·
Okunma
·
Beğeni
·
10bin
Gösterim
Adı:
Yüksek Ökçeler
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
1 Haziran 2005
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759103171
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sarı Papatya Yayınları
159 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Ömer Seyfettin’in okuduğum ilk eseri Yüksek Ökçeler oldu bu kadar akıcı,sürükleyici ve birbirinden derin anlamlar yüklü öykülerden oluştuğunu tahmin etseydim önceden okurdum kesinlikle verimli bir okuma oldu. Kitap yorumundan önce kısaca şundan bahsetmek istiyorum @istanbuleyüpbelediyesinin düzenlediği yarışma kitaplarını okuyorum bu aralar ve gerçekten de iyiki bu yarışmaya katılmışım dedim Eyüp Belediyesinin bizim için seçtiği kitaplar şahane dostlar️ Kısaca kitaptan bahsetmem gerekirse Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Hikayeler gayet yalın ve baştada bahsettiğim gibi birbirinden anlamlı on altı bölümden oluşuyorİçinden en begendiğim bölüm kitaba da isminin verildiği Yüksek Ökçeler, Horoz bölümü ise çok hoşuma gitti tebessüm ettiren bir bölümdü bende birse Zeytin Ekmek bölümü çok acıklıydı. Kitapların konusuna fazla değinmeyeceğim okuyanlar ne kadar kusursuz bir eser olduğunu anlayacaktır 36 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı kockoca eserleri takdire şayandır Okumayanlar varsa şiddetle değil sevgiyle tavsiyemdir
159 syf.
·21 günde·6/10 puan
Kitap klasik Ömer Seyfettin tarzında hikayelerden oluşuyor. Bu kitapta 6 hikayeye yer verilmiş ve benim en beğendiğim son hikaye olan "Primo Türk Çocuğu Nasıl Doğdu Ve Nasıl Öldü?" oldu. Öncelikle Ömer Seyfettin'in kaleminden bahsetmek istiyorum. Kendisi Milli Edebiyat akımının öncülerinden olduğu için dili oldukça sade ve akıcı. Bu zamanda bile okuyup anlayabiliyorsak kesinlikle bu akıma borçluyuz. Yaşadığı yıllar savaş dönemine geldiği için midir bilmem benim okuduğum tüm hikayeleri hep hüzünlüydü. Bu hikayeleri de şaşırtmadı :) Dönemin özelliklerini , yaşayışlarını, insan ilişkilerini bize yaşatırcasına yazdığı bu kitapta, en başta söylediğim gibi en beğendiğim "Primo" oldu. İçindeki Türklük aşkıyla küçücük bedeninin içinde verdiği mücadele beni duygulandırdı. Buradaki milliyetçilik mevzusu tartışılar fakat kendinizi Primo'nun daha doğrusu Oğuz'un yerine koymadan fikir beyan etmek doğru olmaz sanıyorum. Ben kendi adıma Oğuz'da kendimden bir parça gördüm. Umarım hikayenin sonunda Oğuz adını tarihe yazdırabilmiştir. Hoş bizim nice Oğuz kahramanlarımız var dillere destan olan... Yüksek Ökçeler Ömer Seyfettin
  • Diyet
    8.2/10 (371 Oy)330 beğeni2.817 okunma103 alıntı7bin gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    8.1/10 (454 Oy)386 beğeni3.628 okunma131 alıntı9,8bin gösterim
  • Perili Köşk
    8.0/10 (321 Oy)275 beğeni2.082 okunma193 alıntı5,8bin gösterim
  • Gulliver'in Seyahatleri
    8.0/10 (707 Oy)601 beğeni4.053 okunma443 alıntı19bin gösterim
  • Fareli Köyün Kavalcısı
    8.1/10 (246 Oy)243 beğeni2.171 okunma6 alıntı6bin gösterim
  • Heidi
    8.5/10 (578 Oy)556 beğeni2.961 okunma409 alıntı19,6bin gösterim
  • Bomba
    7.5/10 (228 Oy)190 beğeni1.632 okunma37 alıntı4.376 gösterim
  • Forsa
    8.1/10 (243 Oy)211 beğeni1.710 okunma106 alıntı4.649 gösterim
  • Yalnız Efe
    8.0/10 (616 Oy)557 beğeni4.398 okunma345 alıntı13,3bin gösterim
  • Falaka
    7.7/10 (538 Oy)494 beğeni4.719 okunma85 alıntı8,9bin gösterim
96 syf.
