Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
Nisan 2021
İlk Yayın Tarihi:
1516
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
Orijinal Adı:
Libellus vere Aureus nec Minus Salutaris quam Festivus de Optimo Reipublicae Statu, deque nova Insula Utopia
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
ISBN:
9786050982824
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Siz böyle bir sistem ister miydiniz?
8/10
·112 syf.··
2023 17. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 15:42
Evet efendim bir kitap daha devirdik. Artık bir dünyam daha var : Thomas More'un  Ütopyası    Onun halkı gibi yaşadım bu Ütopyada.Onlar gibi konuşup onlar gibi mecbur bırakıldım ve  sıkıştırıldım 'ideal toplum ' paradigmasında. Gelin birlikte göz atalım bu evrene ama önce yazarımızdan biraz bahsedelim.   Thomas More 1478 Londra doğumlu hukukçu  olmasının yanı sıra devlet adamı ve filozoftur.  Manastırlarda büyümüş, kardinallerden eğitim konusundan destek almıştır.  Thomas'ın , Erasmus'un dostu olduğunu hatta Deliliğe övgü kitabının ona adandığını  öğreniyoruz. VIII. Henry'e  ve Protestanlığa olan eleştirilerinden dolayı idam edilmiştir.  1516'da yazdığı Ütopya'ya geçecek olursak Kitap ;  Raphael Hythloday'in kusursuz toplum üzerine söylemleri, şehirler özellikle de Amarout hakkında, yönetim görevlileri, ticaret ve yaşam biçimleri , yaşayışları ve karşılıklı ilişkileri , ütopyalıların yolculukları, köleleri ve evlilikleri, Ütopyalıların askeri disiplini ve dini gibi başlıklar altında akıcı ve anlaşılır bir dille kurgu olmadan tasvir edilmiştir.  Hayali bir adada kurulu bir ülkeyi ele almıştır. Çok sistemli , mutlu ve özgür gibi görünen halk aslında tamamen kontrolcü ve baskıcı bir gücün görünmeyen eliyle yönetiliyor. Çünkü öyle ustaca yapılıyor ki istemeden de olsa ayak uyduruyorlar. More neden onca katı kurala rağmen  halkın özgür olduğunu anlatıyor anlamış değilim. Bireylerin istenmeyen yönleri törpülenerek farklılıklar baştan yok edilmiştir. Artık ortada bir birey değil pürüzsüz bir yüzeyi oluşturan bloklar vardır. Duygularına bile yön verilen robotlar... Kadınla erkeği ya da evliyle bekarı ayıran özellikler dışında herkes tek tip giyinir. Ütopya halkı günün belli saatlerinde çalışmak zorundadır. geriye kalan saatlerini yine sadece kendine değil halkın da işine
ÜtopyaThomas More · Doğan Kitap Yayınları · 202124,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 205. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 12:36
Güzel yazmışsın da kitabın adı üstünde 'Ütopya'. Gerçekleşmesi imkansız, bu dünya kötülükler dünyası. Kim bunu değiştirmeye kalktı ise ya öldürüldü ya da başarılı oldu ise de sonradan fikirleri saptırıldı, iğdiş edildi. Beklentimi yüksek tutmuştum. Çok da abartılacak derecede bulmadım ama genel itibariyle güzel.
