• Attila İlhan'ın şiirlerindeki romantik devrimci tipin öncülü Nazım'ın şiirlerinde vardır. Mehmet Fuat, İlhan'ın Orhan Veli'yi yok sayıp, Nazım'a bağlandığını söyler. O, bu yanıyla Nazım'ın çömezidir. Ama diğer taraftan Nazım'dan farklı olarak aşırı duygusal ve imge düşkünüdür (Fuat 2001: 105).
  • 2018'DE OKUDUĞUM KİTAPLAR VE PUANLAMALARIM

    OCAK -13 kitap-
    1.Unutulan Kraliçe- Vanora Bennet (3/5)
    2.4N 1K "on ikiden sonra"- Büşra Yılmaz(3/5)
    3.Kan ve Yıldız Işığı Günleri- Laini Taylor (5/5)
    4.Olağanüstü Bir Gece- Stefan Zweig (5/5)
    5.Piyon- Aimee Carter (3/5)
    6.Vezir- Aimee Carter (5/5)
    7.Uzak Yıldızlar- Marissa Meyer (5/5)
    8. Mucize- R. J. Palacio (5/5)
    9.Hiçliğin Kıyısında- J. A. Redmerski (2/5)
    10. Seçme Şiirler- Nazım Hikmet (5/5)
    11.Vadideki Zambak- Balzac (4/5)
    12.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig (5/5)
    13.Başka Dilde Aşk- Mia Sheridan (4/5)

    ŞUBAT -6 kitap-
    1.AEDEN- Azra Kohen (5/5)
    2.Yaprak Dökümü- Reşat Nuri Güntekin (4/5)
    3.Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck (5/5)
    4. Kan Sözü- Richelle Mead (4/5)
    5.Aklından Bir Sayı Tut- John Verdon (3/5)
    6.Hayvan Çiftliği- George Orwell (5/5)

    MART -7 kitap-
    1.Melekler ve Şeytanlar- Dan Brown (4/5)
    2.Genç Werther'in Acıları- Goethe (4/5)
    3.Dönüşüm- Franz kafka (5/5)
    4.Çizgili Pijamalı Çocuk- John Boyne (5/5)
    5.Piraye-Canan Tan (3/5)
    6.Ruh Bağı- Richelle Mead (4/5)
    7.Not: Seni Hâlâ Seviyorum- Henny Han (4/5)

    NİSAN -11 kitap-
    1. Son Fedakarlık- Richelle Mead (4/5)
    2. Biz, ölümlüler- Patrick Ness (2/5)
    3.Alice Hakkındaki Gerçek- Jennifer Mathiew (4/5)
    4.Şafak Vakti- Stephenie Meyer (2/5)
    5.Yaban- Yakup Kadri Karaosmanoğlu (5/5)
    6. Olasılıksız- Adam Fawer (4/5)
    7.Babaya Mektup- Franz Kafka (3/5)
    8.Şah- Aimee Carter (3/5)
    9. Mecburiyet- Stefan Zweig (4/5)
    10. Death Note (cilt #1) (4/5)
    11. Bir Sır Saklı İçimde- Julie Berry (5/5)

    MAYIS -8 kitap-
    1.Kırmızı Saçlı Kadın- Orhan Pamuk (2/5)
    2. Amok Koşucusu- Stefan Zweig (4/5)
    3.Yalancılar- E. Lockhart (4/5)
    4.Seni Ben Uydurdum- Francesca Zappia (5/5)
    5.Clarissa- Stefan Zweig (5/5)
    6.Arayışlar- Lou Andreas Salome (5/5)
    7.Lider- R. Gaye Önel (1/5)
    8.Uyanış- Scott Sigler (3/5)

    HAZİRAN -14 kitap-
    1.Yağmurla Gelen Mutluluk- Amber L. Johnson (2/5)
    2.Kumarbaz- Dostoyevski (5/5)
    3.Birimiz Yalan Söylüyor- Karen M. McManus (4/5)
    4.Beyaz Geceler- Dostoyevski (5/5)
    5.Kırmızı Pazartesi- Gabriel Garcia Marquez (2/5)
    6.Feniçka- Lou Andreas Salome (5/5)
    7.Kötülük Tohumları- J. A. Redmerski (5/5)
    8.Grapon Kağıtları- Didem Madak (4/5)
    9.Asla Asla- Collen Hoover ve Tarryn Fisher (4/5)
    10.Genç Elitler- Marie Lu (3/5)
    11.Kemik Torbası- Stephen King (2/5)
    12.Tepki- Stephen King (4/5)
    13.Tehlikeli Yalanlar- Becca Fitzpatrick (4/5)
    14.Veronika Ölmek Istiyor- Paulo Coelho (5/5)

