Suda Yan Ateşte Boğul

7,7/10  (9 Oy) · 
63 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.268 gösterim
1955 ve 1973 yılları arasında yazılmış bu şiirlere baktığımda (çeşitli nedenlerle) en çok son şiirleri beğendiğimi görüyorum.Bundan da memnunum. Elbette gelecekte yazacağım şiirlerin nasıl olacağı veye başka şiirler yazıp yazmayacağım konusunda hiç bir fikrim yok, çünkü ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum, ama şiir yazmaya oldukça geç, 35 yaşımda başladığıma göre bana fazladan bir kaç yıl tanıyacaklarını sanıyorum.Bu arada, okuyacağınız bu şiirlerle yetinmek durumundayız. 'hiçbir şeyin önemi yok
bir yatakta debelenmekten başka
ucuz hayaller ve bir birayla
yapraklar ölürken ve atlar ölürken
ve ev sahipleri koridorlarda dikmiş gözlerini bakarken;
canlıdır müziği çekilmiş perdelerin,
sinek sürüleri
ve patlamalar sonuszunda
son insan´ın mağarası;
hiçbir şeyin önemi yok sızdıran lavabodan başka,
boş şişeden,
keyiften,
kıstırılmış
bıçaklanmış ve traş edilmiş gençlikten başka
kendisine sözcükler öğretilip
ölsün diye
arkası yastıkla desteklenmiş
gençlikten başka.'
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1991
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9789757939832
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kübra 
 26 Mar 21:32 · Kitabı okudu · 14 günde · 6/10 puan

Suda Yan Ateşte Boğul, benim Charles Bukowski'den okuduğum ilk şiir kitabı. Normalde yazarın hikaye ve romanlarını sevsem de bu kitabını sevemedim ve uzun bir süre Bukowski'den şiir kitabı okuyacağımı da zannetmiyorum pek. Çünkü şiirleri hiç benim tarzıma uygun değildi. Şiir kitapları okurken ara ara elime alıp birkaç şiir okumayı şiirleri ardına ardına okumaktan daha çok sevsem de bu kitabı bıraktıktan sonra tekrar elime almam pek kolay olmadı. Şiirleri benim anlayışıma uygun gelmemekle beraber kitabın ön sözünü ve içerikten de birkaç şiiri sevdim. Kitap 4 ana bölüme ayrılmış. İlk üç bölüm Bukowski'nin 1955-1968 arası şiirleri, son bölüm ise 1972-1973 arası şiirlerini kapsıyor ki bu son bölüm diğerlerine nispeten daha çeşitli ve bana göre iyiydi. Şiirler hayatın içinden, bazen anıları, bazen de farklı hikayeleri barındıran, kimi zaman ise bireyin iç haline yönelen samimi, lafını sakınmayan içerikteler. Bir yönden de bildiğimiz, görmüş geçirmiş, ağzı bozuk Bukowski aslında.

Kitaptan 8 Alıntı

''Milyon kere ölmüşüm ben
inanıp bekleyerek.
Odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak,
telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes.''

Suda Yan Ateşte Boğul, Charles BukowskiSuda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski
Kübra 
 26 Mar 14:51 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Düşlerini Yitirmiş
...
Hiçbir şey
Ya da hiç kimse için
Bir şey hissetmeyen
Ve hissettirmeyen
Binlerce insana rastlıyorum
Her yerde.
Yiyecek, barınak
ve giyimden başka bir şey istemeyen
İnsanlar görüyorum;
Düşlerini yitirmiş,
Başka bir şey düşünemiyorlar.
Niye bu insanlar ortadan yok olmazlar
Anlamıyorum
Niye tükenmez ömürleri
Anlamıyorum
Niye öldürmez bulutlar onları
Niye öldürmez köpekler
Çiçekler ve çocuklar
Niye öldürmez onları
Anlamıyorum
Zaten öldürülmüşler sanırım
Ancak yine de
Onların gerçeğine uyum sağlayamıyorum
Çünkü sayıları o kadar çok ki
Her geçen gün, her gece
Sayıları artıyor
Metrolarda, binalarda ve parklarda
Sevmemek
Ya da sevilmemekten
Hiç dehşete kapılmıyorlar
...

Suda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski (Sayfa 211 - Parantez)Suda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski (Sayfa 211 - Parantez)
Özgür Özbey 
 13 Oca 17:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

merhamet tacirlerine
her şeyin bir sebebi var
tüm ölümlerin
tüm öldürmelerin
göçüp gidenlerin bir sebebi var
hiçbir şey boşuna değil
bir sineğin boynu bile,
...

Suda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski (Sayfa 128)Suda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski (Sayfa 128)
FranZe 
13 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

İnsanlığın en hatırlanası derdi
Güneş ışığıyla tekrar yüzleşme cesaretidir.

Suda Yan Ateşte Boğul, Charles BukowskiSuda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski
FranZe 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

...ağzı insanla dolu köpekbalığı,
ağzı fıstık ezmesiyle dolu insan,...

Suda Yan Ateşte Boğul, Charles BukowskiSuda Yan Ateşte Boğul, Charles Bukowski