Zemberekkuşu'nun Güncesi

8,4/10  (56 Oy) · 
142 okunma  · 
48 beğeni  · 
1.678 gösterim
Oyuncular:

Toru Okada: başkahraman. İşsiz, günlerini ev işleri yaparak geçiriyor. Susuz bir kuyunun dibine indiği gün hayatı değişiyor.

Kumiko Okada: Toru Okada'nın karısı, gazeteci. Ortadan kayboluyor.

Maya Kasahara: Toru Okada'ya arkadaşlık eden yeniyetme kız.

Malta Kano: bedensel zerrecikler takıntısı olan, kırmızı şapkalı medyum.

Girit Kano: Malta Kano'nun kız kardeşi ve yardımcısı. Geçmişi, fiziksel acılar ve intihar girişimleriyle dolu.

Noboru Vataya: Kumiko'nun ağabeyi, Toru Okada'nın düşmanı, kötü politikacı.

Teğmen Mamiya: İkinci Dünya Savaşı'nda, sayısız acılar yaşamış, toplama kamplarında kalmış ama bir türlü ölmemiş, yaşamaya mahkûm yaşlı adam.

Muskat Akasaka: Toru Okada'yı himaye eden gizemli kadın.

Tarçın Akasaka: Muskat Akasaka'nın, mükemmel fakat hiç konuşmayan oğlu.

Yardımcı oyuncular:
Zemberekkuşu: her gün ötüşüyle dünyanın zembereğini kuruyor, ancak görevini bir gün ihmal edince işler karışıyor.

Noboru Vataya: kaybolmasıyla Okada ailesinin hayatının değişmesine neden olan kedi. Namıdiğer, Uskumru.
(Arka Kapak'tan)

Ödüller : 1996 Yomiuri Edebiyat Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    738
  • ISBN:
    9786051110103
  • Orijinal Adı:
    Necimaki-dori Kuronikuru
  • Çeviri:
    Nihal Onol
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:

Murakami ismini hep duyardım gerçi edebiyatsever olup da duymayan yoktur çünkü Yaşar Kemal'in kaderini paylaşıyor bir nevi. Her sene Nobel edebiyat ödülünün dağıtıldığı bu aylarda "Acaba Murakami ödülü alacak mı " diye haber yapılır,hatta bahis siteleri yüksek bir oranla onu iddiaya alırlar.
Oldukça geniş hacimli bir kitap 740 sayfa. Yayınevi hatta saman kağıdı gibi daha ince bir kağıda basmış bu da kitaba dışardan bakıldığında sanki ince bir kitap havası veriyor. Sayfalardaki yazı karakterleri de küçük, bu şu demek oluyor ki normal standart yazı tipi ile basılsaydı 900 sayfa olabilirdi.
Kitabın içeriğine gelirsek, Murakami'nin dünyası şaşırtıcı,renkli,fantastik. Murakami'yi önceden hiç okumamış olanlar için diyebilirim ki;biraz Orhan Pamuk(Kara Kitap kurgusu), biraz Hasan Ali Toptaş( Heba'daki gerçek-hayal-rüya arası geçişlerde ustalık) biraz Marquez( Yüzyıllık yalnızlık'daki gerçeküstülük) belki biraz Vasili Grosman(Yaşam ve Yazgı'daki muhalif,savaş karşıtı,liberal dil).
Her şeyden önce elinizde tutacağınız kitabın kurgusu çok başarılı. Alt metinlerin birleşip üst metni oluşturmadaki başarı takdirlik. Kitabın sonuna kadar merak uyandırmayı başarıyor yazar. Aslında kitap okunurken size o anı yaşatıyor,hayallere sürüklüyor,nefessiz bırakıyor,sonunu merak edebilecek durumda olmuyorsunuz zaten. Bir rüyanın içindesiniz o rüyanın bitmesini istemiyorsunuz.
Kitabın bir başka avantajı olayların hepi topu 10 karakterin etrafında dönmesi. Karakter sayısı bu kadar az olunca kendinizi karakterler ile özdeşleşmeniz normal sayılabılır. Her erkek bir Okada, her kadın da bir Kumiko ya da May Kasahara değil mi. Kendinizi Boris ile özdeşleşmeyin de...
Bir de birbirinizden uzakta olsanız dahi aynı satırların da başka biri tarafından okunduğunu bilmek ,onun da heyecanını yaşamak kitabı okumak için bir sebep olabilir.

