The Name Of The Wind (The Kingkiller Chronicle: Day One)

·
Okunma
·
Beğeni
·
27,7bin
Gösterim
Adı:
The Name Of The Wind
Alt başlık:
The Kingkiller Chronicle: Day One
Baskı tarihi:
1 Nisan 2008
Sayfa sayısı:
722
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780756404741
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
DAW Books
Baskılar:
Rüzgarın Adı
The Name Of The Wind
Discover #1 New York Times-bestselling Patrick Rothfuss' epic fantasy series, The Kingkiller Chronicle.

"I just love the world of Patrick Rothfuss." --Lin-Manuel Miranda - "He's bloody good, this Rothfuss guy." --George R. R. Martin - "Rothfuss has real talent." --Terry Brooks OVER 1 MILLION COPIES SOLD!

DAY ONE: THE NAME OF THE WIND My name is Kvothe.

I have stolen princesses back from sleeping barrow kings. I burned down the town of Trebon. I have spent the night with Felurian and left with both my sanity and my life. I was expelled from the University at a younger age than most people are allowed in. I tread paths by moonlight that others fear to speak of during day. I have talked to Gods, loved women, and written songs that make the minstrels weep.

You may have heard of me. So begins a tale unequaled in fantasy literature--the story of a hero told in his own voice. It is a tale of sorrow, a tale of survival, a tale of one man's search for meaning in his universe, and how that search, and the indomitable will that drove it, gave birth to a legend.
Praise for The Kingkiller Chronicle: "The best epic fantasy I read last year.... He's bloody good, this Rothfuss guy."
--George R. R. Martin, New York Times-bestselling author of A Song of Ice and Fire "Rothfuss has real talent, and his tale of Kvothe is deep and intricate and wondrous." 
--Terry Brooks, New York Times-bestselling author of Shannara "It is a rare and great pleasure to find a fantasist writing...with true music in the words."
--Ursula K. Le Guin, award-winning author of Earthsea "The characters are real and the magic is true." 
--Robin Hobb, New York Times-bestselling author of Assassin's Apprentice "Masterful.... There is a beauty to Pat's writing that defies description." 
--Brandon Sanderson, New York Times-bestselling author of Mistborn
736 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
Uzun zamandır alışveriş listemde olan ama sürekli elbet okurum diyerek almayı ertelediğim bir kitaptı Rüzgarın Adı. Hiç aklımda yokken, ani bir kararla kitabı aldım, elimde olan ve okunacak elli kadar kitabı bir kenara koyup Kvothe ile tanışma vaktinin geldiğine karar verdim. Kitabı bitirdim ve şimdi iyi ki böyle bir karar almışım diyorum. Kvothe anlatıldığı kadar varmış. Fantastik edebiyat bana göre son derece saygı duyulası bir alan. Yepyeni şehir isimleri, ilginç yaratıklar, bu kitap özelinde sempati yapma gibi farklı farklı yetenekler vs. Bu tür öğeler ortaya koymak ve bunu sağlam bir hikaye ile temellendirmek ancak hayran olunması gereken bir zekanın, hayal gücünün ürünü olabilir diye düşünüyorum. Rüzgarın Adı ile Patrick Rothfuss bunu kesinlikle başarmış ve ortaya sağlam karakterler, sağlam bir olay örgüsü ile iyi bir fantastik kitap çıkarmış.

Üç kitaplık Kral Katili Güncesi serisinin ilk kitabı olan Rüzgarın Adı bizi Kvothe ile tanıştırıyor ve onun kocaman dünyasının kapısını aralıyor. Rüzgarın Adı'nda hikaye içinde hikaye var diyebiliriz. Kitabın başlarında bir hancı görüyoruz. Hancı Kote, yardımcısı Bast ve bir de Tarihçi. Kote anlayabileceğiniz üzere aslında bizim Kvothe, kansız ve cesur Kvothe. Sıradan bir insan gibi görünen ama geçmişinde sıradanlığın yanından bile geçemeyecek anılar taşıyan Kvothe. Kitapta Kvothe'nin yaşadığı ve onu dillere destan bir kişi haline getiren olayları yine kendi ağzından okuyoruz. Kvothe, hanında bulunan Tarihçi ile bir anlaşma yapıyor ve ona üç günde hayat hikayesini anlatma kararı alıyor. Rüzgarın Adı bu üç günden birincisini ele alıyor.  Kvothe henüz çok küçükken yaşadıklarını, normalden çok daha erken Üniversite'ye alınışını, ailesini, hayatındaki önemli ayrıntıları Tarihçi'ye handa kalışının ilk gününde anlatıyor. Tek bir güne kocaman bir dünya sığdırıyor Kvothe ve ben Bilge Adamın Korkusu ile yani serinin ikinci kitabı ile Kvothe'nin Tarihçi'ye ikinci günde anlatacaklarını çok merak ediyorum.

