Reading Zindanı Balladı

·
Okunma
·
Beğeni
·
15bin
Gösterim
Adı:
Reading Zindanı Balladı
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753319263
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Krallık Muhafız Süvari Bölüğü (Mavi Birlik) askerlerinden Charles Thomas Wooldridge, yirmi üç yaşındaki karısı Laura Ellen Wooldridge’i boğazını keserek öldürür. 17 Haziran 1896 tarihinde mahkeme, Wooldridge’in 7 Temmuz Salı sabahı, saat 07.45 - 08.00 arası, asılarak idam edilmesine karar verir.
Oscar Wilde’ın “Reading Zindanı Balladı“ adlı şiiri; bu cinayetin, o zamanın İngiliz kamuoyunda geniş tepki yaratan tartışmalarına öncülük yapmış, İngiltere’de cezaevlerinin yeniden düzenlenmesini, ceza uygulama sistemlerinin düzeltilmesini sağlayan yasaların çıkmasına da doğrudan katkısı olmuştur.
Bu kitapta; bir edebiyat başyapıtı olan Reading Zindanı Balladı’nın Özdemir Asaf tarafından yapılmış çevirisinin yanında; kitaba konu olan cinayetin öyküsünü, toplumsal etkilerini ve Oscar Wilde’ın yaşam öyküsünü bulacaksınız.
(Arka Kapak)
96 syf.
İlk kez 1898 yılında yayınlanan Reading Zindanı Baladı, Oscar Wilde'ın son eseri. Karısı tarafından reddedilen (kimi kaynaklara göre de aldatılan) genç subay Charles Thomas Wooldridge, barışma girişimleri sonuçsuz kalınca usturayla karısının boğazını kesiyor ve idama mahkum ediliyor. Halkın desteğine, davanın yeniden görülmesi taleplerine rağmen, günahının kefaretini ödemek isteyen mahkum, infazını beklemek üzere Reading Devlet Hapishanesi'ne gönderiliyor ve 1896'da idam ediliyor. 1895-1897 yıllarında aynı hapishanede mahkum olan Oscar Wilde, Charles Thomas Wooldridge'in hayatının son birkaç haftasına tanıklık etmiş, hikayeden çok etkilenmiş ve bu baladı yazmış. Acı dolu, umutsuz, kederli dizeler. Çok etkilendim
Harika bir okumaydı.
Daha detaylı yorumum için bu videomu izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/fJzQcLK1P0E
Everest Yayınları'nın baskısı İngilizce/ Türkçe karşılaştırmalı güzel bir çeviri.
184 syf.
Bir bakış da yaralar, bir söz de.
Ve bazen yavaş yavaş..sevmeyi tutsak etmek sanarak..
Tıpkı bir kafese kapatır gibi.

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ.."
Zihninde büyütüp büyütüp tüketerek.
Başka bir şekle sokarak, istediği resme hapsedip, istediği renge boyayarak..
Varlığından çalarak.
"BENİM " diyerek.
Benim sanarak..

Zindan burası..cehennem!
Zifiri bir boşluk.
Dehşet içinde çırpınan ruhlar..
Gözyaşı kurşun kadar ağırdır burada. Herkesin kan damlar yüreğinden.

Rüzgarın bile inlediği, fecrin kızardığı ,insanların boyunca acıya battığı, ama gözlerinde hiçbir duygu ifadesi bırakmayan zindan..

Herkesin cehennemi aynı ama ateş ortak.
Azalan gökyüzü ortak.
Tükenen hayaller ortak.
Yok olan umutlar ortak.
Kaynayan kirecin yuttuğu etler, kemikler, yürekler ortak..

Zindan burası.
Ruhunda bitmeyen bir kavgayla ölümü bekler burada insanlar.
Üzerlerinde isimlerin yazılmış olduğu mezarlara doğru sürünür ; yorgun, çaresiz, umutsuz ruhlar..

Ve umutsuzluk çıldırtır insanı.
Umudunun kalmadığını, olmadığını kabul edebilmek kadar korkunç bir işkence yoktur.

Celladın kanlı parmakları arasından dünyayı son defa seyrederken, merhametsiz, hissiz gözlerinin dehlizine yuvarlanır gibi..
Burada demir kapanlara yakalanır insanlar..ve avutulmamış yürekleri.