    TEMMUZ -13 kitap-
    1.Düzenleyiciler- Stephen King (1/5)
    2.Anna Karenina- Tolstoy (5/5)
    3.Kara Kurt- J. A. Redmerski (5/5)
    4.Victor- J. A. Redmerski (3/5)
    5.99 Gün- Katie Cotugno (3/5)
    6.Gölün Dibindeki Ev- Josh Malerman (3/5)
    7.Serseri- Rachel Vincent (2/5)
    8. EREBOS- U. Poznanski (5/5)
    9.Geçmişin Kırıkları- Brittainy C. Cherry (2/5)
    10.Eksik Parça- Michelle Hodkin (5/5)
    11.Albaya Mektup Yok- Gabriel Garcia Marquez (4/5)
    12.Rengâhenk- Can Yücel (3/5)
    13.Yaşamın Ucuna Yolculuk- Tezer Özlü (4/5)

    AĞUSTOS -12 kitap-
    1.Bin Öpücük- Tillie Cole (2/5)
    2.Ejderhanın Gözleri- Stephen King (3/5)
    3.Mürebbiye- Stefan Zweig (4/5)
    4.Gül Cemiyeti- Marie Lu (3/5)
    5.Uğultulu Tepeler- Emily Bronte (5/5)
    6. Kusursuz Elmas- Camilla Monk (1/5)
    7.Uyanış- Lisa Mcmann (4/5)
    8.İki Kız Kardeş- Edith Wharton (5/5)
    9.Umutsuz- Colleen Hoover (3/5)
    10.Mezarla Randevu- Jeaniene Frost (2/5)
    11.Bir Kadının Hayatından 24 Saat- Stefan Zweig (4/5)
    12. Yeraltından Notlar- Dostoyevski (5/5)

    EYLÜL -14 kitap-
    1.Hayatın Kıyısında- Jennifer Niven (4/5)
    2.Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku- İlhami Algör (?)
    3.Bıçak Sırtı- Michelle Hodkin (5/5)
    4.Aşk ve Dondurma- Jenna Evans Welch (2/5)
    5.Yabancı- Albert Camus (4/5)
    6.Siyah Damar- Tarryn Fisher (4/5)
    7.Yüzyılın Fırtınası- Stephen King (4/5)
    8.Kırık Kanatlar- Halil Cibran (4/5)
    9.Ateşböceği Yolu- Kristin Hannah (2/5)
    10.22/11/63- Stephen King (5/5)
    11.Her Şey İçin Teşekkürler- Tommy Wallach (3/5)
    12.Ürperti- Maggie Stiefvater (3/5)
    13.Mavi Saçlı Kız- Burçak Çerezcioğlu (5/5)
    14. Anne Frank'in Hatıra Defteri (5/5)

    EKİM -9 kitap-
    1.Tanrı ve Canavarların Düşleri- Laini Taylor (5/5)
    2.Ölü Ozanlar Derneği- N. H. Kleinbaum (5/5)
    3.Adımı Söyle- James Dawson (4/5)
    4.İlk Aşk- John Green (2/5)
    5.Death Note (cilt #2) (4/5)
    6. Death Note (cilt #3) (5/5)
    7.Genç Bir Doktorun anıları- Mihail Bulgakov (4/5)
    8. Değirmen- Sabahattin Ali (5/5)
    9. Death Note (cilt #4) (4/5)

    KASIM -4 kitap-
    1.Bronz Atlı- Paullina Simons (5/5)
    2.Death Note (cilt #5) (4/5)
    3. Akıl Çıkmazı- Michelle Hodkin (5/5)
    4. Düşüş- Lauren Kate (2/5)

