• 231 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Kısa ve öz bir rahatsız edip gideceğim .
    Amacım sadece bu gece rahat "uyuyabilmek" çünkü bazı kitaplar vardır ki "okursunuz"ama onunla işiniz sadece okumakla bitmez. .
    tam yatağa girdiğiniz anda tüm fikirleriyle size hücum eder .. beni kimseye anlatmadıñ kalk _yaz yoksa sabaha kadar dönüp duracaksın der ..ve siz yazmak zorundasınızdır .. Aziz Nesin kitaplarinda genel olarak böyle bir özellik var ..
    Fakat ..
    "Surname" tek başına ,ayrı bir kitap ...
    Pek çok okuyucu sadece yazarı sevmediģiden,yazar ona "antipatik " geldiğinden bazı kitapları "ıskalar" ..

    Aziz Nesin sevmeyenler bu sözüm sizleredir ki "Surname" okunmalı ..
    Bu kitabı "ıskalamayın"

    Tutun ki yazarı bilinmiyor ..
    Oturun / Okuyun ..
    Neden mi ? Söyleyeyim ..
    Şöyle diyor kitap size ..

    Toplum birbirine ipliklerle bağlıdır ..
    Toplum bilincine ulaşmak gerekir ..
    Toplum vicdani hassas olmalıdır ..
    Toplum ortak sorumlulukların farkında olmalıdır ...

    "Sırayı savdık bize bir şey olmadı " düşüncesinden kurtulmalıdır ..
    "Hak hukuk yerini buldu "
    kelimesini tartmalıdır ...
    "Kötülük kötülüğe mi evrilir "
    düşünmelidir ...
    "Kişiyi suça iten olaylar zinciri "
    nedir ? tartışmalıdır ...
    "Yaşasın ilahi adalet " söylemlerinde
    adaletin nereden geldiği ve kimden geldiği ,buradaki "ilahi" ve "adalet" sözcüklerinin neyi temsil ettiği ..
    ... anlaşılmalıdır

    Hepimiz "deģişiyoruz" bu kitap da özünde bir değişim temasıdır ..
    Okuduğumuz kitaplar bizleri değiştiriyor ?bir adım daha ileri gitmek için "okuyoruz"
    Bir adım daha ilerisi" insan "olmak bana göre ..

    Işte burda AZIZ NESIN'e kulak verin
    Şöyle diyor ..

    "İnsansa..
    insanlık cevheri olmayanı olmaz.. Kendiliğinden yada yardımla, nasıl olursa olsun cevheri ışıyanların insanlık
    görevi, cevheri dipte kalmış öbür canlı çöplükleri de hiç usanmadan eşeleyerek, o insanların derinlerinde bir yerlerinde
    gizli kalmış cevherlerini dışa çıkartıp parlatarak dünyanın karanlığını o cevherin nur yalazlarında boğup, yakıp, yok
    ederek, yeniden yepyeni, aydınlık bir dünya yaratmaktır."

    Işte Aziz Nesinin bıraktığı miras budur ..
    Insan olmak ,insan kalmak ,insan kazanmak ..

    SONA DOĞRU GİDERKEN. .

    Kitap hakkında bilgi vermediğimin farkındayım .. Bunu Google da yada diğer alıntılarda veya kitabın tanıtımında bulabilirsiniz ..ben bana kattığı harçtan ve tuğladan bahsetmek istedim size ..

    Şimdi isterseniz "Surname" yi okumayın .
    ... siz bilirsiniz

    Dip not :

    Kerim Korçan 'ın Tatar Ramazan ve Linç kitabına karşı yazılmış ,orada göz önüne dökülmeyen hapishanelerdeki cinsel baskıları ve adi suçları teker teker dökmüş önümüze ...

    "Gerçeklik " hepimize göre "farklı" izlenir ..
    Nesin de bir hapis geçmişi olan yazar olarak gözünün gördüğünü yazmakta tereddüt etmemiş ..

    __ve SON

    53 yaşında 53 yazılmış kitaba sahip olan Aziz Nesin'in yazım tarihi 13/Subat/1973
    Ve eğer yanlış bilgi değilse 67.göz bebeği "Surname " ye sevgi..

