Zindan Adası (Shutter Island), 2009 ABD yapımı bir Martin Scorsese filmidir. Yazarı Dennis Lehane olan aynı isimli romandan sinemaya uyarlanmıştır. Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio’nun birlikte rol aldığı bu filmin türü ise psikolojik gerilimdir.
Teddy 3 çocuğuyla göl kenarındaki evinde yaşayan adli bir polistir. Bir akıl sağlığı hastanesine esrarengiz olayları çözmesi için gönderilmiştir. Şifreleri çözmeye ve insanları kurtarmaya çalışır. Fakat suçlu olan hastane personelleri kendisine zarar vermek istemekte, tuzaklar kurmakta ve takip etmektedir. Bu sırada sık sık eşinin hayalini görmekte, eşinden şifreli talimatlar almaktadır. Peki size tüm bunların Teddy’nin zihninde yarattığı gerçeklikler olduğunu ve aslında onun Andrew olduğunu söylesek. Andrew gerçek dünyada paranoid şizofreni belirtileri göstermektedir. Savaşta onlarca insanı öldüren ve bunu cinayet olarak nitelendiren bu nedenle yoğun bir şekilde suçluluk duygusu hisseden bir karakterdir. Eşi ise manik depresiftir. Ve bir gün çocuklarının gölde boğulmalarına neden olur. Andrew eve geldiğinde üç çocuğunun da cesediyle karşılaşır. Bu Andrew için normaldışına geçişin son damlası olur. Hayatının gerçekleriyle baş edemeyen Andrew kendi zihninde farklı bir dünya yaratır. Bu dünyada Andrew olmamak için her şeyi yapar. Andrew kendi kurduğu gerçekliğe inanacaktır ve hepimizi bir kahraman olduğuna inandıracaktır. Filmin sonunda ise tüm bu gerçeklerle yüzleşecektir. Şerif Teddy değil, 67. Kişi olan Andrew olduğunu, karısının yangında dumandan değil, çocuklarından ötürü kendisinin öldürdüğünü, ortağının aslında doktoru olduğunu öğrenecektir. Teddy diye seslenen doktora dönüp bakmayacak. Çünkü artık Teddy olmadığının farkına varacaktır.
İyileştiği halde ameliyat olmak isteyecektir. Ameliyat sonrası hafızasına reset