söz konusu olan uygarlığımızın varoluş nedeni ve erekliliğidir; uygarlığımız maddi manevi uzun bir evrim sürecinin sonunda, böylesi etnik ve dinsel bir "temizliğe" ulaştıysa, açıkça yolunu şaşırmış demektir.
İnsanoğlu sadece değiştirip başkalaştırmaya değil, ulvîleştirmeye de muktedir olduğu bir dünyada yaşamaktadır. Ne zaman ki bir toplum bu ulvîleşme/yüceleşme ihtiyacını artık hissetmez olur, işte o zaman çözülüp dağılır.