Elinizdeki çalışmanın amacı, Kürdizade Ahmed Ramiz'in "Lûtfi" mahlasıyla 1908'de yazdığı Emir Bedirhan (Mir Be- dirhan) kitabını, yeniden okurla buluşturmaktır. Ahmed Ramiz'in Mir Bedirhan kitabı, tarihsel tanıklığa ve birincil derecedeki kaynaklara dayanan değerli eserlerinden biridir. Bildiğim kadarıyla 'Mir Bedirhan', bu konuda bir Kürd tarafından yapılmış ilk çalışmadır.
.Welat got; "Mecîde tu dixwazî çend zarokan bînî?" Mecide; "şerm e, tu çawa tiştên wisa dibêjî zarokên çi em hê zarok in." "Welat got;Ez dixwazim çar zarokên me çêbin du keç du kur." "Çima çar?"
"Lewre bila kurekî me mîna İbo begê yek mîna kirîvê Evdo begê be, tu zanî Evdo beg zilamek hêja ye te dît ji bo destebirakê xwe çi kir. Bila du heb jî keç bin. Bila rindbûna xwe li te herin. Yek bi aqilê xwe diya min a din jî bila li dayîka Fadîme here."
Ağrı'nın yaylaları rengarenk çiçeklerle bezenmişti; yeşilliklerle kaplı bu yaylalar çok sıcak ve güzel görünüyordu; başka hiçbir yerde eşi benzeri yoktu. Bu eşsiz manzara insanın ruhuna derin bir dinginlik yayıyordu. Yüksek rakımı nedeniyle Ağrı, çevredeki diğer tüm dağların üzerinde yükseliyordu. Ufuk açıktı ve bu panoramik görüntüyü hiçbir engel perdelemiyordu.
Her yan, çadırın içi çok değerli, her birisi bir Arap at, çift hörgüçlü bir deve eden değerli kilimlerle döşeliydi. Hürü Ana kilimci birisi olduğundan, onun üstüne kilim dokuyan yoktu şu koca Binboğalarda, ne Kürtte, ne Kürdistanda, ne de şol koca çöl Arabistanda, öyle söylerlerdi, Hürü Ana bile bu çadırdaki kilimlere hayran kaldı.