Carlos Fuentes

Carlos Fuentes

Yazar
8.0/10
63 Kişi
·
128
Okunma
·
26
Beğeni
·
2.553
Gösterim
Adı:
Carlos Fuentes
Unvan:
Meksikalı Yazar
Doğum:
Panama City, Panama, 11 Kasım 1928
Ölüm:
15 Mayıs 2012
Carlos Fuentes Macías, (d. 11 Kasım 1928 - ö. 15 Mayıs 2012), Meksika'nın önde gelen yazarlarındandır.

Amerika Birleşik Devletleri'nde Columbia, Harvard, Princeton ve başka üniversitelerde dersler verdi. Çok sayıda deneme ve senaryo yazdı. Bir süre Meksika'nın Paris Büyükelçiliğini yaptı.

Romanları arasında en önemlilerinden olan Terra Nostra Venezuela'da Romulo Gallegos Ödülü'nü kazandı. 1987 yılında, İspanyolca yazan yazarlara verilen en büyük ödül olan Cervantes Ödülü'ne değer bulundu. Octavio Paz ile birlikte Obregon Literature Collection'u yönetti.
"Erkeklerdeki mülkiyet duygusu, yeryüzünü ele geçirme tutkusu, onun avcı yanını geliştiredursun, kadın hep düş kurdu. Tarih boyunca erkek avcı, kadınsa düşçüydü."
Çünkü bu duyulmayan gürültüler,sessizlikten güçlüdür;çünkü hemen anımsanır bu sesler...
"Kusursuz kitap diye bir şey var olsaydı okunmaz olurdu. Belki sadece Tanrı anlardı."
Carlos Fuentes
Sayfa 129 - Can Yayınları
Hazırsın. Kitabın yazılış şekliyle incelemeyi yazmayı deneyeceksin: Taklit edeceksin. Yoğunluktan ve yorgunluktan bu aralar ince kitaplara zorunlu bir eğilimin var. Aura da bu eğilimin bir yansıması. Kitabın adını nerede duyduğunu gayet iyi biliyorsun. Bir kitaptan. Hatta asıl Aura'nın taaa 15 ya da 16. yüzyıllara uzanan tarihini de. Okumadan önce takip ettiğin kişilerden okumuş ya da okuyacak olan var mı diye bakıyorsun kitabın profilinden. Sadece 2 kişi var. Sayının azlığına dudak büküyorsun. Ama hiç kimsenin olmamasından iyidir diyerek kendini teselli ediyorsun. Kitap 68 sayfa. 68 sayfayı okuyorsun ara vermeden. Kitap buna müsait. Ürperten bir çekimle sonunu merak ettiriyor. Aura'yı okuduktan sonraki ilk düşüncelerin gerçekliğin gerçeküstü öğelerle beraber harmanlanmış olduğu garip bir aşk anlatısının keyfine vardığın oluyor. 'Senyora Consuelo adında bir kadın ölmüş kocasının anılarını düzenlemesi için bir kişi arıyor. Ama genç bir tarihçi olacak. Fransızca bilecek. Daha bir sürü şart. Sanki bu kriterler onun için özel hazırlanmış: Felipe Montero. İşe başlıyor. Kadının yanında baştan aşağı yeşillere bürünmüş bu uyumu yeşil gözleriyle de bozmak istemeyen o var. O, onulmaz aşkın karşı tarafı: Aura. Yaşlı kadınla arasındaki benzerlikler Montero'nun gözünden kaçmıyor...' diye devam ederek kitabı, Felipe Montero'nun, baştan ayağı yeşillere bürünmüş Auraya sevdalanışını anlatıyorsun. Ama yeter. Kitabı sonuna kadar anlatamazsın. Yazarın anlatış şekli seni etkilemiş. Hikâyenin şimdiye kadar okuduğun hikâyelerden farklı tarzda olması da. Kitabın kısa olduğunu biliyorsun, hakkında yazılacak çok şey olduğunu da. Ama daha fazla bahsetmen için gücün kalmadı. Listene daha önce Artemio Cruz'un Ölümü kitabıyla adını duyduğun ama yeni eklediğin bir yazar giriyor: Carlos Fuentes. Kendini diğer kitaplarına bırakmayı planlıyorsun, haklısın da.
Kitabı içinde bulunan " Aura " öyküsünden dolayı okudum. Ama yazar tarafından daha yazılmış olan beş adet daha öykü'nün kitapta bulunduğunu hatta bunlardan bir tanesi olan " Ne olursa olsun " adlı hikayenin yazar tarafından Gabriel Garcia Marquez' e ithaf edilerek yazar tarafından yazıldığını belirtmek isterim.