ÜtopyaThomas More · Doğan Kitap Yayınları · 202124,6bin okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
SPOİLER Thomas More'un Ütopyasında katılmadığım pek çok şey var. İnsan, doğası gereği kendini ve yaşadığı alanı sahiplenir ve öncelikli olarak bunların çıkarını gözetir. Ve sahip olduklarına iyi bakmayı öğrenmiş bir insan, kendine, ailesine, yaşadığı eve, yaşadığı ülkeye de iyi bakacaktır ve onların çıkarlarını da gözetecektir. Kitapta insanların doğuştan kötü olmadıklarına, hırsızlık gibi suçların da zorunda bırakıldıkları koşullardan dolayı zorunlu bir öğrenim olduğuna değiniyor. Tabiki ceza sistemleri var. Aslında bu yazıyı yazarken bile kafam çok karışık. Çünkü insanın doğasının hem iyi hem kötü şeyleri barındırdığını, doğuştan getirdiği baskın özelliklerin de çevre etkisi ile pekiştiğini ya da köreldiğini düşünüyorum. Ve sanırım bu düşüncem bunu desteklemiş oluyor. "Başka yerlerde insanlar devletten bahsederken aslında herkes kendi çıkarını gözetir. Ancak kimsenin mülk sahibi olmadığı yerde herkes toplumun çıkarını önemser ve gerçekten de insanların neden farklı olduğunu anlamak güç değildir. Çünkü bir devlet ne kadar gelişmiş olursa olsun her birey kendi ihtiyacını kendisi karşılamadığı sürece açlıktan öleceğini bilir. İşte bu yüzden de kendi çıkarını toplumun çıkarından üstün tutar." (3:13:43) diyor kitapta. Bu düşünceye de katılmadığımı düşünüyorum p: İyi yetiştirilmiş bir insan kendi çıkarlarını gözetirken kendini ve çevresini de geliştirmiş olacaktır. Ayrıca eğitimde güzel ve düzenli bir değişiklik uygulanabilirse zaten bireyler daha faydalı işlerde çalışabilir ve bu kadar işsiz insan da olmaz. Ve bir şeylerin karşılığı olmalı ki çabalamak için motivasyonumuz olsun. Kitaptaki gibi bir düzenin şuan içinde bulunduğumuz insanlarla şu zamanda gerçekleşme ihtimalinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Hatta belki imkansız geliyor. Ama bu "imkansızlık"
ÜtopyaThomas More · Doğan Kitap Yayınları · 202124,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 146. kitabı
çok sevdiğim ve etkilendiğim bir kitap. More bu eserinde ideal bir ülke yönetimi kurgulamış. Siyasi ve askeri yapılanma, suçlulara verilen cezalar, savaş ve uluslararası ilişkiler... Hepsi öyle bir muazzam düzen içerisinde kurulmuş ve öyle kusursuz işliyor ki hayran olmamak mümkün değil. Okurken kendi kendime muhalefet yapmaya çalıştım "ama o zaman da şöyle olur " şeklinde ama ilerleyen sayfalarda tezlerim çürütüldü hemen️ İnsanın doğasında kötü ve bencil olduğunu kabul edersek böyle bir ülke kurmak pek mümkün görünmüyor. Hem nüfus arttıkça buradaki sistemleri uygulamak da zorlaşacaktır. Ütopya' da yaşamayı çok isterdim gerçekten. Tavsiye 8/10...
Düşünce
ÜtopyaThomas More · Doğan Kitap Yayınları · 202124,6bin okunma
Kendi Ütopyasının Şehidi
10/10
·249 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:01
Utopia kelimesi hem “hiçbir yer” hem de “iyi yer” anlamına gelen bir kelime oyunu. Bu küçük ayrıntı, kitabın bütün ironisini taşıyor. Yazara baktığımızda bu oyun daha da anlam kazanıyor. Thomas More devletin tam içinde yer alan bir hukukçu, bir siyasetçi ve sonunda idam edilen bir adam. İktidarı içeriden tanıyan birinin böyle bir ada tasarlaması tesadüf gibi görünmüyor bana; bilinçli bir meydan okuma gibi duruyor. Hiçbir yerde olan o memleket, ada, kıyılar elbette kurgu. Ama eleştirilen zihniyet son derece gerçek. Edebiyatın sevdiğim tarafı tam da bu: Harita sahte ama insan doğası fazlasıyla tanıdık. Ütopya artık yalnızca bir kitap adı değil; bir yazın türünün adı. Thomas More’u değerli kılan şeylerden biri de bu kavramı literatüre kazandırmış olması. Eğer Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısını okursanız, kitap bittikten sonra Mina Urgan’ın kapsamlı incelemesiyle karşılaşıyorsunuz. More’dan sonra yazılan ütopyalar, daha önce Platon (Eflatun)’un Devlet eseriyle yapılan karşılaştırmalar ve ilginç anekdotlar metni genişletiyor. O noktada şunu fark ediyorsunuz: Thomas More kolay çözümlenebilecek bir karakter değil. Ruhunda ve hayatında ütopyasını bir şekilde yaşamış bir adam. İnsanların inanmadıkları şeylere yalan yere yemin etmemeleri, vicdan özgürlüğü uğruna kendini feda etmiş biri. Kitabın bir yerinde, Ütopyalıların savaş sistemlerini, dinlerini, törenlerini, yasalarını ve törelerini düşündüğünü; çoğunun gerçekleşmesi zor şeyler gibi göründüğünü söyler. Asıl şaşırtıcı olanın ise bu garip devletin parasız ve ortak yaşam düzeni olduğunu belirtir. Bu fikir daha sonra farklı düşünürler tarafından genişletildi. Karl Marx’ın sistematikleştirdiği kolektif mülkiyet anlayışının 20. yüzyıldaki uygulamalarına, örneğin Sovyet deneyimine baktığımızda, ideal ile pratiğin ne kadar
