Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·125 syf.··
2020 17. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 22:10
Hüseyin Rahmi'nin ilk romanı olma özelliğini taşıyan "Şık"ı sevmedim. Gülünç alafranga tiplemesi olan Şöhret Bey; daha önceden okuduğum birkaç kitaptaki tiplemelere çok benziyordu ve artık bunu okumaktan sıkıldığımı fark ettim. Ayrıca okuduğum yayınevi olan Turkuaz Kitap; eski dilden sadeleştirme yapmak yerine parantez içinde günümüz karşılıklarını vermiş. Bu da okumayı bölerek çok zorlaştırıyordu. Farklı bir yayınevinden okusaydım belki daha çok sevebilirdim. * * * 1edebiyat1bilim1film okuma/izleme grubumuzun Mart ayı kitaplarındandı.
1000Kitap
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Turkuaz Yayınevi · 20195,9bin okunma
Yanlış yayınevi tercihi.
Puan vermedi
Büyük bir hevesle okumaya başladım ama yayınevinin tercihleri yüzünden okuyamadım. Günümüz Türkçesine sadeleştirme yapılmamış ama yabancı kökenli kelimelerin yanına parantez içinde anlamları yazılmış. Bu şekilde okumak aşırı zor ve tatsız oluyor benim için. Dikkatimi hikayeye veremedim maalesef. Kelimelerin anlamları verilmese daha kolay okurdum. Yayınevinin kapak tasarımı çok hoşuma gittiği için almıştım ama hayal kırıklığı oldu. Başka bi yayından alıp okuyacağım artık.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Turkuaz Yayınevi · 20195,9bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 07:54
Kitap oncelikle sürükleyici yazarin olayları aktarımı ve müdahalesi yerinde .. arastirmayan sorgulamayan şekilcilikle batılı olunabilecegini sanan kahramanın başından gecen olayları anlatmakta sadece yazıldığı donem itibariyle Osmanlıca kelimelerin cok olması (kelimelerin anlamları cumle icinde verilmis olsada) okuma hızını yavaşlatıyor
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Turkuaz Yayınevi · 20195,9bin okunma
6/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 12:41
Konusu güzel (ilk 1889 yılında basıldığı düşünülürse tabiki, o zamana gore bir değerlendirme ile), ne olduğunu göremeyip bulunduğu sınıftan kendini soyutlayarak sınıf atladığını düşünen körleşme yaşayanlarin batılı hayranlığını Şık karakteri üzerinden işlemiş. Ancak yayinevinin Arapca ve Farsca kelimlerinin yaninda parantez içinde anlaşılması kolay olsun diye ve "Osmanlı Türkçesinin yeni nesilce anlasılır olmasını sağlamak" için yaptığı uygulamayı dogru bulmadım. İlgi dağıtıcı. Yanlış yayınevi ve baskı seçmişim. Farsça Arapça ile ilgilenenlere cazip gelebilir. Benim ilgi alanım değil. Saf Türkçe yayınları tercih ederim.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Turkuaz Yayınevi · 20195,9bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2025 31. kitabı
Günümüzde de geçerliliğini yitirmeyen toplumsal bir konuyu işlemiş Hüseyin Rahmi. Oldukça kısa olmasına rağmen 2 günde bitirmiş olmam da cabası. Mürebbiye'den sonra pek de beklentimi karşılamadı ancak yazdığı ilk kitap olmasından ötürü normal karşılayabiliriz. Okunmasa da olur.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Turkuaz Yayınevi · 20195,9bin okunma
Sansürsüz yaşayamam!
