Ebû Hüreyre (r.a) şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
"Adamın biri, yanında oturanları güldürmek için (haram) bir kelime konuşur; o kelimesi sebebiyle Süreyya yıldızından daha uzaktan (ateşe) düşer."
Yalnızlık...İnsanı kendi kendisiyle baş başa bırakan korkunç tatlılık...Yalnızlık sessizliğinde duyulan tek ses, göğüs kafesindeki kalp atışları... Yalnızlığı aramak, bu kalp atışlarını dinleyip onları terbiye etmek, onları anlamaya çalışmaktır. İçinden gelen sesler, taşa, demire, bronza kulluk etmeyi öğretir insana! Duymasını bilenler için hürriyet aşkı fısıldar o atışlar, o inleyişler...
Cihâd, Allah'ın istediği gibi yaşamanın mücadelesini vermektir. Dolayısıyla İslamî tebliğ uğruna verilen bütün mücadele ve yaşanması için yapılan bütün mücâhede, cihâd'dır.
Yoksa Turan, maddi bir inşa davası değil de, yalnız manevi bir ülkü müydü? Hiçbir zaman ulaşılamayacak hayali bir ülkünün adı mıydı? Örneğin bir Kızılelma!
Bozkurtlar millete yol gösterecekti. Eski beyler, hanlar, hakan soyundan gelenler, milletin başına geçecek, önüne düşecek, gene başbuğlarımız olacaklardı vb...