Reading Zindanı Baladı

·
Okunma
·
Beğeni
·
12,3bin
Gösterim
Adı:
Reading Zindanı Baladı
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775917
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Ballad of Reading Gaol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap Yayınları
Oscar Wilde, Reading Hapishanesi’nde mahkûmken, kıskançlık yüzünden karısını öldüren süvari Charles Thomas Wooldridge idam edilmeden önce üç haftalığına Reading Hapishanesi’ne gönderilir. Wooldridge’in durumundan etkilenerek yazdığı bu şiirde Wilde sadece onun değil bütün mahkûmların yaşadıklarını, dönemin hapishane koşullarını anlatır. Yargılayan ve yargılanan hiyerarşisi üzerinden aşka, dini inanca ve affetme becerisine dair evrensel tespitlerde bulunur. Oscar Wilde’ın son eseri olması bakımından da külliyatında önemli bir yer tutar.
184 syf.
Bir bakış da yaralar, bir söz de.
Ve bazen yavaş yavaş..sevmeyi tutsak etmek sanarak..
Tıpkı bir kafese kapatır gibi.

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ.."
Zihninde büyütüp büyütüp tüketerek.
Başka bir şekle sokarak, istediği resme hapsedip, istediği renge boyayarak..
Varlığından çalarak.
"BENİM " diyerek.
Benim sanarak..

Zindan burası..cehennem!
Zifiri bir boşluk.
Dehşet içinde çırpınan ruhlar..
Gözyaşı kurşun kadar ağırdır burada. Herkesin kan damlar yüreğinden.

Rüzgarın bile inlediği, fecrin kızardığı ,insanların boyunca acıya battığı, ama gözlerinde hiçbir duygu ifadesi bırakmayan zindan..

Herkesin cehennemi aynı ama ateş ortak.
Azalan gökyüzü ortak.
Tükenen hayaller ortak.
Yok olan umutlar ortak.
Kaynayan kirecin yuttuğu etler, kemikler, yürekler ortak..

Zindan burası.
Ruhunda bitmeyen bir kavgayla ölümü bekler burada insanlar.
Üzerlerinde isimlerin yazılmış olduğu mezarlara doğru sürünür ; yorgun, çaresiz, umutsuz ruhlar..

Ve umutsuzluk çıldırtır insanı.
Umudunun kalmadığını, olmadığını kabul edebilmek kadar korkunç bir işkence yoktur.

Celladın kanlı parmakları arasından dünyayı son defa seyrederken, merhametsiz, hissiz gözlerinin dehlizine yuvarlanır gibi..
Burada demir kapanlara yakalanır insanlar..ve avutulmamış yürekleri.

Ete kemiğe bürünen bir endişe, nefes alan bir korku, dolanır durur ortalıkta.

Bu eser, Oscar Wilde 'in bize son seslenişi. Yazdığı son eser.
Zindanda tanıdığı Charles adındaki bir mahkumun hikayesi.
Sevgisinin şiddetiyle karısını öldüren.
Otuz yaşında idam edilen.
Mezarına kireç dökülen.
Dua bile etmeyen.
Her şeyi kabullenen..

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ ..
AMA HERKES ÖLDÜRDÜ DİYE ÖLMEZ.."



Keyifli okumalar..:)
100 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlginç bir eserdi. Bir idam mahkumundan ilham alınarak yazılmış şiirlerden oluşan bu kitap beni kendi ruh dünyamın idam edilmiş taraflarını düşünmeye sevketti. Ne kadar haklı " herkes öldürür sevdiğini" derken. İnsan kendi sevdiklerini hatta kendinde sevdiklerini her gün öldürüyor. Sırf birileri bizim hakkımızda daha iyi düşünsün diye en sevdiğimiz huylarımızı boğmadık mı? Ya da daha iyi yerlere gelmek için...