Rüzgarın Adı yedi yüzden fazla sayfa sayısına sahip olan bir kitap, dolayısıyla hikayede bolca detay görüyoruz. Doğruyu söylemek gerekirse kitabın ilk iki yüz sayfası verdiği tat açısından biraz sıkıntılı. Olayları kavramak, karakterlere alışmak biraz zaman alıyor dolayısıyla eğer kitaba başlayacaksanız bu kısımlarda sabretmenizi öneriyorum çünkü devamında karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Özellikle Kvothe'nin Üniversite'de geçirdiği zamanların anlatıldığı kısımlarda. Kvothe'nin hocalarda bıraktığı etki, edindiği arkadaşlarla diyalogları, Üniversite'deki dersleri, orada yaşadıklarını okumak oldukça keyifliydi. Benim açımdan serinin ilk kitabı olan Rüzgarın Adı'yla ilgili sadece iki olumsuzluk var: Biri yukarda da söylediğim gibi ilk iki yüz sayfadaki kitaba alışamama durumu, anlatımdaki durağanlık; ikincisi ise seride çok önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğüm varlıklarla ilgili çok az bilgi olması. Bu nedenle kitap bittiğinde bu varlık ya da kişilerle ilgili bir hayli soru işareti kaldı kafamda. Ama seri olduğunu da göz önünde bulundurursak ikinci kitapta bu sorular büyük ölçüde cevap bulur diye düşünüyorum. Bunlar dışında gayet iyi bir fantastik kitap okudum diyebilirim, olayların ne yönde gelişeceğini de oldukça merak ediyorum. Serinin üçüncü kitabının ne zaman çıkacağı hakkında net bir haber göremedim. Sanırım çok bekleyeceğiz bu nedenle serinin ikinci kitabını hemen okumayı düşünmüyorum. Rüzgarın Adı genel itibariyle beğendiğim bir kitap oldu, özellikle ana karakteri çok sevdim. Özellikle, bu türden hoşlananlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
736 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Öyle bir kitap düşünün ki bir sonraki sayfayı okumak için can atarken kitabın bitmemesi için satırları yavaşça okuyorsunuz. Elinize aldığınız 700 sayfalık kitap size yetmiyor. Kitap için ne kadar övgüler yazsam, kitabı biraz olsun anlatmaya çalışsam da yazacağım her kelime yetersiz kalacaktır. Kitabın o büyülü dünyasını anlamak için sayfaları çevirmeniz gerekecek.
Fantastik edebiyat sevenler için okuma listesinin en başına alınacak muhteşem bir eser.

Rüzgarın Adı'nı okuduğunuz süre boyunca hissedeceğiniz tek eksiklik Kvothe çaldığı lavtasının müziğini duyamamak olacaktır.
736 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap 735 sayfaydı ve puntosu küçüktü ama bu bile az geldi diyebilirim. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.

Kvothe bir handa(Yoltaşı hanı) hancılık yapmaktadır. Bir gün birisi yoltaşı hanına ölü scrael(örümcek, iblis) getirir. Bu yaratıkların tek dolaşmadıklarını bilen Kvothe gece yaratıkları avlamak için dışarıda kamp kurmuşken, Tarihçi ile karşılaşır ve olaylar başlar. Tarihçi ülke ülke gezip hikayeler kaydetmektedir. Dillere destan olmuş ve hakkında bir sürü hikayeler yazılmış Kvothe'nin de hikayesinin yazmak ister. Kvothe kabul eder ama bu hikayeyi 3 günde anlatacaktır. Bu kitap hikaye anlatımının birinci gününden oluşuyor.

Yazarın hakkında biraz araştırma yaptım. Çocukluğunda yaşadığı yerde televizyon olmadığı için tüm çocukluğunu kitap okuyarak geçirmiş ve hala evinde televizyon bulundurmuyormuş ki bu kitabına kesinlikle yansımış. Böyle bir hayal gücü, fantastik bir eser olmasına rağmen edebi yanını kaybetmeyen bir kitap zor bulunur. Ayrıca çeviriyi de es geçmiyorum o da mükemmeldi.