Ete kemiğe bürünen bir endişe, nefes alan bir korku, dolanır durur ortalıkta.

Bu eser, Oscar Wilde 'in bize son seslenişi. Yazdığı son eser.
Zindanda tanıdığı Charles adındaki bir mahkumun hikayesi.
Sevgisinin şiddetiyle karısını öldüren.
Otuz yaşında idam edilen.
Mezarına kireç dökülen.
Dua bile etmeyen.
Her şeyi kabullenen..

"OYSA HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ ..
AMA HERKES ÖLDÜRDÜ DİYE ÖLMEZ.."



Keyifli okumalar..:)
100 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlginç bir eserdi. Bir idam mahkumundan ilham alınarak yazılmış şiirlerden oluşan bu kitap beni kendi ruh dünyamın idam edilmiş taraflarını düşünmeye sevketti. Ne kadar haklı " herkes öldürür sevdiğini" derken. İnsan kendi sevdiklerini hatta kendinde sevdiklerini her gün öldürüyor. Sırf birileri bizim hakkımızda daha iyi düşünsün diye en sevdiğimiz huylarımızı boğmadık mı? Ya da daha iyi yerlere gelmek için...

Açık sözlülük, iyi niyet, hüsnü zan, fedakarlık, yardımlaşma, diğergamlık... Bu saydıklarım kendi ellerimle idama sürüklediğim Reading Hapishanesi Mahkumlarım benim. Sizlerin de vardır mutlaka mahkum ettiği huyları. Sahip olamadıklarımız uğruna sahip olduklarımızdan verdik hep. Tükettik sonra da tükendik. Umarım iç dünyamda mahkum ettiğim bu duygularım idam edilmemiştir. Belki akıl yargıcım suçlu görse de bu duygularımı kalbim hala suçsuz onlar diye bağırıyor.
Peki kim suçlu..
184 syf.
·3 günde·9/10 puan
Karısının boğazını keserek öldüren, bir adamın Reading Devlet Hapishanesi'nde idam edilmesinden etkilenerek Oscar Wilde bu dizeleri yazmış.
Şiir olarak yazılmasına rağmen bir olay örgüsü var ve bu daha çarpıcı, etkileyici olmasını sağlamış eserin.
Oscar Wilde, hapishane hayatından, yaşadıklarından kesitler aktarmış. Tekrar tekrar okunabilecek muazzam satırlar..

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez..
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Oscar Wilde neden hapse girmiştir? Oscar Wilde 1891’de Bosie adıyla bilinen şair Lord Alfred Douglas ile tanışıp, onunla romantik ve eşçinsel bir ilişkiye girer. Bosie’nin babası bunu fark ettiğinde ise işler karışır. Yolladığı mesajlar ile Wilde’ı çileden çıkarır ve Oscar Wilde Bosie’nin babasına dava açar. Herkes Oscar Wilde’ın eşcinsel olduğunu bildiği için ve babasının elinde de yeteri kadar delil bulunduğu için dava Wilde’ın aleyhine döner ve ahlaksızlık suçu ile iki yıl hapis cezasına çarptırılır.

İlk başta Pentonville’de ve sonra Wandsworth’te yatan Wilde en sonunda Reading Zindanı'na transfer edilmiştir. Burada artık Oscar Wilde değil mahkûm C.3.3. olmuştur.

Charles Thomas Wooldridge eşini öldürerek idam cezasına çarptırılmış bir mahkûmdur ve Oscar Wilde’ın Reading Zindanı Baladı’nı yazmasına ilham kaynağı olmuştur. Wooldridge’nin davasına af için tekrar başvurulsa da Wooldridge bunu kabul etmemiş ve infaz olmak istemiştir.

