(...) Batı’da, ne “caz” müziğinin ezik nağmelerinden, ne de bu gençlik yığınlarının hırpanî başkaldırısından hoşlanmayanlar içinse, dilimize “Hafif müzik” olarak çevrilen slow kültürü gelişir. Gerçekten diğerlerinden çok daha başarılı olan ve ortalama Batı insanının müzik zevkiyle daha çok bağdaşan bu akım, Klâsik Batı müziğinin tahtına oturmakla kalmaz, geniş kesimlere ulaşır, kalıcı eserler meydana getirir. Pop müziğine bağlı bir dal olan hafif müzik, “rock”un aşırı “Anglosakson” karakterinin aksine, her Batı milleti içinde, o millete uygun biçimler ve renkler alır; bir İtalyan, bir İspanyol, bir Fransız, bir Yunan, bir Yugoslav karakteri belirginleşir. Kezâ bir Amerikan hafif müziği ortaya çıkar; ve Avrupa’da, Akdeniz ülkeleri dışındaki ülkelerde de bu gelenek takib edilir.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Ocak 1997, Feyyaz Aksakal imzasıyla) Müzik Zevki ve Cihad Şuuru Hakkında