Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kirlenin. Kirlenmek güzeldir…
10/10
·134 syf.·
2024 269. kitabı
Samatya çocuğuydu babam . Dedemin dedesinden itibaren başlayan bir İstanbul öyküsü aileminki.Hani şu Ermeni ve Rum komşuları olan, memurların, ortaokul ve liseye başlayan erkek öğrencilerin, takım elbiselerini Rum terziye diktirdiği, ayakkabılarını Ermeni asıllı ayakkabı ustasında tamir ettirdiği eski İstanbul mahallesi. Yeni nesillere masal gibi geliyor bu anekdotlar ama ben bu öykülerle büyüdüm.Sadece anlatmadılar bana aynı zamanda okuttular bana bu öyküleri ailem. Kendi hatıralarını okutur gibi okuttular. Sait Faik ‘bizden’ biriydi. ‘Bizim’ hikayemizi anlatıyordu. Çok erken denilebilecek yaşta tanıştım Sait Faik hikayeleri ile .Daha ilkokuldayken babam işten eve geldiğinde elime Sait Faik kitabı verir sesli okumamı isterdi benden. O eline gazetesini alır ve bir sigara yakar “merak etme kulağım sende, sen oku” derdi. Benim okuma hızımın artacağını da eklerdi mutlaka. Ben gerçekten babamın beni dinleyip dinlemediğini anlamak için hikayelerin bazı yerlerini atlar, bazı cümleleri de değiştirerek okurdum. Anında düzeltirdi beni. “O hikaye öyle devam etmiyor” ya da “sonu öyle bitmiyor” diye beni uyarırdı. “Bir de beni kandırıyor boyuna bakmadan “der bıyık altından gülerdi.Okuduğum bazı bölümlerde gözleri okuduğu gazeteden uzaklara dalardı. Acı acı yutkunduğu olurdu. Ne de olsa; “Mesutları çok az bir mahallenin çocukları değil miydiler?” SemaverSemaver “Kınalıada’da bir ev” hikayesini ne zaman okusam acı acı gülümserdi. 1964 kararıyla diğer Rumlar gibi İstanbul’dan göç etmek zorunda kalan, mahallelerindeki çocukluk aşkı Rum kızını mı hatırlıyordu bilmiyorum.:) “Onu vapurda ikinci mevkiin tahtaları üzerinde Rumca ko­nuşurken dinlerim. Rumca bir kelime anlamadan ne söyledik­lerini bilir gibiyimdir.” Dedem özellikle Sait Faik hikayeleri yayımlanıyor diye Varlık dergisi alır ve
Edebiyat
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Son Kuşlar - Dikkat spoiler içerebilir!
5/10
·134 syf.··
2020 13. kitabı
·
162 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2020 09:01
Sait Faik bana kalırsa bir edebiyat balonudur. Şuan içinizden kızdığınızı biliyorum ama bu benim düşüncem. Okuduğum kitapları genellikle küçük küçük bir sürü hikayeden oluşuyor. Bu eseri de öyle yirmi tane küçük hikayeden meydana gelmiş. Her hikayede abartılı betimlemeler var. Okuyucunun kafasında hayal kurmasına izin vermemiş kendisi bizim yerimize düşünmüş. Hâlbuki kitapla sinemanın arasındaki en büyük fark da bu değil mi. Biri hazır düşünmeni sağlar diğeri okuduğunla hayal kurmanı sağlar. Ben çok artistik lafları sevemiyorum. Umarım linç yemem benim gibi düşünen birileri de vardır. En beğendiğim hikayecik "haritada bir nokta" oldu. Tüm eserlerinin telif hakkını Darüşşafaka'ya bağışlaması ve Mark Twin cemiyetine Atatürk'den sonra seçilen tek Türk yazar olmasından ötürü her zaman saygım vardır bunu da belirtmek isterim. Ayrıca burdan Sait Faik'in Abasıyanık kitabı diyen kıza selâm göndermeyi bir borç bilirim :) youtu.be/IgAJ-mvB7QE Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
