The Murders In The Rue Morgue

·
Okunma
·
Beğeni
·
23,5bin
Gösterim
Adı:
The Murders In The Rue Morgue
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
74
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052194775
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Everyone knows Edgar Allan Poe. The authors influence hangs over the gloomier end of culture like marsh gas over a swamp.

The Murders in the Rue Morgue is Dupins most famous case and the best. The deaths are good and grisly - an old lady decapitated, a corpse shoved up a chimney - and the clues involving window shutters, unusual hair and an unidentified language are brilliantly explained.

Other stories in the book: Ms. Found in a Bottle, The Oval Portrait, The Masque Of The Red Death.
112 syf.
·10/10
Arthur Schopenhauer'dan sonra beni en çok etkilemiş insan Edgar Allan Poe...
Kimilerine göre edebiyatın en kara, kimilerine göre en belirsiz tarafının temsilcisi. Gotik edebiyatının öncülerinden tabi ki korku, gerilim ve polisiye türlerininde.
Morgue Sokağı Cinayetleri kısa bir kitaptır. Kitapta cinayet mahali ve cinayet mahalindeki insanların detaylı bir tasviri vardır, detaylı tasvirler de Edgar Allan Poe'nun uzmanlık alanına girer :)
Hacettepe de okuyan ve ya ziyaret etme şansı bulunanlar için söylüyorum dil öğrencileri duvara portresini çizdiler ve ünlü sözlerinden bir kaçını eklediler bizzat şahitlik ettim :)
Edgar'dan etkilenip birçok kısa ve uzun metrajlı film çekilmiştir, dizilerde mevcuttur. Benim favorim " The Following " dizisidir.
Bu arlar yeni bir dizi arayanlar hiç düşünmesin.

Dipnot: Diziye kendinizi kaptırıp, yazarın diğer kitaplarını okumayı ihmal etmeyin :)
64 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Daha önce hiç okumamış olmama rağmen bende büyük sempati uyandıran (Hayatından bahseden Raven filminden olsa gerek) Edgar Allan Poe ile sonunda üç, kısacık ama sürükleyici hikayelerden oluşan kitaplarını okuyarak tanıştım. Boşuna sempati beslemediğimi de görmüş oldum hikayeleri beğendim için. Onun için de bir şeyler yazmak istedim.
Yazarın değeri de çoğu yazar gibi sonradan anlaşılmış, hiç şaşırmadım. Yazarın edebiyata katkıları da büyük; günümüz kısa öykünün kurucularından, polisiye romanın yaratıcısı olarak gösteriliyor ki kitaba adını veren bu öykü de dünyada ilk dedektif öyküsüymüş. Tüm öykülere tek tek değinmeyeceğim zaten hepsi kısa.
Genel olarak öykülerde doğaüstü atmosfer, korku öğeleri bulunuyor. Bu öğeler gizemli olaylar şeklinde, akıcı bir biçimde okura aktarılmış, okurken yorulmuyoruz yani.
Polisiye-gizem, sevenlere özellikle tavsiye edilir, keyifli okumalar :)
56 syf.
·2 günde·8/10
Barış Özcan'ın tavsiyesi üzerine okumayı planladığım ve ancak okumaya fırsat bulabildiğim bir kitap oldu. Pek polisiye-dedektiflik kitapları okuduğum söylenemez. Ama bir yerden başlamam gerektiğini düşünüyordum. Sonunda polisiye - dedektiflik okumaya bu türün ilk örneklerinden olan Morgue Sokağı Cinayetleri ile başladım. Kitapta insanlardaki çözümleme yeteneği ve detaylar üzerinde dikkatli bir şekilde durmanın avantajlarından bahsedilmiş. Buna yaşanan bir cinayet ile adeta örnek verilmiş. Cinayeti işleyenin kimliği beni şaşırttı açıkçası. Kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
112 syf.
·1 günde
Kitapta kısa kısa hikayeler var. Hepsi ya tuhaf bir cinayetle ya da engizisyon cezaları gibi acayip konularla alakalı. Yazarın dili çok güzel, akıcı da .. Fakat anlattığı hikayeleri beğenmedim. Bir çocuğun uydurduğu hikayeler gibi basit kurguya sahip ama bir çocuğun uydurmaması gerektiği kadar vahşi. Okumasam eksikliğini hissetmezdim herhalde.
132 syf.
·20 günde·Puan vermedi
İncelememin tamamı; https://adastraperaspera2.wixsite.com/...leme-edgar-ellan-poe