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlamak Ütopya ile Yeni Dünyalar Kurmak
10/10
·249 syf.··
2024 124. kitabı
Sayfalar arasında kaybolurken, yazarın ustalıklı kaleminden dökülen kelimelerle hayallerimizin sınırı olmayan bir dünyasına adım atıyoruz. Bu dünyada, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği üzerine düşünmeye ve var olan düzeni sorgulamaya davet ediliyoruz. Yazar, kusursuz bir toplum tasviri sunmak yerine, ideal bir toplum inşa etmenin ne kadar zor ve karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Ütopyalıların bazı geleneklerini ve inançlarını da eleştiriyor ve ideal bir toplumda bile bazı çelişkilerin ve kusurların olabileceğini vurguluyor. "Ütopya", sadece siyasi ve sosyal bir eleştiriden ibaret değil. Aynı zamanda, etik, felsefe ve din gibi konularda da derin tartışmalar barındırıyor. Yazar, din ve vicdan özgürlüğü, ötenazi, eutanazi gibi günümüzde de geçerliliğini koruyan etik problemlere değiniyor. Bu eser, yüzyıllar boyunca siyasetçileri, filozofları ve yazarları etkilemeye devam eden bir klasik olmuştur. Günümüzde de ideal toplum arayışlarına ışık tutan ve tartışmaları besleyen önemli bir eser olarak kabul edilmektedir. "Ütopya"yı okumanız için 5 neden * Hayal gücünüzü zorlayacak ve sizi yeni fikirlere yönlendirecek bir eser. * 16. yüzyıl Avrupa'sına dair eşsiz bir bakış açısı sunuyor. * Etik, felsefe ve din gibi konularda derin tartışmalara imkan tanıyor. * Günümüzde de geçerliliğini koruyan birçok sosyopolitik soruyu ele alıyor. * Klasik edebiyatın en önemli eserlerinden biri. Ütopya ideal bir toplum tasviri sunan kusursuz bir eser olmasa da, okurlarını düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eden, ufuk açıcı bir klasiktir. Bu eseri okurken, yazarın ütopyacı vizyonunu sadece eleştirel bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda hayal gücünüzü kullanarak da değerlendirmeniz önemlidir.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2023 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 22:04
Thomas More şaka mı yaptı, yoksa ciddi miydi? Ciddi ciddi bunu tartışmış insanlar. İnanılır gibi değil. Siyasi ve dini ortamın gergin olduğu, bilhassa More gibi adamların kelleleri koltukta gezdiği bir dönemde hem siyasi hem de dini düşüncelerini alenen 'Ben böyle düşünüyorum' demesi pek olası değil. Hem Sir olan hem de bir ermiş kabul edilen More'un zekası, yeteneği, ilkeli oluşu ve onlara sadakati, bir eğitmen olarak kıymeti tartışılamaz. İstemeyerek de olsa gücün bizzat kendisiyle sarmaş dolaş dansetmeye mecbur kalması ve buna rağmen ilkelerinden ve inancından taviz vermeyerek işi götürebildiği yere kadar götürebilmiş olması takdire şayan hakikaten. Sokrates vari tutuklanma ve idama mahkum edilmesi ve hatta yine Sokrates gibi ağırbaşlı ve üstelik şakalar yaparak korkusuzluğunu ortaya sermesi çok etkileyici. Beraati bir söze bakmasına rağmen üstelik. Ah erdem, sen nelere kadirsin.. Kitabimiz Utopia hala güncelliğini korumakta, çünkü kimse içinde yaşadığı ülke ve onun yönetiminden memnun değil. Hala bir tatminsizlik ve mevcut düzen icinde bir zorlanma sözkonusu insanların çoğu için. Ama arayış konusunda kafa patlatmak, zihin mesaisi yapmaktan ise malesef çok uzağız. More bu kitabıyla ebedileştigi gibi, bize de hala bir deniz feneri olmakta. Yol almak isteyen, sağlam gemiler için. Mine Urgan'ın Thomas More'un hayatı, More ve Utopia'sının yorumlanması, diğer Ütopyalar ve Distopyalara dair yazılar bu baskıyı ilgilileri için çok kıymetli kılıyor. Yer yer kitabın içeriği uzun uzun tekrarlansa da Mine Urgan'ın eklerinden bağımsız okumayın kesinlikle. Ve konu hakkında bolca düşünün. Kitapla kalin...