    Ustama selam_ile ..

    https://youtu.be/woCz9Q8nhk0


    Nokta ..
  • 231 syf.
    Öyle kitaplar vardır ki hayatın hiç bilmediğiniz taraflarını okur-yaşarsınız. Surname işte o kitaplardan. Surname hayatımda hiç bilmediğim belki bilmeyeceğim hayatları kitaplardan okuduğum bir konu içerir. Cezaevi ve olaylar örgüsünü okumak bile bu denli etkilerken ,bu olayları bu hayatları yaşayan insanların unutulmayıp yazılması da güzel bir şey bence.Hayatın çok çeşitli olduğunu biliyoruz bunları ayrıntılı olarak bilmek insanın empati duygusunu geliştirir.


    Not:Eser miktarda spoiler içerir>>>>>


    Yazarın Surname olarak böyle bir konu alması aslında mizahidir.İdam gününü bayram havasına dönmesinin surnamesidir… Çoluk çocuk tüm insanların idam alanına akın akın gelmesi,o bayram havası o kazanç kapısı o kara gün!

    Surnâme: Osmanlılar çağında, evlenme, düğün-dernek, sünnet gibi sevinçli olaylar dolayısıyla, halkın da katılmasıyla yapılan ve birkaç gün süren zengin şölenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri, olağanüstü gösterileri, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara denilir. Yani Surnâme, kısacası düğün kitabı demektir(syf:14)
    Esas anlamıyla zıtlık yaşayan bu idam gününün hicvedilmesidir Surname… Aziz Nesin her zaman olduğu gibi bakılıp da görülemeyen yere dikkat çekmiştir.İdamın aslında yanlış olduğunu savunur anlatılanlarda…

    İdam; hepimizin zaman zaman geri gelse dediğimiz ölüm cezası.Gelse mi gelmese mi hala net bir karara sahip değilim.Hele de bu kitaptan sonra duygularım ve mantığım olarak ikiye bölünmüş gibi hissediyorum.

    Kitaptaki Berber Hayri karakteri hem suçlu hem de madurdur aslında. Madur tarafını düşünerek okuduğum satırlarla göz yaşlarıma hakim olamasam da işlediği suçu bir anne olarak asla masum göremedim.O bir hata yapmıştı ,intikam duygusuyla bir masuma kıymıştı ki yıllar sonra yanlışını anladı ama geri dönülmez bir yoldaydı artık.Hayat onu küçücük bir kararıyla idam sehpasına kadar savurdu…

    Dört yıl cezaevinde türlü olaylar yaşayan Hayri ‘ye idam sehpasında sordular :Son sözün nedir ?
    «Benim inandığıma siz inanmazsınız, sizin inandığınıza da ben inanmıyorum.»(syf:176)
    Bu sözler karşısında ısrar ederler ,hadi söyle bakalım neymiş bizim inanmadığımız.Bunun üzerine şu sözler söyler :
    “Ben de değiştim, değişiyorum da... Dört yıl önce çok ağır suç işlemiştim, suçluydum. Ama dört yılda o denli çok değiştim ki, başka bir Hayri oldum, başka insan oldum. O suçu işleyen insan ben değilim artık. Siz, suçlu diye bambaşka bir insan, bambaşka bir Hayri'yi asıyorsunuz, tam bambaşka bir insan olduğum zaman... deyince onları bir suskunluk aldı.”(syf:176)

    Hayri’nin yaşadıkları ve yaşattıkları beni çok derinden üzdü. Her ne kadar bazı şeyleri kitaplardan okusak da hayatta böyle şeyler oldu ,oluyor ve olacak …
    Kitabın türü edebiyat,roman,mizah,siyaset ama asla eğlence değil. Burada kitap türüne bakınca eğlence yazısını görmek ifrit etti beni.Bu yaşananların neresi eğlence demeden edemedim…

    “Önemli olan, insanın vicdanını susturması için bir gerekçe uydurması, sonra da uydurduğu gerekçeye kendisinin de inanmasıydı.” Aslında olan biten şu cümlede saklıdır.Vicdanı rahatlatacak bahanelere sığınmak.Oysa her şey bambaşka olabilirdi…

    Kitap benim şimdiye kadar okuduğum yazarın en iyi kitabıydı diyebilirim. Şiddetle tavsiye ederim mutlaka okuyunuz.