Morgue Sokağı Cinayeti

Poe, 1809 yılında Boston’da doğdu. Kendisinin zorlu bir hayat yaşamış olmasına rağmen oldukça üretken bir ömür geçirdiğini de biliyoruz. Polisiye, gotik, gizem, bilim kurgu gibi birçok türde öykü ve şiirler yazmıştır. Amerikan edebiyatında romantizm akımının ve kısa öykünün öncülerindendir. Geçimini yazdıklarıyla sürdürmüştür diyebiliriz.
Benim elimdeki Morg Sokağı Cinayeti kitabı sekiz hikayeden oluşuyor. Olympia Yayınları’nın Modern ve Dünya Klasikleri serisinin kitabıdır. Altta içerisindeki tüm hikayeleri sıraladım.

.....

Morg Sokağı Cinayeti

“Gerçekten de şöyle bir baktığınızda sadece zeki olanlar hep kuruntuya meyillidir, oysa gerçekten hayal kuranların hepsi, daima analitik bir yeteneğe sahiptir.”

Kitaba ismini de veren hikayemiz Morg Sokağı Cinayeti’dir. Dedektif kelimesinin literatüre girmesinden çok önce yazılmıştır bu hikaye. Baş karakterimiz Dupin, Sir Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’u, Agatha Christie’nin Hercule Poirot’una kadar birçok kurgu dedektifin ön ayağı olmuştur.

.....

"Bizim yaptığımız incelemeye benzer olaylarda aslında sorulması gereken “Vukuat nedir?” değil, asıl soru, “Daha önce iç vuku bulmamış olan vukuat nedir?” olmalı."

“Yapmamız gereken tek şey imkansız gibi görünenin gerçekte o kadar da imkansız olmadığını göstermek.”
141 syf.
·11 günde·8/10
Dışarıdan tatlı küçük mor bir kitapçık gibi görünse de isminde “cinayet” geçmesiyle birlikte başlayan karanlık, siz kitabın sayfalarını çevirdikçe sizi daha da içine çekiyor.

Benim okuduğum Adam Yayınları’ndan çıkan basımında 5 adet öykü vardı. Öykülerin sayfa sayıları gittikçe azalıyordu. Aralarında kitabı alma sebebim olan Morgue Sokağı Cinayeti’ni de beğenmiş olmama rağmen favorim Kuyu ve Sarkaç oldu. Bunun dışında Maelström’e Düşüş‘ün hakkı da yenmemeli. Ancak son 2 öyküyü bunlara göre daha az etkileyici bulduğumu söyleyebilirim.
117 syf.
·1 günde
Farklı hikayelerin yer aldığı, iki hikayesini güzel bulduğum polisiye-dedektiflik türü bir kitap. Ve her ne kadar hızlı ilerlese de, güzel bulduğum hikayeleri olsa da, bu tür eserleri tekrardan sevmediğimi farkettim.
Kitap kısa olduğu için yine kısa bir süre de okuyup bitirilecektir. Polisiye sevenler mutlaka okumalı, onlar çok beğenecek.
132 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kısa kısa öykülerden oluşan, polisiye- dedektiflik türünde bir eserdi. Bu türden çok fazla kitap okuduğumu söyleyemeyeceğim. Ancak şu zamana kadar okuduklarım içinde en fazla sevdiğim kitap bu oldu.
Yazar karakterleri çok güzel ele almış. Cinayetleri çözerken o ince fikirleri yakalamaları, olayların kurgusal ilerleyişi çok iyiydi. Yazarın dilini cok beğendim. Kitaptaki karakterleri ve kurguyu da öyle.
Benim okuduğum basımda üç öykü mevcuttu ve üçünüde beğendiğimi söyleyebilirim.
56 syf.
İlgi alanlarının karmaşa yaşadığı, kendimizi keşfe çıktığımız karantina günlerinden tüm okurlara selamlar sevgiler...

Evet, ilgi alanlarımız karmaşa yaşadı. Eline ilmik dahi almamış kimi kızların, oturup ilmek ilmek çeyiz ördüğüne de şahit olduk. Düzenli bir kitap okuma alışkanlığı olmayanların, yaptiklari sayı sayı dergi koleksiyonunun ardından, devirdiği tuğlalara da...

