Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·128 syf.··
2020 35. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 09:51
Yaklaşık iki saat içerisinde okuverdiğim bir kitap(cık). Sanırım, Yazar da, bir gece canı sıkılmış, ne yapsam diye düşünmüş, "evet hadi bir kitap yazayım" demiş ve yazmış. Gereğinden fazla betimlemeler, okurken cümlenin başı ile sonu arasındaki anlam bütünlüğünü koparan uzun ve bir birine ekli cümleler, aceleye getirilmiş ilişkiler, mekan ve kahraman bağlantısını koparan tasvir ve tahliller... Esir Kız, zengine satıldı, evden atıldı, delikanlıya kapıldı, ... Ve hadi sonunu söylemeyeyim, okuyucuya saygı açısından:) (sonradan bu eleştirimi fazla insafsız buldum. Osmalıca'dan çevrilmiş ve bir de edebiyat tarihimizin ilk romanı. 6 puana yükselttim)
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Aydıncan Yayınları · 200556,4bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
Osmanlı zamanlarında yaşayan esir bir kızın hüzünlü hikayesini uzuun betimlemelerle anlatan türk edebiyatının eşsiz eserlerinden biri sayılan Sergüzeşt türk sineması tadında bir his uyandırdı bana. Adının zorluğu ilk görüşte anlaşılması zor bir türkçe ile karşılaşacağımı düşündürsede beni şaşırtan aslında neredeyse tüm sayfa boyunca süren betimlenin güzelliği oldu. Kitabı okuduktan sonra Rus edebiyatina verdiğimiz önemi Türk edebiyatına vermeyerek haksızlık ettiğimizi düşündüm...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Aydıncan Yayınları · 200556,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Sami Paşazade Sezai bir cariyenin hayatını anlatarak esir alım satımını, bunun ne kadar vicdansızca ve insafsızca yapıldığını anlatıyor. Kitabın konusu gelecek olursak; Kafkasya'da yaşayan ve çok güzel bir kız olan Dilber'in vatanından ayrılıp esircilerin eline düşüp İstanbul'a getirilmesi ve bir aileye köle olarak satılması ile başlıyor. Dilber'in gördüğü eziyet ve aşağılanma karşısında daha fazla dayanamayıp kaçması ve satıldığı diğer evde büyüyerek düştüğü aşk hikayesi anlatılıyor. Romanda her ne kadar esir ticaretinin korkunçluğunu anlatılsa da aşka derince yer verilmiştir. Öncelikle eski dönemde insan ticaretinin olması kesinlikle çok can sıkıcı bir durum. Kitapta geçen Dilber karakteri ise 9 yaşında bir esir hayatı sürmüştür. O kadar çok işkence görüyor ki fiziki ve psikolojik yönden üzüntüyü, çaresizliği derinden hissediyorsunuz. Bu yönüyle bile kitaptan; esaretin her türlüsü her yaşı etkiler mesajını alabilirsiniz. Sami Paşazade Sezai, Sergüzeşt'te ele aldığı kölelik ve özgürlük temaları nedeniyle, yazıldığı dönemde hükümet tarafından gizlice göz altında tutulmasına ve Paris'e gitmesine neden olduğunu düşünürsek yazarın gerçekleri söylediğini anlayabiliriz Sergüzeşt macera serüven anlamına gelmektedir. İçerisinde aşk konusu çok hassas işlenmiş. Duygu yoğunluğu fazla olan ama insanı yormayan bir kitaptı, okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bilge Kültür Sanat · 201656,4bin okunma
Yağıyor! Yağıyor! Aralıksız yağmur yağıyordu!
