Es-Selam!
Yaklaşık 3 sene önce ( uzun zamandır hatta lise yıllarımdan takip ettiğim Yusuf KAPLAN öncülüğünde ) Medeniyet Tasavvuru Okulu gönderisini görünce deruni bir heyecan yaşadım.
İnşallah seçilirim ümidiyle başvurdum ve olumlu cevabın gelmesiyle beraber Medeniyet Tasavvuru Yolculuğuna başlamış olduk.
İlim / İrfan / Hikmet ne ala Mektep ifadesinin en güzel hali MTO…
Hani derler ya bizim mahallenin insanlarını, muallimleri, talebeleri bulmak hayal oldu derken işte o düşlerin gerçekleşeceği hatta gerçekleştiği bir Ashab-ı Suffe, Daru'l Erkam günümüz dünyasında…
Kardeşlikten öte dostluk, muhabbet ehli canlar ve birbirinden kaliteli nitelikli değerli hocalar…
Okulumdan daha doğrusu derslerden sonra eve gittiğimde heyecan ile beklediğim dersler…
Ve tabi ki Yusuf KAPLAN!..
Kim ne dersin işin ehli ve hakkını fazlası ile veriyor ve der ki her daim:
-Bu okul için ben ailemi ömrümü feda ettim yeter ki yeniden Fatihler, Kanuniler, Akşemseddinler, Farabiler, Mimar Sinanlar, Itriler, Necip Fazıl Kısakürekler, Sezai Karakoçlar, Mehmet Akifler zuhur etsin…
İşte samimiyet ki olması gereken de bu değil midir asl olan da bu değil midir?
Dinin özüne baktığımızda samimiyette gayrı ne vardır doğrulukla beraber…
Dersler muhteşem!
Kim ne dersin Yusuf KAPLAN devrin üstadı, düşünürü…
Doğu Felsefesi ile Batı Felsefesi babında muhakeme gücü feraseti muazzam!
Ve bu kadar yoğunluğun içerisinde okunası tavsiye edilesi bir kitap ortaya koydu:
MEDENİYET TASAVVURU ( Fütühat-ı Medeniyye’ye Giriş )
Adeta derslerinin bir özeti diyebilirim.
Okurken düşünce temrini yaşadım yaşıyorum.
Hatta bir hatırattan bahsetmek istiyorum konu bağlamında…
Kitaptan aldığım bir alıntıyı bildiğim halde yanlış bir şekilde paylaşmışım ve gece saat 01.52 de bir mesaj…
Yusuf KAPLAN hocamızdan…
-Kardeş, alıntını yanlış