Oscar Wilde, bu adamın infazına kadar geçen sürede onun hikayesini öğrenip, gözlemleyip geçen süreyi şiir olarak yazmış. Şiir içeriği umutsuzluk, acı, kederle dolu olsa da genel olarak idamın acı yüzünü gösteren bir eser.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Ramiz Dayı'nın seslendirdiği o çok meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" şiirini hemen herkes bilir. Eyşan ve Ömer'in aşkını çağrıştırır bütün zihinlerde. Oysa bu kitap Oscar Wılde bu şiiri yazdıran asıl aşk hikayesini anlatır.
Şiirin öyküsü gerçek bir hikayeye dayanmaktır. Çok sevmesine rağmen karısı tarafından ihanete uğrayan bir adamın bunu kaldıramayıp karısını öldürmesi ardından onu öldürdüğü için teslim olması, idam edilmeyi istemesi ve idam gününü dört gözle beklemesi, kodese kapatıldıktan kısa bir süre sonra da idam edilmesidir şiirin asıl öyküsü.
"Herkes öldürür sevdiğini ama herkes öldürdü diye ölmez." kısmı şiirin can alıcı kısmıdır. Eminim ki kulağa çok güzel gelen bu sözün tam manası ile neyi ifade ettiğini bilmeden beğenmiştir birçok kişi, keza ben de o kişilerdendim.Taaa ki şiirin asıl hikayesini öğrenene kadar. Öğrendikten sonra ise bu kısım beni daha derinden etkiledi.
Ve Wılde der ki şiirin can alıcı yerinde "Herkes öldürür sevdiğini ama hiç kimse sevdiğini öldürdüğü için ölümü istemeyi göze alamaz."
184 syf.
Hep duyduğum, bir yerlerde rastladığım bir şiir ;

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkarlar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken...
.....
......

Ama hikayesini bilmediğim bir şiirdi..
Bu kitapla öğrenmiş olduğum ve etkilendiğim.. Bir manzum eser ve hazin bir hikâye.. Okuduğum ilk kitabı yazarın (şairin).
Wilde' nin mahkumiyeti sırasında, hapishanede rastladığı bir idam mahkûmunun hikâyesi ve idam edilişi..
Aşkın, korkunun, yalnızlığın, ölümün anlatıldığı, insanlığa yazılan uzun bir şiir...
Etkilenmemek mümkün değil...
Tavsiye ediyorum şiir severlere...
Keyifli okumalar...
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"ALNINDA ÖLÜMÜN ÖPÜCÜĞÜ VAR"

Oscar Wilde Reading Devlet Hapishanesi nde bulunduğu esnada oraya getirilen asker Charles Thomas Wooldridge e ithafen yazdığı şiirdir.

Charles, çok sevdiği eşini öldürmüş, idâma mahkûm edilmiş ve idâmına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek için Reading zindanına getirilmistir.Cezasının ertelenmesi için avukatının yapmak istediği bütün girişimleri reddetmiş, mahkemeye dilekçe vererek cezasının bir an önce infazını istemiştir.

Oscar üç hafta boyunca idâmını bekleyen bu cesur askeri izledi. Ondan çok etkilendi ve ruhunuzun en derin yerlerinde can bulacak bu dizeleri yazdı...

Gelelim yazım boyutuna.Burada çevirinin önemi inanılmaz derecede çıkıyor karşımıza. Oscar Wilde nin ölçülü yazdığı bu epik eseri Türkçe ye çevirirken aynı şekilde aktarmak çok mümkün değil.Türkçe, cümle içerisinde kök sözcükten daha çok ek bulunduran bir dil olduğundan, aynı anlamı yakalamak için daha fazla sözcük kullanmak durumundayız...
Bu durumda, ya şiirin yazım şekline bağlı kalıp anlamdan taviz vermek, ya da şekilden taviz verip anlatılmak isteneni tam olarak verebilmeye odaklanmak arasında tercih yapmak gerek. Ki bu da şiiri vezinden çıkaracaktır.

Ben iki farklı çeviriden okudum, alacağım tadı deneyimlemek adına.Birincisinde yazım şekline sadık kalınmıştı...Kâfiye, redif, hece ölçüsü...Gerçekten güçlüydü.Ama tabir-i caizse, Oscar Wilde değil de, Necip Fazıl hissiyatındaydım.Geçmeye çalıştım ama geçemedim, sıkışıp kaldım...
İkincisinde Oscar Wilde orada, karşımdaydı.Akıp gittim, o güçlü sözcüklerin yoğunluğunda.