Kitabın ilk 90 sayfasında biraz kafa karışıklığı yaşadım ama 90 sayfadan sonra(yani Kvothe'nin çocukluğundan başlayıp kendi hikayesini anlatmaya başladığı yerde) tüm karışklık kayboldu. Eğer benim gibi anlamakta zorlanırsanız sadece biraz sabredin.

Betimlemeleri de güzeldi. Kitabı okurken film izliyormuşum gibi hissettim. Yer yer güldüm, yer yer gözlerim doldu. Kitapta olumsuz, sevmediğim bir yer aradım ama bulamadım.

Keyifli okumalar.... :))
736 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Türü fantastik-kurgu olan bu kitapta, ne ararsanız bulabilirsiniz. Macera-aksiyon yer yer kendini çok güzel gösterirken, öteki taraftan güzel bir aşk teması, fantastik ögeler, gerilim, gizem, şiirsellik derken kitabın bambaşkalığı içinde kayboluyorsunuz adeta. Bir kitabın size yaşatabileceği, yaşatması gereken tüm hisleri hakkını vererek yaşatıyor. Bir yandan öfkelenirken, bazı yerlerde durgun bir deniz misali huzur bulduğunuz, başka bir an meraktan çıldırırken, başka bir sayfada gözyaşlarınızı zor tuttuğunuz, çok yönlü bir dünya…

Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi okuyanlar bilirler. O tarz fantastik ögelerle yoğrulmuş bir dünya düşünün. Hogwarts gibi görkemli büyücü okulları, simya ve gizemcilik konusunda uzmanlaşmış öğretmenler ve tüm bunların ötesinde bu hikayenin Harry Potter’ı yani Kvothe. Olaylar işte bu baş kahramanın yaşadıklarının bizzat kendi dilinden anlatılması ile başlıyor. Yaşadığı aşklar, maceralar, gizemler, tutkular, savaşlar ve daha nice şey kitapta konu edilmiş. Masalsı dille süslenen ve fantastik ögelerle dolu bu kitap, içindeki gizemler, kötülükler, kederler ve aynı zamanda eğlendirici yönüyle okunmaya değer bir kitap.

Baş kahramanımız Kvothe, kızıl saçlarıyla rengarenk bir giriş yapıyor romana. Daha küçücük bir çocukken başlayan hikayesinde sizde onunla birlikte büyüyor, görüp geçiriyorsunuz. Öyle farklı bir dünyası, öyle farklı bir kafası var ki, çevresindeki herkesten daha zeki ve sorgulayıcı.

Romanın büyüleyici yanlarından birisi, hikaye içinde hikayeleri gizlemiş farklı bir kurgulanış tarzı olmasıydı. Bu kurguya, Rothuss’un yarattığı bambaşka bir dünya, a’larlar, sigaldriler, simyasal terimler, Taborlin’ler, Chandrealılar gibi fantastik ögeler eklenince, yazarın renkli ve bir o kadar özgün hayal gücüne “vay be!” demeden geçemiyorsunuz tabi.

Kitabı okuduktan sonra düşündüm “Ah seninle neden bu kadar geç tanıştık? Neden bu kadar geç çıktın karşıma?” diye. Ama böyle muhteşem kitapları hemen okuyunca, çok nadir böylesi yazıldığı için boşluğa düşüyorsunuz, diğer okuduklarınızda hep bu kitaptaki tadı arıyor ve bulamayınca gerçekten üzülüyorsunuz. Bunu yaşamak istemedim. Çünkü en başından beri hissediyordum bu kitabı çok seveceğimi.

Kitapta genel olarak aşırı aksiyon ve sürükleyicilik yoktu. Hatta bazı yerler yolculuk hikayesi gibi olaysızdı. Muhtemelen birçok düğüm ikinci kitapta çözüleceği için, bu kitap daha çok sorgulamalar, gözlemler, arayışlar ve gizem ile doluydu. Tüm bu durgunluğu ile bile bir saniye olsun sıkılmadan okutabilen yegane kitap oldu.