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Mükemmel Dünyanın Peşinde Ütopya'ya Yolculuk
9/10
·249 syf.··
2024 109. kitabı
Thomas More'un 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya eseri, edebiyat ve felsefe dünyasında iz bırakan, ideal bir toplum tasviri sunan ütopik bir romandır. Eserin ismi, "iyi yer" ve "olmayan yer" anlamlarına gelen "ou-topos" kelimelerinden türemiştir. {Eserin Konusu} Ütopya, denizci Raphael Hythlodaeus'un, Utopia adası hakkındaki anılarını anlatmasıyla ilerler. Bu ada, ideal bir toplumun tüm özelliklerini barındırır. Ütopyalılar eşittir, özel mülkiyet yoktur, herkes ihtiyacı kadarını alır ve üretime katkıda bulunur. Eğitim ve sağlık ücretsizdir, din ve vicdan özgürlüğü vardır. Savaş ve suç oranları düşüktür. Hükümdarlar, halk tarafından seçilir ve bilgelikle yönetirler. {Eserin Etkisi} Ütopya, birçok yazar ve filozofu etkilemiştir. Modern ütopik ve distopik edebiyatın öncüsü olarak kabul edilir. Eserdeki fikirler, Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi gibi birçok tarihi olaya ilham kaynağı olmuştur. {Kitabı Okuduktan Sonra} Ütopya'yı okuduktan sonra, insan ideal bir dünyanın nasıl olabileceğini düşünmeden edemiyor. Eserde tasvir edilen kusursuz toplum, insanlığın en temel ihtiyaçlarını ve özlemlerini yansıtıyor. Eşitlik, adalet, özgürlük ve barış gibi kavramlar, Ütopya'da somut bir şekilde karşımıza çıkıyor. {Eserin Eleştirisi} Ütopya'nın bazı eleştiriler de aldığını belirtmek gerekir. Gerçekçi olmamak ve pratikten uzak olmak en büyük eleştirilerden biridir. Ayrıca, eserdeki kadın ve kölelerin durumu da eleştirilere konu olmuştur. {Sonuç} Eleştirileri olsa da, Ütopya günümüzde de okunmaya ve tartışılmaya değer bir klasik olarak kabul edilir. Eser, ideal bir toplum tasviri sunarak, insanlığın en yüce ideallerini hatırlatıyor. {Kitabı Önerir miyim?} Eğer ideal toplumlar ve ütopik fikirler ilginizi çekiyorsa, Thomas More'un Ütopya'sını okumanızı
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Yaşasın Sosyalizm!
