• Felsefeye nerden başlamalıyım diye düşünenler için muhteşem bir başlangıç eseri. Size felsefeyi hem sevdirecek hem de sizi hiç sıkmadan, bunaltmadan felsefenin temel taşlarını anlatabilecek bir kitap.
    Kitap 1991 yılında yayımlandıktan sonra bir çok dile çevrilmiş ve pek çok kişi tarafından okunmuş. Ayrıca kült eserler arasına girmiş olması yazarın ne kadar etkileyici bir kitap yazdığının kanıtı.
    Kitap 15. yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofie’nin posta kutusunda bir zarf bulmasıyla başlıyor ve ardı sıra gelen bir çok mektupla devam ediyor. En sıkıcı konularda bile sürükleyiciliğini kaybetmeyen bir kitap. Belki de bir çoğumuzun hayata dair yeni sorular soracağı bir başyapıt.
    Ben ikinci kez okunacaklar listesine ekledim.
  • Dikkat!
    Katletmeye gerek yok. Neyi olduğunu söylemeye gerek de yok.
    Dilimizde noktalama işaretleri bulunmaktadır.
    Bu işaretlerden biri olan noktadan sonra, büyük harf ile başlanır. ( ? ve ! de buna dahil.)
    Dahil, bile anlamında kullanılan -de ayrı yazılır.
    Ya da ayrı yazılır.
    Doğru olan herkez değil herkestir.
    Zarf fiilden sonra virgül kullanılmaz.

    Not: Yanlış yazılan bazı kelimelerde ve yapılan noktalama hatalarında telefon bile uyarı vermektedir. O bile dayanamıyor bazen.
  • Dün Alsancak kordon da bisiklet konvoyu, gelin ve damatın bianchı marka bısıkletlerı eşliğinde yol alıyordu .. Saymadım ama sevenleri coktu en azından 20 bisiklet gordum :)kordonda bınlerce kısıden ıcımde yapmak ıstedıgım ama cesaret edemediğim hamleyı bekledim, konvoyu durdurup gecıs ıcın zarf ıcınde para ıstemek :))
  • “Seni düşünüyorum sayacı İsmail Usta.
    Marşal emretti, açıldı gümrük kapıları,
    sen dükkânın kapısını kapattın,
    zarf, kâat sattın
    Galatasaray’da, postanenin orda.
    Dilendin sonra,
    sonra öldün veremden
    ev halkıyla beraber.”
  • Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım
    Bana bunu sessizce anlatıyorlardı
    Bir yerde onların yönlerinden
    alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki
    bulvarların geceye vurdukları
    çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri
    uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan
    bir sürü alışkanlıklar taşıyan
    insanlığımızı gülüşü yalnızlar çarşısında
    çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin
    başkası sevsin diye en seçkin yerine
    bir şal gezdirirdi
    İnsanlığımıza bir şey getirirdi yalnızlarla
  • Herşeyin yolunda gittiği ülkemizde;
    Tv dizilerinde villa içinde topuklu papuç ve zarf çantalarla dolaşan zavallı zenginlerin dramını izliyoruz..
    Ve bunları en çok düşük gelirli insanlar, aileler izliyor...
  • Fantastik dünyanın kapılarını bir bir aralayarak azimle ilerlemekteyim. Bittiğine üzüldüğüm heyecanlanıp duygulandığım, Harry, Hermonie, Ron ve benim bile dahil olup müdahalelerde bulunmaya çalıştığım soluksuz bir macera oldu.
    Neler mi yaptık anlatayım.

    Spoiler İçerir

    Okul başlamadan önce Dursley lerin evinde haberleri izlerken başlayan maceramızda Azkaban Tutsağından kaçan kötü mü kötü bir Sİrus Black haberi yayılıyor. Katil kaçtı şehir panikte! Zaman geçtikçe o da ne, Black Harry'nin peşindeymiş. Harry nin annesini babasını öldürmüş yarım kalan işi için Harry'i öldürecekmiş. Görelim bakalım diyerek sayfaları çevirmeye başladığımızda Dursley lerın çektirdikleri yetmezmiş gibi büyük bela Marge hala geliyor. Ve tabii bunun yanında moral bozmakta üstüne tanınmayan Vernon enişte, Hogsmeade gezilerine katılabilmemiz için gerekli formu imzalamaz .

    Meşhur halamız geldi ve Harry ile birbirlerinden nefret etmelerinin verdiği his kitabın sayfalarından ruhuma işlemeye başladı. Harry'e ettiği hakaretler sonucunda Harry dayanamayıp onu balon gibi şişirmeseydi sayfayı yırtabilirdim. Ezdirme kendini artık be çocuk dediğim an, zafer Harry'nin oldu. Ama durma Harry topukla evden derken, karanlıkta sokakta kalakaldığımız anda hooop bir otobüs çıktı önümüze ve çatlak kazan a yolculuğumuz başladı.

    Çatlak kazana geldik ve sihir bakanı Fudge ile sohbetimizi ettikten sonra Hermonie ve Ron ile buluştuk ve hikayemiz Azkaban tutsağından kaçan Black in amacının Harry'i öldürmesinin yanında Voldemort adına çalışan biri olması bilgileri ile devam ediyor. Tabi bu sırada, kafamızda yavaş yavaş Harry nin rahat durmayıp Black in peşine düşeceği düşüncesi oturmaya başlar.