8/10
·112 syf.··
2026 33. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 23:16
SergüzeştSergüzeşt Zavallı Dilber'in hikayesi. Akıcı ve sürükleyici. Tanzimat döneminde yazılmış muhteşem eserlerden biri. Olay örgüsü çok güzel. Kelimeler bu kadar mı güzel ve anlamlı kullanılır. Aşk ve çaresizlik müthiş işlenmiş. Betimlemeler fevkalade. Kitapta cariye ticaretinden bahsedilmiş,esaret eleştirilmiş, muhteşem bir özgürlüğe kaçış. Kitaplığınızda yer almayı hakeden bir roman. İnsanın hayatın görev ve sorumluluklarından istifası.. Kesinlikle okunmalı. Okutulmalı. Keyifli okumalar...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Panama Yayıncılık · 201556,4bin okunma
Esaretten kurtulmanın bedeli ölüm mü olmalıydı?
Puan vermedi·112 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 19:39
Samipaşazade Sezai tarafından yazılan Sergüzeşt, hem aşk konusunu hem de esaret yani kölelik konusunu işlediği harika bir eserdir. Kafkasya'dan getirilip İstanbul'da esir olarak satılan
1000Kitap
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202256,4bin okunma
8/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2019 23:56
Kitabın başındaki Sami Paşazade Sezai'nin hayatında Sergüzeşt romanı ile gözaltına alındığı (Hiç şaşırmadım...) ve bu romanın Türk edebiyatında romantizimden gerçekçiliğe geçiş akımının ilk
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İskele Yayıncılık · 202256,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 53. kitabı
Merhaba:)) Bu ilk incelemem olacak. Tanzimat döneminden bir romanla başlamak istedim umarım yapabilmişimdir. Bu roman Tanzimat döneminde romantizmden realizme geçen nadide eserlerden biridir. O dönemin sosyal hayatını cariyelik, kölelik ve esarete dikkat çekmiştir. Lise döneminde okumuştum şimdi tekrar okuma fırsatı bulabildim kitabın benim için tek sıkıntısı fazla betimleme var sizi sıkmıyor ama betimleme sevmeyen için sıkıcı olabilir fakat akıcı bir dille anlattığı için keyifle okursunuz. Türk gençleri tarafından okunması gereken bir eser olarak düşünüyorum ve uzun süre de etkisinde kalacaksınız.. Keyifli okumalar:)
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bilge Kültür Sanat · 201656,4bin okunma
7/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
Bir insanın eşyaymışçasına satılması , bu eşyanın satılmasıyla ele gelecek kârın düşünülmesi , üşüdüğünde biraz ısınmak için gittiği mangalın yanındaki odunun bedenine bastırılması ... Ve bunca insanlık dışı olayların daha küçük bir çocukken başlaması... Sami Paşazade Sezai bir cariyenin hayatını anlatarak esir alım satımını , bunun ne kadar vicdansizca ve insafsızca yapıldığını anlatıyor.Esirler o kadar aşağılık mahluklar olarak görülüyorlar ki onların da duyguları olduğu acı çekebilecekleri hasta olabilecekleri kimsenin aklına gelmiyordu. Yazarın dili oldukça akıcı ve karakterlerin duygularını sade bir şekilde anlatıyor. Beni biraz yoran cümlelerin çok uzun olmasıydı.Bazen cümlenin başını unuttuğum oluyordu . Fakat yine de beklentimin çok üstünde bir eserdi . Beklentimin düşük olmasının nedeni Türk edebiyatına verilmiş olan eserlerin başında gelmesinden kaynaklanıyordu . Merak duygusunu kamçılayacak anlatımdan ziyade verilmek istenen mesaja ve sade , akıcı bir anlatıma önem verilmiş olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda olaylar arasına konulan betimlemeler ve yazarın kendi düşünceleri bizi anlattıkları hakkında düşünmeye itiyor Yazıldığı dönemde Sami Paşazade Sezai 'nin gizlice göz altında tutulmasına ve Paris'e gitmesine neden olduğunu düşünürsek yazarın gerçekleri söylediğini anlayabiliriz . Edebiyatımızı daha iyi anlamak ve yeni bir yazarla tanışmak için çok uygun bir kitap . İyi okumalar...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2025 158. kitabı
Biçare Dilber! (s.19) Samipaşazade SezaiSamipaşazade Sezai , Tanzimat döneminde yaşamış bir yazar, Küçük Şeyler kitabıyla tanışmıştım ve gözlemlerini, duyarlı, insan ruhunu incelikle işleyen öykücülüğünü sevmiştim.