    Son olarak Hayri’nin idam sehpasındaki duruşu bana şu şarkıyı hatırlattı.
    https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be
    Sevgiler … Saygılar …
  • "Evet, ben de suçluyum ama, hiç olmazsa ben..." diye vicdanlarının ağzını kapayacak bir gerekçe tıkacı bulanlar, Berber Hayri'ye düşman olmuşlardı. Berber Hayri hele bir asılsın, yeryüzünden bütün kötülük kalkacak, sanki kendileri de bütün suçlardan, suçluluklardan kurtulacaklardı.
  • Merhabalar Efendim....!!

    Kahveleri Hazırlayın...!
    {Ç News} Kitap Fuarı Özel Yayını Başlıyor...!

    Kocaeli kitap Fuarı ve Ben adlı Yazıma Hoş Geldiniz :)
    Uzun ama çoook uzun bir yazı oldu baştan belirteyim. Normalde bu kadar uzun olmayacaktı. Ne ara uzadı bende bilmiyorum.. :)

    Fuar'a iki defa gittim. İlkin de 2 saat, ikincisin de 4 saat gezdim. 4 saat biraz biraz yetti. Bence en az 6 saat lazım :) sadece kitap almıyoruz ki, muhabbetimiz bol bizim.. :)

    Bugün Asıl maksadım bu alanda toplanan sahaflardı. Yalnız o kadar sahafın içinde gerçekten işini yapan sahaf sayısı beş'i geçmez. Her kitap okunmaya değer mi? (Bence) Değmez tabi ki. Zaman önemli. Zaman geçiyor ve bunu iyi kullanmak lazım. O yüzden seçebildiğimiz kadar iyi kitaplar seçmeliyiz.

    Fuar kitapların dışında bana keyifli sohbetler kazandırdı. Öncelikle Nostalji Sahaf, Türkiye İş Bankasın da ki görevli arkadaşlar, şans eseri denk geldiğim ileri yayınlarında ki arkadaş. (ileri Yayınlarını takip etmişliğim yoktur ya da okumuşluğum. Koskoca 5 metrelik bir Mustafa Kemal'in askerleriyiz standı haliyle dikkatimi çekti ve uğradım.) YKY'ye uğradım fakat sohbet ettik onun dışında bir şey alamadım. Daha devamı var.. Bu fragmandı :)

    Sohbet tadında yaptığım alışverişlerden bakalım neler almışım. İlk önce sahaflardan başlayalım;

    Atatürk'ün Hatıra Defteri (Türk Tarih Kurumu)
    Cem Karaca Kitabı (Ada Müzik)

    Bu iki kitabı adını hatırlamadığım bir sahaftan aldım ve çok temizler. Özellikle hatıra defteri el değmemiş resmen. İçinden de Anıtkabir den alınmış güzel bir kartpostal çıktı. Bu iki kitabı 30 TL'ye aldım. Çok uyguna geldi. Basımları yok çünkü. Sahaf'ın ne sahibi ne de çalışanı nazik değildi. Gözüme ilişti kitaplar aldım ve çıktım.

    https://ibb.co/jxPzMJ

    Yine adını hatırlamadığım bir sahaftan;

    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na Ait olan,

    Gelibolu ve Arıburnu kitaplarını aldım. Bu iki kitap bana çok uyguna geldi. Hem satışları yok hem de ciltli ve üzerlerin de özel bir şömiz kaplama mevcut. İkisini 35 TL'ye aldım. Normal de Tek bir kitap 36 lira zaten :) sıfır el değmemiş tertemiz kitaplardı. Sahaf ilgili ama kapanış saati geldi diye aceleci idi. Yenisinin Internette 21 TL olduğu Murat Bardakçı kitabına 25 TL istedi. Çok dedim. Sen bilirsin. Evet ben çok bilirim dedim çıktım :)

     https://ibb.co/bsYFvd

    Gel gelelim Nostalji Sahaf'a. Bu abi'yi çok sevdim ve uzun uzun sohbet ettik. O kadar çok durdum ki artık insanlar çalışan olduğumu sandı ve kitap sormaya başladılar. :) İkinci kez gittiğim de daha çok sohbet ettik onu da anlatacağım...

    Şimdi ilk seferden üç kitap aldım.

