1000Kitap Logosu
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım

Yedinci Gün Serisi 1

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.5
1.364 Kişi
5,7bin
Okunma
1.172
Beğeni
25,7bin
Gösterim
208 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 5 sa. 54 dk.
Adı
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım (Yedinci Gün Serisi 1)
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Ocak 2015 · Karton kapak · 9789755100975
Orijinal adı
Na Margem Do Rio Piedra Eu Sentei E Chorei (On the Seventh Day #1)
Diğer baskılar
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
Rio-Pyedranın Sahilində Oturdum və Ağladım
By the River Piedra I Sat Down and Wept
Günümüzün en çok okunan yazarlarından biri olan Paulo Coelho, bu romanında Tanrı'nın kadın yüzünü keşfediyor. Mucizevi bir güce sahip, kendini dine adamış bir erkek ve onun aşkını isteyen, bu aşkı Tanrı'yla bile paylaşmaya yanaşmayan bir kadın: Pilar. Güçlü, ayakları yere sağlam basan bir kadın olan Pilar, çocukluk yıllarında yakın arkadaş olduğu bir erkekle on bir yıl sonra karşılaşır, onun büyüsüne yeniden kapılır. Oysa genç adam onun duygularını paylaşsa da karar verememekte, arzularını özgür bırakamamaktadır. Birlikte çıktıkları bir yolculuk, Pilar'ın yüreğini değişik deneyimlere açar. Yaptıkları bu uzun yolculuk boyunca, kendi yazgılarının ardına düşen çift, bir çözüm bulabilecek midir? Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, çok farklı bir tutkuyu anlatıyor.
6 mağazanın 9 ürününün ortalama fiyatı: ₺17,17
7.5
10 üzerinden
1.364 Puan · 176 İnceleme
runasin
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım'ı inceledi.
208 syf.
·
6 günde
Piedra Irmağı... Efsaneye göre, bu ırmağın sularına düşen her şey, yapraklar böcekler, kuştüyleri, bunların hepsi ırmağın yatağında taşa dönüşürmüş... Bu tanımlamayla başlıyor kitap ve devam ediyor Ah! yüreğimi bağrımdan söküp, akıp giden sulara atabilmek için neler vermezdim.. Hepimizin gönül serüveninde, yüreğini bağrından söküp atmak istediği olmuştur. İşte Paulo Coelho, bu cümlede bahsettiğim hepimiz için o ırmağın ta kenarında bir hafta süren ama her saniyesini saatlermişçesine tariflediği hikayesini anlatıyor bize .. Bu kitap, bir kez okumakla evet anlaşılır amma velakin, bir kez okumakla da tam anlamıyla hissedilemez. Beyin idrak etse ne olur, kalp doyamadıktan sonra.. Hazan yüklü, kaygı dolu bir serüvenin, mutlu sonunu yaşıyoruz, kitabın son yaprağında. Yalnızca gönül davası kazanmıyor kitaptaki aşıklar, aynı zamanda dini anlamda da bir mertebe kazanıyorlar. Evet inanıyorum dediğimiz Tanrı'ya, yalnızca sözde inandıklarını fark edip gerçekliğe dönüyorlar. Başka bir kitapta okusam, ruhani yükseliş konusunun işlenişi bana saçma gelebilirdi belki, çünkü şimdiye değin Yaradana yaklaşma temalı kitaplar bana hep bildik gelmiştir. Benim nazarımda, çok benzerler birbirlerine. Ama bu kitapta.. Bambaşka bir tatta, Piedra ırmağı suları gibi çağlayarak akıyor sayfalar ve üslup boğmuyor sizi, adeta Piedra ırmağının serin suları çarpıyor yüzünüze.. Kitabı okursanız fark edeceksiniz ki, hepimizin içinde bir Pilar (kitabın anlatıcı kahramanı) var ve her Pilar'ın gönlünde onu ezber yaşamından çekip alacak deli bir aşkı, umutsuzca bekleyen bir "öteki" var.. Okuyun dememe lüzum var mı ? Okuyun ama, fark etmek için okuyun.. Anlamak maksadından ziyade hissetmek maksadıyla okuyun derim. Yoksa okumanız size yalnızca vakit kaybı olacaktır. Son olarak kitabın bende bıraktığı cümle... Seven sevgisinin gerçekliği kadar sabrediyor, değeri kadar vazgeçiyor ve yazgısı kadar mutlu oluyor.