Ece Erol 
28 Tem 15:53 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Haruki Murakami'nin tarzını yansıtan, zaman zaman beynimizi yakan, ne olup bittiğini anlamakta güçlük çektiğimiz, kimi zaman oldukça realist, kimi zaman gerçekdışı bir roman. Çok sürükleyici bir kitap. Yine içinden yüzlerce alıntı çıkarılabilecek, her cümlesinde anlam taşıyan bir kitaptı. Okurken çok zevk aldım, tavsiye ederim.

Hazal 
 05 Nis 22:53 · Kitabı okudu · 16 günde · 7/10 puan

Bir kaç ayrıntı dışında, sıradan bir Haruki Murakami kitabıydı Zemberekkuşu'nun Güncesi. Karakterler, olaylar, hikayenin işleniş şekli diğer kitaplarıyla neredeyse birebir aynı Yıllar önce, ilk defa yazarın 1Q84 kitabını okuduğumda alışkın olmadığım bir tarz keşfetmiş olmanın heyecanıyla herhalde, tabii yazarın oldukça sade anlatımının da etkisi vardı bunda. 1500 sayfalık kitabı 1 haftada bitirivermiştim. Daha sonra arka arkaya Sahilde Kafka, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında derken, anlatımı etkileyiciliğini bir nebze yitirmeye başladı gözümde. Son birkaç yıldır eskisi gibi uzun uzun yazmamasından yakınıyordum romanlarını. Etkileyiciliklerinin orada olduğuna inandırmıştım kendimi ve uzun bir süredir okumayı istediğim bu kitabı elime aldığımda beklentim de çok yüksekti doğal olarak. İlk sayfaları heyecanla çevirmeye başlamıştım ki yaklaşık 200'lere geldiğimde kitap o kadar ağırlaştı ki elimde, hem bitirmem uzun sürdü hem de 500'üncü sayfalardan sonra "cidden bu kadar uzatmaya gerek var mıydı yani?" sorusu dönüp durmaya başladı aklımda. Sonuç olarak, okuduğuma yine pişman değilim. Ve evet, Haruki Murakami hala favori yazarlarımdan, çünkü en azından hayal gücü bunu hak ediyor bence. Bir süre ara verdikten sonra diğer kitaplarıyla devam edeceğim muhtemelen.

SkayaPepero 
03 Eki 00:20 · Kitabı okudu · 25 günde · Beğendi · 10/10 puan

Büyü, sanrılar, anılar, şiddet, savaşın ruhunun dayattığı çaresizlik, derin bir bağ ile sakin bir aşk. Birbirinden farklı sıradışı karakterlerin gerçeküstülükle bezenmiş tuhaf hikayesi ve etkileşimi. Zemberekkuşu’nun Güncesi; Ağabeyinin karabasan gibi hayatını kararttığı kumiko’nun, hayatını kararttığı sevgili eşi Toru Okada’nın garip hazin yaşamını tarihi çarpıcı bir masal tadında hikaye ediyor. Tadında, etkileyici, kurgusal zekanın muhteşem satırları. Murakami özelliğini, Sahilde Kafka’dan sonra en yoğun tattıran roman.

▪BESTE▪ 
28 Nis 08:29 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yine haruki murakami ve onun hayal gucunun genişliği..
Bir insan için bir başka insanı derinliğine tanımak olası mıdır? Birini gerçekten tanımak, hem zaman hem de içtenlikle harcanacak çaba ister, ama gene de özüne ne derece yaklaşılabilir ki?