Puan vermedi·88 syf.·
2025 39. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın kitabı Şık'ın yayınlandığı dönemde (1889) Osmanlı İmparatorluğu, II. Abdülhamid'in sıkı sansür politikalarıyla yönetiliyor. İlginçtir ki, Hüseyin Rahmi Gürpınar da bu dönemde devletin "yazar kontrolü" yöntemlerinden nasibini almış bulunuyor. Maksat "maaşa bağlayarak muhalif olma potansiyelini taşıyan yazarları susturma". Devlet o ve onun gibileri kendisine memur yaparak edebiyat ile olan ilişkilerini kısıtlıyor. "Beni önce memur yaptılar, sonra yazmamı yasakladılar. Peki bu maaş neyin karşılığı?" ironik durumunu yaşıyor yazar. Hüseyin Rahmi'nin sansürü delmek için eleştirilerini mizah perdesinin ardına saklamış olduğunu düşünmek gayet akla yatkın duruyor. Bugün bile "aykırı sesleri susturma" yöntemlerinin ne kadar benzer olduğunu görünce insan irkiliyor! Şık yazarın ilk kitabı olması dolayısıyla sonraki eserleri yanında oldukça cılız kalmış. Türk edebiyatında Batılılaşma eleştirisini mizahla harmanlayan ilk önemli eserlerden biri olmasından dolayı ise okunmalı. Hüseyin Rahmi'nin anlatım dilini seven ayırt etmez zaten. Kitaba çok sevdiğim bir yazar olan Ahmet Mithat Efendi'nin ise büyük katkısı olmuş. Romanını dönemin ünlü yazarına gönderiyor ve Mithat Efendi genç yazarın bu yeteneğini keşfedip onu teşvik ediyor. "Romanını tamamla, ben bunu yayımlatacağım!" diyerek Hüseyin Rahmi’ye yol gösteriyor. Nitekim hiçbir çaba karşılıksız kalmıyor. Ahmet Mithat, sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir hocaydı. Genç yetenekleri keşfetmek, onlara destek olmak onun için bir görevdi. Hatta bir keresinde, "Ben yazarlığı bir meslek değil, bir hizmettir diye anlarım." demişti. İşte bu anlayışla, Hüseyin Rahmi gibi pek çok yazarın yetişmesine öncülük etti. Hem yetişti hem yetiştirdi. Kitabı benim için en önemli husus yapan konular bunlardı, onun dışında dediğim gibi
Alıntı
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,9bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 21:44
Zihninden dedi ki: “Nereye gideceğimi düşünmek de bir cinnet değil midir?” Diyor kitabında Hüseyin Rahmi Gürpınar Şık Hüseyin Rahmi Gürpınar ilk eseridir. Ahmet Mithat Efendi’nin Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu eserinde önemli katkısı vardır bu eserinde de bu konuya da önsözde değinilmektedir. Başkahramanı Şöhret Bey, Batılılaşmayı sadece kılık kıyafete indirgemiş, yüzeysel bir “şık” olmaya çalışırken hem komik hem de trajik durumlara düşmektedir. Bolca maceralı bir okuma serüveni okuyucuları beklemektedir. Dil bakımından roman dönemin Osmanlı Türkçesiyle yazılmış olan eser Günümüz Türkçesi ile derlenmiştir. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Derlemesi için Mehmet Tekin'e teşekkürler.
Edebiyat
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,9bin okunma
Ekşi Tatlı Hiciv
Puan vermedi·112 syf.·
2025 115. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar , ilk romanı Şık’ın 1889’da yayımlandığını, aradan geçen otuz yılın ardından 1919’da ikinci kez basıldığını, o günleri gülümseyerek, biraz da içten bir duyguyla kitabın giriş bölümünde Şık bir üslupla anlatıyor. Romanı gençlik yıllarında, henüz edebiyat yolculuğunun başındayken kaleme aldığını, eserin, o dönemin ustası olan Ahmet Mithat Efendi’ye büyük bir çekingenlikle gönderdiğini, fakat Gürpınar ziyadesiyle teşvik ve takdir gördüğünü aktarıyor. Bu olay Gürpınar için bir dönüm noktası, her ne kadar ilk romanında acemilikler olduğunu kabul etse de, içtenliğini, mizahını ve yazma heyecanını esere yansıttığını belirtiyor... Şöhret Bey karakterini yaratırken aslında ileride kaleme alacağı Şıpsevdi’nin Meftun Bey’ine de göz kırptığını itiraf ediyor… —sırada o okunacak belli oldu.:) Yazarın çok kıymetli bulduğum durumu zaman içinde olgunlaştığını fakat o gençliğe ait saf duyguların, eksiklerin ve