    Geldik okula derken yeni bir profesörümüz geliyor Karanlık sanatlara karşı savunma öğretmeni profesör Lupin. Hikayemiz yavaş yavaş oturmaya başlarken yolumuza, okulu Black'ten korumak için gelen ruh emicilerle devam ediyoruz. Aynı zamanda okulda siyah bir köpek dolaşmaya başlar ve herkesi tedirginlik kaplar. Sonrasında Harry'e kimin gönderdiğini bilmediğimiz bir süpürge gelir. Bu süpürge Ateşoku dur . Dünyanın en hızlı ve en güzel uçan süpürge özelliğine sahip bu Ateşokunu Hermonie görünce ve kimin gönderdiği bilinmeyince olayı gider Profesör McGonagall'a yetiştirir.
    Mc Gonagall Harry tehlikede olduğu için nereden geldiği bilinmeyen bu süpürgenin incelenmesi gerektiğini söyleyerek elinden alır. Harry Lupin ile iyi anlaştığından dolayı çoğu olayda ondan yardım ister ve kendini ruh emicilerden, diğer karanlık yaratıklardan koruyabilmek adına çalışmalar sürdürerek kendi Patronus büyüsünü yapmaya çalışır.

    Üç kafadarımız olan ron hermonie ve Harry gezinirken birden siyah köpek belirir ve Ron'u tutarak sürüklemeye başlar, bir geçide doğru ilerlediklerinde Ron bacağından yaralanmıştır . Müdahale edecekleri sırada arkalarından Black gelir. Harry i intikam hırsı sarar ve Black i öldürmek isterken arkadan Prof. Lupin in gelmesiyle yavaş yavaş tüm karmaşık olaylar çözülmeye başlar. Ron'un faresi olarak bildiğimiz meğer Harry nin annesinin babasının ölümüne sebep olup Voldemortla iş birliğine giren, öldü sanılan Peter Pettigrew miş . Black, Harry nin annesi ve babasının sır tutucusu en yakın arkadaşları olduğundan, intikam almak için Peter'in peşine düşmüş, Peter kendisini fareye dönüştürdüğü için Harry nin anne babasının ölümü Black'in üzerine kalınca, Azkaban a kapatılan Black olmuştur. Ancak Peter den intikam alma duygusunu hiçbir zaman köreltmeyen Black, bir şekşilde kendisini Harry e anlatır. Derken olaya pis saçlı lanet hoca Snape dahil olur. Ancak Snape'i etkisiz hale getirerek kendi aralarında olayları aydınlatmaya devam ederlerken Lupin kurt adama dönüşmeye başlar ve Black köpeğe dönüşerek Lupinle mücadele eder.

    Bu kurguda iki kayıp verdik, Hagrid'in Şahgagası ve kötü diye bildiğimiz ama aslında iyi olan Black. Maceramız olumsuzluklarla bitti derken Sahalara Dumbledore etkisi girer, Hermonie'nin tüm derslere aynı anda girmesini sağlayan geriye dönüş kum saatini kullanarak Şahgaga yı ve Black i kurtalabileceklerini söyler. Kimsenin bunu anlamaması içinde üç kafadarı Snape'in ve diğerlerinin gözü önünde odasına kitler ve hoooppp zaman geriye gider…Önce Şahgaga'yı infazdan kurtardık sonra Patronus büyümüzle Black'i. Herkes mutlu mesut ama Snape sinir krizi geçirmekte.

    Harry sürekli Black'i düşünür, kaçıp kurtulmuştur ama vaftiz babasının yanında olmak ister derken baykuştan gelen bir mektup, tabii ki Black'ten.

    ''Umarım sen teyzenle eniştene ulaşmadan önce bu mektup seni bulur. Onların baykuş postasına alışık olup olmadıklarını bilmiyorum. Şahgaga ve ben saklanıyoruz. Sanırım Ruh Emiciler beni hâlâ arıyor, ama burada beni bulmalarına imkân yok. Yakında birkaç Muggle' ın beni görmesine izin vereceğim. Hogwarts'tan uzakta olduğum için, şatodaki güvenlik kaldırılacaktır. Kısa görüşmemiz boyunca söylemeye fırsat bulamadığımm bir ş ey var. Sana Ate ş oku'nu gönderen bendim -Siparişi Baykuş Bürosu'na benim için Crookshanks götürdü. Senin adını kullandım, ama onlara altını Gringotts'taki yedi yüz on bir numaralı kasadan almalarını söyledim - yani benim kasamdan. Lütfen bunu vaftiz babanın, senin on üç yıllık doğum günlerine karşılık toptan bir hediyesi olarak kabul et. ....sana, Hogwarts'ta önümüzdeki yılı daha keyifli geçirmeni sağlayacağını düşündüğüm bir şey gönderiyorum. Bana ne zaman ihtiyacın olursa, haber gönder. Baykuşun beni bulur. Yakında tekrar yazarım. Sirius Black …

    Ve içinde bir not daha

    ''Ben, Sirius Black,
    Harry Potter' ın vaftiz babası sıfatıyla onun hafta sonlarında Hogsmeade'i ziyaret etmesine izin veriyorum''

    Harry ve bendeki mutluluğu tarif edemem, bakalım bunu duyan enişte ne diyecek derken okuldan döndüğümüzde Harry'nin elinde zarf gören Vernon enişte'' imzalamam gereken belge getirdiysen imzalamayacağım'' dediği anda Harry zarfın vaftiz babasından olduğunu söyler, enişte senin vaftiz baban yok diyerek kükrer ancak Harry cevap verir "Annemle babam ın en iyi arkadaşıydı. Kendisi hüküm giymiş bir katil, ama büyücü hapishanesinden kaçtı ve şu anda saklanıyor. Yine de benimle temasta kalmayı seviyor... benden haberdar olmayı ... mutlu olup olmadığımı kontrol etmeyi..."

    Veron eniştenin yüzünde dehşet ifadesi, Harry de sırıtık bir surat yolculuğumuz sona eriyor.

    Haydi bakalım gelsin Harry Potter ve Ateş Kadehi