku saklama konusunda çeşitli yöntemler öğrenmiştir. Koku saklama tekniklerini öğrenme yolunda kendi kokusu olmadığını fark etmiştir ve dünyanın en güzel kokusunu yapmaya karar vermiştir. Öğretilerle birlikte çeşitli nesnelerin kokusunu hapsetmeyi başaran karakter, yaptığı planları da hayata geçirmeye başlamıştır. Kitaba Dair Yazar; anlatımı boyunca Grenouille hakkında şeytani gibi tanımlamalarda bulunmuştur, hatta hayata tutunma sebebinin bile sadece kötülük amaçlı olduğundan bahsetmektedir. Grenouille çeşitli badireler atlatarak geçirdiği yaşam boyunca insanlara karşı sevgi, saygı gibi hisler duymayı becerememiştir. Duygusal gelişimini tamamlayamayan karakter sadece insanlardan tiksinmektedir ve herkesi birer nesne olarak görmektedir. Kendine yardım eden insanlara minnet duymak yerine onları kullanmaya çalışmaktadır. Kitabın en çarpıcı kısmı olan son bölümü ise kafamızda çeşitli yargılar oluşturuyor. Hayata geçirdiği eylemlerin sebebi içindeki saf kötülük ya da sevgisiz büyümenin bir getirisi olarak iyiliği tanımamak olarak görülebilir. Grenouille gerçekten amacına ulaşabildi mi? Yaptıkları karşısında aldığı geri bildirimler beklediği tepkiler miydi? Tatmin duygusuna ulaşabildi mi?
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 198727,3bin okunma
Sıra dışı bir katilin hikayesi...
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2023 173. kitabı
Beş duyu organımızdan birine hitap eden Koku üzerine oldukça sıra dışı bir irdeleme. Öncelikle kitabın konusuna değinmek istiyorum. 18. Yüzyılda Fransa’da geçiyor roman. Kitabın ana karakteri Jean-Baptiste Grenouille, tüm insancıl duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalnızca kokulara karşı görülmedik derecede duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten hiç çekinmeyen bir katilin hikayesi. Bu kitabı çok önceden okumama rağmen beni o kadar çok etkiledi ki. Hala bu zamana kadar okuduğum kitaplar içerisinde favorim olma özelliğini koruyor. Patrick Süskind hikayeyi üç kısımda ele almış. İlk kısımlar, karakterin çocukluk dönemlerinden bahsediyor. Özellikle Paris halkının bir kesiminin sefalet ve pislik içerisinde olan ortamından alıntılar yapılıyor. Karakterimizde böyle bir ortamda doğuyor, büyüyor. İkinci bölümde ise ergenlik dönemlerine değiniliyor. Her şeyin kokusunu alabilen, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan Grenouille zamanla kendi kokusunun olmadığını keşfediyor. İşte asıl olaylarda bundan sonra başlıyor. Üçüncü bölüm ise kitabın en heyecanlı, en merak uyandırıcı ve en dehşet verici kısımlarını oluşturuyor. Peş peşe gelen cinayetler, kent halkının bir süre sonra paniklemeye başlamasına neden oluyor. Kitabın en vurucu kısmı, dram yönünün en ağır bastığı kesinlikle son bölümler ve unutulmaz, hafızalardan çıkmayacak kadar şaşırtıcı, çarpıcı finaliydi. Süskind, yarattığı karakterin içsel dünyasını dışa vurma konusunda çok usta. Sosyal bir varlık olan insanın kendini hiçbir yere ait hissedememe duygusu, farklılığından dolayı sadece toplumdan değil aileden bile dışlanma, var olabilmek için başkalarının kokusunu çalan bir nevi kabul görme kaygısı gibi ruhsal betimlemelerimi en ince ayrıntısına kadar betimlemiş. Kitap o kadar güzeldi ki
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 198727,3bin okunma
6/10
·264 syf.··
2025 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 11:02
Sonunda bitti. Okuduğum konusu en ilginç romanlardan biriydi. Ama yazar kullandığı dil ile sanki okuyucuya romanı sevdirmemek için uğraşmış gibi bir hisse kapıldım. Neden bu kadar betimleme? Neden sonu gelmeyen, 10 satır süren cümleler? Okurken boğuldum resmen, atlayarak okuduğum yerler oldu. Halbuki şimdi kitabı bitirip üzerine düşündüğümde konu sanki daha farklı bir dille, daha etkileyici anlatılabilirdi diye düşünmeden edemiyorum. Bana hitap etmedi.
