Yeşim karaca

"... Bitmek böyle bir şeydir. Aylar biter, yıllar biter, dostluklar biter, aşklar biter, işler biter, hayaller biter, gün gelir hayatlar biter. Ne var ki Âdem oğullarıyla Havva kızları,sadece başlangıçlara itibar eder."
Sayfa 4
Reklam
Yer altımızdan kayar, gök üstümüzden gider, şu tabiatın tek hakikati harekettir.O vakit insan, bir hasım gibi zaman karşısında müteyakkız olmalı, mekânın da ruhunun içinde hapsolduğu bedeninin de çıpası tarayan bir sandal gibi gece koyduğu yerde durmayacağını bilmelidir.Kerterizler, deniz fenerleri, demirden dağların çıkışını gösteren kurtlar, yosun tutmuş ağaçlar,anam babam pusulalar hepsi bunun içindir. Yaşamak zoraki bir yolculuktur. Önce bunu kabul etmek sonra buna malik olmak gerekir.Direksiyon varsa da fren sende değildir.
Sayfa 9
..."Bence sizin,sizi anlayacak biriyle konuşmaya ihtiyacınız var."
Sayfa 15 - Remzi Kitabevi
... Büyüklere " Kırmızı tuğlalı bir ev gördüm. Pencerelerinde sardunyalar, çatısında güvercinler vardı..."derseniz eğer, bu evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara denilmesi gereken şudur: "Milyonluk bir ev gördüm." İşte o zaman, "Ah, ne kadar güzel!" derler size.
Sayfa 20
Dünya sorunları bin sene önce de böyle miydi? Kendimi bildim bileli dünya hep bir kaosun içine sürükleniyor. Sürekli olarak bu evrensel sorunları anlamaya çalışmak, gizemleri çözmek için kafa yoruyorum. Sanırım bu durumdan çok sıkıldım. Uykularımda dahi sorun çözmeye çalışıyorum.Kendi hayal alemimde kendi hayallerim peşinde koşmak gerekirken başkasının kabusunu yaşıyorum. Sahneyi hep başkası kuruyor, elime de bir diyalog verilmiş onu oynuyorum. Keşke inceden şöyle uzaya doğru uzayabilsem. Saf bir sessizlik içinde, zihnimi oyalayan hiçbir şeyin olmadığı bir yerde kafamı dinlesem. O zaman belki küskün hayallerim geri döner bana.
Sayfa 27
Reklam