9/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 11:17
Türk edebiyatında öykü denince ilk akla gelen isimlerdendir Sait Faik Abasıyanık. Öykülerinin çoğunda gözlemlediklerini kendi anlayışıyla sunar okuyucuya. Öykülerinin kahramanları hayatlarını bildiği, onlar gibi yaşadığı, aynı ortamlarda bulunduğu kişilerdir. En çok denizi, balıkçıları, doğayı, küçük dünyalarında yaşama çabası içinde olan insanları yazar. "İnsansız hiçbir şeyin güzelliği yok. Her şey onun sayesinde, onunla güzel." diyecek kadar sevgiyle yaklaşır insanlara. Yaşamın zevkini emekçi, küçük insanların arasında bulur. Dil, din, millet farkı gözetmeksizin sevgiyle yaklaşır insanlara. Öykülerinin vazgeçilmezidir insana ve doğaya duyduğu sevgi. Son Kuşlar kitabındaki öykülerin çoğu yazarın yaşadığı Burgazada'da geçer. Deniz baş aktörüdür öykülerin. Balıklar, balıkçılar, ada da yaşayanlar, doğa ve insan vardır öykülerde. Son Kuşlar öyküsünde sanki bugünleri haber verir gibi seslenir okuyucusuna "Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi." Hürriyet sevdalısıdır. "Küçücük hürriyetler değil, olabildiğine yüz verilmiş bir çocuk hürriyeti" ister. Yazmamaya kendine söz verse de gördüğü haksızlık karşısında çok bilinen cümleler dökülür kaleminden "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde
Edebiyat
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Puan vermedi
Son Kuşlar, okurken büyük olaylar beklemediğim ama küçük şeylerin aslında ne kadar büyük olabildiğini fark ettiğim bir kitap oldu. Sait Faik’in anlatımında bir sakinlik var; acele etmiyor, bağırmıyor ama yine de insanın içine dokunuyor. Kitaptaki hikâyelerde genelde sıradan insanlar var. Balıkçılar, işsizler, yalnızlar… Ama bu “sıradanlık” hiç basit gelmiyor. Aksine, her karakterin içinde ayrı bir hayat, ayrı bir yalnızlık var. Sait Faik bu insanları anlatırken ne acındırıyor ne de yüceltiyor; sadece olduğu gibi gösteriyor. En çok dikkatimi çeken şey, doğayla insan arasındaki bağ oldu. Kuşlar, deniz, sokaklar… Hepsi hikâyenin bir parçası gibi. Ama “son kuşlar” ifadesi bana biraz da kaybolan bir şeyleri hatırlattı. Sanki hem doğa hem de insanlık yavaş yavaş eksiliyor gibi bir his bıraktı. Kitabı okurken sürekli bir hüzün vardı ama bu ağır bir hüzün değil. Daha çok içe çöken, sessiz bir duygu. Bazı hikâyeler bittiğinde “bu kadar mıydı?” dedim ama sonra düşündükçe aslında o kısalığın bile bir anlamı olduğunu fark ettim. Son Kuşlar, bana hayatın büyük anlardan çok küçük anlardan oluştuğunu hatırlattı. Çok gösterişli değil ama içten. Okuyup bitirdikten sonra bile insanın içinde kalmaya devam eden, sakin ama etkili bir kitap.
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
4/10
·102 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 12:12
Okudum!!! Okudum da, gel birde bana sor nasıl okudum??? Arkadaşlar bu benim kendi tercihim, ben beğenmedim. Bir daha her hangi bir eserini okur muyum bilmem? Bana göre zamanın o şartlarına göre iyi bir yazar olabilir ama bu öyküler bana uygun değil. Pek akıcı ve sürükleyici olmadığı için sevmedim. Lütfen linç girişiminizi kendinize saklayınız. Kitapla kalın...