    ARALIK -6 kitap-
    1.Kuyrukluyıldız Altında Bir Izdivaç- Hüseyyin Rahmi Gürpınar (5/5)
    2.Warcross- Marie Lu (5/5)
    3.Her Gün- David Levithan (3/5)
    4.Hayaletli Yolda 13 Saat- Thomas Brezina (3/5)
    5.Tatyana ve Alexander- Paullina Simons (4/5)
    6.Son Ada- Zülfü Livaneli (5/5)

    Toplam= 117
  • 565 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Fütursuz ve hoyratça bir vurdumduymazlıkla, daha önceden odamın köşesine attığım çoraplarımı loş ışıkta fare zannetmek suretiyle suni kalp krizleri geçirip , içtiğim birayı da soluk boruma kaçırıp , söz konusu solunum sistemimin uzunluğunu pancar motoruna dönen ciğerlerimden kopan öksürüklerle keşfederekten , yediğim fındıh fıstığı da ağzımdan burnumdan fışkırtıp sondaj vurulmuş alan üzerine kurulan petrol kulelerine dönerekten huzurlarınıza çıkmış bulunmaktayım sayın cevizkabukları ..Hepinize MERHABA!!! =)) Bildiğin, üzerinden 1 katrilyon volt geçmiş 0.001 ohmluk dirençlere döndüm korkudan.. Neyse efenim bu kısım kıssadan hisse olsun küpe diye kulaklarınıza ..Siz siz olun düzeni ,nizamı ve temizliği elden bırakmayın ..Not : SEN BENİ NAPCAN CİCİM !! DEDİĞİMİ YAP , YAPTIĞIMI YAPMA !! =))

    Şimdi arkadaşım beni takip ediyorsan hep söylediğim bir şey var ! Nedir o ? Ne okursan oku ..Ama yazarın hayatını bir araştır, yazıldığı dönemi az biraz eşele .. Ben esasen Kemal Tahir'i , BABA yani namı diğer AZİZ NESİN sayesinde lugatıma seneler evvel sokmuş bir isimim .. Beraber Sultan Ahmet Cezaevinde yattıklarını ,6-7 Eylül olaylarında apar topar suçsuz yere gözaltına alınıp hapis yatırılarak idamlarının istendiğini , tıpkı Nazım Hikmet gibi kendisinin de bir bildiriden dolayı 15 sene yiyip 60 larda gelen afla özgürlüğüne kavuştuğunu falan çok çok iyi biliyorum .. Asıl bilmediğimse bu adamdaki ezber bozan zihniyet ve azimdi .. Muhalif gibi görünen ama mercek altına alındığında GAYET MATERYALİST bir yaklaşımın ürünü olan kitaplarıydı bilmediklerim.. İnceleme uzun olacak şimdiden kusura bakmayasınız ama Kemal Tahir bunu hakeden bir isim ..(O yüzden söyleyeyim uzun bir infodan sonrasında yani "KÖR İTİN ÖLDÜĞÜ YERDE" başlıyor esas inceleme .. ) Bu adamın neler yaptığını bilmeniz gerek okurken.. Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor ki muazzam bir araştırmacı Kemal Tahir.. Yeri gelince bahsedicem incelemede bu konudan da.. Günde 4 saat yazıp geri kalan saatler boyunca araştırma yapmış .. Bu araştırmaları da öyle eften püften değil bildiğin arşivlere , eski gazetelere dalıp konu başlıklarını tek tek tarayarak yapmış..Hatta bu araştırmaları Notlar adı altında sanırım 5 cilt olarak basılmış.. Beni en çok kendine çeken yanı ise "tarihe" olan tutkusu .. İşlediği tüm kitaplarında olaylara "BAMBAŞKA" bakabilmeyi başarabilmiş bir isim kendisi .. Sık sık kullandığı bir cümle var kendisinin : "Yahu yine aldandık." Sürekli araştırıp, ince eleyip sık dokuyan ve sürekli sorgulayan bir bünye bu adamdaki .. Tabii bu romanlardaki "BAMBAŞKA" bakışlardan dolayı da bolca eleştiri almış, üstüne çok yıldırım çekmiş ..Ne sağdan , ne de soldan kendisine destek çıkan olmamış .. Bir kişi hariç : AZİZ BABA!!! Misal Yalçın Küçük ' ün zamanında çok tartışma yaratmış bir makalesi var Ebu Cehil (Cehaletin Babası) Kemal Tahir diye .. Diyor ki burda Yalçın Küçük sağ kesime hitaben : "Siz Peyami Safa'yı bize verin , biz de size Kemal Tahir'i verelim .. Sol buna rağmen kazançlı çıkacaktır." Anlayacağınız afaroz ediliyor .. Yalnız bu adamda bir Nesin'lik var ki geri adım atmamış söylediklerinden .. Görüşlerine katılırsınız katılmazsınız ama inkar edilemeyecek durum şudur ki olaylara tepeden ve objektif bakabilmiş ve yer yer çok ama çok doğru tespitler yapmış .. Esir Şehir 3 lemesine ve Kurt Kanunu üzerine okuduğum notlarda bunu açıkça gördüm.. Misal Esir Şehirde geçen solun zamanla silahlı bir komitacılığa evrildiği günlerde işte bu eseriyle yani sanatıyla yapılanların yanlış olduğunu belirtmiş .. Duygusal aptallıklar yapmanın ne yeri , ne de zamanı .. Silaha sarılmak nedir , aydın olanlar bizleriz diyip sanatıyla cevap vermiş o günlerde yapılanlara .. Kurt Kanunu desen keza yine Abdulhamit gibi çok tartışılan bir isimi "o günlerde" bir romanın içine katık etmek çok büyük CÜRET isteyen bir iş.. Yorgun Savaşçı'nın 12 Eylül döneminde YAKILDIĞINI da ekleyeyim .. Bir de bunlara ek olarak ,bu adamın yazdığı romanların şöyle güzel bir opsiyonu var ki , belli bir sıra ile okunduğunda yapıtları kabataslak bir kronolojik sırayla Osmanlıdan günümüze tarihimizin çok tartışılmış konu başlıklarını getiriyor önünüze.. Bu yüzden okumadıysanız muhakkak bir şans verin ..Edebi bilgisine çok güvendiğim bir sahaf abimizin dediği gibi : Edebiyatımızda 3 tane Kemal vardır .. Yaşar Kemal , Orhan Kemal ve Kemal Tahir...