Açık sözlülük, iyi niyet, hüsnü zan, fedakarlık, yardımlaşma, diğergamlık... Bu saydıklarım kendi ellerimle idama sürüklediğim Reading Hapishanesi Mahkumlarım benim. Sizlerin de vardır mutlaka mahkum ettiği huyları. Sahip olamadıklarımız uğruna sahip olduklarımızdan verdik hep. Tükettik sonra da tükendik. Umarım iç dünyamda mahkum ettiğim bu duygularım idam edilmemiştir. Belki akıl yargıcım suçlu görse de bu duygularımı kalbim hala suçsuz onlar diye bağırıyor.
Peki kim suçlu..
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ramiz Dayı'nın seslendirdiği o çok meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" şiirini hemen herkes bilir. Eyşan ve Ömer'in aşkını çağrıştırır bütün zihinlerde. Oysa bu kitap Oscar Wılde bu şiiri yazdıran asıl aşk hikayesini anlatır.
Şiirin öyküsü gerçek bir hikayeye dayanmaktır. Çok sevmesine rağmen karısı tarafından ihanete uğrayan bir adamın bunu kaldıramayıp karısını öldürmesi ardından onu öldürdüğü için teslim olması, idam edilmeyi istemesi ve idam gününü dört gözle beklemesi, kodese kapatıldıktan kısa bir süre sonra da idam edilmesidir şiirin asıl öyküsü.
"Herkes öldürür sevdiğini ama herkes öldürdü diye ölmez." kısmı şiirin can alıcı kısmıdır. Eminim ki kulağa çok güzel gelen bu sözün tam manası ile neyi ifade ettiğini bilmeden beğenmiştir birçok kişi, keza ben de o kişilerdendim.Taaa ki şiirin asıl hikayesini öğrenene kadar. Öğrendikten sonra ise bu kısım beni daha derinden etkiledi.
Ve Wılde der ki şiirin can alıcı yerinde "Herkes öldürür sevdiğini ama hiç kimse sevdiğini öldürdüğü için ölümü istemeyi göze alamaz."
184 syf.
Hep duyduğum, bir yerlerde rastladığım bir şiir ;

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkarlar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken...
.....
......

Ama hikayesini bilmediğim bir şiirdi..
Bu kitapla öğrenmiş olduğum ve etkilendiğim.. Bir manzum eser ve hazin bir hikâye.. Okuduğum ilk kitabı yazarın (şairin).
Wilde' nin mahkumiyeti sırasında, hapishanede rastladığı bir idam mahkûmunun hikâyesi ve idam edilişi..
Aşkın, korkunun, yalnızlığın, ölümün anlatıldığı, insanlığa yazılan uzun bir şiir...
Etkilenmemek mümkün değil...
Tavsiye ediyorum şiir severlere...
Keyifli okumalar...
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"ALNINDA ÖLÜMÜN ÖPÜCÜĞÜ VAR"

Oscar Wilde Reading Devlet Hapishanesi nde bulunduğu esnada oraya getirilen asker Charles Thomas Wooldridge e ithafen yazdığı şiirdir.

Charles, çok sevdiği eşini öldürmüş, idâma mahkûm edilmiş ve idâmına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek için Reading zindanına getirilmistir.Cezasının ertelenmesi için avukatının yapmak istediği bütün girişimleri reddetmiş, mahkemeye dilekçe vererek cezasının bir an önce infazını istemiştir.

Oscar üç hafta boyunca idâmını bekleyen bu cesur askeri izledi. Ondan çok etkilendi ve ruhunuzun en derin yerlerinde can bulacak bu dizeleri yazdı...

Gelelim yazım boyutuna.Burada çevirinin önemi inanılmaz derecede çıkıyor karşımıza. Oscar Wilde nin ölçülü yazdığı bu epik eseri Türkçe ye çevirirken aynı şekilde aktarmak çok mümkün değil.Türkçe, cümle içerisinde kök sözcükten daha çok ek bulunduran bir dil olduğundan, aynı anlamı yakalamak için daha fazla sözcük kullanmak durumundayız...
Bu durumda, ya şiirin yazım şekline bağlı kalıp anlamdan taviz vermek, ya da şekilden taviz verip anlatılmak isteneni tam olarak verebilmeye odaklanmak arasında tercih yapmak gerek. Ki bu da şiiri vezinden çıkaracaktır.

Ben iki farklı çeviriden okudum, alacağım tadı deneyimlemek adına.Birincisinde yazım şekline sadık kalınmıştı...Kâfiye, redif, hece ölçüsü...Gerçekten güçlüydü.Ama tabir-i caizse, Oscar Wilde değil de, Necip Fazıl hissiyatındaydım.Geçmeye çalıştım ama geçemedim, sıkışıp kaldım...
İkincisinde Oscar Wilde orada, karşımdaydı.Akıp gittim, o güçlü sözcüklerin yoğunluğunda.

