8/10
·605 syf.··
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:00
Middlesex; kimlik, göç, aile, cinsiyet, aidiyet ve kader üzerine yayılan çok katmanlı bir hikaye anlatırken bireysel yaşamları büyük tarihsel kırılmalarla iç içe geçiriyor. Jeffrey Eugenides, birkaç kuşağa yayılan aile anlatısını aktarırken yalnızca bir karakterin dönüşümünü değil, savaşların, göçlerin, toplumların ve zamanın insan üzerindeki izlerini de gösteriyor. Roman boyunca biyoloji ile kimlik, kader ile seçim ve geçmiş ile bugün arasındaki sınırlar sürekli sorgulanıyor. İnsan duygularının tek bir isimle açıklanamayacak kadar karmaşık olduğu, travmaların yıllar boyunca hayatı şekillendirebildiği ve aşkın çoğu zaman mantığın ötesinde işlediği düşüncesi güçlü biçimde hissediliyor. Aynı zamanda kitap; tarihin sıradan insanların hayatlarına nasıl sızdığını, göçle değişen dünyayı ve insanın kendini anlamaya çalışırken aile hikayelerinden ne kadar kaçamayacağını anlatıyor. Bütün bunların yanında anlatı, ağır meseleleri işlerken bile ironisini ve mizahını kaybetmiyor. Genel olarak Middlesex; insan olmanın, doğmanın, değişmenin ve ölümlü olmanın ne anlama geldiğini sorgulayan, büyük ama bir o kadar da kişisel bir roman gibi hissettirdi.
MiddlesexJeffrey Eugenides · Domingo Yayınevi · 20151,366 okunma
9/10
·480 syf.··
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:23
“Küçük Şeylerin Tanrısı”nı yıllar önce okumuş ve çok sevmiştim. İkinci romanı “Mutlak Mutluluk Bakanlığı”yla Arundhati Roy gerek görüşleri gerekse bunları kurguya dökmekteki başarısıyla gönlüme taht kurdu. 1970’lerden 2000’lere Hindistan’ı anlatıyor Roy bu kitabında. Nükleer silahlanmadan emperyalizme, çarpık kentleşmeden kontrolsüz göçe, çevre kirliliğinden toplumsal eşitsizliğe kadar tüm çarpıklıkları ele alıyor. Ama elbette söz konusu zaman diliminde ülkesinin en kanayan yarasına değiniyor en çok da: Hindistan-Pakistan arasındaki bitmek bilmeyen savaş ve Keşmir meselesini hem ‘içeriden’ hem de oldukça objektif bir açıdan, tüm karanlık yönleri, bilinmeyenleri ve dillendirilmeyenleriyle işliyor. Hintli bir aileye bir hermafroditin doğmasıyla başlıyor roman, ki bu sebeple romanın başları yine bayılarak okuduğum “Middlesex” romanını anımsatıyor. Fakat Roy, okuru şaşırtıyor ve bir noktadan sonra -sonunda yolları kesişse de- farklı karakterlerle adeta hikayenin rotasını değiştiriveriyor. Kronolojik olarak karışık bir düzende ve tutanaklar, farklı karakterlerin bilinç akışı gibi farklı tekniklerle sonunu çok güzel bağladığı başka bir hikayeyi kurguya dahil ediyor adeta. Bu esnada biraz afallayabiliyor ya da alışana kadar karakterle bağ kurmakta zorlanabiliyorsunuz ancak yazarın hep canlı tuttuğu merak duygusuyla ilerlediğinizde hem yazarın ilmek ilmek ördüğü kurguya hem de siyasi ve toplumsal analizlerini bu kurguya yedirmekteki başarısına hayran kalıyorsunuz. Roy’un karakterlerine, gayet dozunda kullandığı sembollere, yer yer 1001 Gece Masalları ya da Salman Rushdie tadı veren ama aynı zamanda her daim oldukça gerçekçi kurgusuna, sakıncasız eleştirilerine bayıldım. Benim gibi, hem edebiyata doyuran hem de politik arka planlı romanlardan hoşlananlara özellikle tavsiye