Bir yazarı okuyup benimserseniz, bilirsiniz.Hatta biraz siz olur yazar, size ait olur o eserler.Sözcüklerden yakalarsınız, "bu O" dersiniz hiç bilmeden.
İşte ben de ikincisinde "bu Oscar Wilde" dedim, ve kendime orda yer buldum.
Dilerim benim kadar keyif alırsınız, ve unutmayın:

Herkes öldürür sevdiğini...Bazen bir cinayet âletine dahi gerek olmadan...
104 syf.
·1 günde·Beğendi
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle
Korkaklar öperek öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle....
Ünlü şiiri bilmeyen yoktur sanırım. Birde hazin öyküsü var şiirin. Reading Zindanı Balladı yazmasına ilham kaynağı olan mahkum Charles Thomas Woold kıskançlık kriziyle sevdiği kadını öldürür ve Wilde ile aynı hapishaneye düşerler, Charles idam edileceği güne kadar büyük azap çeker, hapishane avlusunda ki hazin yürüyüşleri  Wilde' in ilhamı olur . Bir idam mahkumunun son günlerini işte bu şiir kitabıyla Wilde kaleme alır . 1854 Dublin doğumlu yazar 1900 yılına kadar çalkantılı bir hayatı olur, evlenir on iki çocuğu olur, ama bir yandan da gizliden gizliye eş cinsel ilişki yürütür. Ünü tüm ülkeye yayılır ve ağır ahlaksızlık davasıyla 2  yıla mahkum olan Oscar reading hapishanesine gönderilir. Mahkeme de yaptığı meşhur eşcilsellik savunması ile kimliğini itiraf etmesi tüm şöhretini ve itibarını tükenmesine kötü hapishane koşulları ise sağlığının bozulmasına neden olur. Hapisten çıktıktan 2 yıl sonra 1900 senesinde henüz 46 yaşındayken hayatını kaybeder. Keyifli okumalar.
184 syf.
·1 günde
Reading Zindanı Baladı, Oscar Wilde'nin yazdığı son eserdir. 2 yıllık cezasını çekmek için gittiği Hapishanede yatarken esere konu olan Charles oraya getirilir, hikayesinden bahsedecek olursak; Eşiyle mutlu bir evlilik yaptıktan bir süre sonra kötüye giden bir evlilikle karşı karşıya kalır, bu zamanla eşine karşı şiddete başvurmasına yol açar. Eşiyle ayrıldıktan sonra, onunla tekrar bir araya gelmek için çaba gösterir fakat bu istediğini elde edemez. Bir gün yine buluşma teklifini reddeden eşini evinde görmeye gittiğinde, aralarında bir tartışma çıkar ve bu tartışma sonucu eşini boğazından keserek öldürür. Çıkarıldığı hapishanede idam cezasına çarptırılır. İdam  süresine kadar olan son günlerini geçireceği Reading Devlet Hapishanesine getirildiğinde, Oscar Wilde 1 yıla yakın süredir orda yatmaktadır. Hapishanede geçirdiği süre boyunca Oscar Wilde, Charles'in durumu ve kendisiyle empati kurmaya çalışır, bu onun şiirlerine de yansımıştır. Oldukça etkilendiği bu kişinin, karısını öldüren Charles'in büyük pişmanlık hissettiğini, büyük acılar çektiğini, kendisini bekleyen ölüme ve bütün zorluklara karşı tepkisiz kaldığını şiirlerinde anlatmıştır. Oscar Wilde bir şiirinde şöyle der;
"Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez."

Bu şiirinde şuna dikkat çekmiştir; sadece fiillen işlenen suçların cezası vardır. Oysa
"Kimi hazin bir bakışla öldürür sevdiğini,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek,
...
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de ,
Kimi gözünü bile kırpmaz"

Öldürür herkes sevdiğini bu yollarla ve yine yaşar;
"Yürümez ölüme utançla
Kapkara, kepaze bir zamanda,"

İdam zamanı yaklaşırken Charles'in ölüme olan duyarsızlığını şu dizeleriyle anlatır;
"Bir an olsun hissetmez o susuzluğu
Adamın boğazını mahveden o kuruluğu,
Cellat bahçıvan eldivenleriyle
Mühürlü kapılardan geçerken
...
Cenaze Duaları okunurken,
Ruhundaki Dehşet ona ısrarla
Henüz ölmediğini söylerken,
Görmez asla kendi tabutunu"

