Zemberekkuşu'nun Güncesi

8,4/10  (69 Oy) · 
193 okunma  · 
64 beğeni  · 
2.082 gösterim
Oyuncular:

Toru Okada: başkahraman. İşsiz, günlerini ev işleri yaparak geçiriyor. Susuz bir kuyunun dibine indiği gün hayatı değişiyor.

Kumiko Okada: Toru Okada'nın karısı, gazeteci. Ortadan kayboluyor.

Maya Kasahara: Toru Okada'ya arkadaşlık eden yeniyetme kız.

Malta Kano: bedensel zerrecikler takıntısı olan, kırmızı şapkalı medyum.

Girit Kano: Malta Kano'nun kız kardeşi ve yardımcısı. Geçmişi, fiziksel acılar ve intihar girişimleriyle dolu.

Noboru Vataya: Kumiko'nun ağabeyi, Toru Okada'nın düşmanı, kötü politikacı.

Teğmen Mamiya: İkinci Dünya Savaşı'nda, sayısız acılar yaşamış, toplama kamplarında kalmış ama bir türlü ölmemiş, yaşamaya mahkûm yaşlı adam.

Muskat Akasaka: Toru Okada'yı himaye eden gizemli kadın.

Tarçın Akasaka: Muskat Akasaka'nın, mükemmel fakat hiç konuşmayan oğlu.

Yardımcı oyuncular:
Zemberekkuşu: her gün ötüşüyle dünyanın zembereğini kuruyor, ancak görevini bir gün ihmal edince işler karışıyor.

Noboru Vataya: kaybolmasıyla Okada ailesinin hayatının değişmesine neden olan kedi. Namıdiğer, Uskumru.
(Arka Kapak'tan)

Ödüller : 1996 Yomiuri Edebiyat Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    738
  • ISBN:
    9786051110103
  • Orijinal Adı:
    Necimaki-dori Kuronikuru
  • Çeviri:
    Nihal Onol
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:

Murakami ismini hep duyardım gerçi edebiyatsever olup da duymayan yoktur çünkü Yaşar Kemal'in kaderini paylaşıyor bir nevi. Her sene Nobel edebiyat ödülünün dağıtıldığı bu aylarda "Acaba Murakami ödülü alacak mı " diye haber yapılır,hatta bahis siteleri yüksek bir oranla onu iddiaya alırlar.
Oldukça geniş hacimli bir kitap 740 sayfa. Yayınevi hatta saman kağıdı gibi daha ince bir kağıda basmış bu da kitaba dışardan bakıldığında sanki ince bir kitap havası veriyor. Sayfalardaki yazı karakterleri de küçük, bu şu demek oluyor ki normal standart yazı tipi ile basılsaydı 900 sayfa olabilirdi.
Kitabın içeriğine gelirsek, Murakami'nin dünyası şaşırtıcı,renkli,fantastik. Murakami'yi önceden hiç okumamış olanlar için diyebilirim ki;biraz Orhan Pamuk(Kara Kitap kurgusu), biraz Hasan Ali Toptaş( Heba'daki gerçek-hayal-rüya arası geçişlerde ustalık) biraz Marquez( Yüzyıllık yalnızlık'daki gerçeküstülük) belki biraz Vasili Grosman(Yaşam ve Yazgı'daki muhalif,savaş karşıtı,liberal dil).
Her şeyden önce elinizde tutacağınız kitabın kurgusu çok başarılı. Alt metinlerin birleşip üst metni oluşturmadaki başarı takdirlik. Kitabın sonuna kadar merak uyandırmayı başarıyor yazar. Aslında kitap okunurken size o anı yaşatıyor,hayallere sürüklüyor,nefessiz bırakıyor,sonunu merak edebilecek durumda olmuyorsunuz zaten. Bir rüyanın içindesiniz o rüyanın bitmesini istemiyorsunuz.
Kitabın bir başka avantajı olayların hepi topu 10 karakterin etrafında dönmesi. Karakter sayısı bu kadar az olunca kendinizi karakterler ile özdeşleşmeniz normal sayılabılır. Her erkek bir Okada, her kadın da bir Kumiko ya da May Kasahara değil mi. Kendinizi Boris ile özdeşleşmeyin de...
Bir de birbirinizden uzakta olsanız dahi aynı satırların da başka biri tarafından okunduğunu bilmek ,onun da heyecanını yaşamak kitabı okumak için bir sebep olabilir.