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017233 okunma
Detroit Become Greek
10/10
·605 syf.·
2026 6. kitabı
Hayır kitabı bir feminist ile kaybettiğim bahis sonucunda okumadım. Kitap cinsellik ile değil cinsel kimlik/kendini tanımlama açısından ele alınmıştır. Bir kız çocuğu olarak yetiştirilen bireyin, hemcinsleri sandığı kişiler ile yaşadığı farklıktan ötürü yaşadığı kimlik çatışmasını ve bu kimlik çatışmasının oluşumundan önce yaşadığı gen problemi'nin neden kaynaklandığını, geçmişten günümüze doğru aile bireylerinin aldığı kararlar sonucunda meydana geldiğini anlatır bize. Çayınızı, kahvenizi hazırlamanıza gerek yok çünkü çok uzun sürecek bir inceleme yazısı olacaktır. Genel özeti ve kişisel görüşlerimin de yer alacağı, biraz biyoloji biraz da psikoloji odaklı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Kitabın ilk cümlesi: "Ben iki kez doğdum" olarak başlıyor. 5-alfa redüktaz nedir? testosteronun erkek cinsel farklılaşmasında rol oynayan güçlü bir androjen olan 5-alfa dihidrotestosterona (DHT) dönüştürülmesinden sorumlu enzimdir. Kel adamların, kel olmasının nedeni diyebilir miyim bilmiyorum bunu uzmanlar daha iyi bilir. Neden direkt bundan bahsettim? O konuya gelecek olursak az da olsa biyolojik olarak kadınların XX erkeklerin ise XY kromozomlara sahip olduğunu biliriz. İşte 5-alfa redüktaz ise XY kromozomlarına sahip olan kişilerin bunun eksikliğinde farklı bir şekilde erkeklik yaşadığını söylemek doğru olacaktır. Bu tür vakalarda ergenliğe kadar non-binary yetişen bir birey; Ergenlik döneminde testosteron seviyeleri artar ve bu da daha fazla kas kütlesi, daha kalın bir ses ve cinsel organ büyümesi gibi değişikliklere yol açar. Bu kitap bilimsel nitelikten ziyade 3 kuşağın anlatıldığı ve kendi hikayesini anlatan "Calliope Helen Stephanides" daha sonra kendi kimliğini tanımlayacak olan "Cal" adlı bireyin daha ilk sayfalarında yaşadığı
İnceleme
MiddlesexJeffrey Eugenides · Domingo Yayınevi · 20151,366 okunma
İntihar mı, yoksa sessiz bir isyan mı?
7/10
·260 syf.·
2026 2. kitabı
Jeffrey Eugenides 1960 Detroit, Michigan doğumlu, Yunan asıllı Amerikalı romancı ve öykü yazarıdır. Brown Üniversitesi’nde edebiyat eğitimi almış ve sonrasında Stanford Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık yüksek lisansı yapmış. Eugenides, sade, derinlikli bir anlatıma sahip ve karakter odaklı yaklaşımıyla çağdaş Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Yazar, araştırdığım kadarıyla aile, cinsiyet kimliği, aidiyet ve kimlik konularını ele alan romanlara sahip çünkü ilk defa bir eserini okudum. İlk romanı " Bakir İntiharlar (1993)" dünya çapında büyük ilgi görmüş. Yazarın en bilinen eseri ise "Middlesex (2002)" ve 2003 yılında Pulitzer Kurgu Ödülü'nü kazanmış. Ayrıca "Evlilik Meselesi (2011)" adlı romanı ve henüz dilimize çevrilmemiş olan "Fresh Complaint" adlı bir öykü kitabı