1000Kitap
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Okurken Hissettiklerim
7/10
·264 syf.·
2025 26. kitabı
Patrick Süskind’in Kokusu, daha ilk sayfadan itibaren beni içine çekti. Normalde romanlarda gözden çok hep görmeye alışkınızdır ama bu kitapta her şey “koku” üzerinden anlatılıyor. 18. yüzyıl Paris’inin çürümüş, boğucu, pis havası adeta sayfaların arasından çıkıp burnuma doldu. Öyle ki, bazı bölümlerde gerçekten rahatsız oldum ama aynı zamanda kitabın gücünü de burada hissettim. Başkahraman Grenouille, beni çok ikileme düşüren bir karakter oldu. Bir yandan inanılmaz bir yetenekle dünyayı kokular üzerinden algılıyor; diğer yandan kendisine hiç kokusu olmadığı için dışlanıyor ve korkunç bir takıntıya sürükleniyor. Onun bu takıntısını okurken hem hayranlık duydum hem de dehşete kapıldım. En çok düşündüren nokta ise şu oldu: Grenouille’un asıl isteği aslında “sevilmek” ve “kabul görmek.” Bunu elde etmek için yaptığı şeyler ürkütücü olsa da, altında yatan duyguyu anlamak çok zor değildi. Bu da kitabı benim için sadece bir suç hikâyesi olmaktan çıkardı; insanın derin arzularına, yalnızlığına ve kabul görme ihtiyacına dair bir roman gibi geldi. Kitabı bitirdiğimde uzun süre kokulara karşı daha hassas olduğumu fark ettim. Hatta sanki etrafımdaki kokularla yeniden tanışmış gibiydim. Koku, bana sadece bir hikâye anlatmadı; duyularımı da yeniden keşfettirdi.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Koku - Patrick Süskind
Puan vermedi·264 syf.··
2022 4. kitabı
Yaklaşık bir kaç yıl önce bu kitaba başlamış, ilk bölümdeki uzun betimlemeli bölümler beni çok yorduğu için bırakmıştım. Abimin kütüphanesinde yeni bir kitap ararken elime geçti. "O zaman küçüktüm, belki bu sefer okuyabilirim" diyerek ikinci bir şansı verdim. Kitabı okurken yine aynı şekilde yoruldum. Özellikle Baldini ile tanışma aşamasında. Abime; sence kitabı yine bırakmalı mıyım? diye sorduğumda "DÜNYANIN SONU DEĞİL, okuyamıyorsan bırak" cevabını verdi Haklıydı ama bir kitabı ikinci kere bırakmayı kendime yediremedim. Belki bundan sonraki bölümü güzeldir diye diye kitaba devam ettim. Yanlış mı yaptım diye sorarsanız: hayatımda bir kitaba dair EN İYİ kararı verdiğimi düşünüyorum. Kitap KESİNLİKLE ikinci şansı hak ediyor.. Belki çok fazla okumadığımdandır diğer kitaplara kıyasla kurgusunu ÇOK ETKİLEYİCİ buldum. Olay örgüsüne gelirsek; Grenoille kokulara karşı AŞIRI hassasiyeti olan bir karakter. Öyle ki konuşmayı öğrenirken soyut varlıkların kokularını duyamadığı için onların isimlerini öğrenemiyor. (örn: sevgi, hayal..) Ancak söz konusu somut şeyler olduğunda örneğin odunu sadece odun olarak isimlendirmiyor. Odunun tüm türlerini kokusuna göre farklı farklı isimlendiriyor. Böyle bir duyarlılıktan bahsediyoruz. Grenoille istifa etmek üzere olan bir parfümcü ile yâni Baldini ile tanışır ve orada kendi yetisini nasıl kullanacağını, yetisini nasıl tekniğe dönüştüreceğini öğrenir. Aynı zamanda çeşitli parfümler üreterek istifa etmek üzere olan Baldini'nin işlerini düzeldir. Hiçbir insanın ayak basmadığı bir yerde yedi yıl inzivaya çekilen Grenoille kendi kokusunun olmadığını fark eder. Bu onun için büyük bir hayal kırıklığıdır. Bundan sonra kendine koku arayışına girer. Bu konuda o kadar ustalaşır ki artık kokusunu değiştirerek insanların ona karşı
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2025 19. kitabı
Kokulara karşı aşırı hassasiyeti olan bir çocuk. Doğduğu anda terk edilmiş bir bebek. Hiç sevgi ve şevkat görmemiş, umursanmamış, insan yerine konmamış, reddedilmiş bir çocuğun altüst olmuş psikolojisini çok iyi anlıyorsunuz. Soyut varlıkların kokularını duyamadığı için onların isimlerini öğrenemiyor ne yazık ki ( örn: hayal ve sevgi) gibi. Somut şeyler olduğunda ( örn: çiçek, odun, hayvan) gibi tüm türlerini kokularına göre isimlendirerek öğreniyor ve duyarlılık sağlıyor. Kesinlikle okunmayı hak eden bir kitap diyorum. İzlemek isteyenlere bu kitabın filmi de var.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma

Yazar Hakkında

Patrick SüskindYazar · 7 kitap
Patrick Süskind (d. 26 Mart 1949 - ), Alman, roman, senaryo ve radyo oyunu yazarı. Hayatı Almanya'nın Bavyera eyaleti sınırları içinde kalan Münih'in 30 km güneyindeki Starnberger Gölü kıyısında, Ambach'ta dünyaya geldi. Babası Wilhelm Emanuel Süskind de bir yazardı. Patrick Süskind, lise olgunluk sınavının ardından sivil olarak askerlik hizmetini yerine getirdikten sonra 1968-1974 yılları arasında, yine babası gibi, üniversitede tarih eğitimi aldı. Münih Üniversitesi'nde ortaçağ ve modern çağ tarihi öğrenimi gördü. Tarih eğitimini Magister bitirme sınavı ile tamamladı. Üniversite yıllarında düzyazılar ve senaryolar yazmaya başladı, ancak bunlar bügüne kadar hiç yayınlanmadı. Üniversite eğitiminin ardından gittiği Fransa Aix-en Provence'de Fransızcaya ve Fransız kültürüne ilişkin bilgisini arttırdı. Patrick Süskind, babası gibi, serbest yazar olarak çalişmakta, yazı işleri ve düzeltmenlik yapmakta, roman, kısa hikâyeler ve televizyon senaryoları yazmaktadır. Eserleri Süskind'in kitapları yirmiden fazla dile çevrilmiştir, ve birçok kez sinema ve televizyona uyarlanmıştır. Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır. İnsan içine çıkmaktan hoşlanmayan Patrick Süskind, Münih, Paris ve güney Fransa'da Montolieu'da yaşamaktadır. Süskind, kendisine verilen edebiyat ödüllerini dahi almamakta ve reddetmektedir. Patrick Süskind, 1981 tarihli bir monolog olan "Der Kontrabass" (Kontrabas) adlı oyununun Münih Cuvilliee tiyatrosunda sahneye konulması ile meslek hayatının ilk büyük çıkışını yaşadı. "Der Kontrabass" 1985 yılında Tevfik Turan tarafından dilimize çevrildi ve Can Yayınları tarafından yayınlandı. 1985 tarihli "Das Parfum" adlı ilk romanı ile Süskind dünya çapında şöhrete kavuştu ve Almanca konuşulan ülkeler İsviçre, Avusturya ve Almanya'nın en önemli çağdaş yazarlarından biri oldu. "Das Parfum" 1987 yılında "Koku" adıyla Tevfik Turan tarafından dilimize çevrilerek Can Yayınları tarafından yayınlandı. "Das Parfum" bir "çok satan" olduğu gibi aynı zamanda yazarı henüz hayatta olmasına rağmen klasikleşerek "uzun satanlar" arasındaki yerini de aldı. 100 bin adet olarak basılan "Das Parfum"'ün ilk Almanca baskısı birkaç hafta içerisinde tükendi ve roman tam dokuz yıl boyunca Almanya'nın önemli dergilerinden biri olan Der Spiegel'in çok satanlar listesinde yer aldı. Bugüne kadar 33 ayrı dile çevrilen "Das Parfum" tüm dünyada tam sekiz milyon adet satılmıştır. Yine Alman yönetmen Tom Tykwer tarafından sinemaya uyarlanarak 14 Eylül 2006 tarihinde Almanya'da gösterime girmiştir.