Bir yazarı okuyup benimserseniz, bilirsiniz.Hatta biraz siz olur yazar, size ait olur o eserler.Sözcüklerden yakalarsınız, "bu O" dersiniz hiç bilmeden.
İşte ben de ikincisinde "bu Oscar Wilde" dedim, ve kendime orda yer buldum.
Dilerim benim kadar keyif alırsınız, ve unutmayın:

Herkes öldürür sevdiğini...Bazen bir cinayet âletine dahi gerek olmadan...
104 syf.
·1 günde·Beğendi
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle
Korkaklar öperek öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle....
Ünlü şiiri bilmeyen yoktur sanırım. Birde hazin öyküsü var şiirin. Reading Zindanı Balladı yazmasına ilham kaynağı olan mahkum Charles Thomas Woold kıskançlık kriziyle sevdiği kadını öldürür ve Wilde ile aynı hapishaneye düşerler, Charles idam edileceği güne kadar büyük azap çeker, hapishane avlusunda ki hazin yürüyüşleri  Wilde' in ilhamı olur . Bir idam mahkumunun son günlerini işte bu şiir kitabıyla Wilde kaleme alır . 1854 Dublin doğumlu yazar 1900 yılına kadar çalkantılı bir hayatı olur, evlenir on iki çocuğu olur, ama bir yandan da gizliden gizliye eş cinsel ilişki yürütür. Ünü tüm ülkeye yayılır ve ağır ahlaksızlık davasıyla 2  yıla mahkum olan Oscar reading hapishanesine gönderilir. Mahkeme de yaptığı meşhur eşcilsellik savunması ile kimliğini itiraf etmesi tüm şöhretini ve itibarını tükenmesine kötü hapishane koşulları ise sağlığının bozulmasına neden olur. Hapisten çıktıktan 2 yıl sonra 1900 senesinde henüz 46 yaşındayken hayatını kaybeder. Keyifli okumalar.
184 syf.
·1 günde
Reading Zindanı Baladı, Oscar Wilde'nin yazdığı son eserdir. 2 yıllık cezasını çekmek için gittiği Hapishanede yatarken esere konu olan Charles oraya getirilir, hikayesinden bahsedecek olursak; Eşiyle mutlu bir evlilik yaptıktan bir süre sonra kötüye giden bir evlilikle karşı karşıya kalır, bu zamanla eşine karşı şiddete başvurmasına yol açar. Eşiyle ayrıldıktan sonra, onunla tekrar bir araya gelmek için çaba gösterir fakat bu istediğini elde edemez. Bir gün yine buluşma teklifini reddeden eşini evinde görmeye gittiğinde, aralarında bir tartışma çıkar ve bu tartışma sonucu eşini boğazından keserek öldürür. Çıkarıldığı hapishanede idam cezasına çarptırılır. İdam  süresine kadar olan son günlerini geçireceği Reading Devlet Hapishanesine getirildiğinde, Oscar Wilde 1 yıla yakın süredir orda yatmaktadır. Hapishanede geçirdiği süre boyunca Oscar Wilde, Charles'in durumu ve kendisiyle empati kurmaya çalışır, bu onun şiirlerine de yansımıştır. Oldukça etkilendiği bu kişinin, karısını öldüren Charles'in büyük pişmanlık hissettiğini, büyük acılar çektiğini, kendisini bekleyen ölüme ve bütün zorluklara karşı tepkisiz kaldığını şiirlerinde anlatmıştır. Oscar Wilde bir şiirinde şöyle der;
"Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez."

Bu şiirinde şuna dikkat çekmiştir; sadece fiillen işlenen suçların cezası vardır. Oysa
"Kimi hazin bir bakışla öldürür sevdiğini,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek,
...
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de ,
Kimi gözünü bile kırpmaz"

Öldürür herkes sevdiğini bu yollarla ve yine yaşar;
"Yürümez ölüme utançla
Kapkara, kepaze bir zamanda,"

İdam zamanı yaklaşırken Charles'in ölüme olan duyarsızlığını şu dizeleriyle anlatır;
"Bir an olsun hissetmez o susuzluğu
Adamın boğazını mahveden o kuruluğu,
Cellat bahçıvan eldivenleriyle
Mühürlü kapılardan geçerken
...
Cenaze Duaları okunurken,
Ruhundaki Dehşet ona ısrarla
Henüz ölmediğini söylerken,
Görmez asla kendi tabutunu"