Ibrahim D 
05 Haz 16:15 · Kitabı okudu · 6 günde

Uzun bir rüya tabiri kitabi yazilsaydi eğer iki kişiden yararlanmak isterdim. Biri murakami digeri ise Lynch olurdu. Rüya/ gerçek arasındaki keskin ayrimi yok eden, uyku / uyaniklik arasindaki o ince dus gücünü besleyen elimizde bulunmayan gecisleri hissettiren, güçlü, naif ve saglam bir murakami kitabi. Murakami okumaya başlangıç kitaplarindan biri olmasi icin agir kitap olmasina ragmen. Saglam kurgu arayanlara tavsiye ederim. Keyifle okuyunuz.

Gece 
 05 Tem 01:18 · Kitabı okudu · 8/10 puan

okurken kurguyu fazlasıyla hissediyorsunuz. yazarın ters köşeleri mevcut . aklınızın okurken kitabı anlamaya yönelik düşüncelerde olması gerekir. alışılagelmiş türk yazarlarının aksine dili biraz daha akıcı. çok kalın bir kitap olsada okumak yaşantısının bir parçası olmuş insanlar için iyi bir tercih

Nrdn shnbs 
10 Ara 14:58 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

738 sayfa süren kitabın temposu hiç düşmeden okudum diye bilirim sonuna kadar merak uyandırıyor ve ben okurken çok eğlendim.iyiyle kötünün savaşının Murakime'ce anlatımı muhteşem.bu kadar alengirli bi hikayeyi ancak Murakime bu denli sade ve guzel anlatıbilirdi..

Kitap oldukça sıkıcı ve sıradan. Okumak için kendimle savaştım. En sonunda dayanamayıp ara ara atlayarak okumaya çalıştım. Bence vakit kaybından başka bir şey değil. Kitap ta konu ne olay ne anlamak mümkün değil. Beğenmedim.

Hüsamettin Çalışkan 
15 Ağu 20:47 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

İncelikle ve ustalıkla ilmek ilmek örülmüş birbirinden ayrı gibi görünen iç içe geçmiş hikayelerle çok güzel bir roman ortaya çıkarmış Haruki Murakami.
Kahramanımız Okada'nın sıradan bir evlilik hayatı vardır. Fakat günün birinde karısı onu terk edince olaylar sıradan'ın ötesine geçer.
Bu kitabını beğendim. Zaten bir kurgu ustası Murakami. Birbirinden bağımsız öyküleri öyle ustalıkla birbirine bağlıyor ki şaşmamak elde değil.

2 /

Kitaptan 61 Alıntı

Burcu 
20 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Japonya'ya döndükten sonra, içi boş bir deniz kabuğu gibi yaşadım. Bir insanın bu dünyadaki varlığı ne denli uzun sürerse sürsün, sadece içi boş bir deniz kabuğundan ibaretse eğer, buna yaşam denemez.

Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 205)Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 205)
Ece Erol 
30 Tem 15:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Nefret, uzun, kara bir gölgedir. Çok zaman, nefret eden kişi bile nereden geldiğini bilemez. İki yanı keskin bir kılıca benzer. Karşınızdakine şiddetle indirirseniz, kendinizi keserseniz.

Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 364 - Doğan Kitap, Girit Kano)Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 364 - Doğan Kitap, Girit Kano)
kübra aslan 
27 May 22:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gerçek bir acı çekmeyenler ; ıstırabın ne olduğunu anlayamazlar.

Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 114)Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 114)

Merakımızı kurcalayan şeylere karşı cesur oluruz ve insan merak ettiği zaman gerekli cesareti de bulur.

Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 79 - Doğan Kitap)Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 79 - Doğan Kitap)
Hazal 
01 Nis 16:34 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Dünyada bilinmemesi daha iyi olan şeyler vardır.

Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 370 - Doğan Kitap)Zemberekkuşu'nun Güncesi, Haruki Murakami (Sayfa 370 - Doğan Kitap)