    Şimdi incelemeye başlayabiliriz .. Ben bir bira açıp arkaya da DAVARO soundtracki açayım .. Çok kafa açan bir parça .. Bunu youtube dan kaldırsalar töbe inceleme yazamam! =)) Size de tavsiye ederim .. Kemal Sunal'a da selam olsun burdan ..
    https://www.youtube.com/watch?v=49yRVc61nrQ

    FÜT FÜT FÜT... KORT KORT KIRT .. Oh mis !!

    Ey sen buralara kadar yılmadan okuyan sevgili KİKİRİK! Bu kitap toplumcu gerçekçi köy romanı adı altında incelenmesi gereken bir eser .. YALNIIIIIIIIZZ.. Bir miktar ÇUVALDIZ aroması da ihtiva ediyor .. Bu özelliği göz önüne alındığında diğer köy romanlarında sergilenen al yanaklı köylüler , güzel yurdum insanı figürlerine burda rastlamanız biraz zor .. O yüzden, "Haydi Bükem giy trekkinglerini de bir koli organik köy yumurtası alalım yanına da inekten süt sağar içeriz dersen YOKOLURSUN !! Dalından koparıp yemeye meylettiğin o organik kayısının çekirdeği boğazında kalıverir !! Romanın esas teması o dönemki hükümetin ,köy enstitüleri üzerinden uyguladığı yanlış politikalar .. Tabii bu görüş tamamıyle Kemal Tahir'e ait .. Zaten roman içerisinde arada sırada neler oluyor diyerek teftişe gelen müfettiş Şefik 'in ağzından da yapılanları SORGULAYIP bizlere aktarıyor .. Romanın ismi bu açıdan çok manidar .. BOZKIR , Kastamonu - Çankırı - Çorum kesişiminde yer alan Anadolu topraklarını , ÇEKİRDEK ise bu toprak parcası üzerinde yer alacak ve YEŞERECEK olan Köy Enstitüsünü sembolize etmekte .. Yalnız Yozgat olsaydı tüm incelemelerimde işlemiş olduğum "Yozgat tezimi" çok sağlam temellere dayandırmış olacaktım .. Teğet geçtik ! =(( Neyse efenim .. Roman içerisinde 3 ayrı zümre yeralıyor tıpkı Laff a Lympics olimpiyatlarında olduğu gibi .. Başkentteki kokuşmuş siyasi kadro , öğretmenler ve GERÇEK KÖTÜLER olarak arzı endam eden toprak ağası etrafında toplanmış cahil ve gerici köylüler.. Pek tabii içlerinde iyileri , hem de çok iyileri de var .. Misal öğrenciler bu gruba alınabilir .. Peki Kemal Tahir 'in eleştirisi neye ? Gelin açıklayayım size ..