    Yaşar Kemal - Ağrı Dağı Efsanesi (YKY)
    Aziz Nesin - Yaşar Ne yaşar Ne Yaşamaz (Adam)
    Aziz Nesin - Surname (Adam)

     https://ibb.co/dtthad

    Çok cüzi bir miktar verdim bu kitaplara. 20 TL :)

    Sahaf gibi sahaf. Çok sevdim kendisini. İkinci kez gittiğimde daha çok kitap aldım ve daha çok sohbet ettik. Bir de kaset aldım.. :)) neyse onun hikayesi sonra..

    Bunlar ilk gittiğim de yaptığım kitap alışverişleri idi. Kısa bir fuar değerlendirmesi yapayım ;

    Fuar'un bulunduğu lokasyon ücra bir yer değil. Her türlü otobüslerin geçip gittiği, zaten etrafı avm olan bir yer. Fuar alanı çok büyük. Sahaflar ayrı yerde, normal yayın evleri  ayrı yerlerde kümelenmiş. Anladığım kadarıyla bundan önceki senelerde kim nerede ise bu yılda aynı yerinde. Park yeri yeterli. İki sefer gittim ve sorun yaşamadım. Güvenlik iyi. Özel güvenlikler yerine polisler güvenliği sağlıyor. Havalandırma ve Yürüme alanı iyi kimse ile çarpışmadım :) Sadece gerçek Sahaflar daha fazla alanda hizmet verebilirdi. Bazı sahaf adı altında kitap satanlar vardı ki evlere uzak. Şaka gibi. 100 kitap yok. İki sefer de de aynı manzara ile karşılaştım.. Neyse biz ikinci seferimize geçelim ve daha sonra son bir değerlendirme yaparız.

    Bugün çok fazla kitap aldım. Merak edip aldıklarımın yanında, listeye eklediğim kitaplarda vardı.

    İlk iş olarak Nostalji Sahafa tekrar gittim. Selam verdikten 2 saat sonra falan ayrılabildim. İlk yarım saat'te kitapları seçtim. Ondan sonrası muhabbet oldu.. Hatta o kadar uzun durdum ki artık insanlar benden bir şeyler istemeye başladı. Dert yananlar kitap arayanlar. Onun dışında plak, kaset, cd de satıyordu.. Bolca kaset dinledim. Ac/Dc, Metallica, Nirvana, Sepultura, Overkill, Gun' s Roses.... Ve daha niceleri..
    Çok keyifliydi.

    Aldığım kitaplar;

    Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 1-2 (Can)
    A'dan Z'ye Yaşar Kemal (YKY)
    Nazım Hikmet;
    Kuvayı Milliye,
    Memeleketimden İnsan Manzaraları (YKY)
    Aziz Nesin;
    Nah Kalkınırız,
    Bay Düdük,
    Rıfat Bey Neden Kaşınıyor,
    Tatlı Betüş,
    Sosyalizm Geliyor Savulun, (Adam Yayınları)
    Şimdiki Çocuklar Harika (Nesin Vakfı)
    Sosyalist Gözle Sanat Ve Toplum (May) (Denk gelen bir kitap ince bir şey ama açtığım her sayfası bağladı beni. Verdiği mesajlar güzeldi. Merak edip aldıklarından.)

     https://ibb.co/kMYuoy

    Ve bunlara ek olarak, hellboy ÇizgiRoman'ını aldım. Tamm bir koleksiyonluk. Matbaa'dan kesilmeden ve kapak takılmadan çıkmış. Tam sayfa. Sayfaların üstü bile tırtıklarından ayrılmamış. Koleksiyon olsun diye aldım. :)

    https://ibb.co/mqDr1J

    Bunlara ek olarak bir de kaset aldım. John Lennon'ın Imagine Albümü.