Ve düzenli bir düzensizlikte kitap okuma alışkanlığı olanların, felsefeden edebiyata, edebiyatta yer altından yer üstüne yaptıkları geçişler oldu, bu dönemde.
Sıradışı zamanın sıradan şeyleri bunlar tabi.

Bir de sıradanlaşanlar listesinde yerini alan sıradışılardan anksiyete var. Maalesef hepimizin dış dünyadan hemen hemen soyutlanıp, düş dünyası sakinlerinden olduğumuz bu süreçte, tıp fakültesi diplomasına sahip olduk. Hastalandık, teşhis koyduk ve tedavi altına aldık kendimizi. Hala da oradayız. ((:

İnsan mekanizmasının en sıradan tepkilerinde bile kendimizi ağır hasta kabul edip, odamıza kapandık. Vücudumuzun her bölgesinde hastalık avına çıktık; iz aradık.. /:
Bir çoğumuz dedektif gadget veya birer Holmes olduk.

Aah! Evet. Çok uzattım sanki. Neyse, ilgi alanı demişken, dikkatimi çekmeyi başaramamış, göz izime mazhar olamamış polisiye edebiyata yönelme oldu bu dönem bende. Dedektif aşkı başladı ve devam ediyor..(:

Karmaşık duygular, karmaşık anlatım, karmaşık bir kitap: Morgue Sokağı Cinayetleri

Yukardan sesler geliyor. Sanırım Almanca konuşuyorlardı. Daha çok Fransızcaya benzese de, İngilizce konuşuluyordu diyeceğim ama Rusça da olabilir diye arada kalmaya GÖNLÜM RAZI OLMADI, zan ediyorum İspanyolca konuşuluyor gibiydi ama bence Danca da olabilir tabi.. (:

Ya o gelen tiz ses. Allah'im o nasıl ahenkli çığlıklar o nasıl yumuşak bağırışmalardi.. kadın sesine benziyordu ama erkek sesi ile aynı gibiydi. Kız sesi gibi ince ama erkek sesi gibi tok bir tinida yankılanıyordu. Ya erkek sesiydi ya da kadın. Kesinlikle kadın sesi gibiydi ama oğlan sesi gibi tizdi.

Offf ! Bu nasıl bir karmaşa? Doğruyu söyleyen kim? Ya katil..?! Katil kim peki??


Tek oturuşta doğru içinde yalan, yalan içinde doğrularla boğuşacaginiz ve bi o kadar da şaşıracağınız öykü kitabı..


Okunası kitaplardan...
112 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Ben kitabı ilgi kültür sanat yayınlarından okudum. Orada sayfa sayısı 192. 4 ilginç hikayeden oluşuyor. Kara kedi hikayesini ciddi anlamda çok beğendim ve içim ürperdi açıkçası. Anlatım güzel,kitap sıkmıyor ve merak uyandırıyor. Zaten edgar allen poe dan bahsediyoruz :)
64 syf.
·2 günde·7/10
4 hikayeden oluşan içinde çok beğendiğim 2 hikaye bulunan akıcı duru sade ve hızlı okunan bir kitap. Özellikle morgue sokağı cinayetleri ve oval portre hikayelerini çok beğendim. Ilk hikaye çözümleme, insan zihninin karmaşık labirentlerde sonuca ulaşma üzerine tahlillerin anlatıldığı hikaye. Oval portre, kişisel hırs ve gerçeklik üzerine feda edilen güzellikleri anlatmaktadır. Sondaki kızıl ölüm maskesi ilgi çekici olmakla birlikte hayal kırıklığı yarattı. Sisenin dibindeki not ise anlatım olarak istediğim tadı alamadım ama hikaye iyiydi. Okumanızı tavsiye ederim.
Gereksiz derinlik, düşünceyi bulandırır, zayıflatır gözlerimizi ayırmadan bakarsak, Çobanyıldızı bile gökyüzünden silinip görünmez olur

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Murders In The Rue Morgue
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
74
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052194775
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Everyone knows Edgar Allan Poe. The authors influence hangs over the gloomier end of culture like marsh gas over a swamp.

The Murders in the Rue Morgue is Dupins most famous case and the best. The deaths are good and grisly - an old lady decapitated, a corpse shoved up a chimney - and the clues involving window shutters, unusual hair and an unidentified language are brilliantly explained.

Other stories in the book: Ms. Found in a Bottle, The Oval Portrait, The Masque Of The Red Death.

Kitabı okuyanlar 3.830 okur

  • Bihter

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları