Yeni Dünya

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yeni Dünya
Puan vermedi·160 syf.··
2024 208. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 08:07
Sabahattin Ali Yeni Dünya Romanı 13 Değişik öyküden oluşuyor. 1936-1942 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan hikayelerini bir araya getirir. Sabahattin Ali'nin Roman ve öyküleri kurgudan uzak okuru okurken kitaplarının her bir sayfasında yaşatmaktadır. Kitapta bulunan öyküler... -Asfalt YoL -Hanende Melek -Çaydanlık -Ayran -lsıtmak İçin -Uyku -Selam -Bir Mesleğin Başlangıcı -Bir Konferans -Yeni Dünya İki Kadın -Sulfata -Hasan boğuldu
Edebiyat & Roman
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
Yeni Dünya’da Selahattin Ali’nin diğer hikayelerindeki gibi aşkı,imkansızlığı,çaresizliği daha fazla işlediğini görürüz. Hastalıkla,kavuşamamakla ve güçsüzlükle çevrelenmiş sıradan insanların dramını en yalın kelimelerle işleyen usta hikayeci, bazen herşeyi değiştirebilecek kudretteyken hiçbirşey yapamayan insanları karşımıza çıkarır.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 22:56
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan ile kendine hayran bırakırken, öyküleriyle düşünceler silsilesine çekiyor ruhu. Aşkı, sevdayı, açlığı, hoşgörüyü, önyargıyı, toplumsal yargı ve kaygıları tüm gerçekliğiyle edebi bir kalemle aktarıyor. Toplumcu-gerçekçi olayların edebi değerini hissedebileceğiniz, cümlelerinde kaybolacağınız yazar, öykülerinde öz eleştirileriyle koca bir samimiyetle karşılıyor okuyucularını. Kültürün, toplumun, 1940lı dönemlerin izlerini tadacağınız; açlıkla, hastalıkla, yasla, gerçekle yüzleşip ağlaşacağınız 12 maceralık bir dünya. Yeni Dünya karakteriyle bir dönemi sonlandıran yeni bir dünyanın geçmiş izlerini keşfetme yolculuğu belki de. Keyifle okunacaktır, keyifli okumalar
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 18:16
"Körleşen ruhum, rahatının ve muvazanesinin bozulmasından korkuyordu." diyor Sevgili Sabahattin Ali. Ruhumuzun her zaman dinç, dayanıklı, güçlü olması lazım ki, bu güçlülük bedenimize ve kişiliğimize yansısın. Yeni Dünya kitabı kısa öykülerden oluşup, her biri ayrı ayrı güzel mesajlar veriyordu. (Aşk, imkânsızlık, güçlülük- güçsüzlük...) Komik, eğlenceli, hüzünlü, pişmanlık, sevgi, huzur gibi hem sevindirici hem de hüzünlü duyguları bizlere en güzel şekilde aktarmıştır. Yapmak istediğimiz her şeyi niyet ve kudretimizle, hırsımızla yapabileceğimize inandırdı.
1000Kitap
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 15:26
Şehirlerin mahalleleri , ara caddeleri ve unutulan hatta ismi bile anılmayan arka sokakları olduğu gibi hayatın da böyle mekanları vardır. Iste Sabahattin ALI , hepimize unutulan bu mekanları orada yaşatır gibi o mahallelerde , ara caddelerde ve ismi unutulmuş arka sokaklarda rehberlik ederek gezdiriyor. Elimizden tutuyor ve tane tane , akıcı ve anlaşılır bir dille gönül dünyamıza izinsiz ve rızamızla giriyor bizlere unutulmuş , hor görülmüş ve hatırlanmak dahi istenmeyen o yerleri tanıtıyor. Insanların çaresizliklerini , dünyanın ne denli boş ama yaşanılası bir yer olduğunu bizlere anlatan bu eserini soluksuz olarak okuyacaksınız Tavsiye eder miyim ? :) Bu zamana kadar neden okumadigima kızıyorum.varin gerisini siz düşünün ... Sağlıcakla...
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
9/10
·128 syf.··
2020 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 10:59
Kitabın içinde küçük küçük ama çok büyük hikayeler var. Günümüzde yazılsa bu hikayeler bu kadar rağbet görmez. Ama eser Üstadın kaleminden çıkıyorsa anlam değişiyor, ağırlık artıyor. Keyifli okumalar.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
10/10
·160 syf.··
2023 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 09:14
Yeni Dünya, Sabahattin Ali'nin on iki hikâyelerinden oluşuyor. Geçmişte yaşanmış ya da günümüzde de karşılaşacağımız okudukça bizlere de yakın gelecek hikâyeler... Neredeyse diğer hikâyelerinde olduğu gibi bu hikâyelerinde de olduğu gibi ana tema olarak aşkı, çaresizliği ve imkânsızlığı ele almış. Hastalığı ele almış. O zamanlarda hastalığın kolay kolay iyileşmediğinden bahsetmiş. Sevdaların güzel ama kavuşmanın imkânsız olduğunu bahsetmiş bizlere. Ve bunu okuduğumuz son hikayede çok net görüyoruz. Sabahattin Ali insanların dramlarını yalın kelimeler ile okuyucusuyla buluşturmuş. Ve okuyucuların duygularına dahi dokunabilecek bir şekilde tercüme etmiş. Bazen içimizde sakladığımız duyguları okuduğumuz bir kitabın satırlarında buluruz. Yazarın kitabın arka kapağında geçen bir cümlesi var. Belki de bu kitabın özeti şeklinde de olabilir. "Bazen kolay görünen ama fark edilmeyen bir el tarafından engellenen durumlarda hikâyelerin kahramanları kaderlerine razı gelmek zorunda kalır." Bunun için hikâye okumak her zaman olmasa da bazen bana ve ruhuma iyi geliyor. Çünkü okuduğum hikâyeyi yazar ve hikâyedeki karakterler ile yaşamak o kitap için anlatılmaz bir yolculuk oluyor.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 61. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 08:37
Yeni Dünya Okudum bitti. 12 öyküden oluşuyor.. Bazı öyküler de sıkıldım bazılarını sevdim. Kısa öyküler olduğu için konularından bahsetmeyeceğim. Elimde olan son öykü kitabıydı. Son bir romanı kaldı onu özellikle sona saklamak istedim. İnşallah en kısa zamanda okuyup yorumu gelecek. Kimler seviyor yazarın kalemini. Kimler okudu.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
7/10
·160 syf.··
2020 23. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2020 00:22
Kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Açıkçası Sırça Köşkteki hikayelerden biraz daha yavan buldum. Ama tabi ki içinde kendimden bir şeyler bulduğum ve sevdiklerim oldu
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 03:17
#sabahattinali nin hikaye kitaplarından olan #yenidünya #kitapyorumu Memleket kokan hikayelerle usta yazarımız bizleri buluşturuyor. Hüzünlü hikayeler var genelde . Savaş sonrası gelişmekte olan her ülkede olduğu gibi .12 hikayeden oluşuyor . Yoksul aileler konu edilmiş genelde ama edebiyatın olmazsa olmazı aşk da var zor olanlarından tabii , acı sonla bitenden
Yeni DünyaSabahattin Ali · Ren Kitap · 201933,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.