Kitapta bulunan altı öykü'nun bana göre ortak teması Aşk, Yazar bu konuyu kitapta bulunan kadın ve erkek kahramanlarının üzerinden biraz farklı bir şekilde kendilerinin ama tanımadıkları bir Aşkın yüzünü göstererek anlatıyor. Fuantes için kadın ve erkek yalnızca isteğin iki basit izdüşümü değildir; suç ortağı ve düşmanlarıdır.
İlk okuduğum Fuentes ama anlatım tarzına bayıldım. Hikayeler gerçeklere tutunurken nasıl birden fantastik boyutlara ulaşıyor, o dilin kıvraklığı ve zeka dolu betimlemeler... Gerçekten bu kitap için lezzetli diyebilirim.
Carlos Fuentes "Cennetteki Adem" ile kitabın kahramanı ve aynı zamanda anlatıcısı konumundaki Adan Gorozpe'nin başarılı ve hırslı bir avukat olarak kolay yoldan güç ve iktidar sahibi olarak ülkenin zengin kek kralı olan işadamının kızı ile yaptığı evlilik üzerinden kadın erkek ilişkisinde para ve gücün değersizliği, Meksika'da yaşadığı ülkeye dair önemli derecede çürümeye başlayan insan ilişkileri, din, siyaset, otorite, uyuşturucu, Amerika ile silah kaçakçılığı üzerinden rant elde eden ve kaybedilen hayatları, siyasetin tüm içler acısı adaletsizlikle işleyen buna rağmen bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesini karamizah şeklinde anlattığı başarılı bir eser.

Anlatılan konular o kadar tanıdık ki latin edebiyatı olması nedeni ile yaşadığımız coğrafya da bulunan bir çok benzerlik beni bir kez daha etkiledi.

Kendi ülkesindeki sorunları ve insanları kendine getirmek için karamizah şeklinde herkesi yaptıkları ve yapmadıklarından dolayı iflas edip ortadan kaybolmaması için, farkındalık yaratarak ortaya ustalığını ve üslubunu ortaya koyarak yarattığı muazzam bir eser.
Bu kitabı okuduktan sonra bana çok bir şey katmadığını düşündüm.Sadece “Diana” (Jean Seberg) hakkında biraz merak uyandırdı.Nasıl ve ne sebeplerden dolayı intihar etti gibi.Yazar yarı-otobiyografi tarzında yazmış. -Ki kendisi Diananın sevgilisi oluyor (2 ay gibi bir süre)- Çok fazla özel hayatlarını ve cinsel birlikteliklerini romana konu malzemesi yapmış.Bu kitap için zaman kaybı olduğunu düşünüp tavsiye etmiyorum.
Okuduğum eser 1986 basımı. Çağdaş Meksika edebiyatının öncülerinden Carlos Fuentes' bu eserinde 6 güzel hikayeye yer vermiş(Aura,İki elena,Kraliçe bebek,Ne olursa olsun,Eski haklar, Saf bir ruh). Hikayelerinde gerçeklik ve düşlemi ustalıkla birleştirmiştir.Eser zaten 170syfa,sımılmadan 1-2günde bitirilebilir. Tavsiye ederim
Evet sözün kısası yine bildiğimiz Fuentes 'ti. Fakat dilindeki oyunlar o kadar ağırdı ki başlarda bırakmak istedim ama yapmadım tabiki. İyi ki bırakmamışım. Ne kadar çok tarzı westernvari olsa da olumaktan keyif aldım . Sonlara doğru oturdu bişeyler. Bayanlar için sıkabilir ama yine de keyifliydi.
Temas edeni kirleten politikaya ilişkin, sahip olduğumuz tüm çirkin duyguları haklı çıkartacak, güzel kurgulanmış bir hikayeyi, şartlar öyle gerektirdiği için, mektuplar üzerinden, Meksika özelinde yaşıyoruz.
Hiç beğenmedim. Bir ton şey söyleyip hiçbir şey anlatamayan bir roman. Yazar yeni ve farklı bir iş yapmaya çalışmış ama tökezlemiş sanırım. Yazarın okuduğum ilk kitabı başka romanlarını da okumayı düşünüyordum ama ne yazık ki negatif bir önyargı oluştu bende...
Normalde oyku cok tercih etmiyorum ama sinav doneminde okudum ve hayatimda bu kadar mukemmel bi yazar okumadim.Dili kurgusu ve o kurgu zekasi buram buram size yansiyo kesinlikle tavsiye...

Yazarın biyografisi

Adı:
Carlos Fuentes
Unvan:
Meksikalı Yazar
Doğum:
Panama City, Panama, 11 Kasım 1928
Ölüm:
15 Mayıs 2012
Carlos Fuentes Macías, (d. 11 Kasım 1928 - ö. 15 Mayıs 2012), Meksika'nın önde gelen yazarlarındandır.

Amerika Birleşik Devletleri'nde Columbia, Harvard, Princeton ve başka üniversitelerde dersler verdi. Çok sayıda deneme ve senaryo yazdı. Bir süre Meksika'nın Paris Büyükelçiliğini yaptı.

Romanları arasında en önemlilerinden olan Terra Nostra Venezuela'da Romulo Gallegos Ödülü'nü kazandı. 1987 yılında, İspanyolca yazan yazarlara verilen en büyük ödül olan Cervantes Ödülü'ne değer bulundu. Octavio Paz ile birlikte Obregon Literature Collection'u yönetti.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 128 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 223 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.