    1988 Yılına ait ve tertemizdi. Çift kaset. Evde walkman im var dinlerim nostalji olur dedim aldım.. Eve geldim ama walkman çalışmıyor. İçindeki kaset çalar lastiği gevşemiş. Neyse ki basit bir şey ama ben walkman almaya karar verdim. Dün ilanlara baktım ve Sony walkman 10.yıl edisyon olan walkman satışa girmişti. Nadide bir parça idi ama alamadım satıldı maalesef. Sağlık olsun. Ne walkman i diyenler olabilir lakin yeri ayrıdır. :) üzgünüm... Çok değerli bir bir kasetçalar dı :(

     https://ibb.co/fay5vd

    Kitap, Çizgiroman ve kaset'e bana göre çok cüzi bir miktar ödedim. Bütün her şeyi 100TL'ye aldım.. :)

    Daha sonra bir kaç sahaf daha dolaştım. Ama pek ısınamadım ve son kez Şibumi'nin ilk basımını aramaya koyuldum. Bir yerde rastlamıştım
    Alamamıştım. Tekrar gittim ama satılmıştı. Yoksa burada ne kıskançlıklar olacaktı.. Ah ahh.. :) Sahaf Abimiz de neyse, yazmayayım. Para kokluyor resmen. Kitaplara verdiği rakamlar efsane. Satışı yok, 100 lira.. Yahu 10 gün sonra satışı olacak.. Hint kumaşı değil ki? Milleti sömürmek için uğraşanlarda var tabii...!!

    Oradan çıktım dedim normal yayınevleri'ni dolaşayım. Fuar'a gidenler bilir Internet fiyatlarından daha pahalıdır yayınevleri burada. Klasik %20-25 indirim uygularlar. Yanı fuar diye ucuza almaya gitmeyin :)

    İlk durağın Ötüken oldu. Yüzleri gülen güzel insanlar vardı. Kitapları almam 44 saniye sürdü. Aklımda olanları aldım çünkü. Dedim şunu şunu ve şunu istiyorum. Arkadaşın yüzünde gülümseme. Tabi. Dedim 1 dakika da bu kadar kitap hiç satmadın değil mi :)

    Aldığım kitaplar;

    Cengiz Aytmatov'un Kutulu Kitap serisi vardı. İçinde 10 kitap var. Onu aldım. Hepsini yazamayacağım, liste bu;

    https://ibb.co/c40kvd

    Nihal Atsız - Deli Kurt
    Ziya Gökalp - Türkçülüğün Esasları
    Ve Bismark... (Merak ederdim kendisini iyi denk geldi)

    Toplu olarak bakarsak görünüm şu şekilde;

    https://ibb.co/nzSb1J

    Aldığım bu kitaplar da Ötüken %40 yaptı sağolsun. Geçen hafta yaptığı indirimi devam ettirmiş. Ben ötükenle Mehmet sayesinde tanıştım. Bir kaç kitap vardı ama öyle takıldığım baktığım bir yayınevi  değil. Görüş olarak çok şey taraftalar o yüzden. Ben iki türlü de yanlı yayın yapan yayınları çok tercih etmem. Karışık yayın yapanlar benim için daha iyidir. Neysem..

    Ötüken'den sonra Türkiye İş Bankası Yayınlarını ziyaret ettim.. Burada ki arkadaşla yarım saatten fazla muhabbet ettik. Sonra bir hacı amca geldi. Efsane bir amca :) Kazım Karabekir in kitaplarını arıyordu. Bir kaç kitap önerdim. Oho dedi onlar var tamam başka? Dedim nasıl başka :) e sen kulağına küpe takmışsın, sonra kaşına takmışsın, kulağının arkasına da takmışsın dedi. Bak çeşitlendirmişsin dedi. Bir tane yetmemiş dedi. Bende farklı kitaplarını arıyorum dedi eheheh. Biz başladık gülmeye. Bu kadar iyi bir örnek veremezdi herhalde. Amca Rizeli. Telefonundan kütüphanesini gösterdi. Net söyleyeyim İş Bankası Yayınları'nın standın dan daha fazla kitap vardı. Muhtemelen kitap sayısı 3 ile 4 bin arasında. Kütüphane gibi ev :) çok güzel sohbet ettik amca ile sonra o gitti.. Alacağım bir şey yoktu ama yine aldım üç kitap..

    Resim Harp Tarihi - I. Dünya Savaşı (Bunun II. Dünya Savaşı olanı bende zaten vardı. Bir ara I.sini aradım bulamamıştım. Ya da 3 4 gün sonra gönderim seçenekli idi almamıştım. Görmüşken alayım dedim. Efsane bir kitaptır tavsiye ederim. Fotoğraflarla desteklenmiş harika bilgiler vardır. Şimdi takımı tamamladım.)