Düşünce
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,4bin okunma
Dışımızdan biri (leri)
8/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 01:52
Öyle bir dönem ki , ne ıslak kaldırımları arşınlayan yüksek topuklu ayakkabıları var insanların ne de akşamın tüm kasvetli tarafını aydınlatan nurani ışıkları. Çaresizlik, kimsesizlik ve Sergüzeşt var karşımızda. Türk edebiyatında Romantizimden gerçekliğe ilk geçiş kitabı. (Yazarın, bedelini hapisle ödediği hayata dair düşüncelerinin meyvesi) Küçük yaşta köle pazarlarında alınıp satılan nice minik çehrenin arasından sadece birini, Dilber'i konu edinen bu kitapta zamanın ruhuna uygun bir serüvende buluyorsunuz kendinizi. Sergüzeşt'in kelime anlamı da zaten serüven (macera) değil midir? Gerçeği en az yaşanmışlık kadar iliklerinizde hissedeceğiniz bu okuma yolculuğunuzun sonuna geldiğinizde ''iyiki okumuşum'' diyebileceğiniz sayfa sayısı bakımından kısa ömürlü bir kitap. İyi okumalar dilerim. Huzurla ol Samipaşazade SezaiSamipaşazade Sezai , sen elinden geleni yaptın. Şimdiyi soracak olursan ki öyle bir hakkın olsaydı sana cevabım şu olurdu: Çağımızda kölelik, çalar saatin o tiz ve ürkünç sesi altında kendine has hainliğini koruyarak devam ediyor. Korkunç olansa birçoklarının bunun farkında bile olmayışıdır kanımca. Sevgi içimizde
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Puslu Yayıncılık · 201956,4bin okunma

Yazar Hakkında

Samipaşazade SezaiYazar · 18 kitap
Sami Paşazade Sezai (Osmanlıca: سامى باشا زاده سزائى), (d. 1859 İstanbul - ö. 26 Nisan 1936 İstanbul) Türk realist öykücü, romancı.rnrnTürk Edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğiyle edebiyat tarihinde büyük önem taşıyan “Sergüzeşt” adlı romanın yazarıdır. Türk edebiyatında modern kısa hikâyenin kurucularındandır. Yaşamı 1859 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Tanzimat devrinin ileri gelen isimlerinden, Osmanlı Devleti’nin ilk Maarif Nazırı (Eğitim bakanı) Abdurrahman Sami Paşa ile Paşa’nın ikinci eşi olan Dilarayiş Hanım’ın oğludur. Babasının Taşkasap, Taşkasap’taki konağında özel öğrenim gördü. Konaktaki eğitim yıllarında Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca; daha sonra Londra’da görev yaptığı yıllarda İngilizce öğrendi. Yirmi yaşına kadar resmi bir görev almayıp, edebiyat konusundaki bilgilerini artırmayı tercih etti. “Maarif” başlıklı ilk yazısı 1874 yılında “Kamer” adlı gazetede yayımlandı. 3 perdelik bir piyes olan “Şir” isimli ilk eseri 1879’da yayımlandı. 1880'de, ağabeyi Abdüllatif Suphi Paşa’nın başında olduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur oldu. Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı. Orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından izledi. 1885’te elçilik görevlerinin şapka giymesi yasağına uymadığı için elçilik kadrosu azledildiğinde İstanbul'a döndü, İstişare Odası’na memur oldu. Bu dönemde Latife Hanım ile kısa süren bir evlilik yaptı. 1885 - 1901 arasında İstanbul’da yaşadı ve edebi açıdan verimli bir dönem geçirdi. Abdülhak Hamit ve Recaizade Ekrem ile yakın dost oldu. 17-18 yaşlarında iken tanıştığı Namık Kemal ile sürekli mektuplaştı. Diğer Tanzimat yazarları gibi çok sayıda eser vermedi; bir roman, iki küçük hikâye kitabı, hatıra ve seyahat yazıları yazdı. 