coşkunun da kendince ayrı bir kıymeti olduğunu samimi bir dille paylaşıyor. İlhamını buradaki eksiklikle, hayatta gördüğü çıkıntılarla dolu noksanlıklarından aldığını satırlarını okurken farkettiriyor. Şık, adının zarif çağrışımıyla tezat oluşturan bir ironiyle Osmanlı'nın Batılılaşma sürecindeki kültürel bocalamayı hicivli bir dille konu ediniyor. Roman, şekilci Batılılaşmanın en çarpıcı figürlerinden biri olan Şatırzade Şöhret Bey etrafında şekilleniyor, kılık kıyafete, gösterişe ve yarı Fransızca konuşmaya düşkün, fakat bilgi ve derinlikten yoksun bu karakter, yalnızca görüntüyle Batılı olunabileceğini sanan trajikomik bir tip olarak karşımıza çıkarıyor. Gürpınar, Şöhret Bey’in giyim tarzı, davranışları ve sık sık yaptığı Fransızca hatalarıyla hem gülünç hem de hüzünlü bir portre çizerken, Osmanlı toplumundaki yapaylık ve taklitçiliği keskin bir
Düşünce
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,9bin okunma
Fazla ve gereksiz özenti kişiyi nereye sürükler
8/10
·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 17:43
Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın ilk eseri olan Şık, yanlış batılılaşma konusunu ele aldığı bir eserdir. Osmanlı Devleti'nin Lale Devrinden başlayarak Batı'nın bir şeylerini almaya hazır bir toplum ortaya çıkmıştır. Doğu Batı çatışması ise Tanzimat döneminden başlayarak eserlere konu olmaya başlamıştır. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bu eseri ise sade bir dille ve konu karşılığı olmadan Doğu Batı temasını ele almıştır. Şatırzade Şöhret Bey adlı karakter ise yanlış batılılaşmanın kişiyi nereye sürüklediğini gözler önüne sermektedir. Şöhret Bey, güzel olmamasına rağmen şık giyinip kendini güzel ve yakışıklı zanneden, Fransızca konuşan, Avrupai görünmeye çalışan, hayatı gelip geçici yaşayan bir karakteridir. Şöhret Bey sırf metersi Madam Potiş ile daha fazla vakit geçirmek için annesinin inci küpelerini satması, ve daha sonra Madam Potiş 'in yanına gidip gece Avrupalıların yaptığı gibi bir de bir köpek bulup yanlarına gezmek isterler. Drol adını koydukları bir sokak köpeğidir. Bu köpek yüzünden başlarına türlü işler açılır. Madam Potiş ise tabiri caizse yoldan çıkmış bir kadındır. Şöhret Bey'i çok salak bulur onunla sırf gün geçirmek için berber olur. Köpeğin bile Şöhret Bey'den daha yakışıklı olduğuna inanır. Eser genel olarak bu iki karakterin üzerinden sürmektedir. Şöhret Bey'in batılılaşma çabası onu hapishaneye kadar sürükler. Yazar bu eserde Türkçe dilinin özelliklerin ve güzelliklerini bile unutan bir toplumun oluşmasını eleştirir. Aynı zamanda Batı'nın güzel şeylerini almak varken bizlerin kötü özelliklerine odaklanmamızı eleştirmiştir. Batı'nın bilimini, sanatını, felsefesini almak varken neden kıyafeti ve süsünü alıp kendi özelliğimizi kaybediyoruz. Bu durum bence şimdiki Türkiye'nin de üzerinden durulması gerektiği bir sorundur. Bizler geriye baktığımızda doğru düzgün
Alıntı
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,9bin okunma
8/10
·136 syf.··
2021 112. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 19:37
Aziz Nesin'in öykülerini okumayı çok severim. Güldürüyor ama bir yandan da düşündürüyor. Şık'ın hikayesi de öyle. Okurken hep bu benzerlik aklıma geldi. Kitabın ana karakteri Şöhret bey yani Şık batı medeniyetine hayran birisi. Ama onun ne olduğuna dair en ufak fikri bile yok. Ne biliyor, ne araştırıyor ne de okuyor. Sadece kenardan köşeden duyduğu yalan yanlış birkaç bilgiyle çevresine hava atıyor. Mış gibi yapıyor anlayacağınız. Bu gibi insanlar o zamanlar da varmış, şimdi de var. Yazar da söylüyor bunu: etrafımızda, aramızda dolaşıyorlar diye. H.R.Gürpınar'ın ilk romanıymış. Gözlem yeteneğini, anlatım şeklini, mizahını beğendim.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilgi Yayınevi · 20195,9bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...