YÜKSEK ÖKÇELER/ÖMER SEYFETTİN/ÇAĞRI YAYINLARI/128 SAYFA
(Yayınevi ve sayfa sayısını özellikle belirtiyorum. Çünkü sitede bu yayınevinden çıkan baskısı mevcut değil ve sayfa sayısı ve içindeki hikâyeler farklılık gösterebiliyor.) Kitap; Yüksek Ökçeler, Horoz, Dünyanın Nizamı, Türkçe Reçete, Nezle, Bir Vasiyetname, Yemin, Perili Köşk, Zeytin Ekmek, Havyar, Kıskançlık, Tos, Birdenbire, Çirkinliğin Esrarı, Baharın Tesiri, Antiseptik adı altında on altı bölümden oluşuyor. Kitabın bitiminde içerisinde yer alan eski türkçe kelimelerin anlamları koyulmuş ancak bunlara ihtiyaç duyulmuyor, çünkü kitabın basit ve yalın dili o kelimelerin hangi anlama geldiğini otomatikman anlaşılmasını sağlıyor. Sözlükten sonra ise, yine arapça olarak yazılmış hali yer alıyor. Yani kitap yaklaşık üç yüz sayfa ama, sadece 128 sayfası bizim okuyabileceğimiz gibi. Hikayeler kısa ve hepsinde de etkileyici bir taraf var. En çok hangisini beğendiğimi bir türlü karar veremesem de, sanırım Zeytin Ekmek benim için biraz daha iç burkan bir hikayeydi. Diğerlerinin çoğu daha çok tebessüm ettirici tarzda ama bu bölümün çaresizliği çok iyi ifade eden bir hikayesi vardı. Bölümlerin hepsinde mutlaka ders çıkartılabilecek, tebessüm ettirecek ve hayrete düşürecek bazı yerler var ve bu da okunabilirliğini arttırmış. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını her zaman sevmişimdir zaten. Bu kitapta da kurgusu kadar anlatımı da içine alıp götürüyor. Hikayelerin kısa olması, olayların hemen sonuçlanması ve mesajlar içermesi de ayrıca artı puan katıyor.
96 syf.
Ömer Seyfettini deyince akla birbirinden güzel, anlamlı ve etkileyici hikayeler gelir. Dünden beri bir kaç tane hikaye okudum, onlar arasında yüksek ökçeler ve diyet beni çok etkiledi. Hikayeler ne kadar kisaltilmiş olsa da yazarının dile getirmek istediği düşünceleri gayet iyi anlaşılıyor.

Bazen doğruları bilsek bile gözümüzü kapatıp göremez oluruz. Acaba neden? Düzenimizi bozulmamak için mi yoksa sevdiğimiz saygı duydugumuz insanlari kaybetmemek için mi?
Nedense hikayeleri okuyup geçemiyorum, tekrar tekrar okumayı ihtiyaç duyuyorum. 36 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı eserleri ile Çağları aşarak ölümsuzleştiği ömer Seyfettini tanımayan varsa acilen tavsiye ediyorum.
159 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Ömer Seyfettin, bu kitabında yirmi tane hikayeyi bir araya getirmiş ve sonucunda güzel bir eser ile karşımıza çıkmıştır. 1964 yılında Milli Eğitim Bakanlığı, Türkçe ve Edebiyat derslerinde okutulmak üzere öğretmenlere tavsiye etmiştir. Ayrıca elimde olan kitap 1981 yılı basımıdır. Kitapta hikayelere baktığımız zaman Ömer Seyfettin'in yaşadığı dönemdeki toplumun bozulmuşluğunu, modernleşme sürecini, güvensiz, hilekar , yalanın, kabadayının boy gösterdiğini ve daha birçok konuyu üstü kapalı bir şekilde okuyucuya dönemin yalın diliyle anlatmaya çalışmıştır. Okurken keyif aldığım hikayeler ayrıca günümüze de baktığımızda kısmen benzerlikler gösterebilmektedir bazı konularda ve insanı bir dakika da olsa durup düşünmeye teşvik etmektedir. Ünlü Türk hikayecisi son nefesine kadar yazılar yazmaya gayret etti. Trajik ve üzücü bir şekilde hayatını kaybetti öldükten sonra ise bedeni kadavra olarak kullanıldı..