Dili akıcı, üslup sade ve anlaşılırdı. Yazarın kalemi oldukça güçlü, kelime seçişleri isabetliydi. Kalın bir kitap olmasına rağmen sayfaların akıp gittiğini rahatlıkla hissedebilirsiniz. Ve kitapta birçok düğüm kaldı. Birçok soru işareti. Anlatılan hikaye, yaşananın sadece onda birisi gibiydi. Bu nedenle sırları çözmek için ikinci kitabı iple çekeceğinizden eminim. Mesela bu seriye neden “Kralkatili Güncesi” dendiği bile henüz ortaya çıkmış değil. Bakalım bir sonraki kitapta neler göreceğiz. Detaylı yorumlar için: http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...gun-ruzgarinadi.html
736 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Bazı kitaplar vardır. Tam zamanında gelir okurun dünyasını önce alt üst eder sonra yeniden inşa eder. Bazı kitaplar vardır okuduktan sonra hayatınız değişir. İşte benim hayatımı değiştiren ender kitaplardan biri için inceleme yazıyorum hatta kendi hayatıma inceleme yazıyorum... Kitap etkili hani o bir kişinin hayatı varya acısıyla tatlısıyla o büyük başarılar ya da hüsranlar meydana getirmiş fakat üç dünyasında kendisini olabildiğince normal ve yalnız hisseden Kvothe Kardeşimiz. Yoldaşımız. Ve o muthis lavta telleri eksikte olsa parmakları kanasada kırılsada kendi hayatımda inanılmaz değişiklik yarattı. NEDEN MI? Kitap bittiğinde birr mandolin satın aldım 3-4 şarki çalmaya başladığımda ise lavtanın belkide atası sayılan ud aldım kursu gittim ve şimdi bir enstrümanla yaşamanın ne güzel bir duygu olduğunu öğrendim. Üste bazı kitaplar size "Yola çıkmanın utanciyla yaşamaktansa YOLA ÇIKIN " der ki öyle bir zamanda derki arkanıza bakmadan YOLA çıkarsınız. Benim için çok değer bir eser...
736 syf.
·16 günde·9/10 puan
Fantastik ve bilim-kurgu kitaplarının içine bir girdim, çıkamıyorum, okudukça okuyasım geliyor. Birkaç aydır arka arkaya bu türlerin çeşitli yazarlarından kitaplar okudum. Yaratılan farklı bir dünyanın içinde olmak, o dünyayı tanımak hoşuma gidiyor. Hepsi de ayrı bir okuma deneyimi yaşatıyor, oldukça keyif verici. Bu kitap da onlardan biri oldu.

Başlarda daha farklı bir konu hayal etmiştim. Kitap hakkında hiç yazı, alıntı okumadım, arka kapağına dahi bakmadım. Genelde arka kapağı okumamayı tercih ediyorum zaten, kitabın genel hatlarını veya yarısına kadar gerçekleşen olayları yazabiliyor. Eğer kitap hakkında hiçbir bilgi sahibi olmak istemiyorsam bunu yapıyorum. Bazı kitapların ise, yakın tarihli okuma planım yoksa incelemelerini, başka yerlerdeki yazılarını okuyorum.

Kitap, fantastik kitapların olmazsa olmazı bir handa başlıyor. Hancı, genelde alışkın olduğumuz üzere yaşlı ve şişman değil tam tersine genç, oldukça değişik bir kişi, ismi Kvothe. Hayatını kurtardığı Tarihçi’ye hikâyesini anlatırken biz de küçüklüğünden itibaren başına neler geldiğini okuyoruz.

Detaylar çok fazla, geçmiş anlatılırken genelde zaman atlamaları olur. Fakat Kvothe’nin hikayesinde neredeyse günü gününe, her anını yaşıyoruz. Başlarda o anlardan çıkıp şimdiki zamana geri döneceğimizi sansam da, bu çok nadir oluyor. Çocukluğuna, üniversite yıllarına her ayrıntısıyla gidiyoruz.

Kvothe, çıplak ayaklarını, soğuğu, yalnız kalmanın acısını bize hissettiriyor. Diğer yandan da kıvrak zekasını, hayatta kalma mücadelesini. Duyguları geçirebilmesinde oldukça başarılı, Kvothe adına çokça duygulandığım, kaygılandığım anlar oldu. Üniversite, Gizemiye bölümü, sempati yoluyla beceri öğrenimi ilgi çekiciydi. Lavta çalması, müzik ruhunun olması da hoşuma gitti. Dikkat çekici kızıl saçları ve göz renginin değişkenlik göstermesi akla kazınan özelliklerinden. Bütün bunların toplamı roman kahramanını kanlı canlı biri haline getiriyor. En etkileyici sahnesi, düşmanı Ambrose’un lavtaya zarar vermesinden sonra Kvothe’nin bile ne yaptığının farkında olmadığı anlar. Kitabın isminin çağrışımı bu konuyu daha etkileyici kılmış olabilir.