da bulunuyor. Her şey 1970'li yıllarda Michigan’ın küçük bir kasabasında başlıyor, düz yolları, özenle budanmış bahçeleriyle huzurlu ve varlıklı beyaz burjuva sınıfının sakin olduğu kadar sıkıcı bir yaşam sürdüğü bir banliyödeyiz. Ancak bu görünürdeki dinginliğin üzerinde, boğuk ve sinsi bir huzursuzluk asılıdır. Bu huzursuzluk, mahallenin lise matematik öğretmeni Bay Lisbon’un beşinci kızı Cecilia Lisbon’un, banyosunda bilekleri kesilmiş halde bulunmasıyla aniden somut bir hal almaktadır. Cecilia'nın intihar girişimi küçük topluluğu şaşkınlığa sürükler, fakat her şeyden önemlisi, bu olay çok daha korkunç bir dramın fitilini ateşler. Çünkü Lisbon ailesinin hayatta kalan diğer dört kızı, en küçük kardeşlerinin izinden giderek birer birer ölüme yürümektedir. Bu beşli trajedi, kasabanın hafızasına silinmemek üzere kazınıyor. Ancak özellikle o dönemin ergen gençleri için bir büyülenme kaynağı olarak da kalıyor. Hepsi de o dönemde, sarışın, güzel, ele avuç gelmez ve umutsuz Lisbon kızlarına tutkuyla aşıktır.
Edebiyat
Bakir İntiharlarJeffrey Eugenides · Domingo Yayınları · 20161,428 okunma
Bakir İntiharlar ve Jeffrey Eugenides üzerine düşüncelerim.
8/10
·260 syf.·
2025 64. kitabı
Daha önce yazarın Middlesex kitabını okumuştum aynı heyecanı bekledim açıkçası bu kitabında da. Bu sefer ağır ilerleyen, konusu belli noktada sıkışıp kalmış, yarım bırakmak istemediğim için zorlanarak bitirdiğim bir kitap oldu açıkçası. Kitap kahramanı kızların psikolojisini ve yaşadıklarına ilişkin olarak anlatımında yer yer çok güzel gözlemler ve çarpıcı vuruşlar olsa da genele vurduğumda eh işte diyebileceğim bir kitap. Bunun yanında söylemeden geçemeyeceğim yazarın bir de her kitabında işlediği Türk düşmanlığı ve Kurtuluş Savaşı mücadelemiz sırasında yaşananları Türkler Yunanlıları katletti diye anlatarak araya cümleler serpiştirmesi var. Middlesex de daha aleni şekilde varken bunlar ki o zaman kitap konusu Kurtuluş Savaşı döneminde başlayan bir hikayeydi, burada çok alakasız bir şekilde birkaç cümle ile de olsa Türk düşmanlığı yapmadan duramamış bir kere daha. Yazarları milliyetleri , düşünceleri , inançlarına göre ayırmam katiyen ama biraz zorlama olmuş bu kitabında. Ergen kızların intiharı ve bunun o dönem içinde bulundukları toplumu etkileyişi ile cidden ne alaka şimdi demeden duramadım. Yazarın başka bir kitabını okur muyum bundan sonra bilmiyorum. En azından Bakir İntiharlar açısından diyebileceğim şu ki okunsa da olur , okunmasa da.
Edebiyat
Bakir İntiharlarJeffrey Eugenides · Domingo Yayınları · 20161,428 okunma
Middlesex
Puan vermedi·605 syf.··
2025 10. kitabı
büyük bir roman olmanın ötesinde, insanın kendi içindeki iki sesi barıştırma çabası. Cal’in hikâyesi bana bazen kendimize varmak için önce ailemizden, geçmişimizden, hatta bedenimizden geçmemiz gerekiyor dedirtti. Eugenides’in dili bazen masum, bazen keskin ama hep dürüst. Bu dürüstlük romandan çok, insanın kendi iç sesine benzeyen bir şey. 10/10
MiddlesexJeffrey Eugenides · Domingo Yayınevi · 20151,366 okunma