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 201017bin okunma
4/10
·134 syf.··
2026 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 21:00
Sait Faik'in 2. Öykü kitabınıda bitirmiş bulunmaktayım. İster linçleyin ister başka bir şey deyin ne derseniz deyin fakat birkaç yani parmakla gösterilicek birkaç hikaye dışında hikayaleri çok sıkıcı geldi bana, Lüzümsuz Adam da da öyle. 1-2 hikaye iyi diğerleri bir türlü oturmayan bir şeyler var. Ya da ben öykü insanı değilim. Karar veremiyorum. Okurken öylesine sıkıldım ki, neyse bu da böyle bir inceleme oldu. Sait Faik'e saygımız sonsuzdur. Her okur her kitabı sevecek diye bir kaide de yoltur Ee napalım bu kitabın alıcısıda bende yoktur Buna içerleyenlerede karnım toktur Bu da benden size manzumumdur... Ahhahaah herkese iyi okumalar... Bazı şeyler ilerlemiyorsa bırak gitsin belkide ihtiyacın olan şey onda değildir. :)))
Araştırma-İnceleme
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Sait Faik Okumak Bir Çocuğun Elinden Tutmaktır
Puan vermedi·134 syf.·
2025 193. kitabı
Sait deyince aklıma çakıl taşları geliyor. Yer yer çok diri renklerle donanmış, kimisi serin, kimisi ılık, kimisi ayağı kavuracak kadar kızgın çakıl taşları! Yalnız Büyükada'nın en tenha kıyılarında rastlanan dört beş metre denizin dibinde göz kamaştıran kocaman çakıl taşları. Bedri Rahmi EyüboğluBedri Rahmi Eyüboğlu Sait Faik AbasıyanıkSait Faik Abasıyanık ’in avare öykücülüğü hiçbir yere yetişmeye acelesi olmayan ama her şeyi kalbinin ucuyla yoklayan bir anlatma hâlini saklıyor. sanki eli cebinde gezerken karşısına çıkan balıkçıya, kedilere, kahve köşesindeki ihtiyara bakıp “şunun bir derdi vardır kesin” diye içten içe gülümseyen bir adamın sesini andırıyor. Son KuşlarSon Kuşlar olay örgüsünden ziyade anın içindeki duyguyu, sade, sıcak biraz kırık ama samimiyetini hiç kaybetmeyen öyküleriyle duygulara dair izlerini sunuyor. Hikayelerinde yolculuğa eşlik eden balıkçılar, köylüler, tayfalar, çocuklar, adalı Rumlar, yaşlılar hepsi kendi küçük dünyalarında dolaşırken okura ada yaşamının kokusunu, denizin tuzunu ve insanın içini ısıtan o hüzün dolu samimiyeti taşıyorlar. Karakterler bir şey yaşama halinden çok, bir ruh halini, bir duyguyu, bir anın ağırlığını ya da hafifliğini temsil ediyor. Gün ola Harman ola öyküsündeki Mercan Usta hayatın yükünü omuzlarında hisseden yükü içselleştirmesini çok beğendim. Hikayelerinde kimi balığın peşinde, kimi bir hayalin, kimi rüzgarla savurduğu bir düşüncenin ama öykülerindeki karakterlerin hepsinin ortak noktası Sait Faik’in insanı olduğu gibi, kusuruyla, neşesiyle, yarasıyla sevmesi. Sait Faik de sanki her öyküde kulağımıza eğilip İnsan sevmekle başlıyor her şey der gibi bir edayla anlatıyor. Yazar çizer olmanın halini de ayrıca belirtiyor. Sait Faik’e göre yazmak, bir zanaatkarın emeğinden ayrı düşünülemez, kalemle yapılan iş de ustalık
Düşünce
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 19:33
Sait Faik Abasıyanık’ın “Son Kuşlar” kitabındaki hikayeler ekseriyetle Adalar’a, balıkçılara, işinin ehli fakir insanlara, ölümü bekleyen yaşlı insanlara, şuh kadınlara ve zavallı çocuklara dairdir. Bu hikayelerde bulunacak şey hayata karşı rint bir tavır, mükemmel bir insan sevgisi, biraz tuz ve biraz denizdir. İçerisinde tam on dokuz adet hikaye bulunan kitabın ilk öyküsü “Son Kuşlar”, kitaba adını veren hikayedir. Mutlaka okunmalı :)
Edebiyat
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2024 7. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’ın “Son Kuşlar” kitabındaki hikayeler ekseriyetle Adalar’a, balıkçılara, işinin ehli fakir insanlara, ölümü bekleyen yaşlı insanlara, şuh kadınlara ve zavallı çocuklara dairdir. Bu hikayelerde bulunacak şey hayata karşı rint bir tavır, mükemmel bir insan sevgisi, biraz tuz ve biraz denizdir. İçerisinde tam on dokuz adet hikaye bulunan kitabın ilk öyküsü “Son Kuşlar”, kitaba adını veren hikayedir
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
10/10
·134 syf.··
2023 45. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 00:07
Çook keyifli bir öykü kitabıydı. Sait Faik, kendi doğup büyümüş olduğu yerleri anlatıyor bu öykülerinde. Yazar doğup büyüdüğü yere dönüş yapıyor. Adalı kendisi. Burada yaşamış olduğu ne varsa günü gününe yaşatıyor. Keyifli bir ada yolculuğu diyelim. Sokağın ağzı, sokağın insanı, samimiyet ve gerçeklik dolayısıyla. Deniz imgesi yoğundu anlatımda. Üst üste Virginia Woolf "Dalgalar" romanı ve Sait Faik'in "Son Kuşlar" öykü kitabında aynı imgelerle karşılaşmak keyifli oldu, şölen gibi. İkisi de düzyazı ile şiiri birleştiren yazarlardan. Ve hastalığına da değiniyor Sait Faik.. Keyifliydi. Bende tavsiye üzerine okudum ve iyiki se okudum
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.