İyi okumalar...
96 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, “ Yüksek Ökçeler, Mermer Tezgâh, Nasıl Kurtarmış?, Rüşvet, Üç Nasihat, Yeni Bir Hediye, Topuz.” İsimli yedi öyküden oluşuyor. Benim en sevdiklerim ise Yüksek Ökçeler ve Üç Nasihat oldu. İyi okumalar.
96 syf.
·7/10 puan
16 öyküden oluşan yine bir Ömer Seyfettin ustalık eseri! İçerisinde eski kelimeler barındırsa da yazı dili oldukça sade, yani ben çocuk halimle bile sıkıntı çekmemiştim okurken... Öykülerin hepsi kendi içinde tutarlı ve sonunda güzel dersler çıkartıyorsunuz. Anlatım dilini, bu eserinde biraz daha sürükleyici ve maceracı buldum. Toplumla ilgili konulara eğilmiş. Toplumun bozulmuş bir hale sürüklendiği, modernleşme çabası altındaki yalakalıklar, anlamsızca türeyen kabadayı kültürü, hilekarlar, ikiyüzlüler genel olarak hikayelerinin odak noktası olmuş.
208 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ömer Seyfettin'in başta (çokca bilinen hikayeleri) "kaşağı" ve kitaba adını veren "yüksek ökçeler" hikayesi olmak üzere, birbirinden farklı 27 kısa hikayesinin bulunduğu bu kitabı okurken hiçbir hikayenin yabancı gelmediğini, çocukluğumdan , ilkokuldan, zamanında dinlediğim hikayelerden birileri olduğunu tekrar anımsadım. Bu benim için zihnimin köşelerinde kaybolmuş değerleri tekrar bulmak demek oldu. Öylesine alıp iyi ki okudum dediğim bir kitap...
74 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Ömer Seyfetin’in hikayelerinden oluşan bir kitap. Akıcı anlaşılır ve sade olması tek solukta bitirmenizi sağlıyor. Kimi hikayeler gülümsetiyor kimi düşündürüyor. Ben beğendim umarım okuyanlarda beğenir :)
96 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Birbirinden farklı ama hemen hemen aynı mesajları ileten hikayelerden oluşan bir kitap. Yüksek ökçeler de kitabın ilk hikayesi. Zaman zaman eğlendiren ve çoğunlukla düşündüren bir kitap. Rahatlıkla tavsiye ederim.
159 syf.
·9/10 puan
İçinde kısa güzel hikaye ve öyküler bulunduran.
okurken düşündüren güzel bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Ömer Seyfettin’nin okuduğum ilk kitabi
74 syf.
Bilmediklerimiz kadar mutluyuz dur. Yüksek Ökçeler hikayesinin Ana fikridir bu sözler İnsan gözü ile görmediği sürece etrafındaki insanların hep iyi olduğunu düşünür. Öyle insanlar vardır ki sadece siz gördüğünüz için yapmacık davranırlar. Gerçek yüzleri sizin olmadığınız zamanlarda ortaya çıkar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüksek Ökçeler
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
1 Haziran 2005
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759103171
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sarı Papatya Yayınları

Kitabı okuyanlar 2.202 okur

  • Kibariye ak
  • Ömer
  • Ömer Doğan
  • Nur ÖNER
  • Hürü
  • Sema şimşek
  • Merve Cura
  • B.
  • Axaxax
  • İpek Bozkurt

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.7 (2)
7
%0
6
%0.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0