Satranç

8,8/10  (3.219 Oy) · 
7.936 okunma  · 
3.183 beğeni  · 
28.659 gösterim
Satranç sonsuz eski, ama aynı zamanda sonrasız yenidir; kuruluşu mekanik, ancak sadece hayalgücü ile etkilidir; geometrik açıdan sabit bir alanla sınırlı olmakla birlikte kombinasyonlarında sınırsızdır, sürekli kendini geliştiren, ancak yine de verimsiz, hiçbir yere götürmeyen bir düşünme eylemidir; hiçbir şey hesaplamayan bir matematik, esersiz bir sanat, temelsiz bir mimaridir.

Stefan Zweig'ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires'te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın intiharından önce bıraktığı bir veda mektubu hem de doğrudan Nazizm'i hedef aldığı tek kurmaca eseridir. New York'tan Buenos Aires'e yapılan bir gemi yolculuğunda, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, kendisi için beklenmedik bir rakip olan Dr. B. ile karşılaşır. İsimsiz bir amatör olan bu gizemli rakibin satrançla tanışmasının olağanüstü bir hikâyesi vardır. Bir Nazi kurbanı olan Dr. B., o kara günlerde sadece satranç sayesinde ayakta kalabilmiştir.

Hikâyenin diğer kahramanı Czentovic ise iletişim kurmakta zorlanan, yaşamında satranç dışında hiçbir şey olmayan, kazanmaya kurulu bir saat, soğuk, küstah, kuralcı, yüzeysel, kültürsüz, karacahil bir "dahi"dir. Bu kısa anlatıda, Zweig'ın tüm izleklerini bulmak mümkün: dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş, marazi tutkular, sapkın zekâlar, felaketlerini yaşamları boyunca taşıyan bireyler, fazişm ve kaba şiddet karşısında Avrupa'nın ve dünyanın kaderi…

 
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    77
  • ISBN:
    9786053606116
  • Orijinal Adı:
    Schachnovelle
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Guest in the world.. A strange passenger.. https://instagram.com/oalmali/
Beden Eğitimi Öğretmeni olacak bir web developer. Burçlarla aram yoktur ama başak burcuyum. Kitap okumaya yeni başladım sayılır. Harika bir dünya.Şiir her zaman farklıdır :)
dengesizliğin anatomisini çizdim ruhuma.
İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar,işte o havuzda kokuşur, o havuzda ölüp giderler.