İnsanların asırlardır sordukları soru Chandrialılar, bu gizemi kitapta detaylıca öğrenemiyoruz. İkinci devam kitabın bin küsur sayfa olduğunu göz önünde bulundurursak, belki bu kavrama ait sorulara yanıt bulabiliriz.

Kitap, üniversitede geçen zamanları okurken su gibi akıp gitti, bazı yerlerinde ise çocuklukta ve dışarıda geçirdiği yerlerdeki detaylar beni biraz boğdu. Buralarda daha kısa bir anlatım olsaydı akıcılığı devamlı kılabilirdi.

Genel anlamda Kvothe’nin dünyasına girmek, onun gözünden maceralarını okumak güzeldi. Bu kitap yedi yüz sayfa olmasına rağmen hikayeye giriş özelliği taşıyor. Çoğu konu yarım ve diğer karakterler hakkında yeterince bilgi sahibi olamıyoruz. Kvothe’nin dünyasıyla ilgili öğrenmemiz gereken daha çok şey var.
736 syf.
Sonundaaaa bitirdim!

Tek kelime ile harika bir kitap. Harika ötesi muhtesemden fazlası olağanüstü güzel bir kitap.

Yüzüklerin efendisi, harry potter tarzı fantasik kitapları seviyorsanız bu kitabı alın ve kutuphanenizin bas köşesine koyun.

Kitap kral katili güncesinin birinci kitabı. Kitabın kahramanı kvothe ailesiyle birlikte kumpanyalara giden aşırı zeki bir çocuk. Sürekli gezdiği için çok cesitli insanlarla tanışıyor ve malesef bazı nedenlerden dolayı hayatı cok erken yaşta öğreniyor. Tek çaresi üniversiteye gitmek ve hicbir şey burada da kolay değil onun için. Bilgiye öğrenmeye ac bir çocuk. Aşırı meraklı. Başı dertten kurtulmuyor. Kitapta fantastik canavarlar ve bu canavarların onunla bir bağlantısı var ama daha fazla detaya girmeyeyim siz okuyun kitabı:))

Bu arada kitap 736 sayfa ama keşke yazar bu kitabı ikiye bölerek yazsa diye düşündürdü bana. Hele ikinci kitabı 1200 sayfa onu okumak için kendimi psikolojik olarak hazırlamam gerekiyor ciddi anlamda. Yine de bu kitabın harika olduğu gerçeğini değiştirmiyor tabi, alın okuyun ve okutturun diyorum !
736 syf.
·6 günde·10/10 puan
Normalden daha kalın kitapları okumaya bayılıyorum gerçekten, bu da o kitaplardan biri. Tanımlayacak kelimeler bulamıyorum açıkçası, Rüzgarın adı benim en en sevdiğim kitaplardan. Etkisinde kaldığım, unutamadığım, devamının gelmesini çok istediğim, merak ettiğim bir seri. Bambaşka bir dünyayı betimliyor, konusu oldukça ilgi çekici... Aynı zamanda sessizliğin müziği de yan kitabı olarak oldukça farklı bir anlatıma sahip. Onu da okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kısaca bu seriyi özetleyecek olursam. MUHTEŞEMDİ!
736 syf.
·10/10 puan
Henüz 130lardayim ve lütfen bitmesin diyorum. Çok akıcı ve çevirisi güzel. Bir iki yazım hatası gördüm o kadar. Konuyu işleyişi de verdiği duygularda harika. Bittiğinde güncellerim burayı. Bitti güncelleme gereği duymuyorum harika bir kitap olarak başladı ve bitti. Sırada ikinci cilt var. Umarım 3. de yakın zamanda çıkar.
Fantastik kurgu edebiyatının eşsiz bir masalı, bir kahramanın kendi ağzıyla anlattığı öyküsü işte böyle başlıyor. Bir keder öyküsü bu... bir kurtuluş öyküsü... bir adamın evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü...

“Rothfuss, Rüzgarın Adı ile başlayan bu muazzam hikâyede nereye giderse gitsin iyi bir şarkıyı taşıması gibi bizi de yanında götürecek.”
Ursula K. Le Guin
736 syf.
·3 günde·Beğendi
Fantastik bir dünya nasıl bu kadar gerçek olabilir? Kvothe ile yaşadım, öyküsünü bana anlattı, lavtasını çalarken dinledim, Tarihçinin yazısını, Bast'ın merakını gördüm, o Sör Savien Traliard'ın Ezgisi'ni çalmak için çıktığında Simmon kadar heyecanlandım, Şeyaltı'nda klostrofobiye kapıldım. Kitabı üç gün içerisinde bitirdim, üç gündür Yoltaşı Hanındaydım ve aklımın bir köşesi uzunca bir süre orada konaklayacak.
736 syf.
·5 günde·10/10 puan
Bir Tarihçi var ve kahramanımız Kvoethe hayatını, başından geçenleri 3 gün içerisinde bu adama anlatıyor ve Rüzgarın Adı sadece 1. Günde anlattıklarından oluşuyor. Kitabı nasıl ifade edebilirim, nasıl böylesine mükemmel bir kitabı size anlatıp sonrasında köşeme geçip anlattıklarımın eksik olmadığına kanaat verebilirim. Diyebileceklerim sadece alıp okuyun çünkü okuduğunuzda aynı zamanda bir
kitabı nasıl yaşanırsınız, olay örgüsünün içine nasıl girersiniz anlayacaksınız. Ayrıca yazarın tasvir edebilme yetisi o kadar kuvvetli ki yapmış olduğu betimlemeler kitabı daha da güzel edebi bir hale getirmiş. Ben kalınlığına rağmen soluksuz, ve bitmesini istemeyerek okudum. Serinin 2. Kitabı için sabırsızlanıyorum.
''Sadece doğruları söyleyeceğim.''
''Zaten doğrulardan başka hiçbir şey beni alt edemez. Doğrudan daha sert ne olabilir ki?''
Sağlıksız değil, sadece içi boştu. Sönüktü. Yanlış bir toprağa dikilen ve hayati bir ihtiyacından yoksun kaldığı için solmaya başlayan bir bitki gibi.
Patrick Rothfuss
Sayfa 33 - İthaki Yayınları
Size sarıldığı zaman hiç düşünmeksizin gözlerinizi dünyaya kapayabileceğiniz bir kişiyi bulabilirseniz, kendinizi şanslı sayın.
Patrick Rothfuss
Sayfa 130 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Name Of The Wind
Alt başlık:
The Kingkiller Chronicle: Day One
Baskı tarihi:
1 Nisan 2008
Sayfa sayısı:
722
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780756404741
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
DAW Books
Baskılar:
Rüzgarın Adı
The Name Of The Wind
Discover #1 New York Times-bestselling Patrick Rothfuss' epic fantasy series, The Kingkiller Chronicle.

"I just love the world of Patrick Rothfuss." --Lin-Manuel Miranda - "He's bloody good, this Rothfuss guy." --George R. R. Martin - "Rothfuss has real talent." --Terry Brooks OVER 1 MILLION COPIES SOLD!

DAY ONE: THE NAME OF THE WIND My name is Kvothe.

I have stolen princesses back from sleeping barrow kings. I burned down the town of Trebon. I have spent the night with Felurian and left with both my sanity and my life. I was expelled from the University at a younger age than most people are allowed in. I tread paths by moonlight that others fear to speak of during day. I have talked to Gods, loved women, and written songs that make the minstrels weep.

You may have heard of me. So begins a tale unequaled in fantasy literature--the story of a hero told in his own voice. It is a tale of sorrow, a tale of survival, a tale of one man's search for meaning in his universe, and how that search, and the indomitable will that drove it, gave birth to a legend.
Praise for The Kingkiller Chronicle: "The best epic fantasy I read last year.... He's bloody good, this Rothfuss guy."
--George R. R. Martin, New York Times-bestselling author of A Song of Ice and Fire "Rothfuss has real talent, and his tale of Kvothe is deep and intricate and wondrous." 
--Terry Brooks, New York Times-bestselling author of Shannara "It is a rare and great pleasure to find a fantasist writing...with true music in the words."
--Ursula K. Le Guin, award-winning author of Earthsea "The characters are real and the magic is true." 
--Robin Hobb, New York Times-bestselling author of Assassin's Apprentice "Masterful.... There is a beauty to Pat's writing that defies description." 
--Brandon Sanderson, New York Times-bestselling author of Mistborn

Kitabı okuyanlar 2.033 okur

  • kelsier
  • Alper Kaan Şimşek
  • İsmail Cem Mızraklı
  • Zeze
  • Oğuzhan Okutan
  • Oyku Beliz Ozturk
  • Hermione granger
  • Røras Saygın
  • Kıvanç Güven

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0.1 (1)
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları