Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım

7,6/10  (193 Oy) · 
850 okunma  · 
143 beğeni  · 
3.008 gösterim
Günümüzün en çok okunan yazarlarından biri olan Paulo Coelho, bu romanında Tanrı'nın kadın yüzünü keşfediyor. Mucizevi bir güce sahip, kendini dine adamış bir erkek ve onun aşkını isteyen, bu aşkı Tanrı'yla bile paylaşmaya yanaşmayan bir kadın: Pilar. Güçlü, ayakları yere sağlam basan bir kadın olan Pilar, çocukluk yıllarında yakın arkadaş olduğu bir erkekle on bir yıl sonra karşılaşır, onun büyüsüne yeniden kapılır. Oysa genç adam onun duygularını paylaşsa da karar verememekte, arzularını özgür bırakamamaktadır. Birlikte çıktıkları bir yolculuk, Pilar'ın yüreğini değişik deneyimlere açar. Yaptıkları bu uzun yolculuk boyunca, kendi yazgılarının ardına düşen çift, bir çözüm bulabilecek midir? Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, çok farklı bir tutkuyu anlatıyor.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2011
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789755100975
  • Orijinal Adı:
    Na Margem Do Rio Piedra Eu Sentei E Chorei
  • Çeviri:
    Aykut Derman
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Hayat karmaşasında, Aşkla harmanlanmış kim olduğunu sorgulamanı, ne istediğinin üzerinde uzun uzun uzun düşünmene neden olacak ismi gibi kendi de güzel olan bir Coelho klasiği. Yani en azından benim hissettiğim böyle...

Sude Yabancı 
01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 6/10 puan

Paulo Coelho nun çok iyi bir üslubu olduğunu düşünmüyorum ve kitaplarında hep aynı hisse kapılıyorsunuz : rüya görmek . Olayın nasıl başlayıp , gelişip , bittiğini anlayamıyorsunuz ve bir iki sayfalık geçişlerden ve bu bölümlerin genelde düşünce olarak ifade edilmesinden dolayı olay örgüsü yavan ve kopuk geliyor insana
Ama ne kadar eksikleri olursa olsun kitaplarını bitirdiğinizde tatmin olmuş hissediyorsunuz ve bir dahaki kitap alımınızda eliniz tekrar tekrar Coelho ya uzanıyor . Belki de özgün felsefik anlatımından ben de tam olarak çözebilmiş değilim :)

Zeynep 
16 Şub 15:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

insanoğlunun arzularının, tutkularının ne kadar baskın bir yaradılışta ve saplantı noktasında olabileceği ve uğrunda neler yapıp, nelerden vazgeçebileceği hakkında (gerekse Yaradanla bile kafa tutan) imgesel güzel bir hikaye.

Wise_Owl 
28 May 10:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Pilar çocukluk yıllarından samimi olduğu erkek arkadaşıyla bağlarını koparmamış, mektup arkadaşı olarak arkadaşlığını devam ettirmiştir. Bir gün, mektubunda bulunduğu şehre çok yakın bir yerde konuşma yapacağını ve Pilar’ın oraya gelmesini rica eder. Pilar’ın yolcuğu böyle başlar. Tanrı’nın kadın yüzünü keşfedip hayatını sonsuz aşkıyla mı sürdürecek, yoksa öteki benliğine uyup eski hayatına geri mi dönecek. Piedra Irmağı’nın suları o kadar soğukmuş ki suya düşen her şey taşa dönüşürmüş. Pilar da içindekileri Piedra Irmağına döktü, belki taşa dönüşür de acı vermez diye... “ Bir kitapta, bir kentin yerini değiştirebiliriz, ama bir kuyunun yerini asla, der. Sevenler birbiriyle buluşur, susuzluklarını giderirler; yuvalarını kurar, çocuklarını kuyunun çevresinde yetiştirirler. Ama çiftlerden biri gitmeye karar verirse, kuyu onu izlemez. Aşk orada kalır, terk edilmiştir, ama suyu her zaman berraktır.”

Gizem 
11 Mar 13:10 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Paulo Coelho'ya tek kelimeyle aşık birisi olarak, ilk defa bir kitabını beğenmedim. Normalde basit cümleler tercih eden ancak anlama yoğunlaşan Coelho, bu sefer çok fazla cümleye yoğunlaşıp anlamı es geçmiş diye düşünüyorum. Kendim bu hikayenin birebirini yaşamış ve aydınlanmasını aynı kitaptaki gibi aşık olduğu insan sayesinde yaşamış biriyim. Ancak Coelho'nun bir başka kitabındaki önemli olan yolun kendisidir cümlesini bu kitabın tamamına tercih edebilirim. Olay örgüsünü zayıf buldum. Bütün kitaplarında maneviyatı ve kutsalları ön plana çıkaran, gerçek aşkın bedende olmadığını savunan Coelho'dan bu tarz bir hikaye beklemiyor olduğumdan şaşırdığımı düşünüyorum. Yine de çok fazla altını çizdiğim cümle oldu, zaman kaybı asla değildi, aşk romanı seven insanlar tarafından çokça beğenilebilir.

AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Derler ki Paulo Coelho ev hanımları için felsefe süslü popüler kitaplar yazar. Belki doğru, belki yanlış. Açıkçası belki de içimdeki ev hanımın dürtüsüyle adından etkilenip okudum kitabı. Ve beklentimin çook üstünde çıktı. Anlatmak istediği şeyi özümsedim, özleştirdim. Bazı yerlerde, katılmadım,eleştirdim. Ama genel olarak nefis bir kurgu, nefis bir içerik. Adının güzelliğini hak ediyor.

Zamin Abdullayev 
11 Ağu 08:06 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Paulo Coelhodan yenə sehr, arzu, məhəbbət dolu bir kitab.
"Rəvayətdə deyilir ki, guya Rio – Pyedranın suları elə soyuqdur ki, bu çayın sularına düşən hər şey – yarpaqlar, həşəratlar, quş lələkləri – vaxt keçdikcə onun məcrasını döşəyən daşlara çevrilirlər. Nə bilmək olar, bəlkə əzabları da selə atmağın xeyri olacaq?"

Hande Kırkımcı 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 26 günde · Puan vermedi

Kendime kızdım, nasıl olurda ben daha önceden bu yazarın hiçbir kitabını okumadım diye. Tek kelimeyle bayıldım, bir aşk bu kadar güzel mi anlatılır...Ancak aşkı yaşamış biri bunları anlatabilir. Gidip bir piedra irmagi bulup, aglayasim geldi, kesinlikle okunmalı

Sevomberkom 
29 Nis 03:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tanrı'nın kadın yüzünü sorgulayan kitap birçok soruma cevap niteliğindeydi.Kitap akıcı bir şekilde yazılmış.Beni etkileyen Paulo Coelho anlatımı vardı ama anlatımda kopmalarda çok vardı.Kitabı bir günde okumama rağmen aklıma takılan boşlukları biraz fazla oldu ve tekrar tekrar o boşlukları doldurmak için geri dönüp okumak zorunda kaldım.Bence kitap güzel okunabilir ama tür olarak bir roman değil uzun bir deneme şeklinde.Paulo Coelho'nun kitaptaki amacı okuyucuya düşüncelerini açmak ve kitaba düşüncelerini işlemek.Çok sıradan bir konu okuyucuyu etkileyecek hiçbir şey yok ancak sadece Paulo Coelho'ya özgü o içine alış,düşündürme ve hayatı sorgulama mevcut.

Yalçın Yaşar 
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitap, dünya üzerinde materyalist ve idealist olarak iki kampa ayrılan filozofların bile aslında ne kadar ortak yönleri olduğunu düşündürttü bana. Yazarın tamamen din temelli açıklamaya çalıştığı "yeterli sayıda insan inançlı olursa zamanla tüm insanların inançlı olacağı" tezi, diyalektik materyalizmin yasalarından biri olan "her madde yeterli bir nicelik birikimine uğradığında nitel bir sıçrama yapar" tezine ne kadar da benziyor.

4 /

Kitaptan 108 Alıntı

“Beklemek. Aşk konusunda öğrendiğim ilk ders buydu. Gün sürüklenip gitmektedir, binlerce plan yaparsınız, olası tüm diyalogları düşlersiniz, davranışınızı değiştirmeye söz verirsiniz kendi kendinize - ve orada öylece beklersiniz, kaygılar içinde, sevdiğiniz insan dönünceye kadar.
O an geldiğindeyse, ne diyeceğinizi bilemezsiniz. Beklemekle geçen o saatler, gerilime dönüşmüş, gerilim korku halini almıştır; korkuysa, duygularınızı belli etmekten utanç duymanıza yol açar.”

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo CoelhoPiedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho

Olmayı düşlediğiniz yerde tüm benliğinizle olmanız gerekiyor. Bölünmüş bir krallık, düşmanların saldırısına karşı koyamaz.
Kafasının içi bölünmüş bir insan, yaşamın yükünü gerektiği gibi kaldıramaz.

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo CoelhoPiedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho

Tanrı güneşin her gün yeniden doğmasını sağlayarak bizi mutsuz eden her şeyi değiştirmemiz için bize bir zaman tanıyor.Ancak biz her gün böyle bir zamanın bize atfedildiğini göremiyoruz.Bugünün hem düne benzediğini hem de yarına benzeyeceğini düşünerek yaşıyoruz.

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo CoelhoPiedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho
Elçin 
08 May 09:09 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Aşk belki de vaktinden önce yaşlandırıyor bizi; sonra, gençlik uçup gittiğinde yeniden gençleşmemizi sağlıyor.

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 18)Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 18)
Adar Zargana 
24 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O çocuk, varlığını hep sürdürür. O küçücük çocuklara ne mutlu ki gökyüzü krallığı onlarındır.

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 42)Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 42)