• Tecavüzden sonra "Zevk aldın mı?" diye sormak nasıl abesle iştigalse, gidişinin ardından aylar so...nra arayıp "Nasılsın ?" diye sorman da o kadar abesti işte.. Uyuz bir itin kasığındaki pire kadar mutluyum ve başını çöpe soktuğu için kıçı açıkta kalan bir kedi kadar tetikteyim.. Tut ki mutluyum.. Tut ki yıkıldım Sana ne!...
  • O ŞiMDi NE YAPlYOR?
    O şimdi ne yapıyor,
    şu anda, şimdi, şimdi?
    Evde mi, sokakta mı,
    çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
    kolunu kaldırmış olabilir,
    - hey gülüm,
    beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu
    hareketi!..-
    O şimdi ne yapıyor,
    şu anda, şimdi, şimdi?
    Belki d izinde bir kedi yavrusu var,
    okşuyor.
    Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredi r,
    - her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
    sevgili, canımın içi ayakları ... -
    Ve ne düşünüyor,
    beni mi?
    Yoksa ne bileyim
    fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
    Yahut. insanların çoğunun
    neden böyle bedbaht olduğunu mu? ..
    O şimdi ne düşünüyor,
    şu anda şimdi, şimdi? ...
    23 Eylül 1945
  • Ah, reis bey, sevmek, hele benim gibi sevmek berbat bir şeydir. Hayatımda yalnız o vardı. Gözümü kapadığım zaman onu, açtığım zaman onu, uyuduğum zaman onu, uyandığım zaman onu görüyordum.
    Halbuki ben onun için bir hiçtim; gelmiş ve geçmiş birisi... Nasıl anlatayım efendim, çorabının yırtığı, şapkasının kurdelesi kadar benimle alakadar olmuyor, evlerindeki kedi kadar bile beni sevmiyordu.
  • "Sonra günü geldi,üzerine kokumu bile sindiremediğim eşyaları da evlerle birlikte arkamda bıraktım.Kitaplar,kedi,bir de ben.Bu kadardım.Daha fazlasına cesaret edemedim.Oysa tanıdığım diğer kadınlar böyle değildi hiç.Sonsuza kadar orada kalacak sanki,o mahallede,o evde,o adamın yanında,nasıl da rahat.Bir güzel yaslanıyorlardı arkalarına,sahipleniyorlardı her bir şeyi.Gitmek düşmüyordu akıllarına hiç."
  • 1~ Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana "bu benim şarkım bak" diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.

    2~ Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünyada bunu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın tabii. Ama öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa "acaba burda mı" diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.

    3~ Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi o olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde "şanssızlığınıza" biraz gülün, biraz ağlayın.

    4~ Bir tane çok büyük aşkın olsun. Rakıya bahane olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi’ yanın acıyarak "O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?" diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de "başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım" diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.

    5~ Bir evlat edin. Bir kedi olur, bir köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.

    6~ Bol bol kitap oku bir tanesi seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye senin! Beğenmediğin sayfayı yırt, sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.

    7~ Salaş bir restaurant edin. Patronundan garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun hep oturduğun. Bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde "burda eskiden hep bi yerim vardı" dersin.

    8~ Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. Insanlar şaşırsın. Senin için çocuk oyuncağı olsun.

    9~ Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca vazgeç. Defalarca dene. Susmanın da çaresizliğini yaşa bağırmanın da. Uykuların kaçsın. Düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun. Her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de olur. Bağrına taş bas gerekirse. Yeter ki gece yatağına yattığında "ben elimden geleni yaptım" de. Bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.

    10~ Vakit ayırdığın bir ailen olsun. Yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin. Pişmanlık kötüdür. Bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, işkence. Kıymetini bil. Yarın ne olacağı belli degil. Kalp krizi dediğin birkaç saniye. Kalp kırma.

    11~ Sınırların olsun aşılmayacak. Duvarların olsun yıkılmayacak. Herkes bilsin. Ona göre davransın. Bir alanın olsun metre karesi dert değil. Kapısını kapattığında gerçek sen olabildiğin. Dört duvarlardan birinin dibine çöküp ağlayabildiğin. Güçsüzlüğünü yaşayabildiğin... Sonra daha güçlü kalkabildiğin. Kaldığın yerden devam edebildiğin. İnsan en çok kendini özlüyor çünkü.

    12~ Bir sevdiğin olsun tabii. Belki hayallerindeki gibi olmaz koşullar ama bir şeyleri birlikte var etmenin tadı bir başka. Para amaç değil araç olsun mutluluğuna. Olmadığı zaman da elindekini cömertçe paylaşabil. En çok onunla gül. Saatlerce muhabbet edebil. Birbirinize ulaşamadığınızda 'başka biriyle mi acaba' değil de 'başına bir şey mi geldi' diye endişelen. İlişkini başkalarıyla kıyaslama. Biri sevdiğini çok söyler, biri daha çok gösterir. Sen de biri eksikse bu seni daha az seviyor demek değildir. Telefon karıştırmakla ömür geçmez. Bir insan bir şeyi yapmak isterse yapar. Kalbin temizse, sen araştırmadığında da karşına çıkar korkma. Sonuna kadar güven. Bir gün kırılırsa kalp yenisini inşa eder.