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
83
tamadres
Sponsorlu
İthaki Tek Fiyat Kampanyası
📚 İthaki Yayın Grubu'nun Seçili Kitaplarında Tek Fiyat 14,90 TL! Kampanyayı incelemek hemen tıkla 👉🏼 bit.ly/3yQmI22
5
1.103
Metin Pir
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım'ı inceledi.
208 syf.
·
13 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
SAHİ SEVGİ NEYDİ ? - Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti... Pilar çocukluk aşkının peşinde ve çocukluk aşkı bir papaz adayı. Yıllar sonra tekrardan başlayan bir aşk serüveni. Gerçekten de sevgi neydi ? Unutmak, unuturmuş gibi yapmak. "Aşk kalıcıdır ; değişen yalnızca insanlardır " (sayfa 205 ). Coelho' nun diliyle bir de bunları sorgulamak ayrı bir keyif verici. İnsanların aşklarının peşinden sürüklenebileceği, acı çekeceği ve aşkın o zaman kelime manasına ulaşabileceği gerçeği. İsmi itibariyle biraz soğukluk bıraksa da aşk kitaplarının bazı yazarların ellerinde ancak eğreti durmadığını farkettim. Günümüz sevgilerinin de en büyük sorunu belki de. Zamana bırakmak. Oysa sevginin emek olduğunu da asla unutmamak gerek. Hayatın önümüze sürdüğü promosyonlu engellerin yine bizim irademizle aşılabileceğini bilmek. Yarını değiştirmek istiyorsak sadece elbisemizin değil, ruhumuzun kollarını da sıvamanın gerekliliğini hissetmeliyiz. Belki de mutluluk, bizleri kendi bahçesinde misafir ederken biz yine kaçabileceğimiz çitleri keşfe çıkıyoruzdur. Aslında bu bahçe bizim, bizim olamayacağına yürekten inandığımız kadar bizim. Bizim olamayacak kadar bizim. Düş yorgunuyuzdur belki de ama şu sözü kitabının son cümlesine sığdıran adama kulak vermeliyiz. " Git eşyalarını topla. DÜŞLER BOŞ OTURTMAZ İNSANI" Çok severek okudum ve Coelho sevenlerin mutlaka okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar dilerim.. ...Saygılarımla...
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
120
Eyşi
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım'ı inceledi.
208 syf.
Kitap kolay okunuyor ama yazılanlar kolay şeyler mi? Tartışılır. Tartışmanın bir tarafında ben olsam, şüphesiz kolay değil hatta kolaysa sizin başınıza gelsin derdim. Bilindik bir Paulo Coelho tarzında yazılmış, sıkmıyor ve akıp gidiyor. Tıpkı Pilar’ın Piedra ırmağına içinin zehrini akıtmaya çalıştığı gibi. Bazen hepimize lazım bir Piedra ve Pilar’ın öteki’sinden... Kitapta Tanrı vurgusunun kadın yüzüne değiniliyor. Ama ne değinme öyle? Bazen diyorsunuz ki gerçekten böyle olabilir mi? Sonra diyorsunuz e zaten böyle. Bizim kültürümüzde de kutsal olan suyun aracılığı ile gözüken kadın yüzü, kadınların ne denli kutsal olduğunun anlatılması açısından harika bir benzetme olmuş. Kitap kendi içinde tutarlı ama öyle minik minik detaylar ve hikayelere de yer veriyor ki hikaye içinde hikaye okuyorsunuz kıssadan hisse tadında.. Öyle nokta atışı cümleler yapılmış ki hani o cümleye ne eklesen yetmez ne çıkarsan olmaz. Sade dilli gözüken ama her bir sayfada üstünden defalarca geçmelik cümlelerin bulunduğu bir kitap bu. Aşkın teslimiyeti, bilinmezliği, karmaşıklığı ve bazen de anlamsızlığıyla harmanlanmış konusu, ilahi aşk-maddi aşk çatışmasıyla iyice derinleşiyor. Kah anlayıp hak veriyorsunuz kah bu kadar da değil diyorsunuz. Her ihtimalde, doğruda ve yanlışta “aşk” haklı çıkıyor. Cismi, sureti ve hissi değişse de özü aynı kalıyor. Kitabın en beğendiğim yeri ise Tanrıyı bulmanın yek bir yolu olmaması vurgusu. İsteyen herkesin bulacağı, bulmanın farklı yolları olduğunu, Yeter ki bulmak istensin, onun her yerde olduğunu çok güzel anlatmış. Çok beğendim ama tekrar okunmalı :)
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım
OKUYACAKLARIMA EKLE
11