1888’de bir paşazade ile cariyenin aşk öyküsünü anlattığı Sergüzeşt adlı romanı yayımlayarak Şemseddin Sami, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi'den sonra Türk edebiyatının ilk romancıları arasına girdi. Alphonse Daudet'den “Jak” romanını Türkçeye çevirdi. 1891’de hikayelerini “Küçük Şeyler” adlı kitapta topladı. 1897'de İkdam Gazetesi'nde makaleler ve hikayeler yazdı. Bazı makale ve hikayelerini “Rumuzü'l-Edeb” (1898) adlı kitapta topladı.rnrnSergüzeşt romanı yüzünden göz hapsine alındığını düşünerek bundan kurtulmak için 1901’de Paris'e gitti ve 1908'de Meşrutiyet'in ilanına kadar da orada kaldı. Yurtdışına kaçışını Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlanan “1901‘e Ait Bir Hatıra” başlıklı yazısında anlattı. Paris’te Jön Türkler’le tanıştı; İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı ve cemiyet içinde saygın bir yere geldi. Cemiyetin 15 Şubat 1902’de yayın hayatına başlayan "Şüra-ı Ümmet" adlı yayın organında Osmanlı Devleti politikalarını ve rejimini eleştiren yazılar yayımladı. Paris yıllarını “1901’den İtibaren Paris’te Geçen Seneler”, “Paris Hatıratından”, “Paris’te Yedi Sene” adlı yazılarında anlattı.rnrnII. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul'a döndü ve Madrid elçisi olarak görevlendirildi. I. Dünya Savaşı başlayınca Madrid'den İsviçre'ye geçti, savaşın sonuna kadar burada kaldı. İspanya yıllarını “Gırnata ve El-Mescidü’l Camia: Elhamra” adlı iki yazıda, İsviçre’de geçirdiği zamanı “İsviçre Hatıratı” başlıklı yazılarında anlattı.rnrnMütareke devrinde 1921 yılında yaş haddi dolmadan hükümet tarafından emekliye sevkedildi ve İstanbul'a döndü.rnrnSon yıllarını Kadıköy’ün Mühürdar semtindeki evinde geçirdi. Çok sevdiği yeğeni İclal'in ölümü üzerine yazdığı mensur bir mersiye ile daha bazı nesir ve hatıralarını 1924’te yayımladığı “İclal” isimli kitapta topladı.rnrn1927'de kendisine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla "Hidamat-ı Vataniyye" tertibinden maaş bağlandı. 26 Nisan 1936 tarihinde İstanbul'da zatürreden öldü. Cenazesi, Göksu’daki aile mezarlığına, yeğeni İclal’in yanına defnedildi. Edebi Kişiliği İlk eserini Namık Kemal etkisinde yazdığı “Şir” adlı eseri ile tiyatro oyunu alanında veren sanatçı; roman, hikâye, hatıra, sohbet, makale ve şiir ile üne kavuştu. Tek romanı olan Sergüzeşt, bütünüyle esaret konusunu işleyen ilk roman olarak edebiyatımızda yer aldı; cariyelik ve kölelik siteminin eleştirildiği roman, onun en ünlü eseri oldu. Besim Ömer Paşa tarafından Fransızca’ya çevrildi. Romanının getirdiği ünle hikâyeci yönü gölgede kalmış olsa da hikayecilik yönü çok güçlü bir yazardı. Küçük olayları konu alan hikâyeleri ile kısa hikâye türünü, Türk edebiyatına soktu. Tanzimat döneminin en genç yazarı olan sanatçı, “Küçük Şeyler” adlı kitabı ile Servet-i Fünun yazarlarını etkiledi. Namık Kemal’in etkisiyle bir çok hikayesinin dilini süsledi, uzun cümleler kullandı. Yazılarında romantizm ile realizmi birleştirdi. “Sanat için sanat” anlayışıyla eserler verdi. Konularını her zaman yerli hayattan seçti.