6/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 13:55
"Kendini beğenmiş adam, mutluluğunu kendi rahatlığı üstüne değil, başkalarının acıları üstüne kurar; ezeceği, köle gibi kullanacağı insanlar olmazsa, mutluluğunu başkalarının yoksulluğu üzerine kuramazsa, malını mülkünü ortaya serip yoksulların bellerini bükmeyeceğini, umutlarını kırmayacağını bilmezse, tatmin olamaz. Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılanıdır ki, insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki, onu koparıp atmak kolay olmaz." **** Baştan sunu belirtmek isterim ki, böyle bir ütopya Türk halkına ters. Çünkü Ütopya Adasında yasayan insanlar tembel, bencil, kibirli, kendini beğenmiş, kadir kıymet bilmez, nankör beleşçi, içten pazarlıklı, biat kültürüne sadık, sürü psikolojisine sıkı sıkıya bağlı, merhametsiz (burada merhametle acıma hissini karıstırmayalım lütfen) temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygısız değiller. Belki de sırf bu yüzden Türkiye'de Sosyalizm iktidara gelemiyor Kitap adından da anlaşılacağı gibi bir hayal ülkesini anlatıyor. Yönetimin halkla ilişkilerini, sosyal devletin niteliklerini, halkın yaşayış ve çalışma şeklini, dini inanışlarından evliliklerine kadar sistemin nasıl işlediğini. Örneğin para ve altının çok fazla bir hükmü yok, çünkü yönetim halkın konforu için gerekli olan her türlü ihtiyacı karşılıyor, para da veriyor elbette fakat insanlar parayı harcayacak yer bulamıyor. Ütopya Adasındaki sistemle kapitalist düzenin karşılastırmasını da yapıyor. Servetin yoksullar karşısındaki ezici gücünü ve bunun getirdiği felaketleri tek tek ortaya koyuyor. Yazarın ideal yönetim biçimini anlattığı bir ülkeyi kurguladığı bir kitap. Tahmin edilebileceği üzere bu adadaki düzen anarşist olmasa bile sosyalist
İnsan ve Toplum
ÜtopyaThomas More · Antik Yayınları · 024,6bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2015 137. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2015 00:00
Dünya Düşünce Tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Thomas More'un Utopia'sı; 1516'da kaleme alınmıştır, var olmayan,kurgusal bir adada geçmektedir. İnsanların eşit olduğu, toplumsal sınıfın ve özel mülkiyetin olmadığı; insanların refah içinde ve mutlu yaşadığı adada suçların da minimuma indiği gözlenmektedir. More kitabında ütopyalıları ve onların yaşam biçimlerini anlatarak, döneminin İngilteresi'ne de bir eleştiri getirmektedir. Kitaba odaklanarak okuduğunuzda zevk alacağınıza inanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma

Yazar Hakkında

Thomas MoreYazar · 4 kitap
Thomas More, (7 Şubat 1478 - 6 Temmuz 1535) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin ünvanına kavuşup bir çok kamu görevi üstlendi. Eseri Ütopya ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı. 1516'da yazdığı Ütopya'da ideal hayali bir ada ülkenin siyasi sistemini tarif ediyordu. More'un Kral Henry VIII'in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 yıl sonra, 1935'de Papa Pius XI tarafından aziz ilan edildi. 7 Şubat 1478'de, Londra'da doğmuştur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More'dur. Eğitim için Oxford Üniversitesi'ne girdi. Oxford'da geçirdiği 2 yılda yazmaya başladı. Antik Yunan ve Latin edebiyatına ilgisi de bu dönemde oldu. Daha sonra Londra'ya geri döndü ve 1496 yılında hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1501 yılında avukat oldu. Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamakta ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı. Yine de zamanla bu duygusu söndü ve ruhu ülkesine hizmet etmek isteğiyle doldu. Bunun üzerine 1504 yılında parlementoya girdi. Bu sıralarda ünlü Hollandalı yazar Erasmus ile olan arkadaşlığı iyice gelişti ve Erasmus 1509'da basılan ünlü eseri Encomium Moriae`yi (Deliliğe Övgü) Thomas More'a adadı. 1517'de Kral'ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kralın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525'de Lancaster Düklüğü'nün bakanı oldu. Kral Henry VIII'in evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Wolsey'i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More'u Lordlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kralın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kralın protestanlığa olan artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin katolik kilisesini benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531'de Krala bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532'de görevlerinden ayrıldı. 1533'de Anne Boleyn'in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlementonun Anne Boleyn'i İngiltere'nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen, bağlılık yemini etmeyi reddetti zira bu Papa'ya karşı bir davranış olurdu. Bu yüzden tutuklandı. Daha sonraları Kralı kilisenin başı olarak görmediği için ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535'de idam edildi.