    Sayın caniko , biliyorsunuz ki insanlık teeee tarih yazımının başladığı günden beri daha çok özgürlük ve daha çok bilinç diyerek yollara düşmüş ve gelişmeye çalışmış aydınlanma öncesinde.. Böyle olunca ilk aşamada ,

    TABİAT tez + TOPLUM anti-tez = MEDENİYET sentez

    Daha sonrasında , yani ikinci aşamada ise ,

    TOPLUM tez + BİREY anti tez = DEMOKRASİ sentez...

    Aydınlanmanın tarihi , bireylerin , başka bireylerin "sultasından" kurtulmasının tarihidir esasında .. Önce dinler (bkz : kilise, engizisyon ve ruhban takımı ) , sonra soylular (bkz: krallar , derebeyler ve feodal yapı) , nihayet sanayii ve ticaret burjuvazisi (bkz: tröstler , oligopoller ve karteller) BUNLARDAN KURTULUNACAK diyor adamlar .. E şimdi bizim durumumuza baktığımızda , özellikle romana baktığımızda KENEVİR yetiştiren ve belinde ince kılıçla dolaşan , halkı korkutup yıldırmış RUFAİ dervişi çakması bir din bezirganı var karşımızda .. Soylulara bakalım dersen bizim o günlerde tamamlanmış bir sanayii devrimimiz yok . Zaten olanı da kaçırmışız .. Dolayısıyla Aziz Nesin'in dediği gibi bizdeki burjuva yaratma anlayışı sosisi kıyma makinasından geçirip mamulu İNEK bazında beklemek oluyor .. Yani ? Yanisi şu cicim! Bizimkiler olayı çok ama çok yanlış anlamış vaziyetteler o günlerde .. Adnan Menderes'in o dönemde, "HER MAHALLEDE BİR ZENGİN YARATACAĞIZ!" açıklamaları bu açıdan çok ama çok manidar.. Eh olmayan burjuvazi ile ne tröst var ne de kartel .. Toprak ağalarından bahsetmeme gerek var mı ?!?!? Teze ve anti teze gelirsek.. Bizde ne tez var ne anti-tez .. İşte bu yüzden kelli o günlerde bizim önümüz uçsuz bucaksız SOĞAN + PATA"TEZ" =)) Kemal Tahir ' in eleştirisi de işte burda devreye giriyor .. Diyor ki , halen daha cumhuriyete güvenmeyen ve kurulan cumhuriyeti Osmanlı zanneden , sandıktan ,seçimden , demokrasi kavramından haberi olmayan bu insanlara eğitim vermeden bir bataklık üzerine kuruyorsunuz inşaa etmeye çalıştığınız bu (onların ağzıyla) ESDÜDÜYÜ! Bu topraklarda olduğunu iddaa ettiğiniz bu cevher , bu çekirdek cidden yeşerecek kıvamda olsaydı HİÇ BOZKIR , BOZKIR OLARAK KALIR MIYDI diyor .. Sonu itibari ile de 5 tepsi keteyi size susuz yediriyor .. Bundan dolayıdır ki kitabı bitirdiğinizde bir hınç ve öfke patlamasıyla kapatıyorsunuz kitabı .. Tavsiye ediyor muyum ? NET EFSANE ! NET !!

    Bkz: Oh sinyor Tuco !! Ne mübarek bir adamsın sen !!