    Talat ve Enver Paşaların hatıralarını aldım. (Çok kalın olmaması ve Ekstra bilgi edinebilmek için aldım..)

    https://ibb.co/c3DVvd

    Daha sonra YKY'ye Geçtim ama bir şey almadım. Sadece biraz muhabbet ettik orada ki arkadaşla. Sonra ayrıldım. Biraz dolandım neler var neler yok diye. İlgimi çeken çok fazla yer yoktu. Sonra Mustafa Kemal'in Askerleriyiz yazılı 5 metrelik koskoca bir stand gördüm. Yukarı doğru 5 metre ama fuar'ın sonlarında yer bulmuş. Dedim siz kimsiniz :) İleri Yayınları imiş. Hiç bilmediğim bir yayın. Bu da Ötüken gibi sanırım, kendi yayın politikasına göre uç görüşlerde yayın yapıyor. Takip ettiğim ya bir kitabını almışlığım yoktu. Ama güler yüzlü iyi insanlardı. Hepsi ile bir şeyler konuştuk. Çok ilginç kitaplar çıkardı. Ülkemiz de hiç çevrilmemiş ama önemli kitaplar. Neyse önerdiği kitaplardan bir tane seçtim... Meraktan aldım bu kitabı da :)

    Transkafkasya İçin Mücadele

     https://ibb.co/bSvMJy

    Dedim kitap iyi çıkmazsa yakana yapışırım :) okuyunca göreceğiz...

    Oradan bir bakış attım. Kaynak yayınlarını buldum.. Dedim bir bakayım.. Gözüme ilişen bir kaç kitap denk geldi aldım. Bunlar hep çeşitlemek amaçlı yaptığım işler :)

    İlker Başbuğ - Nasıl Bir Türkiye
    Osmanlı'da Sosyalizm Türkçülük ve İttihatçılık (Kitabın adı bile albenili. Merak ettim)
    Feroz Ahmad;
    Ittihat Ve Terakki,
    Ittihatçılıktan Kemalizme,
    Modern Türkiye'nin Oluşumu

    https://ibb.co/bCfcrJ

    Son alışverişim bunlar oldu. Burada da biraz sohbet ettim ve artık kapanıyordu fuar. Dört saatlik bir kitap gezisinin sonuna gelmiştim.

    Bir kaç özel baskı poster ve ayraç aldım.
    Poster 1 https://ibb.co/kaTK5d
    Poster 2 https://ibb.co/f0FtWJ
    Poster 3https://ibb.co/kSU95d

    Kitap Ayraçları ;
    https://ibb.co/ieH1Jy

    Daha fazla gezip daha az ya da çok kitap alınabilir ya da hiç alınmayabilir. Sadece o ortamda bulunmak binlerce kitap arasında dolaşmak bile ayrı keyfili. Fuar alanı'nın ekstra olarak sunduğu ne var-yok bilmiyorum. Onlara bakamadım. Araçları ile gelmeyenler için otobüsler, ring ler vs var sanırım tam bakamadım ama bu konuda ulaşımı kolaylaştırmışlar.

    Yayınevi Fiyatları: Internet fiyatlarından %5 az ya da çok. Farkı yok. İndirim için gitmeyin. Hüsrana uğrarsınız. Bu bütün fuarlar için geçerli.

    Sahaflar : çok fazla varlar evet. O kadar sahafı aynı anda görmekte güzeldi. Ama benim seçebildiğim kadarı ile işini layıkıyla yapabilen sayısı 6 yı geçmez. Diğerleri ya sizi soyma peşinde ya da çok fazla (en azından bana göre) kitap satmaya çalışmaktalar.. Tarih kitaplarına çok yöneldim ama çok az rastgeldim ve alamadım. Bunların içinden en keyiflisi tabi ki Nostalji sahaftı. Bir sonraki yıla daha değişik şeyler yapacağını söyledi. Balat'ta ki dükkanına da gideceğim. Sohbetimizi yarım bırakacak değiliz... :)

    Çok ama uzun yazdık. Umarım biraz fikir oluşturmuşumdur. Çok fazla kitap aldım. Daha fazlasını da alabilirdim. Ne kadar gezerseniz ve ne kadar bütçe ayırırsanız o kadar çok şeyle evinize dönüyorsunuz.

    Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz..!!

    Sağlıcakla kalın..

    {Ç News}