Ölüme bu denli yakın olup, bu denli korkusuz ve kayıtsız kalan bir insandan oldukça etkilenmiştir Oscar Wilde. Hayatın anlamını bir dakika olsun fazla yaşamaya yükleyen insan için, büyük bir değişimdir içindeki yaşama isteğine kayıtsız kalmak. Oscar Wilde bu kitabında, hapishanede yaşayan Charles'in, kendisinin ve diğer tutuklu insanların duygularını ve yaşadıkları zorlukları şu dizilerle anlatır;
"Asla bir insan sesi duyulmaz,
Bir güzel söz olsun söylenmez:
Kapıdan sürekli bizi izler
Gaddar, merhametsiz gözler:
Her şeyi unuturuz, çürüdükçe çürürüz
Ruhumuz ayrı, bedenimiz ayrı kokuşur"

Okurken beni çok etkileyen bir hikayeyle başladı kitap ve öyle de devam etti. Bu kitap sayesinde, karısını öldüren bir adamla empati kurmaya çalıştım. Bu süreçte neler yaşandığına tanıklık ettim. Ve diğer Mahkûmların yaşadığı zorluklara bir şairin gözüyle bakma imkanı buldum. Bana çok şey katan bir kitap oldu.
100 syf.
·Beğendi·10/10
Ama gene de herkes sevdiğini öldürür,
 Bu böylece biline,
 Kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar,
 Kimi de okşayıcı bir sözle öldürür,
 Korkak, bir öpücükle, 
 Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür!

 Kimi insan aşkını gençliğinde öldürür,
 Kimi sevgisini yaşlılığına saklar;
 Bazıları öldürür arzunun elleriyle,
 Altın’ın elleriyle boğar bazı insanlar:
 Bunların en üstünü bıçak kullanır çünkü
 Böylelikle ölenler çabuk soğuyup donar.

 Kimi insan az sever, kimisi de çok uzun,
 Kimileri aşkı satar, kimileri satın alır;
 Kimileri de yapar bu işi gözyaşıyla,
 Kimilerinde aşka serin kanla kıyılır;
 Hemen herkes bir türlü öldürür sevdiğini,
 Ama bundan ötürü herkes asılmamıştır.”
184 syf.
Hepimizin televizyonda, internette ve sosyal mecralarda duyduğu-gördüğü o meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" adlı şiirinde olduğu birçok duygu barındıran manzum eser...

Diyecek çok bir şey bulamıyorum. Kısaca "Her ne kadar okuması bir saat sürsede okumayanlar okusun insanlığın kaderini" diyerekten bu kısa incelemeye o meşhur şiirle son veriyorum. Bir de Tuncel Kurtiz'in seslendirdiği şiirin linkini de bırakıyorum. Kitaplarla kalın vesselam.

https://www.youtube.com/watch?v=XPC7La-244E

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.

Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
88 syf.
·Beğendi·10/10
Oscar Wilde tartışmalı ve spekülasyonla geçen bir yaşam sürmüş. Cinsel tercihinin homoseksüellik olmasından dolayı dönemin İngiltere’sinde dahi baskılara maruz kalmış. Bu eserini oğlancılığının sonucunda aldığı iki yıl kürek cezası neticesinde kaleme almıştır.Hapishane yaşamı Wilde’a çok şey katmıştır. Uysal sakin ve daha hissiyat sahibi olmasını sağlamıştır. Şiir kitabını sevdiğini öldüren bir adamın idama mahkum edilişini anlatmasıyla başlar o yüzden “oysa herkes öldürür sevdiğini”diye başlıyor. Wilde eserinde sanatsal gücünün zirve yaptığını düşünür bu yüzden sonra bu eserle birlikte yazım hayatına son vermiştir. Eser gayet yalın ve sanatsal bir dil üslubuna sahip. Anlaşılması kolay ve de sade...
100 syf.
·10/10
farklı bir kitaptı. öyle bir anlatmış ki, bütün yaşananların ortasında buluyorsunuz adeta kendinizi mutlaka okunmalı bu muhteşem eser. bir diğer kitaplarına da mutlaka göz atacağım.
100 syf.
·2 günde·8/10
Bu kitap hakkında başarılı bir inceleme yazabilir miyim emin olmamakla birlikte eserden biraz bahsetmek istiyorum. Çünkü doğru düzgün hiçbir bilgi yok eser ile ilgili.