Ölüme bu denli yakın olup, bu denli korkusuz ve kayıtsız kalan bir insandan oldukça etkilenmiştir Oscar Wilde. Hayatın anlamını bir dakika olsun fazla yaşamaya yükleyen insan için, büyük bir değişimdir içindeki yaşama isteğine kayıtsız kalmak. Oscar Wilde bu kitabında, hapishanede yaşayan Charles'in, kendisinin ve diğer tutuklu insanların duygularını ve yaşadıkları zorlukları şu dizilerle anlatır;
"Asla bir insan sesi duyulmaz,
Bir güzel söz olsun söylenmez:
Kapıdan sürekli bizi izler
Gaddar, merhametsiz gözler:
Her şeyi unuturuz, çürüdükçe çürürüz
Ruhumuz ayrı, bedenimiz ayrı kokuşur"

Okurken beni çok etkileyen bir hikayeyle başladı kitap ve öyle de devam etti. Bu kitap sayesinde, karısını öldüren bir adamla empati kurmaya çalıştım. Bu süreçte neler yaşandığına tanıklık ettim. Ve diğer Mahkûmların yaşadığı zorluklara bir şairin gözüyle bakma imkanı buldum. Bana çok şey katan bir kitap oldu.
100 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ama gene de herkes sevdiğini öldürür,
 Bu böylece biline,
 Kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar,
 Kimi de okşayıcı bir sözle öldürür,
 Korkak, bir öpücükle, 
 Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür!

 Kimi insan aşkını gençliğinde öldürür,
 Kimi sevgisini yaşlılığına saklar;
 Bazıları öldürür arzunun elleriyle,
 Altın’ın elleriyle boğar bazı insanlar:
 Bunların en üstünü bıçak kullanır çünkü
 Böylelikle ölenler çabuk soğuyup donar.

 Kimi insan az sever, kimisi de çok uzun,
 Kimileri aşkı satar, kimileri satın alır;
 Kimileri de yapar bu işi gözyaşıyla,
 Kimilerinde aşka serin kanla kıyılır;
 Hemen herkes bir türlü öldürür sevdiğini,
 Ama bundan ötürü herkes asılmamıştır.”
184 syf.
Hepimizin televizyonda, internette ve sosyal mecralarda duyduğu-gördüğü o meşhur "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" adlı şiirinde olduğu birçok duygu barındıran manzum eser...

Diyecek çok bir şey bulamıyorum. Kısaca "Her ne kadar okuması bir saat sürsede okumayanlar okusun insanlığın kaderini" diyerekten bu kısa incelemeye o meşhur şiirle son veriyorum. Bir de Tuncel Kurtiz'in seslendirdiği şiirin linkini de bırakıyorum. Kitaplarla kalın vesselam.

https://www.youtube.com/watch?v=XPC7La-244E

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.

Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Kimi az sever, kimi çok
Kimi alır, kimi satar
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz.
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez...
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu, kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!...
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Reading Zindanı Balladı
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753319263
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Krallık Muhafız Süvari Bölüğü (Mavi Birlik) askerlerinden Charles Thomas Wooldridge, yirmi üç yaşındaki karısı Laura Ellen Wooldridge’i boğazını keserek öldürür. 17 Haziran 1896 tarihinde mahkeme, Wooldridge’in 7 Temmuz Salı sabahı, saat 07.45 - 08.00 arası, asılarak idam edilmesine karar verir.
Oscar Wilde’ın “Reading Zindanı Balladı“ adlı şiiri; bu cinayetin, o zamanın İngiliz kamuoyunda geniş tepki yaratan tartışmalarına öncülük yapmış, İngiltere’de cezaevlerinin yeniden düzenlenmesini, ceza uygulama sistemlerinin düzeltilmesini sağlayan yasaların çıkmasına da doğrudan katkısı olmuştur.
Bu kitapta; bir edebiyat başyapıtı olan Reading Zindanı Balladı’nın Özdemir Asaf tarafından yapılmış çevirisinin yanında; kitaba konu olan cinayetin öyküsünü, toplumsal etkilerini ve Oscar Wilde’ın yaşam öyküsünü bulacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.189 okur

  • Melek T
  • C.
  • skkskskkwıewııeıeııe39494994dkdkdkkdxmxmxmx
  • Beyza katırcıoğlu
  • Aslan aslan
  • Canan
  • Rüzgar Ateş
  • Rukiye KÜLLAH
  • Gökhan
  • Melike Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (2)
9
%0
8
%0.8 (3)
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0