    Esen kalınız , İŞSİZ KALINIZ !! =))


    Not : İslamda tarikatları araştırdığım dönemden biliyorum ki Rufai dervişleri cidden kılıç ve şiş taşıyan adamlar .. Yani adam cidden ona kadar detaya inmiş cicim..
  • %32 (122/384)
    ·Puan vermedi
    Nâzım Hikmet'i cezaevine attıran kişinin Fevzi Çakmak olduğu düşünülüyor... (1947li yıllar)

    Şeyh Bedrettin Destanı yayımlandığı zaman birileri Ahmet Muhip Dıranas'tan kitabı kötülemesini istemiş olmalılar ki yazının son satırları şöyleydi: Ben Nazım Hikmet'in bu eserini tenkitten vazgeçiyorum darılmayın zira onu sevdim ve ondan heyecan duydum. Ama 1950'de Nazım Hikmet'in affı için imza veren Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet, Cahit Sıtkı gibi Ankaralı şairler arasında yer almadı. Ertesi yıl Nazım Hikmet yurt dışına kaçtığı zaman ise "Zafer" gazetesinde, "Canı Cehenneme!" diye bir yazı yazdı.(Nâzım Karşıtı)

    Nâzım Hikmet'in, Komitern kararlarını eleştirme özgürlüğü isteyen başka bir örgütlenmede yer aldığı için, T.K.P.'den uzaklaştırılmasına karar verildi.(Nâzım'ın 1932 TKP'DEN uzaklaştırılma nedeni)

    Nâzım'ın hayatında hep yanında olan karakter Vâlâ Nureddin'dir.
    Nâzım yaptığı şeyleri mektupla hep Kemal Tahir'e bildirmiş yeni yazdığı kitaplarından bahsetmiştir.
    Nâzım'ın aşk dolu şiirlerine ilham olan kadın Piraye aynı zamanda Nâzım'a hep destek olmuş ve diğer yazılarında da en büyük ilhamcısı olmuştur. İyi bir edebiyatçı olmak için mutlaka roman yazmış olmakta gerekiyor sözleri Nâzım'ı etkilemiştir. Tolstoy gibi iyi yazarların yazdığı romanlardan bahseden Piraye'ye birgün onlardan çok daha iyi roman yazacağını söylemiştir. Piraye'den ayrıldığı zaman bile Nâzım'ın bu hırsı devam etmiş...
    Hayatı boyunca cezaevine hukuki açıdan suçsuzluğu ispat edilmiş olduğu halde girmiştir.
    Nâzım'ı 3 yazar sürekli desteklemiş cezaevinde iken çıkması için çalışmışlardır. Bunlar; Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday'dır.