"Reading Zindanı Baladı’nın o meşhur "Oysa herkes öldürür sevdiğini... " ile başlayan dizelerini Tuncel Kurtiz'in canlandırdığı Ramiz Dayı karakteri sonrasında bilmeyen az kişi kalmıştır diye tahmin ediyorum. Şiire ilham kaynağı olan sevdiğini öldüren adam idam mahkumu Charles Thomas Wooldridge'dir.Karısının başka birisiyle ilişki yaşadığı dedikoduları sebebiyle, usturayla boğazını kesip onu öldürdükten sonra idam cezasına çarptırılmış, infazına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek üzere Reading Hapishanesi’ne gönderilmiş. Bu sırada Wilde da homoseksüellik ve ahlaksızlık suçu nedeniyle iki yıl kürek cezasına çarptırılmış bu sebepten yaklaşık bir yıldır Reading Hapishanesi'nde bulunmaktadır. Wooldridge'in azap çeken halinden etkilenerek bu şiiri idam cezası alan bu mahkuma ithafen yazar.

""“Bu adam öldürmüştü sevdiğini,
Ve bu yüzden de ölecekti.”"""

Şiir Wilde’ın kendi adı yerine C.3.3. adıyla yayınlanır. C.3.3. mahlası, Wilde’ın Reading Hapishanesi’nde C blok, 3. kat, 3 numaralı hücrede kalmış olmasından gelmektedir.

İşte biz de şiirde Wilde'in gözünden idam mahkumunun hapishaneye gelişinden asılmasına kadar olan süreci izliyoruz. Bir yandan da mahkumiyet hayatının Wilde'ı nasıl etkilediğini okuyabiliriz. Zannımca şan,şöhret,popülerite dolu yılların sonunda düştüğü durum ve hapishane şartları kendisini derinden etkilemiştir. Bunu da şiire yansıtmış zaten.

"Sonra seyrettik onu gün be gün,
Meraklı gözlerle, iç kemiren şüpheyle,
Ve düşündük acaba yolun sonu
Bizim için de aynı yere çıkar mı diye,
Çünkü kim bilir, kimin kör ruhu
Savrulacaktı Cehennemin dibine."

Sevdiği kadını öldüren adamın asılarak idam edilmesiyle sonuçlanan olay zamanın İngiltere kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve Wilde’ın eserinin yayınlanmasıyla İngiltere’de cezaevlerinin ve ceza uygulama sistemlerinin düzenlenmesini sağlayan kanunların çıkmasına öncü olmuştur. Kendisi de bu şiiri yazdıktan 3 yıl sonra ölmüştür. :( :( 46 yıllık yaşamında hapse girmeden önceki hayatı ne kadar hareketli, neşeli, kalabalık ve başarılıysa; hapis dönemi ve çıkışı sonrası da bir o kadar durağan, kederli, yalnız ve düşkün olmuştur.

"Onu böylesine sarsan her şeyi,
Böyle feryat ettiren bütün elemi,
Sonsuz pişmanlıklarını, döktüğü onca teri,
Kimse bilemez benim bildiğim gibi: çünkü
Birden fazla hayat yaşayanı
Birden fazla ölüm bekler."

Şiirde pek çok sembolik anlatım varmış Örneğin; şiirdeki, korkaklar öpücük ile öldürür, dizesi; Havari Yahuda'nın İsa'yı yanağından öperek işaret ederek, romalı askerlere yakalatması olayına hitaben yazılmış. Bunun gibi şarapla ilgili bir sembol daha vardı ama başında da belirttiğim gibi şiirle ilgili güzel bir inceleme maalesef bulamadım.Hiç bir şey için değilse bile Oscar Wilde’in son eseri olduğundan ve kitabın sonunda yer alan mektuplaşmalar için okunur diye düşünüyorum.
Kimi az sever, kimi çok
Kimi alır, kimi satar
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz.
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez...
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu, kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!...
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Reading Zindanı Baladı
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775917
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Ballad of Reading Gaol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap Yayınları
Oscar Wilde, Reading Hapishanesi’nde mahkûmken, kıskançlık yüzünden karısını öldüren süvari Charles Thomas Wooldridge idam edilmeden önce üç haftalığına Reading Hapishanesi’ne gönderilir. Wooldridge’in durumundan etkilenerek yazdığı bu şiirde Wilde sadece onun değil bütün mahkûmların yaşadıklarını, dönemin hapishane koşullarını anlatır. Yargılayan ve yargılanan hiyerarşisi üzerinden aşka, dini inanca ve affetme becerisine dair evrensel tespitlerde bulunur. Oscar Wilde’ın son eseri olması bakımından da külliyatında önemli bir yer tutar.

Kitabı okuyanlar 905 okur

  • Cemil KORKMAZ
  • Güler Ebrar İMRAK
  • Emre Kaan Vural
  • İlkim Şen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (1)
9
%0.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0