    Nâzım Hikmet 28 yıl hapis yediği davadan haksız yere yatmasından dolayı açlık grevine girmiş ve bu sırada Nâzım'ın davasını bilen tüm yetkililer değişmişti. Çünkü başa demokrat parti hükümeti gelmişti.13 yıl hapis sonunda avukatlarının ve sevenlerinin büyük uğraşı ile Nâzım hapisten çıkarılmış fakat açık şekilde polisler ile takip ettiriliyordu. Hapisten çıkan Nâzım, Münevver ile kiraya çıkmak için ev aramış fakat kira fiyatlarının arttığını görünce annesi Celile Hanım'ın cevizlikteki evinde kalmıştır bir süre. Polislerin takibinden dolayı Nâzım evden kitap yazıp baskıya gönderemiyordu ki basım yapacak cesarette bir yayımevi de yoktu. Gazetede de çalışamayan Nâzım'a yeniden İpek stüdyosunda çalışması önerildi. Münevver hanımın doğumu yaklaşınca Nâzım kiraya çıkmış taksit ve borç ile ev eşyaları almıştı.
    Daha sonra üzerine oyunlar oynanan Nâzım çürük çıktığı askerliğini yapmadığı gerekçesi ile alınarak muayene edildi ve belgeleri incelemeleri Deniz Harp bitirdiğini çürük çıktığını söyledi. Böyle bir belge bulunmadığını söylediler. Avukatına bunları iletti Nâzım fakat o belgeyi bulamadılar. Nâzım'ı Sivas Zara da 2 yıl askerlik görevini yapmak için göndereceklerini söylediler o vakit Nâzım kağıdı bulmak için zaman istemiş ve 10 gün zaman verilmiştir. Nâzım kağıdı bulamayınca Refik Erduran'ın sürat motoru ile Bulgaristan'a gitmek istemiş fakat Romanya'ya giden bir gemiyi görünce ona binmiş ve Romanya'ya kaçmış oradan da Sovyetler Birliğine geçmiştir. Coşkulu bir kalabalık ve çiçeklerle karşılanan Nâzım'ın radyodan Sovyetlerde olduğu duyulup daha sonra coşkulu karşılama da çekilen fotoğrafları gazetelerde basılınca hakaretler yemiş ve vatandaşlıktan çıkarılmıştır.
    Orhan Selim takma adı Nâzım'a aittir.
  • Nazım Hikmet ile cezaevinde kalan ve cezaevi anılarıyla ilgili kitap yayımlayan kişiler: A.Kadir, Orhan Kemal, Balaban.
    Memet Fuat
    Sayfa 107 - YKY Yayınları
  • 248 syf.
    ·6 günde·Beğendi·8/10
    Kitapta farklı konularda denemeler var ...
    . Şems ile Mevlana İsa’nın kaderi ..
    . batı ve doğu ..
    saraydan zindana ve cezaevlerine
    Puşkin den Dostoyevski ye İbni Sina ya...Genç Osmanın bir gecelik mapusluğununun ardından ölümüne tanık olan Yedikule ye...Namık Kemal den Nazım Hikmet e Sinop Cezaevi duvarına aldırma gönül aldırma yazan Sabahattin Ali ye hasretinden prangalar eskitmil olan Ahmet Arif e ...Bir ülkü uğruna hapis yatan Necip Fazıl a... kendi yurdunda sürgün saidnursi ... Nihal Atsız dan Adnan Menderes e
    .ihanetler... intiharlar...
    Babalar ve oğullar..Can Yücel ve babası Hasan Ali Yücel e yada Karamazov Kardeşler den Franz Kafka ya kadar farklı olaylar konu edinilmiş.
    Ömer Seyfettin den Namık Kemale...Sezar’ın Brütüsü..Kanuni nin Hürremi
    Orhan Veli.. mai ve siyahın Ahmet Celili ne...
    Sokrates den Van Gogh a ... Zweig in intiharına ise hayat arkadaşı eşlik eder …
    .ve son bölüm iç dökümü..
    Cümlekapısı yani Kalbin Kapısı.. diyor
    Nazan Bekiroğlu ...
    ilk bölümde sıkılsamda diğer bölümler çok güzeldi...
  • 258 syf.
    ·21 günde·Beğendi·7/10
     Merhaba arkadaşlar. İncelemeye başlamadan önce kısacık bir anımı anlatmak istiyorum. Lise dershanesinde edebiyat öğretmenim kadınların şiir yazamayacaklarını sadece şiire konu olabileceklerini söylemişti. Ve bu sözler beni hep kadın şairlere yakınlaştırdı, Onları anlamaya okumaya itti. O yüzden bu kitabın kapağında yazan "Modern Türk Şiirinde Kadın İmgesi" başlığı hemen ilgimi çekti ve aldım. Okumak ve öğrenmek istedim edebiyat öğretmenimin aksine değerli şairlerimiz kadınları toplumda ve gönüllerinde nasıl konumlandırmıştı.
     21 kadın şairimiz hepsi farklı bir şairi seçerek 21 erkek şairimizi inceliyor. Yaşadığı zamanların ve özel yaşamlarının kısa kesitleri, dünyaya ve kadına bakış açıları, şiiri oluşturuş şekilleri ve şiir alıntılarıyla konu tamamlanıyor. Eğer bu konuya ilginiz varsa sizi memnun edebilecek kitap. Ben okurken keyif aldım ve incelemerin hepsi beni doyurdu. Özellikle okumak istediğiniz bir şair varsa diye incelenen şairleri buraya bırakıyorum.
     Özdemir Asaf, Ahmet Haşim, Nazım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Asaf Halet Çelebi, Ahmet Muhip Dıranas, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Külebi, İlhan Berk, Atilla İlhan, Can Yücel, Ümit Yaşar Oğuzcan, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Edip Cansever, Ece Ayhan, Cemal Süreyya, Sezai Karakoç.